KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 28-06-2020 15:07   Güncelleme : 28-06-2020 15:07

Öyle bir geçer zaman ki

Antalya’nın ilk mimarı, renkli kişiliği ve kent tarihine yönelik bilgisiyle turizm kenti Antalya’ya imza atmış isimlerden olan Tarık Akıltopu, vefatının 16’ncı yılında da bıraktığı eserlerle anılmaya devam ediyor.

Öyle bir geçer zaman ki

Antalya'nın ilk mimarı ve Antalya sevdalısı Tarık Akıltopu, 18 Mart 1918'de Antalya'nın Kışla Mahallesi'nin Kemiklik semtinde dünyaya geldi. İlkokulu önce Kemiklik'teki Cemal Tugay İlkokulu'nda okuyan Akıltopu, ev değiştirmeleri nedeniyle sırayla Paşa Camisi arkasındaki 1925'lerdeki ismi Mader-i Vatan, sonraki ismi İsmet Paşa olan okula devam etti. Ancak bu okul üçüncü sınıfa kadar olduğu için, ilkokulun devamını Kaleiçi'nde bugün Olgunlaşma Enstitüsü olarak kullanılan binada, o zamanlar adı Anbarlı olan ilkokulda okudu. İlkokuldan sonraki orta ve lise öğrenimini bugünkü Antalya Lisesi'nde sürdüren Tarık Akıltopu, o zamanlar adı 'Sanayi-i Nefise-i Hayriye' olan bugünkü Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Mimarlık Bölümü'ne kayıt oldu. Rahatsızlığı nedeniyle öğrenimine birkaç yıl ara vermek zorunda kalan Akıltopu, 1949 yılında bu fakülteden mezun oldu. Antalya'ya dönerek kentin ilk mimarı olarak bürosunu açtı.

MİMARLIK BİLİNMEZDİ

Akıltopu, o ilk mimarlık günlerini şöyle anlatırdı: "Bir gün çarşıda yürürken eli bastonlu yaşlı bir adam karşımda durdu. Yüzüme bakarak 'Sen Hamdi Efendi'nin oğlu değil misin?' dedi. 'Evet amca' dedim. 'Sen görünmüyorsun, nerelerdeydin?' diye sorunca 'Amca, ben okuyordum' diye cevap verdim. Adam 'Ne okudun oğlum' diye sordu. Ben de 'mimar oldum' dedim, anlamadı 'Ne demek o, mimar?' dedi. Ben anlatmaya çalıştım, 'Binaların, evlerin planlarını yapıyoruz.' Yüzüme bir daha baktı 'Allah Allah, ben ev yaptıracak olsam iki usta bulur yaptırırım, sana ne lüzum var?' deyip yürüdü." İşte, Tarık Akıltopu böyle bir ortamda Antalya'da mimarlığa başladı. Günler, aylar geçti. O zamanlar bina inşaatı için plan zorunluluğu olmadığı için aylarca kapısını çalan olmazdı. Bu arada, Tarık Akıltopu'nun Erzurum'un Sarıkamış ilçesinde 1950-52 yılları arasında yapacağı yedek subaylık görevi geldi. Sarıkamış'taki askerlik görevi sırasında birçok askeri binanın yapılmasında onun emeği vardır. Komutanları onun çalışmalarından o kadar memnun kalmışlardır ki onu bir takdirname ile ödüllendirdikleri gibi, Antalya Valiliği'ne gönderdikleri 8 Kasım 1952 tarih ve 131305 sayılı yazıda, Tarık Akıltopu'nun askerlik görevi sırasındaki başarılı çalışmaları konu edildikten sonra, "Böyle bir hemşehri yetiştiren şehriniz, bu arkadaşla iftihar edebilir" sözlerine yer verilir.

"TUVALETİ BAHÇEYE KOY"

1952 yılı sonunda Antalya'ya dönen Tarık Akıltopu. Antalya'da mimarlık bürosunu tekrar açtı ve müşteri beklemeye başladı. Bu kez işler önceki gibi değildi. Belediyece inşaat için plan yapma zorunluluğu getirilince, Mimar Tarık Akıltopu Antalya'nın aranılır bir adamı olur. Gelen müşteriler "Sen plan yapıyormuşsun belediyeden istiyorlar ama bir şey duydum, sen abdeshaneyi (Tuvaleti) evin içine koyuyormuşsun, koku yapar benimkini bahçeye koy" deseler de birçok müşterisi yaptığı planlarda değişiklik yapmak istese de Tarık Bey'in artık keyfine diyecek yoktu. Çünkü artık Antalya'nın önemli ve aranır adamı olmuştur. Antalya'da Cumhuriyet sonrası yapılan ilk binalarda hep onun imzası vardır. 1953 yılında Ajun Hanım ile evlenir. Bu evlilikten sırasıyla Haluk (1954), Selçuk (1956), Sema (1961) isimlerini verdikleri üç çocukları olur.

İLK YAZLIK OBA

Tarık Akıltopu, arkadaşlarının teşviki ile siyasete atılır ve Belediye Başkanı Hayret Şakrak zamanında 1955'ten 1960'a kadar Antalya Belediye Başkan Yardımcılığı görevi yapar. Akıltopu, bu görevi sırasında Konyaaltı Varyantı altında merkezi hükümetçe yapılması kararlaştırılan, Petrol Ofisi depolarının hiç olmazsa Arapsuyu mevkiine yapılması için büyük emek harcar. O zamanki Antalya Orman Başmüdürü Mehmet Yalçıner'e Kıbrıs Akasyası ekilmesi için Konyaaltı'nda bir alan tahsis etmesi ile bugünkü Konyaaltı Koruluğu'nun ortaya çıkmasını sağlar. Tarık Akıltopu, 1957 yılında Antalya Konyaaltı Plajı'nda Antalya Belediye Başkanı Hayret Şakrak tarafından yaptırılan 50 plaj evinin planlarını çizer ve inşaatın kontrolörlük görevini üstlenir.

BİTMEYEN ANTALYA SEVDASI

Tarık Akıltopu, Atatürk Anıtı Yaptırma Derneği Başkanı Muharrem Önal ile birlikte görev alarak, Anıt Proje Yarışması'nda da jüri olarak görev yaptı. Cumhuriyet Alanı'na 1964 yılının Aralık ayında dikilen 'Ulusal Yükseliş Anıtı'nın projesine göre kaidesinin yapım işini üstlenen Tarık Akıltopu, Heykeltıraş Hüseyin Gezer'le birlikte çalışır ve bu anıta çok emeği geçer. 15 Şubat 2004 günü 86 yaşında vefat eden Tarık Akıltopu, son 15 yılında Antalya'ya olan bitmez tükenmez sevdasını yazdığı şiirler ile dile getiriyordu. Hayatını anlattığı '80 Senenin Antalyası ve Ben' ile '70'inden sonra Antalyam' adlı iki şiir kitabı, Antalya araştırmacılarına rehberlik edecek niteliktedir.

ANTALYA'YI SEVEN HERKESİ SEVERDİ

Tarık Akıltopu, Antalya'da yaşayan, Antalya'yı seven herkesi severdi. Her zaman çevresinde bir dost çemberi vardı. Akıltopu, insanları sevmesi, insanlara yol göstermesi ile Antalya'nın bir bilgesi, Antalya'nın simgesi, Antalya'nın 'Tarık Babası' olmuştu. Herkes ile barışıktı. O, Antalya Gazetesi'ndeki köşesinde hemen hemen her gün yayınlanan şiirleri ile de Antalya'nın çözüm bekleyen konularına adeta rehberlik etti.

Antalya’nın ilk mimarı, renkli kişiliği ve kent tarihine yönelik bilgisiyle turizm kenti Antalya’ya imza atmış isimlerden olan Tarık Akıltopu, 15 Şubat 2004 yılında aramızdan ayrıldı ancak, vefatının 16’ncı yılında da bıraktığı eserlerle anılmaya devam ediyor.

‘BEN ANTALYA'LIYIM’

Akıltopu, Antalya sevgisini ise şöyle anlatıyor:

“18 Mart 1918'de kalelerinde kertenkelelerin soluduğu, ağaçlarında cırcır böceklerinin uçtuğu, insanı az, yeşili çok bir memleket olan, Antalya'nın Kışla mahalleinde, frenk yemişlerinin içinde, fırıncı Mehmet Efendi'nin evinde dünyaya geldim. O gün, vapur düdüğü duyulmuş limandan, şeker getirmiş Odessa'dan, uğurlu geldi demişler benim için. Kaleiçinde geçti çocukluğum, Yenikapı'da gençliğimi yaşadım, Meltemde serinledim, poyrazda yandım, Bahçelievlerde ihtiyarladım. Ömrümün tamamını Antalya'da yaşadım. Antalya'nın ilk mimarıyım. Antalya sevgisi beni 70 yaşından sonra şair yaptı.

 

Bugünden itibaren Tarık Akıltopu şiirleri gazetemiz köşesinde yer alacaktır.