GÜNDEM
Giriş Tarihi : 24-06-2020 17:20   Güncelleme : 24-06-2020 17:20

Kemer’in yeni simgesi!

Kemer’de kaymakamlık, belediye ve Sivil Toplum Örgütlerinin ortaklaşa kararı ile Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi işbirliğinde ilçenin simgesi olması amacıyla yapılan Bellerophon, Pegasus ve Chimera canavarının yer aldığı heykel büyük beğeni toplarken, Kemer Belediyesi tarafından konulduğu yer ise tepkilere neden oldu. Tepkiler üzerine heykelin bulunduğu kavşağa Türk Bayrağı asılırken, heykelin yerinin yanlış olduğu ve park içerisinde daha geniş bir şekilde sergilenmesi gerektiğine işaret edildi. Heykel yapımı için önerilerde de bulunan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, “Kemer’in bugüne dek olmayan simgesi olacaktır. Bunu gerçekleştirenlere teşekkür ediyorum. Yalnız heykelin altlığının geometrik değil, dağ formunda olması lazım. Belki anıtın, sönmeyen ateşi hatırlatacak bir ateş havuzunun içinde yer alması da etkili olabilir. Elbette bunlara sanatçı karar verecektir. Ancak her bakımdan harika olacaktır” dedi.

Kemer’in yeni simgesi!

Ahmet Duran YENİGÜN - Maksut TEMİZEL

Kemer’de ikinci bir ‘Aşk Yağmuru Heykeli’ tartışması yaşanıyor. Kemer Kaymakamlığı, Kemer Belediyesi ve Sivil Toplum Örgütleri’nin ortaklaşa kararı ile Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi işbirliğinde ilçenin simgesi olması amacıyla bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma sonrası Olympos Dağı’nda yaşanılan efsanevi mitolojik hikayenin canlandırılması ve ilçenin tarihi öneminin anlatılması amacıyla Pegasus Heykeli oluşturuldu. Bellerophon, Pegasus ve Chimera canavarının yer aldığı heykel, Atatürk Parkı içerisine konulması beklenirken Kemer Belediyesi tarafından Atatürk ve Dörtyol Caddelerinin birleştirildiği kavşağa konuldu. Kavşakta bulunan ay yıldız şeklindeki ışıklı bayrak ise başka bir yere taşındı. Bunun üzerine ilçe ikiye bölündü. Kimileri konuya tepki gösterirken kimileri de beğeniyle karşıladı. Gelen tepkiler üzerine Kemer Belediyesi heykelin yanına Türk Bayrağı asarken heykelin park içerisine konularak daha geniş bir alanda sergilenmesi gerektiğine işaret edildi.

EGE: ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIMDIR

Konu ile ilgili gazetemize açıklamada bulunan Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV) Başkanı Yeliz Gül Ege, “Kemer’in bir simgesi olarak mitolojik bir hikayenin olması gerçekten ilçemiz için bir değerdir. Kemer’in hikayesinin bu anlamda gelen yerli ve yabancı turistlere aktarılması ile yerli halkın bu konuda bilgilendirilmesi açısından da gayet yerinde bir adımdır. Bu heykeli yapan sanatçımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Belki oturduğu kaidenin bir dağ simgesi olması insanların bunu gözünde daha iyi canlandırması açısından iyi olacaktır. Dünyanın her yerinde insanlar gittikleri yerin bir simgesi önünde fotoğraf çektirirler ve bu anlamda da Kemer’in bir simgesinin olması tarihi anlamda çok önemli bir adımdır” diye konuştu.

GÜRLER: SONUÇ OLARAK GÜZEL BİR ÇALIŞMA OLDU

Kemer Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (KETOB) Başkanı Şener Gürler ise, heykelin oluşturulmasında Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun tek başına karar vermediğine değinerek, “Bu heykeli oluştururken kaymakamlık, belediye ve Sivil Toplum Örgütleri ile Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde toplanıldı. Bu heykelin alternatifleri olarak farkı modeller hocalarımız tarafından gösterildi. Sonuç olarak güzel bir çalışma oldu. Konum olarak Atatürk Parkı içerisi düşünülüyordu, belki ilerleyen günlerde park dekore edilince oraya konulabilir. Burada herhangi bir siyasi ve ülke sembolü değil tamamen mitolojik bir olayı sembolize etmesi amaçlanmıştır” dedi.

SÖNMEZ: STK’LARIN ORTAK BİR ÇALIŞMASIDIR

Kemer Turizmci ve İş Adamları Derneği (KEMİAD) Başkanı Rıza Sönmez ise Çıralı Yanartaş’daki mitolojik hikayenin canlandırılması ve ilçeye gelen misafirleri tarihi bir yolculuğa çıkarması amacıyla böyle bir çalışmaya imza attıklarını söyledi. STK’lar olarak başta kaymakam ve belediye başkanı ile birlikte Akdeniz Üniversitesi ile işbirliği içerisinde örnek çalışmalar yapıldığını belirten Sönmez, “Çalışmalar sonucunda bu hayat buldu. Ayrıca Çınarlı Kavşağı’na bir Pegasus Kulesi önerisi de gelmişti, bu öneri üzerine diğer kavşağa Pegasus heykeli olacak şeklinde olacağı bilgisi alındı. Burada bayrağa sevgimiz saygımız tartışılmaz, ancak turizm bölgesinde mitolojik hikayenin canlanması ve efsanenin turistlere anlatılması amaçlanmıştır. Orada dikkat çekecek bir şeyin varlığının haberdar edilmesi bir tarihi zenginliği olarak Kemer’e kazanım olacaktır. Bu bölgemizde yaşanmış bir efsane, başka bir yerden alıntı değil. Bu heykelde bu mitolojik efsaneyi canlandırmak adına yapılmış bir heykeldir, başka hiçbir amacı da yoktur ve bu çalışma kaymakamlık, belediye ve STK’ların ortak bir çalışmasıdır” diye konuştu.

ÇEVİK: KEMER’İN ARTIK BİR SİMGESİ VAR

Mitolojiyle ilgili Kemer’e simgesel bir heykel yapılması önerisinde bulunan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik de heykelde payı olan herkesi tebrik ederek, “Bellerophon’un, Pegassos’un sırtında canavar Kimera’yı öldürmesi Likya’nın en önemli ve dünyaca bilinen ve dünya sanatında en çok betimlenen Klasik mitolojisidir. Çıralı bu mitolojinin yaşandığı yerdir. Benim, Kemer merkezinde bu mitolojiyle ilgili bir heykel dikilmesi önerim buradan gelmektedir. Ayrıca Kemer’in bugüne dek olmayan simgesi de olacaktır. Bunu gerçekleştirenlere teşekkür ediyorum” dedi.

‘GEOMETRİK DEĞİL, DAĞ FORMUNDA OLMASI LAZIM’

Heykelin fotoğraflarını incelediğini belirten Prof.Dr. Çevik, “Güzel olmuş. Ancak heykelin altlığının geometrik değil, dağ formunda olması lazım. Mitolojik hikayede (Azra Erhat’ın muhteşem çevrisinden alınarak) çok dilli olarak dağ-kaidenin eteklerine -bronz veya taş üzerine yerde- yazılmalıdır. Belki anıtın, sönmeyen ateşi hatırlatacak bir ateş havuzunun içinde yer alması da etkili olabilir. Elbette bunlara sanatçı karar verecektir. Her bakımdan harika olacaktır. Kemer’e her gelen bundan böyle bu simgeyle fotoğraf yayacaktır. Bence Kemer’in artık bir simgesi var ve tüm tanıtımlarda kullanılabilir. Yerleşimler doğal ve kültürel varlıklarıyla birlikte esas olarak hikayeleriyle ünlenir ve anlamlı olur” diye konuştu.