DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Kemer İlçe Müftüsü Recep BALABAN
Kemer İlçe Müftüsü Recep BALABAN
Giriş Tarihi : 08-10-2020 12:04

İNSAN VE DİN

Yüce Allah, ilk insan ve ilk peygamber olarak Hz. Adem'i yaratmış, O’na kulluk sorumluluğu vermiş ve yeryüzüne halife olarak göndermiştir. Bu sorumluluğunu yerine getirebilmesi için Yüce Allah, Hz. Adem'den Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e kadar bütün Peygamberlere, sahifeler ve kutsal kitaplar göndermiştir. Bu sahifelerde ve kitaplarda Yüce Allah, insanın yaratılış amacını kendisine kulluk etmek, ibadet etmek olarak açıklamıştır. Nitekim, Kur'an-ı Kerim'de bir ayeti kerimede şöyle buyrulmaktadır. “Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibadet (kulluk) etsinler diye yarattım.” (Zariyat 51/56)

Din, tarihin bütün devirlerinde ve bütün toplumlarda, daima mevcut olan evrensel ve köklü bir olgudur. İnsana hitap eden ve insanın mutluluğu için söz konusu olan din, ilk insan Hz. Adem ile beraber var olmuş ve tarih boyunca varlığını sürdürmüştür. Tarihin hangi devrine bakılırsa bakılsın, dinsiz bir toplum görülmemektedir. Din, insanlık tarihinin her döneminde canlılığını korumuş ve insan hayatının ayrılmaz bir vasfı olma karakterini sürdürmüştür. Bunun da temel sebebi, dini duygunun insanın fıtratından (doğuştan) gelen ve insanın büyümesi ile gelişen bir duygu olmasıdır. İnsan her zaman ve her yerde yüce, kudretli, ulu bir varlığa sığınma O’na güvenme ve O’ndan yardım dileme ihtiyacını hissetmiştir. Bu sığınma ve güvenme duygusu din ile karşılanmaktadır.

Dinin fıtri (doğuştan) oluşu Kur'an-ı Kerim'de şu şekilde belirtilmektedir. “Sen yüzünü bir hanif olarak dine, Allah'ın fıtratına çevir ki O, insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. (Rum 30/30)

İnsan yapısı itibarıyla dine muhtaçtır. Çünkü insan, ruh ve bedenden oluşmaktadır. Bedenî ihtiyaçları karşılamak, nasıl hayatın bir gereği ise, manevi varlığın devamı da ruhî ihtiyaçların karşılanmasına bağlıdır. Onun bu ihtiyaçlarını karşılayan en köklü müessese dindir. İnsanın ruhî ve manevi ihtiyaçlarını karşılayacak kendisine yönelinecek, sığınılacak ibadet edilecek en mükemmel varlık ise, şüphesiz kâinatın yaratıcısı olan Yüce Allah'tır. Her şeyi var eden bir yüce kudret'in varlığını kabul edip, O’na bağlanma, insanı kuvvetlendirdiği gibi dua ve niyazla Allah'a sığınma, manevi olarak insanı yüceltir.

Kur'an-ı Kerim'de tek Hak Din’in İslâm olduğunu belirten (Maide: 3/9) Yüce Rabbimiz, aynı surenin 3. ayet-i kerimesinde de şöyle buyurmaktadır; “ Bugün size dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'a razı oldum.”

Din inanan müminleri, mukaddes duygu ve alışkanlıklarla birleştiren, toplumları yücelten ve geliştiren bir kurumdur. Din, insanlara ahlakî açıdan da yön verip, onları daima iyi, güzel ve faydalı şeylere yönlendiren, kötü, zararlı ve çirkin şeylerden de uzaklaştıran bir hayat nizamıdır. Bu yönüyle din, insanı içten kuşatan, kucaklayan ve yönlendiren bir disiplindir.

İnsanın psikolojik ve sosyal yaşantısında karşılaştığı yalnızlık, çaresizlik, korku, üzüntü ve sarsıntılar, hastalıklar, salgınlar, ölümler, musibet ve felaketler karşısında ona ümit, teselli ve güven sağlayan, en son sığınak din olmuştur. İnsanın dinî yaşantısı onu ruhî bunalımlardan koruduğu gibi, çevresine karşı da daha duyarlı ve faydalı bir kimse haline getirir.

Özgür iradesiyle herhangi bir zorlama olmadan Yüce Allah'ın göndermiş olduğu Hak Din İslâm’a inanan ve yaşayan bir mümin dünyada hakiki bir huzur ve mutluluğa, ahirette de ebedi bir mutluluğa ve Allah'ın rızasına kavuşacaktır.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
e-gazete
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA