DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Kemer İlçe Müftüsü Recep BALABAN
Kemer İlçe Müftüsü Recep BALABAN
Giriş Tarihi : 15-04-2021 10:17

ŞİFA AYI RAMAZAN

Onbir ayın sultanı, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş ayı olan Ramazan’a bizleri kavuşturan Yüce Rabbimize şükürler olsun. Ramazan ayı, Müslümanlar için çok büyük anlamlar ifade eden mübarek bir aydır. Ramazan ayını önemli ve değerli kılan hususların başında son ilahi mesaj Kur’an’ın bu ayda indirilmeye başlanmış olması gelmektedir. Cenab-ı Hakk bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “ Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyleyse sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.”(Bakara, 2/185).

Bunun yanında Ramazan ayının önemini arttıran diğer hususlar şunlardır: İslam’ın beş esasından biri olan oruç ibadetinin bu ayda farz kılınmış olması, bin aydan daha hayırlı olan Kur’an’ın indirilmeye başlandığı Kadir gecesinin bu ay içerisinde yer alması, bu ayda yapılan ibadetlere diğer aylara göre daha çok sevap verilmesi, günahlarımızdan tövbe ederek Allah’ın af ve mağfiretine ulaşma ümidimizin artması, vermiş olduğumuz fitre, zekat, hayır ve hasenatlarımızla sosyal yardımlaşma ve dayanışmamızın artması, birlik beraberlik ve kardeşlik duygularımızın güçlenmesi, maddi ve manevi hastalıklarımıza Ramazan’ın şifa olması.

Kur’an ayında gönüllerimizin ilacı, maddi ve manevi hastalıklarımızın şifası Kur’an’dır. Kur’an’ın sıkıntılara şifa olmasıyla ilgili ayetlerde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “ Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerde olana (sıkıntılara) bir şifa, müminler için bir hidayet rehberi ve rahmet gelmiştir.”(Yunus, 10/57). “ Biz Kur’an’da müminlere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz.” (İsra, 17/82). “ De ki: O (Kur’an), inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır.” (Fussilet 41/44)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) de Kur’an’ın ailevi sıkıntılarımıza şifa olacağına işaret ederek şöyle buyurmuşlardır: “ Evlerinizde Kur’an’ı çokça okuyun. Muhakkak ki içinde Kur’an okunmayan evin hayrı az olur, şerri çok olur ve aile ehli sıkıntı içerisinde bulunur.”

Hakk’a temayülü olan ve dini arayışta bulunan herkes için Kur’an, bir hidayet rehberi ve şifa kaynağıdır. Kur’an’ın kişi ve toplum için hayırlı işleri göstermesi, bütün mutluluklara kılavuzluk etmesi, onun hidayet rehberi olmasındandır. Bir kişi için hidayet mümkünse Kur’an, o kişiyi hidayete erdirir. İşte Kur’an’ın hidayete olan bu rehberliği, o kimse için manevi hastalıklara şifa olması anlamındadır.

İlahi kelam olan Kur’an, küfür, şirk, şüphe, kibir, su-i zan, kin, haset, gıybet, dünyaya aşırı düşkünlük gibi manevi hastalıklara şifadır. Çünkü Kur’an’da, insanı asıl hasta eden ve körleştiren şeyin inançsızlık ve maneviyattan uzak yaşamak olduğu vurgulanmaktadır. Bu hastalıkların Kur’an’la tedavi edilmesi, insanı gerginlik, huzursuzluk, stres ve tüm hastalıklardan uzaklaştırır. Her ne kadar Kur’an’da bedensel hastalıklarla ilgili pratik tedavi yöntemleri ifade edilmese de, Kur’an’ın ruhsal sağlığı temin etmesinin, kişiyi bedensel hastalıklardan uzaklaştırdığını söyleyebiliriz. Kur’an’da pis ve murdar olan şeylerin haram kılınması, helal ve temiz olan şeylerin yenilmesinin emredilmesi, temizliğe teşvik edilmesi, insanı bedensel hastalıklardan koruyup sağlıklı ve huzurlu yaşamasını temin etmek içindir. Bir yılı aşkın süredir koronavirüs salgınıyla mücadele ettiğimiz bu süreçte Kur’an’ın şifa ayetlerinin, bu konudaki emir ve tavsiyelerinin ne kadar önem arzettiğine hep beraber şahitlik etmekteyiz.

Kur’an ayı olan Ramazan’da tutmuş olduğumuz oruçlarımız da maddi-manevi hastalıklardan bizi korur. Orucun farz kılınmasıyla ilgili ayet-i kerimede oruç ibadetinin günahlardan koruma özelliğine vurgu yapılmıştır: “Ey iman edenler! Oruç sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz(sakınırsınız).” (Bakara, 2/183).

Sevgili Peygamberimiz(s.a.v.) de orucun, kişiye şifa veren yönünü şöyle açıklamışlardır: “ Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.” “Oruç kalkandır. Bu sebeple sizden biriniz oruçlu olduğu bir günde kötü söz söylemesin, kimseyle kavga etmesin. Bir kimse kendisine kötü söz söyler ve sataşırsa ‘Ben oruçluyum.’ desin.”

Biz oruç tutarak yeme, içme ve cinsel arzulardan uzak durarak nefsimizi bir irade eğitimine tabi tutmuş oluruz. Bunun karşılığında oruç, bizi bütün kötülüklerden, günahlardan uzaklaştırır ve arındırır. Sırf Allah emrettiği için müslümanın bedensel ihtiyaçlarından belli süreliğine uzak kalması insanın hayatında muazzam olumlu dönüşümlere yol açar. Gökleri ve yeri yoktan var eden kudrete gönüllü bir şekilde teslim oluşumuzun bedenimizde yankılanması, tüm organlarımızdan hücrelerimize kadar yayılır. Müminlerin tuttukları oruç, kulluk bilincinin eşlik ettiği bir açlıktır. Orucun temel gayesi sıhhat değil, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Sıhhat, oruç tutması nedeniyle Cenab-ı Hakk’ın mümin kuluna dünyada yaşattığı promosyon misali küçük bir hediyedir.

Ramazan ayının, bir müslüman için sağladığı en önemli fırsat, tüm yıl boyunca ihtiyaç duyacağı takva duygusunu kazanabilme imkanı sunmasıdır. Bir ay süren bu rahmet ikliminde müminler yaratılış ayarlarına adeta yeniden döner ve yenilenirler. Fiziksel anlamda bedenlerin sükunete erip dinginleşmesi ve zararlı şeylerden kurtulması nasıl bir rahatlama getiriyorsa sadece Allah için tutulan orucun ruhsal planda da önemli kazanımları vardır. Şifa ayı Ramazan’da tutmuş olduğumuz oruçlarımızı, kıldığımız teravihlerimizi, okuduğumuz hatimlerimizi, yaptığımız diğer ibadet ve taatleri, vereceğimiz fitre, zekat ve hayırlarımızı Allah Teala kabul buyursun. Gönüllerimiz bu güzelliklerle aydınlansın ve huzur bulsun. Bu vesileyle tüm kardeşlerimizin Ramazan-ı Şerif ayını tebrik ediyor, ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan can-ı gönülden niyaz ediyorum.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
e-gazete
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA