DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Kemer İlçe Müftüsü Recep BALABAN
Kemer İlçe Müftüsü Recep BALABAN
Giriş Tarihi : 14-01-2021 11:07

AİLEYİ AYAKTA TUTAN TEMEL AHLAKİ DEĞERLER

Aile, toplumun ve milletin temelidir. Aile ne kadar sağlam olursa millet de geleceğine o kadar güvenle bakar. Aile ,nikah akdiyle kadın ve erkeğin birbirlerine şahitler huzurunda iyi günde, kötü günde bir ve beraber olacaklarına dair söz vermeleriyle kurulan bir müessesedir. Değişimin son derece hızlı yaşandığı günümüzde maalesef aile kurumu da bu hızlı değişiminden olumsuz anlamda etkilenmektedir.

Toplumun temeli olan ailenin muhafazası ve güçlenmesi ancak değişkenler karşısında temel sabitelerin belirlenmesi, korunması ve geleceğe taşınması ile mümkün olacaktır. Kuşaklar değiştikçe alışkanlıklar, davranış formları ve hayatı anlamlandırmada kullanılan düşünce kalıpları değişse de dini ve ahlaki değerlerin sabit kalması gerekir. Bu değerler Yüce Kitabımız Kur’an- Kerim tarafından belirlenmiş, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in eşsiz örnekliğiyle de hayata geçirilmiştir.

Zamana ve mekana göre değişmesi mümkün olmayan aileyi ayakta tutan bu temel ahlaki prensipleri şöyle sıralayabiliriz: Sevgi, Adalet, Merhamet, Sadakat.

1- Sevgi

Aileyi ayakta tutan insani ve ahlaki değerlerin en başında karşılık beklemeden aile bireylerinin birbirlerini sevmesi gelir. Bu hususta Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’ de şöyle buyurmaktadır: “Kaynaşmanız ve huzura ermeniz için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun varlığının delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen akleden bir kavim için ibretler vardır.” (Rum,30/21)

Her yaşta sevgiye muhtaç olan insanoğlu, en yakınında nefes alan aile bireylerinin sevgisiyle beslenir, mutlu ve huzurlu olur, geleceğe umutla bakar.

Sevginin hakim olduğu bir ailede anlaşmazlıklar, kırgınlıklar, sıkıntılar, zorluklar kolayca aşılır. Bu manevi güç sayesinde eşlerin birbirlerine sevgiyle bakması, çocukların korkudan uzak bir sevgi ortamında büyüyüp gelişmesi toplumun geleceği açısından son derece önemlidir. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v.), eşlerine, çocuklarına ve torunlarına karşı gösterdiği sevgi, muhabbet ve nezaket ile bizlere çok güzel bir örneklik sergilemiş, sevdiğimiz kişiye sevdiğimizi söylememizi tavsiye etmiştir.

2- Adalet

Adalet, hak dağıtımında ve sorumluluk paylaşımında insaflı bir yol izlenmesi, zulmün bertaraf edilmesi, dengenin korunması anlamına gelir. 99 güzel isminden biri “el-Adl” (adaletli) olan Yüce Allah, dünyada ve ahirette bütün varlıklara karşı adildir.Allah, kainatı adalet üzerine kurmuş, eşsiz bir denge ve düzen var etmiş, insanoğluna da bu dengeyi korumasını emretmiştir. Cenab-ı Hak bu hususta Kur’an’da şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun. Bu , Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Maide,5/8)

Aile içinde bireyler, farklı niteliklere, önceliklere, hassasiyetlere, ihtiyaçlara sahiptir. Onların bu farklılıklarını dikkate alarak davranmak, Allah tarafından kendilerine verilmiş olan öz niteliklere ve ayrıcalıklara karşı saygılı davranmak adaletin gereğidir. Peygamberimiz (s.a.v.), eşlerimizin hak ve hukuklarını korumamız gerektiğini hadis-i şeriflerinde şöyle belirtmişlerdir: “ Eşlerinizin hak ve hukukunu korumak konusunda Allah’tan korkun, siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız, Allah’a söz vererek onları eşler edindiniz. Sizin onlar üzerinde haklarınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin hanımlarınız üzerindeki hakkınız, namuslarını muhafaza etmeleri ve hoşlanmadığınız kimseleri evinize almamalarıdır. Dikkat edin! Hanımlarınızın sizin üzerinizdeki hakları ise; onların giyim ve gıda ihtiyaçlarını güzelce karşılamanızdır.’’

Ailede eşler arasındaki adalet kadar, çocuklar arasında adaletli olmak da çok önemlidir. Adaletin hakim olduğu ailelerde çocuklar, cinsiyet ayrımına tabi tutulmaz. Yetenekleri yaşları ve şahsiyetleri dikkate alınarak yetiştirilir. Başarılı olduklarında ödüllendirilir, hatalı davrandıklarında adil bir şekilde ikaz edilirler. Allah Resulü (s.a.v.), ailesinde böyle adaletli davranan müminleri şöyle müjdelemiştir: “Yönettikleri insanlara, ailelerine ve sorumlu oldukları kişilere karşı adaletli davrananlar, Allah katında sınırsız merhamet sahibi Rahman’ın yanında nurdan minberler üzerinde ağırlanacaklardır.”

3- Merhamet

Aile, dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren insanın huzura erdiği, güven duygusunu hissettiği en kıymetli ortamdır. Aileyi, Allah’ın varlığına delil olarak gösteren Yüce Rabbimiz , mutlu bir aile ortamı oluşabilmesi için aile bireyleri arasında sevgi ve merhametin var olması gerektiğini bizlere bildirmiştir.

Aile içi ilişkilerde merhametin anlamı, muhatabını anlamak ve onun tarafından anlaşılmak için şefkatli ve nezaketli bir tavır geliştirmektir. Ailede merhamet, hoşgörülü ve affedici olmayı, zorluklar karşısında birbirini desteklemeyi ve empati kurabilmeyi sağlar. Bir müslümanda bulunması gereken bu özellikle ilgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşladır: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı hayırlı davranandır. Ben de sizin aranızda ailesine karşı en hayırlı davrananızım.” (İbn Mace, Nikah, 50)

Alah Rasulü (s.a.v.), ailede şiddeti, kabalığı ve zorbalığı hiçbir zaman tasvip etmemiş, böyle bir davranışı cahiliye adeti olarak değerlendirmiştir. Hz. Aişe validemizin ifadesi ile “O, bir kadına ya da bir hizmetçiye bir tokat bile atmamıştır.” Kendisine gelerek, başkalarına daha hoşgörülü olduğu halde ailesine karşı kırıcı konuştuğunu söyleyen ve bu konuda ne yapması gerektiğini soran Ebu Hüzeyfe’ ye, bunun için gün içerisinde defalarca Allah’ tan af ve mağfiret dilemesi gerektiğini söylemiştir.

Merhametin aile hayatına yansımadığı hanelerde zulme ve şiddete kapı aralanmış olur. Aile içinde kadına veya çocuğa yönelen şiddete İslam dininin temel kaynaklarını kullanarak referans bulmak imkansızdır. Toplumda ailenin saygınlığının korunabilmesi için karşılıklı sevgi ve merhamet, anne-babaya ihsan(iyilik) ve birbirlerine insaflı davranmak şarttır.

4-Sadakat

Aile kurumunun ayakta kalabilmesi için vazgeçilmez değerlerden birisi de sadakattir. Sadakat; özü sözü bir olmak, doğru ve dürüst davranmak,niyette, düşüncede ve davranışta dosdoğru olmaktır. Sadakat, eşlerin birbirlerine karşı nikah akdinde verdikleri sözün ve bağın korunmasını ve ailenin güven duygusu içerisinde yaşamasını temin eder.

Sadakat, yalandan uzak durmayı, dürüst ve iffetli davranmayı gerektirir. Pembe yalan gibi asılsız bir bahaneyle eşinden ve çocuklarından gerçeği saklamak, onları kandırmak ve oyalamak ailede tedavisi zor yaralar açılmasına sebep olur.Ailede eşler, çocuklar ve diğer bireyler, daima doğru sözlü ve güvenilir olmaya özen göstermelidirler.

Görüldüğü üzere zaman ve mekan değişse de ailenin önemi ve insanın aileye duyduğu ihtiyaç asla değişmeyecektir. Dolayısıyla müslümana düşen görev, bir taraftan yaşanan hızlı değişimi dikkatle izlemek, bir taraftan Kur’an ve Sünnetin aile hakkında öngördüğü temel ahlaki değerlerden asla ödün vermemesidir.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
e-gazete
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA