SİYASET
Giriş Tarihi : 07-05-2022 00:21

‘Zam yapılmayan tek şey çalışan ve emeklinin maaşı’

Cumhuriyet Halk Partisi Kemer İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Deniz-Yusuf-Hüseyin Darağacında Üç Fidan Anma Etkinliği’ne katılmak üzere Kemer’e gelen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ilçede çeşitli ziyaretlerde bulundu. Esnaf ve vatandaşların yanı sıra Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ve gazetemizi de ziyaret eden Özel, Kemer’de bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Özel, son bir ay içinde zam yapılmayan tek şeyin maaşlar olduğunu ifade ederek, “Kimin maaşları? Emekli ve çalışanların maaşları. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi’nin üst düzey yöneticileri, onların eşleri, çok sayıda eski milletvekili ve bakan yardımcısının bulunduğu kuruluşlarda kendi kendilerine yüzde 190’lara varan artışları yaptılar. Kendilerine gelince kepçeyle veriyorlar, vatandaşa gelince bir çay kaşığını bile çok görüyorlar” dedi.

‘Zam yapılmayan tek şey çalışan ve emeklinin maaşı’

Ahmet Duran YENİGÜN-Şüheda PARTAL

Cumhuriyet Halk Partisi Kemer İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Deniz-Yusuf-Hüseyin Darağacında Üç Fidan Anma Etkinliği’ne katılmak üzere Kemer’e gelen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ilçede çeşitli ziyaretlerde bulundu. İlk olarak İlçe Başkanlığı’nda Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, İlçe Başkanı Hüsnü Ünal, parti yönetim kurulu üyeleri ve partililerle bir araya gelen Grup Başkanvekili Özel, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, Belediye Meclis Üyeleri Mustafa Bilici ile Recep Yılmaz’ın da katıldığı parti ziyaretinde Özel, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun 15 Şubatta yuvaya (CHP) döndüğü gün Ankara’da kendisini Kemer’e davet ettiğini hatırlattı. Kemer’den davet almasının kendisi için büyük bir keyif olduğunu ifade eden Özel, “Kemer, Türkiye’nin en güzel ilçelerinden bir tanesi. Hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin gücü açısından hem önündeki potansiyeller açısından hem de Antalya ve Türkiye’ye yaptığı katkılar açısından çok önemli bir ilçe. Türkiye turizminin göz bebeği olan, doğrudan bacasız sanayi dediğimiz şekilde Türkiye’ye döviz getiren turizmin başkentlerinden bir tanesi. Tabi burada çok önemli bir emek ordusu çalışıyor, onların alın terlerinin savunulması da çok önemli. Memnun giden bir turistin Türkiye’ye yapacağı katkılar önemli. Bugün cari açık bu boyuttayken ve maalesef ülkeyi yönetenler yapmış oldukları bir dizi hata sonucunda dedemizden babamızdan kalmış döviz rezervlerini tüketmiş ve 128 milyar dolarımızı çarçur etmiş nokta da iken her bir dolar her bir döviz çok önemli” dedi.

BİR AVUÇ DOLAR İÇİN CEMAL KAŞIKÇI UNUTULDU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretini değerlendiren Özel, “Kendi gazeteleri Birleşik Arap Emirlikleri darbenin finansörü diyordu. Birleşik Arap Emirlikleri’nin yöneticilerinin fotoğraflarının yanına kocaman ‘şerefsizler’ yazıyorlardı ve şimdi o Birleşik Arap Emirlikleri ile çok iyi ilişkiler kurulmaya çalışılıyor. Çünkü dövize ihtiyaç var. Yine gazeteci Cemal Kaşıkçı Türkiye topraklarında katledildiğinde ‘Bunun hesabını soracağız.’ Katillerin elini tutmam.’ ‘Eğer bunların hesabını sormazsak Cemal Kaşıkçı’nın çocuklarının yüzüne bakamayız.’ demişti. Ama süreç içinde bir avuç dolar için Cemal Kaşıkçı’nın katledilen naaşı, onun hatırası, onun ailesi unutuldu ve Suudi Arabistan veliaht prensine kendi evladına torununa sarılırmış gibi sarıldı Recep Tayyip Erdoğan. Bunların hepsi dolar için oluyor döviz için oluyor” diye konuştu.

BİZİM DEDİĞİMİZ ÇIKTI

Kemer’in Türkiye’ye döviz kazandıran ve cari açığı ortadan kaldıran çok önemli ilçelerden biri olduğunu ifade eden Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında turizm beldelerine verilecek önem, turizmcilere verilecek destekler ve turizmde çalışan emek gücüne yapılacak katkılar Türkiye turizmini bir başka lige taşıyacak. Bir ülkede demokrasinin olmaması, dış politikanın kötü yönetiliyor olması, istikrarsızlıkların olması ve sürekli bir çatışma dilinin egemen olması o ülkeye kaliteli turist çekilmesine engel oluyor. Türkiye büyük bir çaresizlik içerisinde çünkü, Türkiye’yi yönetenler yönetim sisteminin değişmesi söz konusu olduğunda ‘verin yetkiyi bu kardeşinize enflasyon nasıl düşürülür, döviz nasıl düşürülür, işsizlik nasıl azaltılır bu kardeşiniz hepsini gösterecek’ demişlerdi. O sırada biz gelen rejimin anayasa değişikliğinin bir kişiye özgü anayasa değişikliği olduğunu, anayasaların her doğan için yapılacağını, Erdoğan için yapılan bir anayasanın birkaç sene içinde çuvallayacağını ve bunun özellikle ekonomiye hiç iyi gelmeyeceğini anlatmıştık. Dünyanın en fakir 10 ülkesinin 6’sı başkanlıkla, 4’ü yarı başkanlıkla yönetilen ama yöneticilerinin tamamının tek adamlar olduğu despot rejimler. Ama dünyanın en iyi 10 ekonomisinin 9’u gerçek anlamda güçlü parlamentolarla yönetiliyor. Amerika Birleşik Devletleri 52 ülkeden müteşekkil bir ülke, orda da katı kuvvetler ayrılığı var, bunu yaparsanız Türkiye zaman içinde çok irtifa kaybeder demiştik. Bizim dediğimiz haklı çıktı. Ama biz bundan memnun değiliz çünkü, Türkiye çok zor durumda. Bu tek adam rejimi yönetimi sırasında o günden itibaren nasıl bir sihirli değnek olumluya değişim yaparsa bu sihirsiz uğursuz değnek Türkiye’ye değdiği günden itibaren her şey kötüye gidiyor” dedi.

TAYYİP’İ ÜZMEYEN İSTATİSTİK KURUMU

TÜİK'in enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığının altını çizen Özel, “Üretici fiyatları enflasyonu yüzde 156. Yani eski toptan eşya dediğimiz tüketici fiyatları enflasyonu yüzde 169.97. Aradaki makasın açıklığı gelecek günlerin daha da endişe verici olacağını gösteriyor. Ecevit’in 3’lü koalisyonun Erdoğan Hükümetine devrettiği enflasyon yüzde 29’du. Yüzde 29’luk enflasyon bugün yüzde 70’e gelmiş durumda. O zaman toptan eşya fiyatları denen bugün üretici fiyatı endeksi dediğimiz enflasyon yüzde 30’du, oda bugün yüzde 156 gelmiş durumda ve enflasyonda tüketici fiyatları açısından 22 yıl gerideyiz. Toptan eşya ve üretici fiyatları açısından Tansu Çiller dönemindeyiz. Çiller’de toptan eşya yüzde 130’du, bugün yüzde 156 ve gelecek dönem enflasyon için çok daha endişe veren bir boyuta doğru Türkiye’yi getiriyor. Ekonominin başında olan sayın Nebati ‘Ocak ayından itibaren düşecek’ demişti geldiğinde, ocak ayından beri çıkış sürüyor ve durmuyor. Ömer Çelik, Ramazandan sonra düşüş rakamları göreceğiz demişti, ilk rakam yine yükselişe işaret ediyor ve bütün göstergeler yukarıya doğru gidişi gösteriyor. Bugün TÜİK olarak ifade edilen Türkiye İstatistik Kurumu’nun bugünkü açılımı Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumudur. Gerçek anlamda vatandaşın ekonomisini etkileyen ürünlere bakmadıkları gibi rakamlar üzerinde yaptıkları bütün manipülasyonlar enflasyonu düşük tutmak içindir. Bu sayede emekliye az zam verdiler. Bu sayede çalışanlara asgari ücretlilere az zam verdiler. Çok veriyoruz gibi göstererek az zam verdiler. Ama bugün mızrak çuvala sığmamaktadır” şeklinde konuştu.

ZAM YAPILMAYAN TEK ŞEY MAAŞLAR

Verilen enflasyon zammının geçen sene içinde ve bu sene yapılan zammı 4 ay içinde yuttuğunu ifade eden Özel sözlerine şöyle devam etti:

“Sendikaların asgari ücretin yeniden görüşülmesi için derhal masayı talep etmeleri lazım. Cumhurbaşkanı Aralık’a kadar bekleyeceğiz diyor. Aralık’a kadar beklemek asgari ücretliyi öldürür ve süründürür. Bugünden tezi yok bu masa kurulmalı, görüşmeler yapılmalı ve her ay asgari ücreti yeniden belirlenecek şekilde ilgili yasal değişikliklerde tamamlanmalıdır. Aylık enflasyon farkı maaşlara yansıtılmalıdır. İşçi için bu talebi yükseltmesi gereken işçi sendikalarıdır. Recep Tayyip Erdoğan’a da buradan söylüyoruz; bu gidişatla Aralık ayına kadar bekleyemezsiniz, tıpış tıpış gelip işçinin hak ettiği enflasyon farkını vereceksiniz. Hükümeti hem emekliler hem çalışanlar için bir an önce açıklama yapmaya davet ediyoruz. Son bir ay içinde zam yapılmayan tek şey maaşlar. Kimin maaşları? emeklinin ve çalışanların maaşları. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi’nin üst düzey yöneticileri, onların eşleri, çok sayıda eski milletvekili ve bakan yardımcısının bulunduğu kuruluşlarda kendi kendilerine yüzde 190’lara varan artışları yaptılar. Kendilerine gelince kepçeyle verirken, vatandaşa gelince bir çay kaşığını bile çok gördüklerini vatandaşlarımızın dikkatine sunuyoruz.

SAĞLIK ORDUSU HER GEÇEN GÜN GÜÇ KAYBEDİYOR

Sağlık çalışanlarına pandemi başladığında haklarını verelim dedik. Dediler ki önce alkışlayalım. Onlar şikayet etti bunlar alkışladı. Onlar çalıştı bunlar alkışladı. Onlar hastalandı bunlar alkışladı. Onlar hayatlarını kaybetti bunlar alkışladı. En son Türkiye’den yurt dışına bir sağlıkçı göçü başlayınca Sağlık Bakanı aralık ayında düzenlemeleri yapalım dedi. Biz hemşirelerden başlayarak sağlık emekçilerinin tamamını bu düzenlemenin içine almalıdır dedik. Önce olmaz dediler, sonra yapacağız deyip söz verdiler. Ama tam mecliste görüşülürken geri çektiler. Ocak ayında getireceğiz dediler, mayıs oldu hala sağlık emekçilerinin hakları verilmiş değildir. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz sağlık emekçileri 5 ay önce almaları gereken iyileştirmeleri almamış durumdalar. Türkiye sağlık ordusu her geçen gün güç kaybediyor. Pandemi sırasında hepimizin dualarını alan sağlıkçıları onların iyileştirdiği vatandaşlarımıza şikayet ediyoruz. Günü geldiğinde hakları ödenmez diyenler bugün sağlıkçıların haklarını ödemiyorlar.”

EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ İTİRAF ETMİŞTİR

Suriyeli sığınmacılarla ile ilgili bir tartışmalara da değinen Özgür Özel, “Eğer bu ülke Atatürk’ün dediği gibi dış politikasını yönetiyor olsaydı bugün Türkiye’de değil 6 milyon, 600 yüz tane bile sığınmacı olmazdı. Olanlar düzenimizi bozmazdı ve kısa sürede de huzur bulup gidecek yerlere giderlerdi. Suriye’deki her işe karıştılar. Oranın huzuru bozuldu, orası karıştı ve 5 milyona yakın kayıtlı sığınmacı Suriye’den Türkiye’ye geldi. Afganistan’daki yanlış politika dünya kadar Afgan mülteciyi Türkiye’ye getirdi. Genel Başkanımız Esat’la barışacağız ve görüşeceğiz, dünyanın elini taşın altına sokacağız, birleşmiş milletlerin mecbur olduğu fonları kullanarak Suriyelileri davulla zurnayla yollayacağız dedi. Recep Tayyip Erdoğan biz göndermeyeceğiz dedi. Ortalık kaynadı. Ak Parti’nin en güvendiği seçmen kitlesi bile Recep Tayyip Erdoğan’a tepki gösterdi. Şimdi U dönüşü yapıyor. Ama gerçekten göndereceği için değil, seçime kadar vatandaşları kandırmak için. Esat’la barış sağlanmadan orada huzur olmadan kimsenin oraya gitmeyeceği de görünüyor. Bugün gelinen nokta da Süleyman Soylu, dün yaptığı değerlendirme de iş adamlarına ‘Suriyelileri istemiyorsunuz, gönderirsek en çok siz üzülürsünüz, sigortasız çalıştırıyorsunuz, ucuza çalıştırıyorsunuz’ diyerek Ak Parti Yönetiminin Türkiye’ye yaptığı en büyük kötülüğü itiraf etmiştir. Bu Türkiye’deki işsizlere büyük haksızlıktır. Türkiye’de iş arayanlara haksızlıktır. Çalışanlara haksızlıktır. Patronundan daha iyi çalışma imkanları ve daha iyi bir maaş isteyene ‘Suriyeliler kapıda onu alırım’ demek nedir. Sigortalı iş isteyene sigortasız Suriyeli gösterilmektedir ve Süleyman Soylu bu ayıbı sahiplenmektedir. Oysa Süleyman Soylu’nun görevi sığınmacıları pazarlamak ve bununla öğünmek değil, Türkiye’de ister sığınmacı olsun ister Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun kanuna aykırı çalıştırılanlar varsa bu konuda gereğini yapmaktır. Ama Süleyman Soylu tamamen yalana ve iftiraya alışmış birisi olarak bütün gerçekleri sanki bir lütuf gibi ülkeye sunmaktadır. Mücadele etmesi gereken hususlarla alay etmekte, vatandaşın aklıyla alay etmektedir. Süleyman Soylu’nun kullandığı her kelime her iftira her hakaret kime yöneltiliyor olursa olsun kendisine yakışır, ama Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanına yakışmamaktadır. Milletimiz sadece Süleyman Soylu’yu değil onu göreve getirenleri ve tutanları da ayıplamaktadır” dedi.

GÖSTERECEĞİMİZ CUMHURBAŞKANI ADAYI 13. CUMHURBAŞKANI SEÇİLECEK

Durumun karışık, geleceğinin belirsiz olduğu ve adaylarının gösterilip gösterilmemekle ilgili sıkıntısı olan ittifakın Cumhur İttifakı olduğunu söyleyen Özel, “Bugün Devlet Bahçeli adayımız Erdoğan derken son zamanlarda gönlümüzde yatan aslan demeye başlamıştır Ak Partili kimse cumhurbaşkanı adayının Erdoğan olduğunu söylememektedir. 3’lü ittifak demektedirler. Üçünün birlikte tek bir fotoğrafı yoktur. Oysa Millet İttifakı bir önceki genel seçimlerde kurduğu yerel seçimlerde perçinlediği bugüne kadar getirdiği uyumu sürdürmektedir. Altılı masa her geçen gün daha uyumlu daha güçlü adımlar atmaktadır. Göstereceğimiz cumhurbaşkanı adayımız 13. Cumhurbaşkanı seçileceği hem ittifakımız hem üyelerimiz hem de ortaya çıkan her anket tarafından doğrulanmaktadır. Buradan Millet İttifakı’nın adayını merak edenlere şunu söylüyoruz; Millet İttifakı’nın adayı altılı masanın mutabakatıyla birinci turda seçimi kesin kazanacak. Bunun anketlerle görüldüğü büyük bir mutabakatın ürünü olacaktır. Eğer altılı masa kendisini aday gösterirse genel başkanımız bundan onur duyacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da her birimiz bundan büyük bir memnuniyet duyacağız. Adayımız resmen ilan edilene kadar adayımız sizlersiniz. 50+1’lik sistemde elbette büyük bir farkla seçimi kazanacağız. Ama eğer bu iş bir oyla olacaksa, Türkiye’deki milyonlarca Cumhurbaşkanı adayımızın birer birer toplayacağı birer oyla olacaktır. Biz önümüzde yapılacak seçimlere bugünden hazırız. Yani 18 Haziran 2023 Pazar gününe kadar vatandaşımızla birlikte sabır çekeceğiz. Bu güçlüklere direnmek için bir yandan da büyük bir umutla o günü bekleyeceğiz. Yapılacak seçimlerin ilk galibi Cumhuriyet Halk Partisi ve içinde bulunduğu ittifak olacaktır, Millet İttifakı olacaktır” diye konuştu.

ÖZEL’DEN ÖZEL ZİYARETLER

Grup Başkanvekili Özgür Özel, ilçe başkanlığı ziyareti sonrası CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, İlçe Başkanı Hüsnü Ünal ve parti yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Liman Caddesindeki esnafı ziyaret ederek hayırlı işler temennisinde bulundu. Özel, yolda gördüğü vatandaşlarla da sohbet etmeyi ihmal etmedi.

Esnaf ziyaretinin ardından Kemer Belediyesi’ne geçen Özel, belediye personeli ile de sohbet etti. Belediye ziyareti sonrası Ahmet Erkal Destek Eğitim Kurs Merkezi’nde ücretsiz olarak üniversiteye hazırlık eğitimi alan öğrencileri ziyaret eden Özgür Özel, Başkan Topaloğlu’ndan kurs merkezi hakkında bilgiler aldı ve öğrencilerin hedefledikleri yolda yılmadan çalışmaya devam etmeleri yönünde tavsiyelerde bulunarak girecekleri üniversite sınavında başarılar diledi.

Kurs merkezi önünde hatıra fotoğrafı çektiren Özel ve beraberindekiler daha sonra Kemer Gözcü Gazetesi’ne de bir ziyaret gerçekleştirerek, gazetemiz imtiyaz sahibi Ahmet Yenigün ile sohbet etti.

AdminAdmin