GÜNDEM
Giriş Tarihi : 29-12-2020 14:47   Güncelleme : 29-12-2020 14:47

"Yüzde 60'ımız aşı olmazsa savaşma şansımız yok"

Çin aşısını gönüllü olarak ilk yaptıran isimler arasında yer alan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Yüzde 60'ımız eğer aşı olmaz ise, bununla savaşma şansımız yok. Ben aşıya güveniyorum. Ya aşı olacağız ya kovid olacağız" dedi.

Çin'den getirilen, Sinovac firmasının testlerine gönüllü katılıp, aşıyı Türkiye'de ilk yaptıranlar arasında bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, aşı karşıtları veya aşıya karşı güvensizliği olanlara seslendi. Daha önce, yaptırdığı 2 dozun ardından antikorlarının çok yüksek seviyede olduğunu açıklayan Prof. Dr. Özkan, “Ben ilk gönüllüydüm, hatta Faz3'e girerken gönüllü olmam gerektiğini düşündüm. Sonuçta bir şeyi buraya getirtiyorsunuz ve siz olmuyorsunuz, bu çok da vicdana uygun değil. Bu anlamda çok iyi hissediyorum kendimi. İki doz aşı yapıldı ama Faz3 hala devam ediyor, kırılmadı. Faz3 kırıldıktan sonra kime aşı denk geldi kimin antikoru var, bunu daha iyi göreceğiz. Ama Endonezya'dan aldığımız bilgilerde aşının çok güvenli olduğu, çok ciddi yan etkilerinin olmadığı. Bizde de gördüğümüz kadar çok ciddi miktarda yan etkimiz yok. O güzel bir şey" dedi.
'YA AŞI OLACAĞIZ YA COVID'
Aşı karşıtlığı veya güvensizliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Özkan, “Yeni olan her şeye insanoğlu bir şekilde uzak mesafe koyabiliyor bazen. Ben bunu doğal karşılıyorum. Ama insanlar gerçeği gördükçe buna ısınacak ve bir süre sonra bence aşı karşıtlığından sonra aşıyı bulma savaşına girecek. Ben sürecin en kısa zamanda bu yönde evrileceğini düşünüyorum. Ben aşı olduğum için bunu çok rahatlıkla söyleyebilirim, şu anda sadece çocuklara yapamıyoruz. Çocuklar dışında bence bütün gruplar Sağlık Bakanlığı ve firmanın endikasyon koyduğu herkesin olması gerekiyor. Çünkü yüzde 60'ımız eğer olmaz ise bununla savaşma şansımız yok. Ben aşıya da güveniyorum. Ya aşı olacağız ya kovid olacağız" diye konuştu.
300 GÖNÜLLÜ
Aşıyla ilgili hastane yetkililerinden yapılan bilgilendirmede ise şu anda 300 gönüllünün katıldığı, bir kısmının ikinci doz aşılarının da yapıldığı belirtildi. Rektör Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan ilk dozu olduktan sonra çok ciddi talep oluştuğu da belirtilen açıklamada, “Çok ciddi bir yan etki görmedik. Bir sorun da yaşamadık, son derece güzel çalışmalarımız hala yürüyor" denildi.
ACİL SERVİS BAŞVURULARI AZALDI
Koronavirüs vaka sayılarıyla ilgili bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Ender Terzioğlu, acil servislere başvuruların azaldığını belirterek, özellikle izolasyon önlemlerinden sonra bariz bir azalma olduğunu açıkladı. Doğal olarak hastane yatışları ve yoğun bakım ihtiyacı olan hasta sayısının da azaldığını kaydeden Prof. Dr. Terzioğlu, “Sistemi en çok zorlayan şeylerden bir tanesi çok fazla hastanın olup, çok fazla yoğun bakım ihtiyacı hasta olması. Yoğun bakım yatakları tüm ülkelerde belli sayıda oluyor. Teknolojik cihazlar olması nedeniyle bu zorlanma da doğal olarak azalıyor, bu önlemler neticesinde. Bizim yoğun bakım ünitelerimiz de büyük ölçüde rahatladı. Bizde de çok bariz rahatlama oldu" dedi.
MASKE-MESAFE ÖNLEMLERİ DEVAM EDİYOR
Prof. Dr. Terzioğlu, şu uyarıda bulundu;

“Vatandaşlarımızın bilmesi gereken şey bu hastalığın enfeksiyonunun daha çok temasla olduğu. O yüzden maske ve mesafenin korunmaya devam edilmesi gerektiği, aşı olsanız bile buna devam etmeniz zorunluluğu olduğu, yani belli bir aşı belli bir sayıda ünite gerçekleştikten sonra yine tabi Sağlık Bakanlığı'mızın önerileriyle bu önlemlerin kaldırılabileceği, o güne kadar mutlaka bunlara hep beraber çok dikkat etmemiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Bu bilinçte olursak bu enfeksiyonu hep beraber millet olarak yenebileceğimizi düşünüyorum."

2021 SÜRPRİZİ AKCİĞER VE BAĞIRSAK NAKLİ
Hastanenin üniversitenin marka yüzü olduğunu belirten Rektör Özkan, organ nakli ve kompozit doku nakliyle ilgili bayrağı Prof. Dr. Tuncay Karpuzoğlu'ndan devraldıklarını, daha yükseklere taşımayı ve bu markayı daha değerli hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Devam eden birçok proje olduğunu anlatan Prof. Dr. Özkan, “Covid-19 nedeniyle bir miktar sekteye uğramış olsa da hazirandan sonra hızla sayılarımızı güvenli bir şekilde artırdık. Covid-19'da güvenlik önlemleri çok önemliydi. Güzel işler başardık birlikte. Karaciğer nakillerinde de çok güvenli, güzel işler yaptık. Kompozit doku nakilleri de öyle. İnşallah bir sürpriz yapmak istiyorum, 2021 yılında inşallah akciğer ve bağırsak naklini de bünyemize kazandıracağız. Ancak Covid'in biraz daha kontrol altına alınması gerekiyor" diye konuştu.
ULUSLARARASI MERKEZ
AÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Ender Terzioğlu, Prof. Dr. Tuncay Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi'nin hastanenin gurur duyduğu merkezlerden biri olduğunu söyledi. Türkiye geneli ve hatta dünya çapında rakamlara ulaşan ve çok geniş bir alanda organ naklinde başarılara imza atan bir merkez olduğunu anlatan Prof. Dr. Terzioğlu, “Özellikle kompozit doku, kol ve yüz nakillerinde sadece ulusal değil, uluslararası da adını büyük ölçüde duyurmuş bir merkez. Son bir yıl içinde Covid-19'un etkisiyle nakillerimizde bir miktar azalma olsa bile çok dikkatli davranarak organ nakli merkezimizi mümkün olduğunca Covid alanından uzak tutmaya çalıştık. Türkiye genelinde yine çok başarılı, önemli sayıda organ nakli yapıldı. İnşallah 2021'de çok geniş alanda nakillerle söz sahibi olmayı hastane olarak planlıyoruz" dedi.
'NAKİL SAYISI YARIYA DÜŞTÜ'
AÜ Hastanesi Organ Nakli Merkez Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı, 2019'da 234'ü böbrek, 71'i karaciğer, 4'ü kalp olmak üzere toplam 309 organ nakli yapıldığını söyledi. 2020'de nakillere bir miktar ara verildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aydınlı, bakanlığın yeni normaller oluşturmasının ardından yeniden başlanan süreçte 116'sı böbrek, 35'i karaciğer, 1'i kalp olmak üzere toplam 152 organ nakli gerçekleştirildiğini kaydetti. Covid-19'un da etkisiyle bu yıl beyin ölümü olanlardan çok az bağış alındığına işaret eden Prof. Dr. Aydınlı, “2019'a göre neredeyse yarı yarıya düşme var. Buna rağmen hastaneler içinde böbrek naklinde ulaşılmaz ölçüde birinci sıradayız, karaciğer naklinde de ikinci sıradayız" diye konuştu.
22 SENE ÖNCEKİ İLK NAKİLLİLER HAYATTA
Türkiye'de ilklerin yapıldığı bir merkez olduğunu belirten Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid, 22 sene önce tek bir donörden beş nakil yapıldığını belirterek, “Kalp, böbrek, karaciğer, pankreas, kornea. Bu Türkiye'de bir ilkti. O zaman ameliyat olan hastalarımız şu anda hayattalar ve gayet iyi durumdalar. Daha sonra kalp ve böbrek nakli aynı hastaya yapıldı Türkiye'de ilk defa" dedi.
300 HASTA, KALP NAKLİ BEKLERDEN ÖLDÜ
Bu yıl kalp naklinde de Türkiye'de büyük sıkıntı olduğuna vurgulayan Prof. Dr. Bayezid, kalp bekleyen 900 hastadan ancak 20'sine nakil yapılabildiğini söyledi. Hasta yakınından organ alınamadığı ve mutlaka bir donör gerektiğini anlatan Prof. Dr. Bayezid, “Hastalarımızın bir bölümünü de kaybettik. Türkiye'de 300 hasta organ beklerken hayatını kaybetti. O yüzden organ naklini teşvik etmemiz, ne olursa olsun bu zor dönemlerde Covid enfeksiyonuna rağmen organ bağışını desteklememiz hepimizin insani vazifesi" dedi.

(DHA)