GÜNDEM
Giriş Tarihi : 26-03-2021 13:45   Güncelleme : 26-03-2021 13:45

Yedi ülkenin gündemi, terörle mücadele ve Covid-19

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop'un ev sahipliğinde Afganistan, Irak ve Pakistan'ın fiziki, Çin, İran ve Rusya'nın ise çevrimiçi katıldığı 'Terörle Mücadele ve Bölgesel Bağlantılılığın Güçlendirilmesi Dördüncü Parlamento Başkanları Konferansı', Antalya'da başladı.

Yedi ülkenin gündemi, terörle mücadele ve Covid-19

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un başkanlık ettiği Belek'teki Sueno Hotels'te gerçekleşen toplantıda, Afganistan Halk Meclis Başkanı Mir Rahman Rahmani, Pakistan Ulusal Meclis Başkanı Asad Qaıser, Irak Temsilciler Meclisi Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Muhammad Ridha Al Haidar, Antalya'da misafir ediliyor. Toplantıya Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkanı LiZhanshu, İran İslami Danışma Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Mojtaba Zonoori, Rusya Federasyonu Devlet Duması Dışişleri Komisyonu Başkanı Leonid Slutskiy ise çevrimiçi katılan isimler oldu.
ÇÖZÜMLER MÜŞTEREK
Salgının tüm insanlık için eşi benzeri görülmemiş küresel bir tehdit olduğu ve çağımızın en büyük sınamalarından birini teşkil ettiğine dikkati çeken TBMM Başkanı Mustafa Şentop, salgının küresel bir sağlık krizi olmanın ötesinde, derin sosyal, ekonomik, insani ve siyasi etkileri olan, gelecekte de sonuçlarının hissedileceği bir vaka olduğunu kaydetti. Şentop, salgının, insanlığın selametini etkileyen meselelerin ve bunların çözümlerinin müşterek olduğunu ispatladığını söyledi.
TÜM İNSANLIK AYNI GEMİDE
Tüm insanlığın Covid-19 ve benzeri musibetlere karşı bir kader ortaklığı içinde ve aynı gemide olduğunu belirten Şentop, “Uluslararası iş birliği ve dayanışma belki de hiç olmadığı kadar elzem hale gelmiştir. Salgın, etkin ve akıllı bir mücadeleyi gerekli kılmaktadır. Şüphesiz ki salgına karşı gereken adımlar tereddüt edilmeden atılmalıdır. Bunu yaparken, kamu sağlığının korunması ile ekonomik ve sosyal hayatın sürdürülmesi arasında bir denge de gözetilmelidir" dedi.
AŞILARIN ADİL SUNUMU
Salgınla müşterek mücadelede, süratle geliştirilen aşıların yeterli miktarda üretilerek adil ve erişilebilir şekilde tüm insanlığın istifadesine sunulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Şentop, salgın döneminde, özellikle ilaç ve gıda, toplumsal hayatın idamesi için gerekli malların tedarikinde devamlılığın da büyük önem arz ettiğinin müşahede edildiğini kaydetti. Şentop, milli ekonomilerin sağlıklı şekilde işlemesinin uluslararası tedarik ağlarının düzgün ve kesintisiz işlemesine bağlı olduğunu, aksi durumların yol açabileceği sorunların yakından tecrübe edildiğini anlattı.
TEDARİK ZİNCİRİNİN DEVAMLILIĞI
Ulaşım ve ticaret politikalarında salgın sonrası dönem için de tedarik zincirlerinde devamlılığın sağlanmasına yönelik tedbirler üzerinde çalışılması gerektiğine işaret eden Şentop, “Bu bağlamda, bölgemizde kombine ulaştırma koridorlarının geliştirilmesinin kalkınma konusunda önemli bir unsur olduğu kanaatindeyiz. Ülkemiz üzerinden, Kafkasya ve Orta Asya'yı aşarak Çin'e kadar ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor girişimimiz, bu yaklaşımımızın en somut örneğidir. Ulaştırma, alt yapı, lojistik, ticaret ve enerji alanlarında bölgesel bağlantılılığı artıracak büyük ölçekli alt yapı projelerini de destekliyoruz" dedi.
SEVİNDİRİCİ GELİŞMELER
Ulaştırma başta olmak üzere her alanda iş birliğine hazır olunduğunu açıklayan Şentop, bu noktada bazı sevindirici gelişmeleri de paylaşmak istediğini belirterek, şöyle konuştu:
“2019 yılı Kasım ayında Çin'den yola çıkan Çin Demiryolu Konteynır Ekspresi, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı'nı kullanarak 12 gün içinde İstanbul'a gelmiştir ve bilahare Marmaray üzerinden toplam 18 gün içinde Prag'a ulaşmıştır. Bu çerçevede, 42 TIR'a eşdeğer ürün yükü taşıyan Çin Demiryolu Ekspresi 2 kıta, 10 ülke ve 2 denizi aşarak, 11 bin 483 kilometrelik yolu 18 günde kat etmiştir. Diğer taraftan, Türkiye'den Çin'e giden ilk ihracat treni 6 Aralık 2020 tarihinde İzmit'ten yola çıkmıştır. Marmaray'dan geçen Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı ve Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor üzerinden 16 Aralık 2020 tarihinde Çin sınırına ulaşan tren, 8 bin 693 kilometre yol alıp, 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçerek yükünü 19 Aralık 2020 tarihinde Çin'e ulaştırmıştır. Yine, Ankara'dan 26 Ocak 2021 tarihinde yola çıkan, Türkiye ile Rusya arasındaki ilk ihracat blok treni, Bakü-Tiflis-Kars-Demiryolu Hattı üzerinden Moskova yakınlarındaki Kaluga bölgesine varmıştır. Söz konusu seferler, önümüzdeki dönemde Orta Koridor'un tam kapasiteyle işletilmesi bakımından dönüm noktası olmuştur. Orta Koridor'un tam kapasiteyle işletilmesi, ülkelerimiz arasındaki bağlantılılığın ve ticaretin gelişmesine de büyük katkı sağlayacaktır."
YENİDEN ASYA GİRİŞİMİ
Bölgesel bağlantılılık ve sahiplenmenin Türkiye için öneminin bir başka göstergesinin de Avrasya coğrafyasında süren kapsamlı dönüşüme uyumlu bir şekilde başlatılan Yeniden Asya girişimi olduğunu belirten Şentop, “Bu girişimle Türkiye, mevcut siyasi ve ekonomik kurumsal taahhütlerini dikkate alarak, Asya genelinde ortaya çıkan çok yönlü dinamizmden daha iyi ve verimli biçimde faydalanmayı ve buna katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede, bugün burada bir arada olan ülkeler dahil, birçok bölge ülkesiyle daha yakın ilişkiler geliştirmek ve bağlantısallığı daha ileri noktalara taşımak Türkiye'nin en önemli hedeflerindendir" dedi.
14 MİLYON AŞILAMAYA ULAŞILDI
Şentop, salgının başlangıcından bugüne Türkiye olarak, uluslararası iş birliğinin ve dayanışmanın önemini vurgularken, diğer taraftan salgınla mücadelenin güçlü ve başarılı bir şekilde yürütüldüğünü kaydetti. Ocak ayında başlatılan aşılama kampanyasıyla her 100 kişi için aşılama hızı itibariyle, dünyada en önde giden ülkeler arasında yer bulan Türkiye'de aşı çalışmalarının da kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Şentop, “Toplamda 258 aşı adayının yer aldığı Dünya Sağlık Örgütü listesinde ülkemizde 18 aşı adayı bulunmaktadır. Bu sene içerisinde kendi aşımızı kullanıma sunmayı hedefliyoruz. Diğer taraftan, 100 milyon doz Sinovac ve 4,5 milyon doz BioNTech aşısı için de anlaşmalar imzaladık. Bugün itibariyle de yaklaşık 14 milyon aşılamaya ulaşmış bulunuyoruz. Kitlesel bağışıklığın kazanılması ile birlikte yaz dönemine doğru eski normale dönme noktasında ciddi mesafe kat edeceğimizi ümit ediyoruz" diye konuştu.
TÜRKİYE'DEN 157 ÜLKEYE YARDIM
Türkiye olarak, salgın şartlarında dünya milletlerine tıbbi malzeme yardımı ulaştırma konusunda da sorumlu, insan odaklı, vicdanlı ve ilkeli bir tutum benimsendiğine işaret eden Şentop, “Üçüncü ülkelerin tıbbi malzeme taleplerini karşılamaya devam ediyoruz. Salgınla mücadele kapsamında 157 ülkeye ve 12 uluslararası kuruluşa yardım sağlamış olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Tıbbi malzeme tedarikinde olduğu gibi, kendi aşılarımızı kullanmaya başladığımızda şüphesiz aşı tedariki konusunda da aynı sorumlu, vicdani ve ilkeli tutumu devam ettireceğiz. Salgın öncesinde olduğu gibi ihtiyacı olan herkese imkânlarımız ölçüsünde yetişmeye çalışarak, dünyanın en zengin ülkesi olmasak da gönlü bol bir ülke olarak bilinmekten gurur duyacağız" diye konuştu.
TERÖRLE MÜCADELE HERKES İÇİN ÖNEMLİ
Terörle mücadelenin ise herkes için önemli bir gündem maddesi olmaya devam ettiğini belirten Şentop, terörizmin geniş bir coğrafyayı etkilediğini, geçmişe nazaran daha yeni enstrümanlar kullandığını, daha farklı ilişkiler geliştirdiğini ve vesayet savaşlarının aracı olarak muhtelif görünüm ve rollere büründüğünü açıkladı. Bölgemizde ve küresel düzeyde terörizm kaynaklı tehdit algısının ne yazık ki giderek karmaşıklaştığını söyleyen Şentop, “Terör örgütleri nefret dolu propagandalarını yaymaya, eleman devşirmeye ve masum canları almaya devam etmektedir. Bilhassa salgın sürecinde kaynakların diğer alanlara aktarılması ve alınan tedbirlerin kötüye kullanılması gibi sebeplerle terör örgütlerinin faaliyetlerinin artması tehlikesi de söz konusudur" dedi.
TERÖRİST GRUPLAR DİJİTAL PLATFORMU İSTİSMAR EDİYOR
Terörist grupların son dönemde özellikle dijital platformları istismar ettiğini anlatan TBMM Başkanı, terör örgütlerinin 'ifade özgürlüğü' gibi bazı kavramları suistimal ederek, propaganda faaliyetlerini yürütmeleri karşısında müteyakkız olunması gerektiğini söyledi. Şentop, "'Benim terör örgütüm iyi, senin terör örgütün kötü' anlayışının kabul edilemez olduğunun altını çizmek isterim. Terörün her türü ve biçimiyle mücadele aynı kararlılıkla yürütülmelidir. Bu zorlu ve çetrefilli mücadelede çifte standartlardan mutlaka kaçınmak gerekmektedir. Bir terör örgütü bir başka terör örgütü ile yürütülen mücadelede ortak olamaz. Zira terör örgütleri arasında seçici bir politika izlenmesinin müşterek güvenliğimiz bakımından menfi neticeleri olacağı muhakkaktır. Türkiye, aynı anda PKK-PYD-YPG, FETÖ, DEAŞ ve El-Kaide gibi çok sayıda terör örgütüyle mücadele etmektedir" diye konuştu.
ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE TEHDİT
Uluslararası barışa ve güvenliğe temel bir tehdit olan terörizmin Türkiye için uzun zamandır bir tehdit ve endişe kaynağı olduğunu belirten Şentop, şunları söyledi:
“Ayrım gözetmeksizin her türlü terör faaliyeti ve örgütüyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettiriyoruz. Covid-19 salgını, kaynakların ve dikkatin sağlık alanına yönlendirilmesi nedeniyle terörle mücadele tedbirlerini olumsuz etkilemekte ve bu durum terörist gruplara harekete geçmeleri için daha fazla alan sağlamaktadır. Salgın döneminde bile terörle mücadele çabalarını sürdürmek, ülkelerimizin ve uluslararası kuruluşların önceliği olmaya devam etmelidir. Türkiye, salgın sürecinde de uluslararası planda yürütülen terörle mücadele çalışmalarına katkılarını sürdürmüş, ülkemizin yürüttüğü terörle mücadele çabalarını ikili ve çok taraflı platformlarda muhataplarına aktarmıştır. Ülkemiz, sadece Türkiye'yi hedef alanlar için değil, uluslararası güvenliğe tehdit oluşturan tüm terörist oluşumlara karşı da aynı kararlı duruşu sergilemektedir."
ULUSLARARARASI İŞ BİRLİĞİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM MADDESİ
Mustafa Şentop, Türkiye'nin, içeride ulusal güvenliğin gerektirdiği tedbirleri hukuk devleti ve ceza adaleti temelinde kararlılıkla alırken, uluslararası platformlarda da terörizm ve radikalleşmeyle mücadeleye aktif katkıda bulunduğunu söyledi. Terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin geliştirilmesinin, çok taraflı platformlarda öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını belirten Şentop, “Türkiye, Suriye ve Irak'taki durumun bir sonucu olarak karşı karşıya kaldığı DEAŞ, El Kaide ve yabancı terörist savaşçılardan kaynaklı tehdide karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Türkiye'nin DEAŞ'e karşı küresel koalisyon bünyesinde kurulan Yabancı Terörist Savaşçılar Çalışma Grubu'nun eş başkanlığını üstlenmiş olması, uluslararası alanda katkı sunma kararlılığımızın bir diğer göstergesini teşkil etmektedir" diye konuştu.

DİĞER ÜLKELERİN TEMSİLCİLERİ

'Terörle Mücadele ve Bölgesel Bağlantılılığın Güçlendirilmesi Dördüncü Parlamento Başkanları Konferansı'nda, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un ardından konuk ülkelerin temsilcileri konuştu. Afganistan, Irak ve Pakistan heyetleri konferansa fiziki olarak iştirak ederken, Çin, İran ve Rusya ise çevrimiçi katıldı. Konuşmaların ardından katılımcı ülkelerin temsilcileriyle aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi.

ÇİN: 3 AYDA PANDEMİYİ KONTROL ALTINA ALDIK

Toplantıya çevrimiçi katılan Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkanı Li Zhanshu, 3 ayda pandemiyi kontrol altına aldıklarını ve 10 milyon doz aşıyı da ülkelere gönderdiklerini söyledi. Aşının kullanımı konusunda Çin'in üzerine düşeni yaptığını belirten Zhanshu, “Damgalama ve Covid-19 virüsünün politikleştirilmesine karşı durmalıyız. Terörizm, ayrımcılık ve aşırıcılığın önündeki tedbirleri artırmalıyız. Terörizme karşı ortak bir irade ortaya koymalı. Organize suçlarla da mücadele etmeliyiz. Bunu yaparken de ülkelerin sınırlarına saygı duymalıyız" dedi.

İRAN: COVİD-19 TERÖRİZMİN YAYILMASI İÇİN ZEMİN HAZIRLADI

Konferansa video mesajla katılan İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, koronavirüsün terörizmin yayılmasına etki sağladığını belirterek, şunları söyledi:

“Covid-19 terörizm ve radikalizmin yayılması için daha fazla zemin hazırladı. Teröristler daha fazla korku ve nefret yaratıp yeni üyeler cezbetmeye çalışıyor. Terörizm de aynı virüs gibi masum insanları canını almakta sınır tanımıyor. Virüsle mücadele bir veya birkaç ülkenin mücadele konusu değilse terörizm de tüm ülkelerin mücadele konusu olmalıdır. İran İslam Cumhuriyeti her zaman terörizmle mücadelede oldu. ABD ve sahte siyonist rejimi başta olmak üzere bazı ülkeler amaçlarına ulaşmak için terörü kullanıp bundan da hiç çekinmiyorlar."

PAKİSTAN: AŞILARA EŞİT ŞEKİLDE ULAŞILMASINI TEMİN ETMEK ZORUNDAYIZ

Tüm dünyada Covid-19 virüsünün sağlık, sosyal ve finansal alanda zorluklar getirdiğini belirten Pakistan Millî Meclis Başkanı Asad Qaıser, “Global krizlerde olduğu gibi bunların etkisi gelişmekte olan ülkelerde görülüyor. Finansal kısıtlamalara rağmen Pakistan hükümeti 8 milyar dolarla işletmeler ve haneleri desteklemektedir. İnsanların aşılara eşit bir şekilde ulaşmasını temin etmek zorundayız. Aşı global bir eşya olarak tanımlanmalıdır. Pakistan çok uzun zamandır terörizmin mağduru olmuştur. 126 milyar dolar zarara uğradık. Çok şükür üstesinden başarıyla geliyoruz. Biz her zaman barış ve refahtan yanayız. Afganistan'daki barışın bölge için yararlı olacağını düşünüyoruz" dedi.

AFGANİSTAN: TERÖRİZM TÜM DÜNYADA EN BÜYÜK TEHLİKE

Afganistan'dan iki isim konuşma yaptı. Afganistan Halk Meclis Başkanı Mir Rahman Rahmani, terörizmin tüm dünyada en büyük tehlike olduğunu belirterek, “Bu çeteler dünyanın maddi ve manevi kaynaklarını yok etmeyi amaçlamıştır. Afganistan halkı zor günler geçiriyor" dedi. Terörün mağduru bir ülkenin temsilcisi olarak burada bulunmaktan onur duyduğunu belirten Afganistan Senato Başkan Yardımcısı Mohammad Akbar Stanıkzaı ise “Teröre karşı ortak bir mücadele yürüteceğimiz meclisler olarak el ele mücadele edecektik ama koronavirüs engeliyle karşılaştık. 100 binlerce gencimizi son 10 yılda teröre kurban verdik. Terör belasına karşı her türlü girişimin içinde yer almaya çalışıyoruz. Güvenlik kuvvetlerimiz teröristleri bölgemizden kazımak için her gün canla başla mücadele ediyor. Terörün ve güvenlik yoksunluğunun ne gibi zararlar verdiğinin farkındayız" diye konuştu.

IRAK: TERÖRÜN KAYNAKLARININ KURUTULMASI ELZEM

Irak Temsilciler Meclisi Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Muhammad Ridha Al Haidar, terör ve radikalizmin, bölgenin uzun yıllardır süren sıkıntısı olduğunu belirterek, “Irak uzun yıllardır terörizmle ve radikalizmle çok çetin mücadele vermiştir. Irak'ın bütün bileşenleri bu terörden nasibini almıştır. 100 binlerce kişi katledilmiş, evlerinden edilmiş, kadınlarına tecavüz edilmiş. Irak'a çok bedeller ödetilmiştir. Terörün kaynaklarının kurutulması elzemdir. Bütün ülkeleri kendi aralarında iş birliği içinde bulunmaya ve terörden en çok zarar görmüş ülkelere yardım edilmesi çağrısında bulunuyorum. Silah stokları yapmalarına karşı durmamız gerekiyor. İnsanlar organlarını kaybetmiştir, bizler de şehitler verdik" dedi.

RUSYA: AŞI BAŞVURUSU 1.2 MİLYAR DOZ

Koronavirüsle ilgili üçüncü dalgada iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Rusya Federasyonu Devlet Duması Dışişleri Komitesi Başkanı Leonid Slutskiy, Rusya'nın her zaman bu yönde çalışmalar yürüteceğini söyledi. Slutskiy, “Rusya Covid-19 ile mücadelede bölge ortaklarıyla çalışmalarına devam edecektir. Rusya'da 3 aşı geliştirildi. Bugün itibariyle aşı için başvuru sayısı 1 milyar 200 milyon doz üzerinde" diye konuştu.

AFGANİSTAN VE PAKİSTAN İLE İKİLİ GÖRÜŞME

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 'Terörle Mücadele ve Bölgesel Bağlantılılığın Güçlendirilmesi Dördüncü Parlamento Başkanları Konferansı'nda Afganistan Halk Meclis Başkanı Mir Rahman Rahmani, Pakistan Ulusal Meclis Başkanı Asad Qaıser ve Afganistan Senato Başkan Yardımcısı Mohammad Akbar Stanıkzaı ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

AFGANİSTAN'DAKİ BARIŞ SÜRECİ

Afganistan'daki barış sürecini ve yaşanan gelişmeleri yakından takip ettikleri ve müzakerelerde duraksama yaşandığını belirten Mustafa Şentop, Taliban'ın, müzakerelerde şiddeti koz olarak kullanmaya devam ettiğini söyledi. Şentop, “Bu dönemde Afgan kardeşlerimizin birlik içerisinde, kapsayıcı bir anlayışla ve kararlılıkla hareket etmelerini samimiyetle tavsiye ediyoruz. Cumhuriyet tarafının daha kuvvetli bir şekilde birlik içinde olmasının, barış müzakerelerinde Taliban'a karşı verilecek önemli bir mesaj olacağı kanaatini taşıyoruz. Yakın zamanda Afganistan'daki şiddetin artmasını endişeyle takip ediyoruz. Son 7 yılda en yüksek seviyeye ulaşan şiddetin son bulması, ülkenizin barış ve huzura kavuşması için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

FETÖ İLE MÜCADELEDE İŞ BİRLİĞİ

Türkiye'de hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları bulunan eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelede Afganistan makamlarının gösterdiği dayanışmadan memnuniyet duyduklarını da belirten Şentop, “Sizlerin, FETÖ'ye karşı müteyakkız olmasını bekliyor ve FETÖ ile mücadelemizdeki iş birliğinin devam etmesini temenni ediyoruz" dedi.

Şentop, ulusal aşı programındaki önceliklere ulaşıldığında ve Sinovac firmasından daha kapsamlı aşı sevkiyatı Türkiye'ye sağlandığında Afganistan'a da aşı tedarikinde bulunulacağını açıkladı.

SURİYE'DE HEDEF SİYASİ ÇÖZÜM

Suriye'ye yönelik politika hakkında da açıklamada bulunan Şentop, şöyle konuştu:

“Ülkenin toprak bütünlüğünün korunması, çatışmalara son verilmesi, ihtilaftan beslenen terör örgütleriyle mücadele ve ihtilafın gerçek bir siyasi değişimle barışçıl şekilde sonuçlandırılmasıdır. Sığınmacılara yardım ve ülkeye insani yardım geçişi de temel önceliklerimiz arasında. Suriye'de hedef siyasi çözüm olmalıdır. Siyasi süreçte kaydedilecek gelişme Suriyeli sığınmacılar konusunda bir ilerleme imkanı sağlayabilir. Bu nedenle, Anayasa Komitesi'ni destekliyoruz. Ancak rejim, Komite'nin çalışmalarına yönelik isteksiz tavrını maalesef sürdürüyor. PKK/YPG ve DEAŞ birbirinin varlığından besleniyor. Suriye sahasında DEAŞ'ın yeniden hareket alanı bulmasının arkasında PKK/YPG'nin kirli ilişkileri yatıyor. Para ve menfaat karşılığı DEAŞ mensupları serbest bırakılıyor. Bu mesele şantaj malzemesi olarak kullanılıyor. Eski DEAŞ mensupları PKK/YPG tarafından devşiriliyor. Bu örgütlerle mücadelemiz kararlılıkla devam edecek."

PAKİSTAN'LA 5 MİLYAR DOLARLIK HEDEF

Pakistan'la önümüzdeki beş yıllık süreçte 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedeflendiğini belirten Şentop, savunma sanayii, ilaç endüstrisi, gıda, enerji ve altyapının ülkeler arasında verimli iş birliği doğurabilecek sektörler olduğunu açıkladı. Pakistan'ın FETÖ'yle mücadelede gösterdiği dayanışma ve iş birliğine müteşekkir olduklarını da söyleyen Şentop, “Eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelede desteğinizin devamı bizim için önemlidir. Bu çerçevede, Pakistan Yüksek Mahkemesi'nin 28 Aralık 2018 tarihinde aldığı bir kararla FETÖ'yü terör örgütü ilan etmesinden memnuniyet duyuyoruz. Bu kararın tüm ülkelere örnek teşkil etmesini temenni ediyoruz" dedi.

YEDİ ÜLKEDEN ANTALYA DEKLARASYONU: TERÖRİZM TÜM DÜNYA İÇİN ORTAK BİR TEHDİTTİR

Türkiye, Afganistan, Irak, Pakistan, Rusya Federasyonu, Çin ve İran, terörizmle mücadelede Antalya Deklarasyonu’nu oy birliğiyle kabul etti. Deklarasyonda terörizmin tüm dünya için ortak bir tehdit olduğu ve mücadele için kapsamlı bir ortak strateji ile birlikte güçlü uluslararası iş birliği gerektirdiği kabul edildi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ev sahipliğinde Afganistan, Irak ve Pakistan temsilcilerinin fiziki olarak iştirak ettiği, Rusya Federasyonu, Çin ve İran temsilcilerinin ise çevrim içi katılımıyla yapılan, 'Terörle Mücadele ve Bölgesel Bağlantılılığın Güçlendirilmesi Dördüncü Parlamento Başkanları Konferansı'nın kapanış toplantısında, bütün ülkelerin oy birliğiyle 21 maddeden oluşan ‘Antalya Deklarasyonu’ kabul edildi. Kapanış toplantısında ülkelerin temsilcileri birer değerlendirme de yaptı.

SALGINA KARŞI İŞ BİRLİĞİ

TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından okunan ve oy birliğiyle kabul edilen Antalya Deklarasyonu’nda, hükümetler, salgını kontrol altına almaya yönelik dayanışma ve iş birliğini güçlendirmeye davet edildi. Aşı geliştirme, üretme ve tedarik etmenin yanı sıra, koronavirüsün yayılmasının kontrol altına alınmasında ve en iyi uygulamaları paylaşmak için ulusal sağlık yetkilileri arasında bilgi ve deneyim alışverişinin teşvik edildiğini belirten Şentop, gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkeler ile özellikle aşı tedariki açısından savunmasız gruplara çok taraflı finans kuruluşlarından daha fazla mali destek çağrısında bulundu.

‘TERÖRİZM TÜM DÜNYA İÇİN ORTAK TEHDİT’

Salgının toplumlarda, terör örgütlerinin istismar etmeyi hedeflediği zafiyetleri artırdığına dikkat çekilen deklarasyonu okuyan Şentop, şöyle devam etti: “Terörizmin tüm dünya için ortak bir tehdit olduğunu ve mücadele için kapsamlı bir ortak strateji ile birlikte güçlü bir uluslararası iş birliği gerektirdiğini kabul ediyoruz. Ayrıca terörizm ve organize suç arasındaki bağı da dikkate alıyoruz. Şekli ve tezahürleri ne olursa olsun terörizme karşı mücadelemizdeki kararlılığımızı ifade ediyoruz ve isimleri, amaçları veya kökenleri fark etmeksizin tüm terör örgütlerine ve bağlı kuruluşlarına karşı uyumlu çabalara duyulan ihtiyacın altını çiziyoruz.”

TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ HEDEF ALAN EYLEMLERE KINAMA

Terör örgütlerinin ülkelerin birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan eylemlerini göz ardı etmeye veya meşrulaştırmaya yönelik her türlü çabayı kınadıklarını kaydeden Şentop, şöyle devam etti:

“Terörizmin herhangi bir din, milliyet, medeniyet, kültür veya etnik grupla ilişkilendirilemeyeceğinin ve asla ilişkilendirilmemesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Küresel ve bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için, Cammu ve Keşmir ihtilafı da dâhil olmak üzere bölgedeki tüm çözülmemiş sorunların ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uygun olarak çözülmesi gerektiği konusunda mutabık kalıyoruz. Hükümetlerin terörizmin propaganda ve finansmanını etkili bir şekilde önleme ve ortadan kaldırma sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Üçüncü ülkelerin politikalarının ve faaliyetlerinin, suikastlerin de dâhil olduğu terörizmle mücadelenin engellenmesiyle sonuçlanan olumsuz etkileri konusundaki derin endişelerimizi ifade ediyoruz. Terörist grupların hain eylemlerinin mağdurlarına ve ailelerine başsağlığı dileklerimizi ifade ediyoruz. Hükümetlerimize kapasite geliştirme çabalarını ve iş birliğini artırmalarını tavsiye ediyoruz.”

FATF’YE UYARI

Uluslararası terörizmle ilgili Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması hususunda tüm devletlerin taahhütlerini hatırlattıklarını belirten Şentop, “Tüm devletlerin Birleşmiş Milletler Yaptırım Rejimi’nin ve Mali Eylem Görev Gücü (FATF) gibi kuruluşların çalışmalarının siyasileştirilmesinden kaçınması gerektiğini vurguluyoruz. Kesintisiz ulaşım koridorları, istikrarlı küresel sanayi ve tedarik zincirleri, enerji bağlantılılığı ve verimliliği, serbest ve şeffaf ticareti kolaylaştırma tedbirleri ve güvenli yolcu, mal, hizmet ve yatırım akışından toplumlarımızın yararlanabileceği müşterek avantajlara dikkat çekiyoruz” dedi.

TERÖRİZMİN KÖKLERİNE İNME

Şentop konuşmasına şöyle devam etti: “Diyaloğu ve iş birliğini teşvik etme, ihtiyaç duyulan bütünleşik, kapsayıcı, dengeli, birbiriyle bağlantılı ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında önemli bir rol oynayan bölgesel bağlantılılığı güçlendirme ve bunlara ilaveten terörizmin köklerine inme taahhüdümüzü yineliyoruz. Bir sonraki konferansı 2022’de Rusya Federasyonu’nda yüz yüze gerçekleştirmek hususunda mutabık kalıyoruz.”

TERÖR ORTAK TEHDİT

Afganistan Halk Meclis Başkanı Mir Rahman Rahmani, bölgesel birlik için bu türden toplantıların önemli olduğunu belirterek, “Herkesin bildiği gibi dünya sadece terör ve koronavirüsle mücadele etmektedir ve el ele verip korunmalıyız. Bütün bölge ülkeleri aynı safta yer almalıdır. Terörizmi ortak bir şekilde ve doğru tanımlamamız gerekiyor. Terör olgusu ortak bir tehdittir. Bölgemizden tamamen kazımak için iş birliği yapmalıyız. Terörün yıkıcı etkilerini ruhumuzun derinliklerinde hissediyoruz. Afganistan bölge ticaretinde çok parlak bir ticari geçmişe sahiptir. Bölgemizin Orta Asya’ya bağlanmasında çok önemli bir rol oynayabiliriz” dedi.

ÖNEMLİ KONULARDA MUTABAKAT SAĞLANDI

Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkanı Li Zhanshu, çok kapsamlı önemli konularda mutabakatlar sağlandığını belirterek, “Salgın bir kez daha insanlığa çıkarların ortak olduğunu gösterdi. Birlikten ve omuz omuza çalışmaktan başka bir yöntemin olmadığını gördük. Açıklık, şeffaflık içinde beraber kalkınmayı sağlayacağız. Uluslararası adaleti savunacağız. İnsanlık için bunu yaparak adımlarımızı atacağız. Çin, yeni bir kalkınma paradigmasını da bu süreçte beraberinde getirecek. Ortak kalkınma hedeflerini ortak kazanımlarla yürüteceğiz. Birlikten kuvvet doğar” dedi.

PANDEMİ ORTAK RİSKİ HATIRLATTI

Pakistan Ulusal Meclis Başkanı Asad Qaıser, pandeminin dünyayı değiştirdiğini belirterek, “Bize hatırlattı ki ortak risk ve sorumluluklar dünyasında yaşıyoruz. Bu şartlar, bizleri bir arada durmak ve ortak çalışmamız için yollar bulmaya zorluyor. Böylece ekonomilerimiz canlansın. Aşırıcılık ve terörizmle mücadele için yeni yollar bulmalıyız. Bu anlamlı diyaloğumuzu sürdürmemiz gerekiyor. Hepimiz biliyoruz ki terörizm dinamiktir. Bununla mücadele etmek için tepkiden çok proaktif olunması gerekiyor. Ortak engellerin üstesinden birlikte gelmemiz zaruriyet arz ediyor. Hepimizin hem şiddetin hem de yabancı işgalinin mağdurlarının sesi olması gerekir” dedi.

‘DÜNYA BÜYÜK BİR KÖY GİBİ’

Siber güvenlik konusunun önemli bir husus olduğuna dikkat çeken Afganistan Senato Başkan Yardımcısı Mohammad Akbar Stanıkzaı, “Giderek ülkeler arası iş birliği de gerektiren bir husus oldu. Ülkeler kendi güvenlikleri için el ele, omuz omuza hareket etmelidir. Bu bağlamda Çin, Türkiye ve Rusya’dan daha fazla katkı ve destek beklemekteyiz. Önemli bir bölgedeyiz. Asırlardır burada yaşıyoruz, yaşayacağız. Aynı bölgenin insanları olarak bugün ilişkilerimizi karşılıklı saygı ile iş birliğimizi sürdürüp, gelecek nesillere bırakmalıyız. Dünya büyük bir köy gibi, her ülke bir başka ülkeyle ilişki içinde oldu, olacak. Daha uzaktaki ülkeler için kapı komşularımızı ihmal etmememiz gerekiyor” dedi.

‘TERÖRÜN ÇOK FARKLI YÜZLERİ VAR’

İran İslami Danışma Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Mojtaba Zonoori, terörün bir vekalet savaşı olarak yürütüldüğünü belirterek, “Şunu kabul etmeliyiz ki terörün çok farklı yüzleri var. Kibir ittifakı bölgeyi birbirine katıyor. İran’a uygulanan yaptırımlar da bir terör türüdür. Bölgenin artık turizmle anılması lazımdır. Dışarıdan insanlar buraya gelmeli ve burası güvenlikle anılmalıdır. Bölgedeki güvenlik eksikliği hep bu vekalet savaşlarından kaynaklanmaktadır. Terörün ortadan kaldırılması onlardan beklenmemelidir. Onlar bölgenin düşmanlarıdır. Buranın düşmanı olan insanlardan buranın güvenliğinin sağlanması nasıl beklenebilir. Tehlikeli birinden güvenlik lafları duymak inandırıcı olur mu? Hırsıza evinizin anahtarı verilir mi? Bölgemiz insanlarının güvenliği bizim anahtarımızdır ve bunu biz elimizde tutmalıyız. Açgözlü insanlara bu anahtarı vermek olur mu? Burada vekalet savaşlarıyla fırtına koparıyorlar, burada bulunmamaları gerekiyor” dedi.

‘KÜÇÜK ÇOCUKLARIN BEYNİ YIKANIYOR’

Irak Temsilciler Meclisi Güvenlik ve Savunma Komitesi Başkanı Muhammad Ridha Al Haidar, DAEŞ gibi bir terör belasıyla nasıl baş edilebildiyse koronanın da el ele vererek yenilebileceğini söyledi. Irak’ın komşu ülkelerin destekleriyle topraklarını DAEŞ’ten kurtarmayı başardığını söyleyen Haidar, “Irak’a ne yazık ki terör kaynakları komşu Suriye’den sızıyor. Bağdat içerisinde son dönemde bir terör saldırısı oldu. Birçok vatandaşımız şehit oldu. Bunun arkasında yine Suriye’den sızmalar olmuştur. Irak bununla mücadele etmektedir. DAEŞ’e intisap eden kişilerin ailelerinin sorunları vardır. YPG-PYD’nin de Suriye’de büyük bir sorun oluşturduğunu bilmemiz gerekiyor. Küçük çocukların alınıp beyinleri yıkanıyor. Uluslararası toplum nezdinde ideolojilerle de mücadele edilmelidir” dedi.

SURİYE’DEKİ ANAYASA SÜRECİ

Toplantıya çevrim içi katılan ve TBMM Başkanı Şentop’a Türkçe olarak ‘Çok teşekkürler ağabeyciğim’ diyen Rusya Federasyonu Dışişleri Komisyonu Başkanı Leonid Slutskiy, şunları söyledi:

“Iraklı kardeşlerimize hitap ediyorum. Ülkelerimiz arazilerinde yeni bir çatışmaya müsaade etmeyeceğiz. Buna inanıyorum. Suriye’deki anayasa sürecini destekliyoruz. DAEŞ gibi örgütlere karşı başarılar elde edildi.”

(DHA)