GÜNDEM
Giriş Tarihi : 26-09-2021 16:36   Güncelleme : 26-09-2021 16:39

Ülküdaşlar Antalya’da buluştu

Antalya’da Türk Dil Bayramı dolayısıyla düzenlenen ‘Gönül Buluşması’nda ülkücüler kahvaltıda bir araya geldi. İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi ve yaklaşık 300 ülkücü, partili ve siyasinin katıldığı kahvaltıda konuşan eğitimci ve siyasetçi Hasan Dinç, dilin bir milletin tarihi bağlarını güçlendiren, geçmişini geleceğe aktaran ve hiç durmadan akan coşkun bir nehir gibi olduğunu belirterek, “Bir ülkenin milli birliğini yok etmenin en önemli yöntemi, çeşitli uygulamalarla onun önce dilini yok etmektir. Bir toplumu millet yapan ana unsurlardan en önemlisi dildir. Bizim düşünce ve ses bayrağımızdır. Kültürümüzün, kimliğimizin, duygu ve düşüncelerimizin medeni dünyadaki varlığımızın ve hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Dil bir milletin hafızasıdır. Bu gönüllerin buluşması siyasi bir faaliyet buluşması değildir. Kişi ve teşkilâtlarımıza yönelik olumsuz bir tavır değildir. Zaman zaman birbirimizi arayıp soramasak da ne birbirimizi unutur ne de sırtımızı döner ne ihanet eder ne de satarız” dedi.

Ülküdaşlar Antalya’da buluştu

Şüheda PARTAL

Antalya’da Türk Dil Bayramı dolayısıyla düzenlenen ‘Gönül Buluşması’nda ülkücüler kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya, İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, İlhami Okudan, Adnan Kaya ile yaklaşık 300 ülkücü, partili ve siyasi katıldı. Kemer’den de ülkücülerin katıldığı kahvaltıda günün önem ve anlamını anlatan konuşmayı bir dönem belediye başkanlığı da yapan eğitimci ve siyasetçi Hasan Dinç yaptı.

‘NE İHANET EDER NE DE SATARIZ’

Dilin bir milletin tarihi bağlarını güçlendiren, geçmişini geleceğe aktaran ve hiç durmadan akan coşkun bir nehir gibi olduğunu belirten Dinç, “Bu nehir çok iyi korunmalı, kaynağı kurtulmamalı nesilden nesile coşkun şekilde akması sağlanmalı. Bir ülkenin milli birliğini yok etmenin en önemli yöntemi, çeşitli uygulamalarla onun önce dilini yok etmektir. Çünkü; Milli kimliğin, milli birlikteliğinin en önemli harcı ana dildir. Bir toplumu millet yapan ana unsurlardan en önemlisi dildir. Bu nedenledir ki; bizim düşünce ve ses bayrağımızdır. Kültürümüzün, kimliğimizin, duygu ve düşüncelerimizin medeni dünyadaki varlığımızın ve hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Dil bir milletin hafızasıdır. Tek millet Türk milleti, tek devlet Türk devleti, tek vatan Türk vatani, tek bayrak Türk bayrağı, tek dil Türk dilidir. Bu gönüllerin buluşması siyasi bir faaliyet buluşması değildir. Kişi ve teşkilâtlarımıza yönelik olumsuz bir tavır değildir. Bizim dostluğumuz, ülküdaşlığımız okyanuslar misalidir. Buhar olup uçsak da yağmur olup geri döneriz. Zaman zaman birbirimizi arayıp soramasak da ne birbirimizi unutur ne de sırtımızı döner ne ihanet eder ne de satarız” dedi.

‘SİYASİ ÜMMETÇİLERİN DİLİ OLMAZ’

Milli kimliğin, milli birlikteliğinin en önemli harcının ana dil olduğuna değinen Dinç, “Rahmetli Başbuğ’un ‘gönül seferberliğini hiçbir zaman hayatınızdan çıkarmayacaksınız uygulamayı devam edeceksiniz’ vasiyeti vardır. Bu toplantılarımızın özü bu vaziyeti yerine getirme hareketidir. İçinde yaşadığımız dönemde bir dağınıklık söz konusudur. Bugün yağmur olarak hep beraber bir araya geldik ve birbirimiz zaman zaman arayamazsak da görüşemezsek de ne birbirimizi unuturuz ne hukukunu unuturuz ne de değerlerlini göz ardı ederiz ne de ihanet ederiz ne de sırtımızı döneriz. Onun için bu toplantıların manevi havası çok büyüktür. Yabancı bir düşünür olan Max Muller Şöyle der; ‘Türk Dilini incelerken; İnsan zekasının dilde başardığı büyük mucizeyi görürüz.’ Günümüzde; ‘Tek vatan, Tek devlet, Tek bayrak, Tek Millet’ diyorlar. Peki dili nerde? Çünkü siyasi ümmetçilerin dili olmaz. Milletlerin dili olur. Büyük Türk Milletinin dili Türkçedir. Milli kimliğin, milli birlikteliğinin en önemli harcı ana dildir. Bir toplumu millet yapan ana unsurlardan en önemlisi dildir, bu nedenledir ki; bizim düşünce ve ses bayrağımızdır. Kültürümüzün, kimliğimizin, duygu ve düşüncelerimizin medeni dünyadaki varlığımızın ve hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır” diye konuştu.

‘HEP MİLLİ OLALIM’

Türk Dil Bayramı’nın 89’uncu yılını kutladıklarını hatırlatan Dinç, sözlerine şöyle devam etti:

“1932 yılında Büyük Atatürk, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesini kuruyor. 26 Eylül 1932 yılında da Türk Dil Bayramı ilan ediyor. Bu yıl da 89’cunu yıl dönümünü kutluyoruz. Milli olmadan evrensel olamayız olamazsınız. Dünyadaki kural budur. Milli olmadan evrensel olunmaz. Ekonomide milli olacağız ki; milletler mücadelesinde küresel dünya ekonomi mücadelesinde milli varlığımızı koruyabilelim. Dilimiz milli olacak ki; kültürümüzü inançlarımızı duygularımızı düşüncelerimizi önce milletimizi en iyi şekilde anlatalım. Çünkü iletişim en önemli hareketi dildir. Milli olalım, tarihimize, örfümüze, sanayimizde milli olalım. Ama hep milli olalım. Çünkü öbür türlü evrensel olamayız.”

‘AKLIN YOLU BİRDİR’

Gönüllerin buluşmasında kimsenin bir mana çıkarmaması gerektiğini söyleyen Dinç, “Antalya’da 300 bine yakın milliyetçi Ülkücü ve onun yakınında duran ondan geleceğe ümitle bakan insanlar var. Heyecanını kaybeden insanlar topluma yüktür ve biz heyecanımızı kaybetmeyeceğiz. Heyecanımızı milli davamız için taşıyoruz ve millet için taşıyoruz. Bu 300 bin insanımıza tek tek ulaşacağız. Başkanlarımızla beraber teşkilatlarımızla organize bir şekilde beraber gideceğiz. Hiçbir kimse bu gönüllerin buluşması toplantısından başka bir mana çıkarmamalıdır. Çünkü biz öyle bir şey düşünmüyoruz. Siyasi hareketleri biz mi yöneteceğiz? siyasi partiler bizi mi yönetecek? Yıllardan beri en büyük sosyal bedeli ödemiş hareket ülkücü harekettir. Hiç kimse ülkücü hareketin tamamından akıllı değildir. Öyleyse bir bütünlük halinde hareket edelim. Bunda rahmet ve güç vardır. Biz bizi parçalamanın bölmenin birbirimize düşürmenin hesaplarını yapanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Aklın yolu birdir. Çünkü bu topraklarda aklı uykuya yatırmanın tehlikesi çok büyüktür” şeklinde konuştu.