GÜNDEM
Giriş Tarihi : 11-07-2021 15:11   Güncelleme : 11-07-2021 15:11

Tuncel güven tazeledi!

Burdur Gazeteciler Cemiyeti Genel Kurulu cemiyet binasında yapıldı. Tek listeyle gidilen genel kurulda mevcut başkan Kürşat Tuncel güven tazeleyerek yeniden cemiyet başkanlığına seçildi. Tuncel, genel kurulda pandemiden olumsuz etkilenen sektörlerin arasında basının geldiğini ve ayakta kalma mücadelesi verdiğinin altını çizerek, “birlik olma” çağrısında bulundu.

Tuncel güven tazeledi!

Burdur Gazeteciler Cemiyeti Genel Kurulu sonrası mevcut Başkan Kürşat Tuncel, güven tazeleyerek yeniden başkanlığı seçildi. Burdur Gazeteciler Cemiyeti binasında yapılan kongreye; Bölgenin önde gelen basın camiası öncü liderlerinden Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gaye Coşkun, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni, Akdeniz Gazete Sahipleri Derneği Başkanı ve AGF Başkan Yardımcısı Ahmet Duran Yenigün ve Burdur Gazeteciler Cemiyeti üyeleri katıldı.

“DEĞİŞİM KODLARINI ÇÖZMEK ZORUNDAYIZ”

Genel Kurulda konuşan Mevcut Başkan Kürşat Tuncel; “Burdur Gazeteciler Cemiyeti adından da anlaşılacağı üzere ildeki tüm medya kuruluşlarını temsil eden ve meslek kuruluşu olmanın ötesinde Burdur’un meselelerine kafa yoran, çözüm yollarının tartışılması için, çözümlerin bulunması için kafa yoran bir etkili sivil toplum kuruluşu. Ben bu noktada üyelerimizin hepsine teşekkür ediyorum. Malumunuz pandemiden geçiyoruz ve bu pandemi sürecinden en olumsuz etkilenenlerin başında iletişim sektörü geliyor. Bizim işimiz iletişim, sosyal hayat bitince bizim en önemli yaptığımız işin anlamı çok daraldı. Biliyorsunuz. Bu süreçte son genel kurullarda hep basının sorunları dile getiriliyor. Mutlaka birazdan da onlar konuşulacaktır ama şunu görüyoruz ki, pandemi sağlık sorunlarıyla sınırlı kalmayıp başta ekonomik şartlar olmak üzere, sosyal hayatı ve toplumsal düzeni alt üst eden bir süreç ve pek çok değişimin de tetikleyicisi konumunda. Biz basının da bu değişime ya adapte olmak ya da bu değişimin kodlarını çözmek zorundayız var olmak için. Evet sorunlarımız var. Başta biliyorsunuz buradaki hemen hemen tüm arkadaşlarımız maddi şartlar olmak üzere, yaşam kavgası, ayakta kalma mücadelesi veriyoruz ama ümitsiz değiliz. Nihayetinde insanların iletişim ihtiyacı haber alma hakkı her zaman olmuştur. Bir şekilde gazetecilik yaşamaya devam edecektir. Biz buna inanıyoruz” dedi.

“TURİZM SAYFASINI YENİDEN AÇACAĞIZ”

Tuncel; “Bu noktada sevgili başkanım sizlerin desteğiyle 5 yıl önceki görevden beri ilk misyonumuzu turizm misyonu olarak belirlemiştik. Bu noktada epey yol aldık. Sadece pandemide biraz duraklamak zorunda kaldık ama Sagalassos, Kibyra, Salda… Salda biliyorsunuz artık Burdur’un en meşhur markası haline geldi ama biz bunu üç, dört yıl öncesinden bulup programlar yapan ekibiz. Biz turizm vizyonumuzu yine sürdürüyoruz. 31 Temmuz’da bir Karacaören turu planlıyoruz. Bucak Belediyesi iş birliğiyle turizm sayfasını inşallah yeniden açacağız. İlçelere açılmaya devam edeceğiz. İkinci en büyük projemiz, cemiyet buluşmaları. Ofisimiz belki küçük gelebilir ama cemiyet buluşmalarını şöyle çok önemsiyoruz; muhataplarımızı, kamuoyunun dinamiklerini buraya çekip burada misafir etmek istiyoruz. Çünkü biz bu mekânın Burdur’un sorunlarının tartışıldığı çözüm önerilerinin bulunduğu bir platforma dönüşsün istiyoruz. Meslek örgütü olmanın dışında en önemli projelerimizden birisi Basın Akademisi Projesi epey yol almıştık MAKÜ ile bir iş birliğimiz var. Bu konuda Mevlüt başkandan da destek aldık. Eskişehir modeliyle Antalya’nın hayata geçirdiği basın akademisi projelerinden esinlenerek Burdur şartlarına uyarlanıp hatta Antalya’dan farklı tarafımız sosyal medya ve internet medyacılığını daha da çok ekledik. Çünkü o zamanlar o programlarda orada o kadar yaygın değildi. Bu dönemde sayın Rektörümüzle de kesinlikle bir sözü var. Kurumsal iletişim merkeziyle en yakın zamanda protokolü yapıp yaklaşık 6, 7 ay sürecek sertifikası, tanınırlığı mesela gençler işe başladıklarında referans kabul edilecek bir eğitim projesi bu proje. Yine BAKA Teknik Destek programından faydalanmak istiyoruz. Mesela Burdur basın tarihi, bu konuda en önemli uçlardan birisi. Cumhuriyet döneminden geçmişten bugüne dek Burdur basınındaki tecrübeleri, birikimleri bir araya getiren bir kitap çalışmasına imza atmak istiyoruz. Yine 35 yılından sonra Taraşlı ailesinin Burdur’a gelmesiyle başlayan gazetecilik, matbaacılık mecrası, 54 yılındaki mesela, ardından 90’lı yıllara doğru Kanal 15, Burdur FM ve günümüzdeki internet siteleriyle birlikte Burdur basın tarihinin bir araya getirildiği hem akademik hem mesleki tarafı olan bir çalışmaya daha imza atmak istiyoruz. Sizler eğer yetki verdiğiniz takdirde tekrar hatırlatıyorum. Turizm vizyonumuz, Burdur basın tarihimiz ve cemiyet buluşmalarını inşallah hep birlikte yapmak nasip olur.” ifadelerini kullandı.

Tuncel’in konuşmasının ardından gündem maddelerine geçildi.

Gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından açık oylama ile yapılan kongrede Kürşat Tuncel, yeniden Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’na seçildi. Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’na yeniden seçilen Kürşat Tuncel’in Yönetim Kurulu Listesi şöyle;

Asil: Abdurrahman Kızılkaya, Bilal Karasakal, Harun Sivrikaya, Kürşat Tuncel, Meral Öztürk, Mesut Madan, Onur Özkan, Serkan Şimşek, Süleyman Taraşlı. Yedek: Salih Tutum, İzzet Tonkaz, Murat Çoban, Haluk Sağlam, Faruk Dumlupınar, Hatice Dursun, Muhammet Teker, Hüseyin Aksoy, Muhammet Fatih Başcı.

Kongrenin ardından basın mensupları öğle yemeğinde bir araya geldi.

Burada da Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı Gaye Coşkun ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni, basın mensuplarına konuşma yaptı.

“BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ”

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Başkanı Gaye Coşkun, “Öncelikle Genel Kurul’un hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kürşat bey ve yeni seçilen yönetim kurulu güzel işlere imza atacağından eminim. Bizde Federasyonumuz olarak bu süreçte Burdur Gazetecileri için ve Cemiyetimiz için yapabileceğimiz her ne varsa ortak projelerde ve gündeme getirilmesi gereken konularda birlikte ebetteki çalışacağız. Akdeniz Gazeteciler Federasyonu, Akdeniz Bölgesi’nin tüm cemiyetlerinin bir araya gelmesiyle kurulmuş güçlü bir yapı. Hakikaten Türkiye geneline baktığımız zaman federasyonumuz diğer federasyonlara göre çok daha aktif çok daha başarılı ve ismini çok daha iyi bir noktaya taşımış bir federasyon. Bunun devamı içinde elimizden geleni yapacağız. Ama ben söylüyorum cemiyetlerimizde özellikle mevcut yönetimlere vereceğiniz destek, çalışmalara göstereceğiniz katılım yöneticilerin sizden alacağı güç bizim federasyonumuza vereceği gücü sağlamakta. Dolayısıyla öncelikle Kürşat bey, sonra da kendim için sizlerden bu desteği istiyorum. Diliyorum bu süreçte başarılı çalışmalara hep birlikte imza atarız. Güzel zamanlarda, medyamızın içinde bulunduğu ve geçmekte olduğu süreçte yaşadığı sıkıntıları en azından sıfırlamasa da daha minimize ettiği zamanlarda diliyorum ki çalışmalar yapma fırsatımız olur” dedi.

“SIKINTI ÇOK BÜYÜK”

Coşkun; “Sıkıntılar çok büyük, hemen hemen her yerde benzer konuları konuşuyoruz. İşte dijital medyanın geldiği nokta ki dijital medya da bile ciddi bir kontrolsüzlük var. Herkes gazeteci. Gazetelerimizin ya da gerçekten gazeteci kimliği taşıyan arkadaşlarımızın yaptığı yayıncılık, dijital yayıncılıktan söz etmiyorum, onlara da sekte vuran, kendi cep telefonuyla video yayınlayan, kendi cep telefonuyla sosyal medya hesaplarıyla hepimizle yarışan, vergi ve sigorta ödeyen gazetelerimizle kendini eşdeğer de gören, gazetecilik, yeni gazetecilikle de mücadele ediyoruz. Bu tür sıkıntılar içerisinde tabi ki yaşadığımız süreçte pandeminin yarattığı bir takım ekonomik sıkıntılar oldu. Yayın kuruluşu sahipleri bunun en çok acısını çeken ya da stresini yaşayan insanlar oldu ama biz çalışanlar için de gerçekten sıkıntılı bir süreçti. Bütün bunların da geride kaldığı bir çalışma dönemi olmasını dilerim. İnşallah dilerim diyorum çünkü; kısa zaman da çok aydınlık görünmüyor bana göre medyanın geleceği. Ama başlangıçta hepimiz kendi mesleğimizin derneğine sahip çıkmaya başlayarak ya da bunu yapıyorsak da daha da aktif yaparak gerçekten gazeteciliğin etik değerleri ve ilkeleri ile gazeteciliği gerçekleştirdiğimiz sürece belki bu diğer bize sekte vuranlarla mücadeleye başlamış oluruz. Bu açıdan da hepimizin işimizi yaparken belki bir tık daha gayretli ama bir tık daha özverinin dışında değerleriyle, ilkeleriyle, duruşuyla, doğruluğuyla gerçekten haberciyi, gazeteciyi diğer taraftan ayıran duruşu sergilemesini diliyorum. Herkes bunun için elinden geleni yapıyordur ama ben kurtuluşun biraz da orada olduğunu düşünüyorum. Ancak değerimiz belki o süreçte anlaşılabilecek. İnşallah her şeyin çok daha güzel zamanlarda birlikte olalım” ifadelerini kullandı.

“ANTALYA İLE BURDUR GAZETECİLER CEMİYETİ KARDEŞ KURULUŞLAR”

Mevlüt Yeni, “Burdur’a ben her geldiğimde kendi evime geliyor gibi hissediyorum. Tabii ki ben Antalya’nın yerlisiyim ama bizim bir parçamız, benim de her daim temsilcilik yaptığım dönemlerde de bölge olarak bana bağlı olan bir ilimizdi. Hiçbir zaman elimi ayağımı Burdur’dan çekmedim. Her daim buraya hem meslektaş ziyaretleri hem diğer kendi çalıştığım kurumların buraya daha fazla değer vermesi, daha fazla haberlerine yer vermesi açısından da gerek Sabah’ta, Akşam’da, Tercüman’da burada birlikte çalıştığım arkadaşlarım da var. Dolayısıyla burada olmaktan, sizlerin arasında olmaktan, hele hele böyle Türkiye’de pek alışık olmadığımız dernek seçimlerine böyle birlik beraberlik içerisinde dayanışma içerisinde bir kongreye tanık olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Evet biz Antalya Gazeteciler Cemiyeti ile Burdur Gazeteciler Cemiyeti kardeş kuruluşlar aynı coğrafyanın aynı haritanın yakın olmamız baka da bile birlikteyiz. Orada bile ajansımız ortak değerleri bir araya getirme, geliştirme açısından kuruluşmuş bir ajans biliyorsunuz. Dolayısıyla; Burdur’u, Isparta’yı, Antalya’yı birbirinden ayıramayız. Ben gazeteciliğimde de bunu ayırmamaya çalıştım” diye konuştu.

“DAĞILMAYA DEĞİL BİRLİKTE OLMAYA İHTİYACIMIZ VAR”

Yeni, “Tabi değerli genel başkanım teşekkür ediyorum kendisine. Benle ilgili güzel şeyler söylerken biraz mahcubiyet duydum çünkü bunlar bir meziyet oluyor maalesef. Örnekleri az olunca doğal olan şeyler meziyet haline dönüşüyor. Normalde benim yaptığım şey Türkiye’de, Dünya’da STK kavramı anlayışında doğal olan bir süreçti. Ama bu doğal süreçte tabi ki bazı örnek olmamız gereken ufak dokunuşlar da yaptık bunu söylemeden geçemem. Şimdi biz ayrıştırmak için değil hep birleştirmek bir olmak birlikte olmak için bir şeyler yapmak gayreti içerisinde olduk. Arkadaşlar, birlikte olmaya ihtiyacımız var. dağılmaya değil. Çünkü biz yeterince dağıldık zaten. Sektörümüz şu anda yoğun bakımda. Eğri oturalım doğru konuşalım bu matbaa çalışanımızdan, sahadaki muhabire kadar her birimizin ekmeğini yakından ilgilendiren meseleler bunlar. Onun bir derneği olsunun bunun bilmem neyi olsun, federasyonu olsun ona makam yaratalım buna rozetimizi kullandıralım yiyip içip gezsinler, ondan sonra benim Burdur'daki meslektaşım, emekçi kardeşim evine ekmek götürürken ayın sonunu nasıl getireceğim? Benim Burdur’daki gazetem çalışanın maaşını ay sonunda nasıl ödeyeceğim diye bunu düşünsün. Yok öyle yağma o yüzden biz kendi bölge örgütlenmemizi, federasyonumuzu bunun için çünkü biz de şu anda adında Türkiye olan bir federasyonun kurucusuyduk. Ben 3 yıl başkanlığım döneminde oradaydık. Bir kere benim cemiyetimin önünden geçmediler. Benim bir tane sorunumla ilgilenmediler. O zaman ben cemiyetimin rozetini, cemiyetimi bunlara niye kullandırayım. Ama bakıyorum her yerde Antalyada bizim üyemiz, Burdur'da bizim üyemiz, Konya'a bizim üyemiz, Isparta da bizim üyemiz diye dolaşıp belediyelerde sağda solda yiyip içiyorlar.

"YERLİ, MİLLİ FEDERASYON BİZİM"

Ama sektörün sorunları ne oluyor? nereye gidiyoruz? Nereye koşuyoruz? Bunlarla ilgilenen yok. Bunun için ben bir bayrak açtım. Biz bu işlerden maaş almıyoruz. Prim almıyoruz. Ekstra bir gelir elde etmiyoruz başkaları gibi. Gönüllü olarak ben Akdeniz bölgesindeki meslektaşlarımı bir araya getirecek, birlik ve beraberlik içerisinde kendi sorunlarını kendi yerinde çözüm üretecek bir örgütlenmeye gitmek istedim sağ olsun Adnan başkanım o dönem başkandı ve Ercan abi olsun buradaki meslek büyüklerimiz geldik birkaç kendimizi tabi ki ifade edene kadar biraz zorlandık ama bizim şahsiyetimizle ilgili Antalya cemiyetiyle ilgili problem yoktu. Buraya geldiğimizde sizinle Mevlüt başkan sizi her zaman başımızın üstünde yeriniz var federasyon olayını bir düşünelim. Bu nasıl bir şey dediler. Nihayetinde dedik ki bu Mevlüt Yeni meselesi değil bu hepimizin meselesi hepimizin ortak bir federasyonu olsun. Adı Akdeniz. Biz Akdenizliyiz, halis mulis yerli milli bizim bölge federasyonumuz. Kendimiz kurduk bizim cemiyetlerimiz kurdu. Bir yerlerden sonradan monte olmadık. Nihayetinde burada Adnan başkanıma çok teşekkür etmek istiyorum neden çünkü o süreçte Burdur'un bu federasyona dahil olması noktasında sizlerle olsun, yönetimiyle olsun yaptığı istişareler neticesinde bugün çok güzel bir yere geldik. Hep beraber. Dolayısıyla daha sonraki başkanlarımız, Kürşat başkanım ve diğer üyelerimiz bize kucak açtı burada. Belki dört defa federasyonumuz burada etkinlik yaptı. Dört defa her ilde yaptı. Yani 4 tur attık. Maraş'ta, Hatay'da, Burdur'da, Kıbrıs'ta işte bunun için kurulduk biz. Kapımızın önünden geçmeyen insanlara biz niye prim verelim” diye konuştu.

“BURDUR BASINI KAZANDI”

“Dolayısıyla ben hep şunu söyledim Kürşat başkanıma da, sahadaki genç arkadaşlarımızın muhabirlerimizin, yazar çizer büyüklerimizin dahil olmadığı hiçbir oyun oyun değildir” diyen Mevlüt Yeni; “O oyun neticesinde başarı elde edemeyiz. Ben her buraya geldiğim de aman sahadaki muhabir arkadaşları da çağırın, ben onları görmek istiyorum. Çünkü Federasyon başkanı, yönetimi geliyor, Burdur’da Burdur şişi yiyor, köfteyi yiyor, biz yüzlerini bile görmüyoruz çekip gidiyorlar. Ya ne iş yapıyor bu adamlar, benim eleştirdiğim şey bu değil miydi? Geliyorlar yiyorlar, içiyorlar gidiyorlar. Muhabirden, sahadan, yönetimimizden haberleri yoktu. O zaman ben eleştirdiğim şeyi yapmamalıyım. Dolayısıyla 7 yıl birlikte ekmeğinizi yedik, suyunuzu içtik veda dedik ama bu bir veda değil. Bu size bir allaha ısmarladık demek şimdilik bir mola demek. Ben bir yıl aranızda olmayacağım. 2022 yılında ama bu sektörüm için gelecekte vereceğim mücadelenin sonu değil bu. Aslında başlangıcı olacak. Bundan sonraki hayatımda ben daha çok uluslararası arenada hem kendi bölgemizi hem de ülkemizin medyasını temsil etmek istiyorum. Uyduruk yapılarla değil. Onun için de tarzanca olan dilimi akademik bir seviyeye getirmem gerekiyor. 57 yaşındayım benim için belki radikal bir karar ama 1 yıl belki bana hiç ulaşamayacaksınız, sosyal medya dahil. Tamamen Türkçeyi bloke ediyorum öğrenmem için bunu yapıyorum. Bakalım başarabilecek miyim? Sizin hepinizi yürekten içten, bugünkü gördüğüm manzara karşısında tebrik ediyorum. Burdur basını kazandı. Burada yöneticiler semboldür. Temsil ederler. Hata yaparlarsa kongrede giderler. Ama yönetimin, başkanın hata yapıp yapmamasının yegane sorumluları üyelerdir. Üye cemiyetine, yönetimine sahip çıkacak. Bir cemiyetin büyümesi için bir ilde bir ilçede bir kasabada gazetecinin itibarının yükselmesi için gazetecilerin birbirini yememesi gerekiyor. Birbirine sahip çıkması gerekiyor. Birbirimizi çekiştirdiğimiz sürece zaten böl parçala yönet gazetecilerin kavga etmesi çok insanın işine geliyor. Kavga etmeden birlik ve beraberlik içerisinde bir süreci tamamlamamız lazım” diyerek sözlerine son verdi.

(Haber Merkezi)