GÜNDEM
Giriş Tarihi : 28-01-2020 09:49

‘Topaloğlu sürgünde’

Eski TBMM Başkanvekili, ekonomist, akademisyen ve gazeteci-yazar, Halis Uluç Gürkan, gazetemizi ziyaret etti. Gürkan, “1999 seçimlerinde biz sürgündekiler Demokratik Sol Parti’yi Türkiye'nin birinci partisi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi baraj altı kaldı. Kemer'deki durumda bir anlamda buna benziyor. Ama inanıyorum ki CHP, Necati başkana kucağını açacaktır ve CHP adaylığı konusundaki zaafını eksikliğini hoş bir şekilde giderecektir ve sürgüne son verecektir” dedi.

‘Topaloğlu sürgünde’

Ahmet Duran YENİGÜN

Ankara’da 24 Ocak 1993 tarihinde evinin önünde otomobiline konulan bombanın infilak ettirilmesi sonucu öldürülen Uğur Mumcu için CHP Kemer İlçe Başkanlığınca anma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşmacı olarak Kemer’e gelen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Ufuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi, ekonomist, 19., 20. ve 21. dönem Ankara Milletvekili, eski TBMM Başkanvekili gazeteci-yazar, Halis Uluç Gürkan, etkinlik öncesi CHP Kemer İlçe Başkanı Hüsnü Ünal ile birlikte Gazetemizi ziyaret ettiler.

 

‘ONLAR KENDİLERİNİ UNUTTURMADI’

Gazetemiz ziyaretinde açıklamalarda bulunan Gürkan, “Değerli hocam Muammer Aksoy bundan 30 yıl önce 31 Ocak 1990'da, sevgili arkadaşım Uğur Mumcu bundan 27 yıl önce 24 Ocak 1993'te katledildi. Onları unutmadık. Daha doğrusu onlar kendilerini unutturmadı. Her yıl 24 Ocak Uğur Mumcu'nun ölüm tarihi ile Muammer Hoca'nın öldüğü 31 Ocak 1 hafta boyunca Uğur Mumcu'nun ve Muammer Aksoy'un yaşamlarını adadıkları çağdaş Türkiye için vazgeçilmez ilkeler olan adalet ve demokrasi arayışını bir göstergesi olarak kutlanıyor anılıyor. O hafta içinde biz Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy'u bir geçmişe dönük ahit bir geçmiş günlerin özlemi bir tür nostalji olarak anıyoruz. Onları anlamaya, onların yaşamları uğruna verdikleri Atatürk'ün izinde ki kendini kabul ettirmiş bir dünya oyuncusu olan Türkiye idealine ulaşmak için bir arayış ortaya koyuyoruz” dedi.

Kemer’den aldığı daveti onur duyarak kabul ettiğini belirten Gürkan, “Bu doğrultuda anılarımı düşüncelerimi paylaşmak ve çok onurlu bir hizmet olarak gördüğüm için gerçekten bu çağrıyı gerçekleştiren beni Kemerli Atatürkçülerle Uğur Mumcu Muammer Aksoy sevdalıları ile buluşturan ilçe başkanımız Hüsnü beye de çok teşekkür ediyor ve şükranlarımı sunuyorum. Yapılan seçimlerde Kemer'de Cumhuriyet Halk Partisi kaybetti. Seçimi kazanan arkadaşımız aslında özünde CHP’li. Necati başkanın konumu benim ki gibi olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

‘NECATİ BAŞKANI SÜRGÜNDE OLARAK ALGILIYORUM’

Aktif siyaset günlerindeki konumu nedeniyle hep eleştirildiğine dikkat çeken Gürkan, sözlerine şöyle devam etti:

“Ben parlamentoda 1992 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeniden açılmasını katkı koyan 21 milletvekilinden biriydim. CHP yeniden açıldığında orada yerimizi aldık. Daha sonra CHP’nin birleşme sürecinde bu birleşmenin doğal akışı içinde Bülent Ecevit’in olması gerektiğini savunduk, ama olaylar farklı bir noktaya çekildi ve siyasi yaşamıma Bülent Ecevit ile birlikte Demokratik Sol Parti’de devam ettim. Meclis başkanvekilliği yaptım Demokratik Sol Parti’den Ama 1999 seçimlerine girerken son derece ilginç bir olayla karşılaştım, Ankara milletvekiliyim yeniden adayım ve meclis başkan vekiliyim büyük bir toplantıya gittiğimde kürsüde beni takdir eden genç kızımız ya hinliğinden ya cinliğinden ya da dilinin sürmesinden ya da bilmediğinden emin değilim beni şöyle anons etti: ‘Şimdi Meclis başkan vekilimiz CHP Ankara Milletvekili Halis Uluç Gürkan’ salon birden ayağa kalktı. Kahkahalar bir tezahürat başladı. ‘Gürkan yuvaya Gürkan yuvaya’ diye, bir dakika dedim ‘ben Cumhuriyet Halk Partili doğdum ve annem babam Cumhuriyet Halk Partili. Cumhuriyet Halk Partili olarak da öleceğim. Ama şu an sürgündeyim, çünkü CHP’yi yönetenler CHP'li değil’ müthiş bir alkış kıyamet koptu. Yani bu sözlerimle şimdi burada belediye başkanı olarak Demokratik Sol Parti’den seçilen Necati başkanı da sürgünde olarak algılıyorum ve bakın 1999 seçimlerinde biz sürgündekiler Demokratik Sol Parti’yi Türkiye'nin birinci partisi yaptık. Cumhuriyet Halk Partisi biliyorsunuz baraj altı kaldı. Kemer'de ki durumda bir anlamda buna benziyor. Ama inanıyorum ki CHP, Necati başkana kucağını açacaktır ve CHP adaylığı konusundaki zaafını eksikliğini hoş bir şekilde giderecektir ve sürgüne son verecektir.”

‘TÜRKİYE'Yİ CİDDİYE ALAN BİR ÜLKE BİLE KALMADI’

Türkiye'nin yeniden çok ciddi derecede bir dış politika değişikliğine ihtiyacının olduğuna işaret eden Gürkan, “Şu an Türkiye, turizm anlamında güzellikleri ile ucuz hoşça vakit geçirilecek bir yer. Bazı tarihi başka yerler itibariyle değerleri itibari ile ilgi duyulan bir ülke olmakta. Bu önemli ama sadece bugünkü olmakla yetinmemek gerekiyor. Bu çerçevede Türkiye'ye aynen cumhuriyetin ilk dönemlerindeki 1920’li 1930’lu yıllarda olduğu gibi dünyada ağırlığı olan ne dedin ne diyeceğini merak edenler ve o ağırlığının etkisini hissedildiği bir ülkeydi. Bunu biz 1970'li yıllarda 1990'lı yıllarda da yaşadık; Türkiye dediği dinlenen, dediğinin gereği yapılan, gereği konusunda bir aksama olduğu takdirde de Türkiye'nin gereğini yaptırdığı bir ülkeydi. Ama bu özelliğini Türkiye kaybetti. Bölgesinde dünyada hemen hemen sözünü dinleyen Türkiye'yi ciddiye alan bir ülke bile kalmadı. İşte geçmişte arabuluculuk yaptığı Ortadoğu ülkelerinin bir kısmında Büyükelçiliği dahil. Türkiye'nin yeniden çok ciddi derecede bir politika değişikliğine ihtiyacı var. Atatürk bunu 1920'li 1930'lu yıllarda son derece başarıyla uyguladı. Rahmetli Bülent Ecevit'in CHP ve DSP Genel Başkanı olarak Başbakanlık yaptığı 1970’li 1990'lı yıllarda Türkiye'yi dünyada ön plana çıkarttı. Bölge merkezli dış politika anlayışını yeniden getirip yeniden dünyaya ağırlığını, caydırıcılığını ve etkisini ortaya koydu. Turizm bağlamında da bu nedenle de ayrıca ilgi çeken değer bulunan bir ülke haline gelmesini arzu ederim. O zaman gerçekten Türkiye turizm bağlamında İspanya, İtalya ve Fransa ile yarışır hale gelebilecektir. Sadece doğal güzellikleri ile sadece tarihi zenginlikleri ile bir yere kadar gidebilir. O da Arap ağırlığı arttıkça etkisini getirebilir. Belki sahilde bunu hissetmiyorsunuz ama İstanbul ve Ankara'da bu yavaş yavaş hissedilmeye başlandı. Bunu aşıp Türkiye'yi dünyanın cazibe merkezi haline getirmek ancak çok köklü dış politika yanlışlarını aranıp yeniden Türkiye'ye Atatürk'ün bölge merkezli dış politika anlayışına geçmekle mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.

 

HALİS ULUÇ GÜRKAN KİMDİR?

Halis Uluç Gürkan, 1945 Urfa doğumludur. İlköğreniminde Trakya’da beş ayrı okulda okuyan Gürkan, ortaöğrenimini Talas Amerikan Ortaokulu ve Tarsus Amerikan Lisesi’nde yaptı. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladı.

Gürkan gazeteciliğe 1969 yılında Devrim Gazetesi’nde Doğan Avcıoğlu’nun yanında başladı. 12 Mart (1971) askeri müdahalesi sonrasında tutuklandı. Yargılanıp beraat etmesine rağmen askerlik görevini “sakıncalı piyade” olarak yaptı.

1974-1991 yılları arasında ANKA Ajansı ile Sabah ve Güneş gazetelerinde çalıştı. Bu dönemde Çağdaş Gazeteciler Derneği (1982) ve İstanbul Gazeteciler Cemiyeti (1990) tarafından “yılın gazetecisi” seçildi. 1990 ve 1991 yıllarında ayrıca, Örsan Öymen ve Bülent Dikmener haber ödüllerini aldı.

Gürkan, 1991-2002 yıllarında üç dönem Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye seçildi. Bu dönemde ayrıca, AGİT Parlamenter Asamblesi ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde Başkan Yardımcısı, BAB Parlamenter Asamblesi Türk Gurubu Başkanı, TBMM’de Meclis Başkanvekili oldu.

2003-2012 yılları arasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde dış politika ve medya-siyaset ilişkisi alanlarında dersler verdi. Halen ODTÜ “Media and Cultural Studies” yüksek lisans programında ve Ufuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Uluç Gürkan, Atatürkçü Düşünce Derneği, Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Mülkiyeliler Birliği ve Çağdaş Gazeteciler Derneği üyesidir.

Sabah, Güneş, Dünya ve Star gazetelerinde yayınlanmış çok sayıda köşe yazısı bulunan Gürkan, Ermeni Sorunu’nu Anlamak (Belge-Söyleşi / Destek Yayınları), Malta Yargılaması – Ermeni Katliamı Suçlaması ve Karar (Kaynak Yayınları) ve Atatürk’ün izinde Türkiye Dünyayı Değiştirecektir (Tekin Yayınları) başlıklı kitapların yazarıdır.