GÜNDEM
Giriş Tarihi : 04-05-2021 17:48   Güncelleme : 04-05-2021 17:48

Seracıların durumu içler acısı

Kemer’in Kiriş Mahallesi’nde seracılık yapan Oğuz Kavuz, Osman Can, Emin Avcı, Asım Can, Osman Akın, Şaban Kavuz ve Onur Özer’i ziyaret eden CHP Antalya Milletvekili Av. Cavit Arı, 17 günlük kapanma kararının üreticileri perişan eden bir karar olduğunu belirterek, “Şuan tam çiftçinin para kazanacağı hasadın bol olduğu günlerdeyiz. Üreticimiz önce masraflarını çıkartacak, sonra eğer elde edebilirse üç beş kuruş kar edeceği bir zamanda, bu 17 günlük hesapsız ve plansız yapılan kapamayla sadece ve sadece bu süpermarketlerden alan olursa onlar alacak. Siz kapalı alanda süpermarketlerden alıveriş yapılmasına izin veriyorsunuz, ancak açık alanda kontrollü bir şekilde açılacak pazarlara izin vermiyorsunuz. Nereden bakarsanız bakın yanlış bir uygulama ve bu yanlıştan bir an önce vazgeçilmeli. Üreticilerimiz gübre ve ilaçlamadan vazgeçerse, ürünü kurumaya terk ederse, bugün çok uygun fiyatlarda olan meyve-sebzeler 15-20 gün sonra fiyatları 2’ye 5’e katlanmış bir şekilde vatandaş almak zorunda kalacak” dedi. Seracı Oğuz Kavuz ise, mayıs ayının gelmesiyle domates, biber, salatalık gibi ürünlerin gün aşırı toplanması gerektiğine işaret ederek, “17 günlük kapanmadan dolayı elimizdeki tüm mahsuller dalında kalıyor. Mesela domates bu hava şartlarında iki gün beklediği zaman artık salça bile olmuyor, tamamen çöpe gidiyor. Yani bu zamanda bu mahsuller dalında beklemez” diye konuştu.

Seracıların durumu içler acısı

Ahmet Duran YENİGÜN- Şüheda PARTAL

CHP Antalya Milletvekili Av. Cavit Arı, İlçe Başkanı Hüsnü Ünal ile birlikte Kemer’in Kiriş Mahallesi’nde seracılık yapan Oğuz Kavuz, Osman Can, Emin Avcı, Asım Can, Osman Akın, Şaban Kavuz ve Onur Özer’i ziyaret etti. 17 günlük kapanma kararı sonrası ürünlerin dalında kaldığını ve zor durumda olduklarını belirten sebze-meyve yetiştiricileri ürünlerini canlı tutmak için ellerinden geleni yaptıklarını ancak havaların ısınmasıyla ürünlerin çürümeye başladığını söylediler.

‘İKİ GÜN BEKLEDİĞİ ZAMAN ARTIK SALÇA BİLE OLMUYOR’

Seracılar adına açıklamada bulunan ve aynı zamanda pazarcılıkta yapan Oğuz Kavuz, mayıs ayının gelmesiyle domates, biber, salatalık gibi ürünlerin gün aşırı toplanması gerektiğine işaret ederek, “Biz bu ürünleri mayıs ayının gelmesiyle günlük toplamak zorundayız. 17 günlük kapanmadan dolayı elimizdeki tüm mahsuller dalında kalıyor. Salatalıklar gün aşırı toplanmalı. Mesela domates bu hava şartlarında iki gün beklediği zaman artık salça bile olmuyor, tamamen çöpe gidiyor. Kabağımız, biberimizde aynı şekilde. Yani bu zamanda bu mahsuller dalında beklemez, kışın olsa beklerdi. Eğer şubat ayında olsaydık beklerdi. Kapanma sonrası elimizdeki mahsulleri satmamız için seralara iyi bakmamız lazım. Ancak bununda maliyet açısından bize çok yükü oluyor. Mesela mahsul para etse de etmese de biz şuan gübreleme yapıyoruz ve bunu mecburen yapıyoruz. Bizde normal şartlarda hal fiyat listesi olan 1,5 liradan biberi almaları gerekir, ancak şuan bizden almıyorlar, çünkü halden satamıyorlar. Pazarlar kapalı olduğu ve tüccar gelmediği için bu mahsulü biz marketlere verdiğimiz zaman 1,5 liradan alacak, içinden en güzellerini seçecek ve kendi reyonunda 7 liraya satacak. Ama pazarlar açık olsa bu mahsuller her bütçeye göre satılacak. Aslında bu kapanma düşünülmeden yapılan bir kapanma. Şu anda çiftçiler olarak biz çok mağdur durumdayız” diye konuştu.

ARI: ÜRETİCİLERİMİZİ PERİŞAN EDEN BİR KARAR OLDU

17 günlük kapanma kararının üreticileri perişan eden bir karar olduğunu belirten Milletvekili Cavit Arı da, “Alınan karar çiftçilerimizin de ifade ettiği gibi hesapsız, kitapsız, plansız bir şekilde alınmış ve bugün buradaki çiftçilerimizden başlayarak Antalya’daki ve hatta Adana’dan Muğla’ya kadarki olan şeritte bulunan tüm üreticilerimizi perişan eden bir karar oldu. Şuan açık alanda 30 dereceye varan hava sıcaklığı var. Bu hava sıcaklığında bu gördüğünüz ürünler nerdeyse günlük yetişir vaziyette. Yani her gün bizim üreticimiz bu ürünü hasat eder bir halde. Şimdi bu hasat ettiği ürünü satması lazım ki, gübre ve ilacının parasını karşılayabilsin. Şuan tam çiftçinin para kazanacağı hasadın bol olduğu günlerdeyiz. Üreticimiz önce masraflarını çıkartacak, sonra eğer elde edebilirse üç beş kuruş kar edeceği bir zamanda, bu 17 günlük hesapsız ve plansız yapılan kapamayla sadece ve sadece bu süpermarketlerden alan olursa onlar alacak. Pazarcımız almıyor, çünkü pazarını kuracağı yer yok. O nedenle de pazarcı gelip buralardan ürün almıyor. Pazarcı buradan ürünleri alsaydı, örneğin bu biberi 2 liradan alacaktı ve pazarda bu biberi masraflarıyla birlikte vatandaşa 3 liradan bilemediniz 4 liradan satacaktı. Bu şekilde hem arkadaşlarımız ürettiği mahsulün karşılığını alacaktı hem de vatandaşlarımız taze bir şekilde meyve-sebzesini daha ucuz alacaktı. Şimdi sadece süpermarketler kaldı, onlarda 1,5 liraya aldığı ürünü 8-9 lira gibi rakamlara vatandaşlara satar vaziyette” dedi.

‘BU HALKADAKİ HERKES ZARAR GÖRDÜ’

Kapanma kararında üreticiden tüketiciye kadar birçok kesimin zarar gördüğünü aktaran Arı, “Bu karar hesaplanmadan alınan bir karardır. Bu işten üretici, tüketici ve üreticiden alıp tüketiciye satan aracı dediğimiz yani pazarcılar zarar görmüştür. Tabi bunların içinde hal esnafı da var. Yani zararı herkese. Buradaki üreticimiz, ürünü para etmese de kurumaması için sulamak ve gübrelemek zorunda olduğunu söylüyor. İşte bu gübre torbası 300 TL, bu torbadan bir tane kullanacak ve bu biberden 300 kilo satacak ki bunun borcunu ödesin. Şimdi para ettiremezse ürününü, belki de veresiye aldığı gübresinin ilacının ürünlerini satamadığı için parasını ödeyemeyecek. Yine birçok yerde olduğu gibi çiftçimiz esnaftan alışveriş yapar ve ‘ürünümü sattığım zaman borcumu ödeyeyim’ der. Üreticimiz para elde edemediği ürününden esnafa olan borcunu da ödeyemeyecek. Yani bu halka çok geniş bir halka ve bu halkadaki herkes zarar gördü. Bu zararın müsebbibi de bu sorumsuz ve plansız bu kararı alan siyasi iktidardır. Çiftçimizi, üreticimizi ve hatta halkımızı düşünmeden alınmış bir karardır bu karar. Doğru bir karar değildir. Gerçekleri görmeyen, gerçekleri bilmeyen kişilerin aldığı bir karardır” diye konuştu.

‘BU YANLIŞTAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİ’

Cumartesi günleri sebze-meyve pazarlarının açılacağına yönelik sosyal medyada haberler çıktığına değinen Milletvekili Arı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yetkili kişiler tarafından yapılmış bir paylaşım değil. Ancak doğru olduğunu bile varsayarsak, burada ürünler günlük hasat ediliyor ve haftada cumartesi günü kurulacak pazarla da bu işe çözüm bulamazsınız. Haftada bir gün cumartesiyi kurtararak geçici bir çare arayışı içerisinde olmaları da bu kararı alanların aslında çırpınışından başka bir şey değildir. Bu vatandaşımızın üreticimizin derdini görmeye yetmez. Eğer açılacaksa kontrollü bir şekilde pazarlarda belli bir sayıda pazarcı ve vatandaşın kontrolleri yapılarak açılsın. Siz kapalı alanda süpermarketlerden alıveriş yapılmasına izin veriyorsunuz, ancak açık alanda kontrollü bir şekilde açılacak pazarlara izin vermiyorsunuz. Nereden bakarsanız bakın yanlış bir uygulama ve bu yanlıştan bir an önce vazgeçilmeli.”

‘YİNE BELLİ KİŞİLER PARA KAZANMIŞ OLACAK’

Üreticilerin ürünleri canlı tutmak adına büyük bir fedakarlık örneği gösterdiğine dikkat çeken Arı, “Burada bir başka bir tehlikede var. Eğer, çiftçimiz üreticimiz bu gübreyi ve ilaçları kullanmaya devam etmezse kısa bir süre sonra çiftçimiz para etmiyor diye gübre atmaktan vazgeçerse, ürününü kaderiyle baş başa bırakır ve kurumaya terk eder. Bu da çiftçinin yetiştirdiği üründen artık umudu kestiği için kendi kazancından vazgeçmiş olacak ve böylelikle zararı katlanarak artacak. Yine gübre ve ilaçlamadan vazgeçerse, ürünü kurumaya terk ederse, bugün çok uygun fiyatlarda olan meyve-sebzeler 15-20 gün sonra fiyatları 2’ye 5’e katlanmış bir şekilde vatandaş almak zorunda kalacak. Fiyatlar yükseldiği zaman, buradaki üreticinin elinde de mal kalmamış olacak. Yine belli kişiler para kazanmış olacak. Yani hem çiftçi para kazanmamış olacak hem de vatandaşımız yüksek rakamlara ürün alacak. Ancak çiftçimiz yılmadan ürünlerini kurtarmak için gübre ve ilacını kullanarak ürünlerini canlı tutmaya devam ediyor. İşte bu çilekeş üreticimiz bu mücadeleden yılmadı. İşte Türk toplumunu ayakta tutan da bu çiftçimizin fedakarlığıdır” dedi.