ANTALYA
Giriş Tarihi : 04-08-2021 20:46   Güncelleme : 04-08-2021 20:46

Prof. Dr. Bilgili: Bu alanlarda çıkan yangının şiddetli olması kaçınılmazdır

Manavgat ilçesinde devam eden orman yangınları ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KATÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili, Perşembe günü itibariyle hava şartlarının ekiplerin lehine döneceğinin, yangının şiddetinin daha da düşeceğinin ve kontrol altına alınabileceğinin öngörüldüğünü söyledi. Bilgili, Manavgat bölgesinde yaklaşık 50 bin, Gündoğmuş bölgesinde ise yaklaşık 20 bin hektar alanın yangından etkilendiğini kaydetti. Bilgili, “Yangının söndürülememesi, uçak, helikopter ya da yer ekipleri ile ilgili değildir, son yangınlarda da küçücük bir alanda bile onlarca kez uçakların sorti yapmasına rağmen yangının güçlükle kontrol altına alınabildiğini gördük. Bu tamamen hava halleri ve yanıcı maddelerin durumu ile ilgilidir” dedi.

Prof. Dr. Bilgili: Bu alanlarda çıkan yangının şiddetli olması kaçınılmazdır

Manavgat ilçesinde 1 haftadır devam eden orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor. Yangına havadan ve karadan müdahaleler sürerken, yangını alanda takip eden Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili orman yangınları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

“BARUT FIÇISI HALİNE GELEN YANICI MADDELER PATLIYOR”

Manavgat yangınının ‘afet’ boyutunda olduğunu ifade eden Bilgili, “Afet boyutunda olduğunu belirtmek lazım. Bunun sebebi de; son zamanlardaki kuzey bölgelerdeki yağışlar sonucunda güney bölgelere doğru gelen soğuk ve kuru havadır. Bu soğuk hava, güney bölgelerdeki yüksek sıcaklıkla birlikte çok kurumuş olan yanıcı maddeleri daha da kurutuyor. Bu sebeple adeta barut fıçısı haline gelen yanıcı maddeler de patlıyor. Yangınlar bu şekliyle olunca kontrol altına alınması güçlüğü de zorlu bir şey oluyor. Zaten burada da bunu yaşadık. Yangının söndürülememesi, uçak, helikopter ya da yer ekipleri ile ilgili değildir. Son yangınlarda da küçücük bir alanda bile onlarca kez uçakların sorti yapmasına rağmen yangının güçlükle kontrol altına alınabildiğini gördük. Bu tamamen hava halleri ve yanıcı maddelerin durumu ile ilgilidir” dedi.

“BU ALANLARDA ÇIKAN YANGININ ŞİDDETLİ OLMASI KAÇINILMAZDIR”

Ormanda bulunan her şeyin, birer yanıcı maddeye dönüşebildiğini kaydeden Prof. Dr. Bilgili, kızılçam ve makinin de kendi başına önemli birer yanıcı madde olduğunun altını çizdi.

Havaların akşam saatlerinde serin olmasına aldanmamak gerektiğine vurgu yapan Ertuğrul Bilgili, “Havanın bu saatlerindeki serinliği kimseyi aldatmamalı. Önümüzdeki en az 1 gün, yangının yine aynı şiddette olacağını tahmin ediyoruz. Perşembe günü itibariyle hava şartlarının bizim lehimize döneceğini, yangın şiddetinin daha düşeceğini ve kontrol altına alınabileceğini öngörüyoruz” dedi.

“BU YIL BÜYÜK YANGINLAR OLABİLİR”

KATÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili, geçtiğimiz yıllarda meydana gelen yangınlarla kıyaslandığında, bu yıl ülke genelinde büyük yangınların meydana gelebileceğini öngördü. Bilgili, “Henüz son rakamlar belirlenmediği için net bir şey diyemiyoruz ama tahminlerimiz bu yönde” diye konuştu.

“KIZILÇAM ALANLAR 30 YIL İÇİNDE GELİŞECEK”

Ekosistemlerin değişik bir yapısı olduğunu belirten Bilgili, “Bu ekosistemler yangınlarla iç içe gelişmiş ekosistemlerdir. Yüzde 90 oranında bir şey yapmaya gerek kalmadan, bu alanların tamamı eski haline dönecektir ama zaman gerekecek. Makilik alanların birkaç yıl içinde eski haline döneceği gibi, kızılçam olan alanlarda 20,30 yıl içerisinde gelişecektir” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Bilgili, ormanda yanan her ağacın yaşlı meşeler olmadığını, genç olan ve tohum tutmamış ağaçların da zarar gördüğünü ifade ederek, bu alanlara tohum serpilmesini ya da dikim yapılmasını önerdi.

“YAKLAŞIK 50 BİN HEKTAR ETKİLENMİŞ GÖRÜNÜYOR”

Manavgat bölgesinde yaklaşık 50 bin hektarın etkilendiğini belirten Bilgili, “Net bir şey söylemek asla doğru almaz fakat teknolojilerden ve uydu görüntülerinden faydalanarak, yaklaşık 50 bin hektarın veya da üzerinde zarar gördüğünü söyleyebiliriz. Tabi resmi olarak söylemek doğru olmaz, etkilenen alan toplamda 50 bin gibi görünüyor. Gündoğmuş’ta da yine tahminlerimize göre, en az 20 bin hektar alan etkilenmiş gözüküyor” ifadelerine yer verdi. (İHA)