GÜNDEM
Giriş Tarihi : 08-12-2021 21:05   Güncelleme : 08-12-2021 21:05

ÖLMEK Mİ GEREKİYOR!

Olimpos Antik Kentinde kazı alanındaki restorasyon çalışmalarında görevli Tuğba Solhan, önceki gün Çıralı ile Olimpos arasındaki Ulupınar Deresi’nden aracıyla geçmek isterken derede mahsur kaldı. Denize doğru sürüklenen Solhan, ölümle burun buruna gelirken, bölgede tatil yapan tatilciler tarafından aracından çıkarılarak kurtarıldı. Olay sonrası kazı ekibi ve bölge sakinleri derede tedbir alınmamasına tepki gösterdi. Dere ağızının sahilde bulunan bir işletme tarafından doldurulması ve işgaller sonrası dere yatağında su debisi yükselmesi sonucu olayın yaşandığı bildirilirken, daha önce Kemer Belediyesi tarafından yapılan ancak taşkınlara sebebiyet verdiği gerekçesiyle yıkılan köprünün tekrar yapılması istendi. Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü ise olayın ardından işgallerin kaldırılması ve temizlik çalışmasına başladı. Gazetemize açıklamada bulunan Olimpos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Yelda Olcay Uçkan, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun dere yatağında temizlik, ıslah ve altyapı yapılması konusunda kararı olduğuna değinerek, “Yani birinin ölmesi mi gerekiyor bu işlerin yapılması için? Bakın kız gidiyordu resmen. Yani şuan travma geçiriyor kız. Kazı ekibimiz karşı tarafta çocuklar bir şey yapamadı. Suya gitseler onlar gideceklerdi. Hiçbir şey yapamadılar” dedi. Ulupınar Deresi’nin yıllardır bölgenin sorunlu yerlerinden olduğuna değinen Ulupınar Muhtarı Habip Altınkaya ise, “Tabi bu küçük bir kazaydı, ama büyük bir kazaya da dönüşebilirdi. Derenin su dolmasıyla insanlar suyun içinden geçmek zorunda kalıyorlar ve bu da insan hayatını tehlikeye atıyor. Konunun bir an önce çözülmesi ve bir köprü yapılmasını istiyoruz” diye konuştu. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu da, “Biz köprüyü yaparız, bizim açımızdan herhangi bir sıkıntı yok. Yeter ki bize resmi yazıyı göndersinler” dedi.

ÖLMEK Mİ GEREKİYOR!

Ahmet Duran YENİGÜN

Olimpos Antik Kentinde kazı alanındaki restorasyon çalışmalarında görevli Tuğba Solhan, önceki gün Çıralı ile Olimpos arasındaki Ulupınar Deresi’nden aracıyla geçmek istedi. Daha önce köprünün bulunduğu ancak taşmalara neden olduğu gerekçesiyle köprünün yıkılmasıyla çukur haline gelen bölümden geçmek isteyen Solhan, yükselen suların içinde aracıyla mahsur kaldı. Denize doğru sürüklenen Solhan, bölgede tatil yapan Fransız tatilciler tarafından aracından çıkarılarak kurtarıldı.

Yaşanan olay sonrası kazı ekibi ve bölge sakinleri, derede önlem alınmamasına tepki gösterirken, Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü olayın ardından işgallerin kaldırılması ve temizlik çalışmasına başladı.

PROF.DR. UÇKAN: DERE YATAĞI DOLDURULDU

Konu ile ilgili gazetemize açıklamada bulunan Olimpos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Yelda Olcay Uçkan, 20 yıldır bölgede çalışma yaptıklarına dikkat çekerek, “Ulupınar Deresi Kasım ayından itibaren yağışlarla birlikte yükselir ve o durumda dereyi geçmek hep sorun olurdu. Fakat geçmiş zamanda dere yatağı yaklaşık bugünkü halinden bir 15 metre daha geniş olduğu için oraya bir demir köprü veya taşlarla doldurarak kısmen geçiş sağlayabiliyorduk ya da traktörle geçebiliyorduk. Ancak bir işletme özellikle dere yatağının sahil olan kısmında dere yatağını doldurdu ve bunun tespiti de yapıldı. Yani bu laf olsun diye söylenmiş bir itam değil. Yıllar içerisinde dere yatağını doldurunca da dere yatağı daraldı ve daralınca da tabi yağışlarla gelen sel dere yatağındaki suyun debisini yükseltti. Yani ne araçla ne yayan geçmek mümkün olmadı” dedi.

ORTALIĞI AYAĞA KALDIRDI

2019 yılından itibaren Olimpos Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının 12 aylık döneme yayılmasıyla dere yatağından geçişin sıkıntı yaratmaması adına bir köprü yapılmasını istediklerini aktaran Prof. Dr. Uçkan, “Kazı derken, alanda kazı sonrası eser çalışılması, envanter ve onarımlar gibi çalışmalar da devam ediyor. O arada biz Kemer Belediyesi ile görüşerek bir köprü yapılmasını istedik ve DSİ’den görüş alındı. DSİ dere yatağına 10 gözlü bir köprü yapılabileceğini söyledi. Fakat bu işletmenin işgal ettiği kısımlar hem dere yatağı hem de ayrıca Çıralı imar planında da gene işgal olan bölgeler var. Orada yani aslında Çıralı imar planında o dere yatağının hemen kenarından da sahile yol iniyor. Biz o zaman belediyeye imar planını uygulayarak bu köprüyü yapın dedik. Belediye de imar planı uygulamasına geçmeden biz sizin işinizi görecek şekilde 6 gözlü bir köprü yapalım dedi ve sağ olsunlar yaptılar. Ondan sonra geçen sene yağışlar olduğunda tabi ilk gelen yağışlar ağaç, kütük gibi malzeme getiriyor o köprünün büzlerini kapatınca su şişmiş hem o işletmeyi hem de bizim kazı evine doğru ciddi bir su baskını yaşandı. Dolayısıyla da o işletme ortalığı ayağa kaldırdı” diye konuştu.

KAMU ZARARI OLUŞTURDULAR

Yaşanan su baskını sonrası belediyenin köprüyü yıktığını anlatan Uçkan sözlerine şöyle devam etti:

“İşletmeci belediyeye şikayet etmiş. DSİ de belediyeye 10 gözlü yapılması gerekirken 6 gözlü yapıldığından dolayı taşma yaşandığını ve bunun düzeltilmesi gerektiğini söylemiş. Belediyenin hem imar planında kalan yolu açması hem de bu planda işgal edilen yerleri boşaltarak köprüyü 10 göz yapması gerekirken, köprü yıkıldı. Burada bir hata yapıldıysa bu düzeltilir. Belediye imar planını uygulayınca zaten sorun çözülüyor. Buradaki mesele bir tek kazı evi değil. Burası Olympos ile Çıralı’yı bağlayan bir yer. Orada bir tek kazı evi yok, yaşayan insanlar da var. Yani bir kişi bile olsa belediye onları gözetmek zorundadır. Bu belediyenin yükümlülüğüdür. Yıkmak kolay, ayrıca yaptılar yıktılar kamu zararı oluşturdular. Köprüyü yıkarken kazı evine gelen su borusunu da patlattılar. Ondan sonra molozu da olduğu gibi oraya bıraktılar ve orada böyle çukurumsu bir şey kaldı onu bile düzeltmediler. Yaz aylarında bile oradan arabayla geçmek problem oluyordu.”

KEMER KAYMAKAMLIĞI ÜZERİNE DÜŞENİ ANINDA YAPTI

Köprünün yıkılması üzerine başta DSİ olmak üzere Kültür Bakanlığı, Valilik ve Kaymakamlığa yazı gönderdiklerini ifade eden Prof. Dr. Yelda Olcay Uçkan, “Bunun üzerine inceleme başlattılar. Sahil kısmındaki işletmenin işgalini belirlediler. Kemer Kaymakamlığı bu arada en hızlı çalışan kurum ve üzerine düşen anında yaptı ve işgalin sonlandırılması işlemini yaptılar. DSİ’ye orayı verdiler. Bundan sonraki süreçte DSİ’nin orayı ıslah etmesi gerekiyordu ve bununla ilgili 2019 yılında alınmış kurul kararımızda var, dere yatağının temizlenmesi ile ilgili. Ben o kurul kararını da ekine koyarak DSİ’ye yazılarımı yazdım. Ayrıca sözel olarak da görüştüm ve tamam dediler. Ama sonuçta ülke hepimizin ülkesi ve Temmuz-Ağustos aylarında turizm sezonu olması nedeniyle orada iş makinelerinin çalışması bölgeye gelen insanları rahatsız etmesin diye turizm sezonunun bitmesiyle en geç Ekim sonunda ya da Kasım ayında buranın temizlenmesi gerektiğini bildirdim” diye konuştu.

BİRİNİN ÖLMESİ Mİ GEREKİYOR?

Dere yatağının temizlenmesi konusunda sürekli DSİ ile irtibat halinde olduklarını aktaran Uçkan, yangınlardan dolayı DSİ’nin iş makinelerinin belli bölgelere gönderildiğini ve iş makinesi sıkıntısı yaşadıklarını söylediklerini belirterek, “Ben onlara ‘bakın bugün yarın yağış olur yani geri dönülemeyecek durumlara düşeriz lütfen’ dedim. ‘Buraları bir an önce temizleyelim’ dedim. Ancak ondan sonra da bu olay meydana geldi. Yani birinin ölmesi mi gerekiyor bu işlerin yapılması için? Bakın kız gidiyordu resmen. Yani şuan travma geçiriyor kız. Kazı ekibimiz karşı tarafta çocuklar bir şey yapamadı. Suya girseler onlar da gideceklerdi. Hiçbir şey yapamadılar. O kadar trajik bir durum ki. Onun üzerine gene de sağ olsun DSİ Bölge Müdür Yardımcısı hemen talimat verdi ve dün bir tane iş makinesi bugünde bir tane makine gönderdiler” dedi.

KURUL KARARI VAR

Sahildeki işgalci konumundaki işletme sahibinin kendisine ulaşarak oranın SİT Alanı olduğunu ve hiçbir işlem yapılamayacağını söylediğini de ifade eden Uçkan, “Şimdi DSİ orada temizlik çalışmasına başlayacaklar. Az önce bana telefon geldi ve işletmeci ‘benim avukatım gelecek. Burası SİT Alanı siz bu işleri yapamazsınız’ diyor. Orada insanlar ölümle burun buruna geliyor. Ayrıca burası da SİT Alanı değil. Ama olsa bile benim elimde Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı var” diye konuştu.

ALTINKAYA: İŞGALLER VE DERE TEMİZLENİYOR

Ulupınar Deresi’nin yıllardır bölgenin sorunlu yerlerinden olduğuna değinen Ulupınar Muhtarı Habip Altınkaya ise, “Kemer’de yaşanan şiddetli fırtına ve yağmur dolayısıyla yazın akmayan deremiz aktı ve yükselmeye başladı. Yağışlar zamansız olunca kazı evinde ve orada yaşayan insanlar da orada kaldı. Dün de dereden geçmeye çalışan bir arkadaşımızın arabası içerde kalarak sürüklendi ancak kurtarıldı. Tabi bu küçük bir kazaydı, ama büyük bir kazaya da dönüşebilirdi. O anda burada insanların olması ve hemen müdahale edilmesiyle arkadaşımız kurtarıldı. Burası çok uzun bir süredir sıkıntılı bir alanımız. Şimdi DSİ alanla ilgili bir çalışma yapıyor. Daha önce işgallerin temizlenmesi ile ilgili çalışma yapılmıştı. Bugün de o alanı temizliyorlar” dedi.

‘HEPİMİZ BÜYÜK SIKINTI YAŞARIZ’

Daha önce belediye tarafından köprü yapıldığına dikkat çeken Altınkaya, “Ancak işgalden dolayı belediye bir kısma kadar yaptı ve dere temizlenmediği için tamamını yapamadı. Daha sonrada yaptığı köprüde sıkıntı oldu ve belediye direkt kaldırdı. İnşallah bu temizlik yapıldıktan ve işgal kalktıktan sonra belediyemizin buraya DSİ’nin doğrultusunda bir köprü yapmasını istiyoruz. Çünkü Olympos antik kenti dünyaca ünlü bir antik şehir ve bölgemizden Antalya’dan gelenler misafirler kente ulaşmak için bu dereden geçmek zorunda kalıyor. Ancak derenin su dolmasıyla insanlar suyun içinden geçmek zorunda kalıyorlar ve buda insan hayatını tehlikeye atıyor. Yani turistler çocuklarını kucağına alıp suyun içinden dalıp gidiyor. Allah göstermesin bunların başına bir şey gelse ülke olarak hepimiz büyük sıkıntı yaşarız. Hem bölge açısından hem turizm açısından büyük sıkıntılar yaşarız. Konunun bir an önce çözülmesini istiyoruz” diye konuştu.

TOPALOĞLU: RESMİ YAZIYI GÖNDERSİNLER HEMEN YAPARIZ

Telefonla ulaştığımız Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu da, DSİ’nin onay vermesi durumunda köprüyü yapacaklarını belirterek, “Biz köprüyü yaparız, bizim açımızdan herhangi bir sıkıntı yok. Yeter ki bize resmi yazıyı göndersinler” dedi.