ANTALYA
Giriş Tarihi : 02-07-2021 13:41   Güncelleme : 02-07-2021 13:41

“Mali tatilin, gerçekçi ve yaşanabilir bir şekle kavuşturulması gerekmektedir”

Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Oda Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar, 1 Temmuz’da başlayacak olan Mali Tatil uygulamasının gerçekçi ve yaşanabilir bir şekle kavuşturulması gerektiğini söyledi. Çavdar, “Hali hazırda mevcut olan mali tatil, gerçek anlamda meslektaşlarımızın faydalanabileceği bir tatil değildir, meslektaşlarımız olağan zaman da yaptıkları işleri yine bu dönemde de yapmak zorunda kalmaktadırlar. Gerçek anlamda bir mali tatil olabilmesi için, Temmuz ayında verilmesi gereken beyanname bildirimlerin Ağustos ayında verilmesi sağlanmalıdır” dedi.

“Mali tatilin, gerçekçi ve yaşanabilir bir şekle kavuşturulması gerekmektedir”

Yazılı açıklama yapan Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (ASMMM) Oda Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar, “5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre meslek mensuplarımıza kolaylıklar getiren “Mali Tatil” uygulaması, bu yıl 01 Temmuz 2021 Perşembe günü başlayıp - 20 Temmuz 2021 Salı günü sona erecektir. Yıllardır verilen mücadele sonucunda Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik mesleğinin Ülkemizde yasal statüye kavuşmasını sağlayan ve 13 Haziran 1989 tarihinde uygulamaya giren 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun bu yıl 32’inci yılını kutladık. Bizler, üst birliğimiz olan TÜRMOB’ un örgütlenmesi; 77 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir odası, 8 Yeminli Mali Müşavir Odası ailesi olarak, demokrasi mücadelesi ile birlikte meslek mücadelemizi de sürdürmekteyiz” diye konuştu.

“BASİT VE İNSANCIL TALEPLERİ MAALESEF GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR”

Taleplerinin görmezden gelindiğine değinen Çavdar, “Geçtiğimiz 32 yıl içerisinde meslek mensuplarımız, ülke ekonomisinin gelişimi için çalışmış, ürettiği değeri toplumla paylaşmış, mükellef ile devlet arasında köprü görevini üstlenmiş, devletin e-dönüşümünün sağlanması için yürütülen çalışmalarda en ağır görevleri büyük bir toplumsal sorumlulukla ve özveri ile yerine getirmiştir. Muhasebe, denetim ve danışmanlık hizmetleriyle ekonominin en önemli paydaşlarından biri olan meslektaşlarımız, çağın gerektirdiği teknolojik yeterliliğe uyum sağlamış, yurt içi ve yurt dışındaki tüm gelişmeleri izleyerek, yapıcı görüş ve düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmıştır. Bütün bu gayretli çalışmalara karşın, meslektaşlarımızın çözümü son derece basit ve insancıl talepleri maalesef görmezden gelinmiştir” dedi.

“GERÇEK ANLAMDA MESLEKTAŞLARIMIZIN FAYDALANABİLECEĞİ BİR TATİL DEĞİL”

Gerçek anlamda tatilin fayda getirmeyeceğini söyleyen Çavdar, meslektaşlarının, hastane yataklarında yatarken, evladını, annesini, babasını, yakınlarını kaybetmişken, yeni doğum yapmışken bile beyanname ve bildirim göndermek zorunda kaldığını belirterek " Vergi mevzuatımız maalesef ölümü bile mücbir sebep olarak görmemektedir. Bu sebeple, mükellefler için geçerli olan mücbir sebep halinin meslek mensupları için de geçerli olması sağlanmalıdır. Hali hazırda mevcut olan mali tatil, gerçek anlamda meslektaşlarımızın faydalanabileceği bir tatil değildir, meslektaşlarımız olağan zaman da yaptıkları işleri yine bu dönemde de yapmak zorunda kalmaktadırlar. Gerçek anlamda bir mali tatil olabilmesi için, Temmuz ayında verilmesi gereken beyanname bildirimlerin (Haziran ve Temmuz aylarına ait ) Ağustos ayında verilmesi sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

“DÖRDÜNCÜ DÖNEM GEÇİCİ VERGİ BEYANI KALDIRILMALIDIR”

Mali tatilin gerçekçi olması gerektiğini dile getiren Çavdar, “Mali tatilin, gerçekçi ve yaşanabilir bir şekle kavuşturulması gerekmektedir. Yetkileri sınırlı, sorumlulukları geniş olan, mali müşavirlik mesleğinin, yetki ve sorumluluğunun dengeli bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Düzeltme amaçlı verilen beyan ve bildirimlerde ceza uygulamasından vazgeçilmelidir. Dördüncü dönem geçici vergi beyanı kaldırılmalıdır” dedi.

“YILLIK GELİR VEYA KURUMLAR VERGİLERİNDEN İNDİRİLMESİNİN ÖNÜ AÇILMALI”

Düzenlemelerin tüm meslek çalışanlarını düşünülerek yapılmasını belirten Çavdar, “Serbest meslek geliri, Gelir Vergisi Kanunu’na göre tahsilat esasına bağlı olmasına karşın, Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre hizmetin ifa edilmiş olmasından dolayı tahakkuk esasına bağlı tutulmuştur. Serbest meslek geliri Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden de tahsilat esasına bağlanmalıdır. Meslek Mensupları tarafından aracılık ve sorumluluk sözleşmeleri kapsamında mükellefleri adına verilen beyannameler üzerinden tarh edilen verginin binde birinin “Meslek Mensubu Gider Katılım Payı” olarak meslek mensupları tarafından ödenecek Yıllık Gelir veya Kurumlar Vergilerinden indirilmesinin önü açılmalıdır. Yapılacak reformların sadece bir meslek grubuna mal edilmemesi ve tüm serbest meslek mensupları düşünülerek düzenlemelerin yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

(İHA)