SAĞLIK
Giriş Tarihi : 18-11-2020 19:48   Güncelleme : 18-11-2020 19:48

KOAH, sinsi ve tehlikeli bir hastalık

Alanya Anadolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Yurdanur Eryılmaz Şahin, sinsi ve tehlikeli bir hastalık olan KOAH'tan korunmanın en önemli yolunun sigarayı bırakmak, hatta sigara içilen ortama dahi maruz kalmamak olduğunu söyledi.

KOAH, sinsi ve tehlikeli bir hastalık

Alanya Anadolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Yurdanur Eryılmaz Şahin, halk dilinde 'kronik bronşit', 'müzmin bronşit' gibi adlarla bilinen KOAH'ın, akciğerlerdeki hava yollarının daralmasına bağlı olarak soluk alıp verme sırasında hava akımının kısıtlanması ile nitelenen kronik bir hastalık olduğunu söyledi. KOAH'ın, tütün dumanı, zararlı gaz ve parçacıklara bağlı havayollarında mikrobik olmayan bir iltihaba bağlı gelişen ilerleyici bir hastalık olduğunu aktaran Şahin, "Bu iltihaplanmaya bağlı olarak havayolları giderek daralırken, akciğer dokusunda ise hava keseciklerinde (alveol) geri dönüşümsüz genişlemeler ve harabiyet ortaya çıkar. KOAH'ta ortaya çıkan değişiklikler, tanıda gecikilirse geri dönüşümsüz ve ilerleyici olduğundan bu hastalığın tanınması ve erken tanı konması büyük önem taşımaktadır. KOAH'lıların ancak onda biri hastalığının farkındadır. KOAH'a ait belirti ve bulgular 50'li yaşlara gelmeden fark edilemeyebilir. Bunun başlıca nedeni hastaların KOAH bulgularının farkında olmaması ya da sıklıkla bunları sigara ile ilişkilendirmesidir. Oysaki, kronik öksürük ve balgam çıkarma aslında hastalığın başladığının ilk göstergeleridir. Bu bulgular çoğu zaman göz ardı edilir, ancak nefes darlığı belirgin hale geldiğinde hasta doktora başvurur. Nefes darlığı ortaya çıktığında ise geç kalınmış olabilir" dedi.

RİSK FAKTÖRÜ SİGARA

KOAH gelişiminin en önemli nedeninin aktif olarak sigara/tütün ürünü kullanmak ya da pasif olarak dumana maruz kalmak olduğunu söyleyen Dr. Yurdanur Eryılmaz Şahin, “Ayrıca diğer bazı çevresel ve genetik faktörler de hastalık gelişiminde etkilidir. KOAH için bilinen en önemli risk faktörü sigara ya da diğer tütün ürünleri kullanımıdır. İç ortam hava kirliliği (özellikle tandırda ekmek ya da yemek pişirme) az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde KOAH gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Ülkemizde de özellikle kırsal kesimde sigara içmeyen kadınlarda en önemli KOAH nedenidir. Çevresel ya da mesleki olarak çeşitli gaz ve tozlara maruziyet de KOAH gelişimi için önemli risk faktörlerindendir" açıklamasında bulundu.

BELİRTİLER

Uzm. Yurdanur Eryılmaz Şahin, KOAH belirtilerini şu şekilde sıraladı:

“Hastaların bir kısmında başlangıçta sabahları daha belirgin olan öksürük ve balgam çıkarma olabilir. Solunum fonksiyonlarındaki kayıp ilerledikçe nefes darlığı belirgin hale gelir. KOAH'ta oksijen eksikliği ve karbondioksit fazlalığı durumunda sabahları baş ağrısı olabilir. KOAH'lı olguların çoğunluğunda kilo kaybı görülür. Vücut ağırlığı fazla olan KOAH'lılarda ise uyku-apne sendromu ile ilgili bulgular da eşlik edebilir. KOAH'lı hastaları hekime götüren en önemli şikâyet nefes darlığıdır. Başlangıçta hızlı yürüme, merdiven çıkma, yokuş yukarı yürüme gibi aktivitelerde ortaya çıkarken hastalık ilerlediğinde akciğer fonksiyon kaybı arttığında istirahat halinde de saptanabilir."

TEDAVİ YÖNTEMİ

Her hastalıkta olduğu gibi önce tanının konulması gerektiğine dikkat çeken Dr. Yurdanur Eryılmaz Şahin, KOAH'ta tedavi yöntemleri hakkında şu açıklamalarda bulundu:

“KOAH'ta tedavi planı, hastalığın derecesi ve eşlik eden hastalıklar ile bireysel yanıtlara göre düzenlenir. Stabil KOAH tedavisi hasta eğitimi temel alınarak ilaç tedavisi ve ilaç dışı yaklaşımlardan oluşmaktadır. Ancak hastalığın her aşamasında önce eğitim gelmektedir. Hasta eğitimi; sigara bıraktırma, KOAH'la ilgili temel bilgiler, ilaçlar, korunma, alevlenmeler, ileri hastalık durumunda yapılması gerekenler, solunum rehabilitasyonu ve egzersiz, yaşam şekli, hastalıkla baş edebilme yöntemlerini içerir. KOAH gelişiminde en büyük etken sigara kullanımıdır. Kişinin, kendisi sigara içmese bile, sigara dumanına maruz kalması (pasif içicilik) da hastalığın gelişmesinde aynı derecede etkilidir. Bugün için akciğer fonksiyon kaybının önlenmesinde en önemli tedavi; sigaranın bırakılmasıdır. Tedavi olarak ayrıca solunum yollarını genişleten ilaçlar, yangıyı azaltan ilaçlar kullanılmaktadır."

(DHA)