GÜNDEM
Giriş Tarihi : 27-06-2021 16:21   Güncelleme : 27-06-2021 16:21

KEMER’İN GÖR DEDİĞİ

KEMER’İN GÖR DEDİĞİ

Kemer’de 20 yılı aşkındır sürdürdüğümüz yayın hayatı ile ilçede yaşayanların sesi olarak ifade edemedikleri, söylemekten çekindikleri ve korktukları konuları gündeme getirdik. Ancak bu konuları gündeme getirmeye çalıştığımızda ‘Benim adımı yazmayın. Siz kendiniz yapın’, ‘Şununla konuşursanız daha iyi’, ‘Ben bilmem o bilir’ gibi ifadelerle çokça karşılaştık.

Hz. Mevlana’nın “İnsan dünyayı zapt eder; ama ağzını zapt edemez” sözünü Kemer’de her zaman görüyoruz ve biliyoruz. Bunu da sosyal medyada yapılan yorumlarla herkes görüyor zaten.

Biliyorsunuz Kemer’in en önemli kamp alanı olan Kındılçeşme, halkın elinden alınarak bir müteahhitte peşkeş çekilmişti. Biz de bunu 15 yıl boyunca gündemde tutarak bu kamp alanının tekrar halka açılması için çok sayıda haber yaptık. Ama her ne hikmetse Kemer’de yaşayanlar ‘Bizim kamp alanımız neden otel sahasına dönüştürülüyor?’ diye sormadı. Ama zaman zaman unutulan bu tür yerleri sürekli esnaf ve halkın arasına girerek ‘bu alan elden gidiyor bu alana otel yapılıyor’ dediğimizde ‘bizim çoluğumuzla çocuğumuzla kamp yaptığımız alanı elimizden almasınlar’ diye ifade ederken, ‘ama benim adımı yazma’ ifadeleri bizleri çok üzmüştü.

Bu tür ifadelere karşı biz yılmadan Kemer’in rant bölgelerinin birileri “biz yaptık oldu” konumuna dönüşmemesi için Kemer’in ve çevrenin korunması anlamında büyük mücadeleler verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Bizi izleyen herkes bunu çok iyi biliyor.

Geçtiğimiz hafta Beldibi Mahallesi’nde bulunan Atatürk Parkı ve Halk Plajı’nı gündeme getirdik. Burası geçtiğimiz yıllarda kurumlar arasında sürekli el değiştiren ve kaderine terk edilen bir alan. Ancak bu alanın bugünkü hali içler acısı. Çevreye duyarlı vatandaşların ve Beldibi’nde yaşayan İYİ Parti Kemer İlçe Başkanı Hüseyin Çelik’in bu konuyu dile getirmesi bizim dikkatimizi çekti.

Geç de olsa turizm sezonun başlamasıyla ilçemize turist gelmeye başlarken, bu alanı yaz sezonunda günlük 6 bine yakın kişi kullanıyor. Tuvalet ve soyunma kabinleri pislik içinde, kapıları kırık bir vaziyette olduğu alanda, aydınlatma direklerinin de kırık ve paslanmış, plaja iniş merdivenlerinin çoğu paslanma nedeniyle kırılırken birçoğu da tehlike oluşturduğu gazetemiz tarafından fotoğraflanmıştı. Elektriğin olmadığı parkın akşam saatlerinde karanlık bir noktaya dönüştüğü ve suların da akmadığı park ve plajda soyunma kabinleri birer tuvalete dönmüş durumda olduğu da görüntülenmişti. Herhangi bir kurumun müdahale etmediği Atatürk Parkı ve Halk Plajı’nın bu halini haberleştirerek gündeme getirdik.

Ama sen misin haberi yapan dercesine sosyal medyadan haberimiz altına yapılan yorumları görünce ‘Ahh Kemer sen ne hallere, kimlerin eline kaldın?’ dedik. ‘Küçük bir şeyi çok büyüttünüz’, ‘Magazin gazeteciliği yapmışsınız. Emeklilerle konuşmuşsunuz’ diye yorum yaparak konu sanki önemsiz bir şeymiş gibi algı oluşturmaya çalışılması bizleri üzdü.

Yani burası pislik ve rezil halde iyi ki gündeme getirdiniz demeleri gerekirken bizim yaptığımız magazin gazeteciliği oldu. Bu şovmen davranışlar ve klavye kahramanlarını halkın takdirine bırakıyoruz.

Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da vatandaşlar tarafından gazetemize ulaştırılan olumlu olumsuz her türlü konuyu değerlendirerek gündeme getireceğiz.

Beldibi’nin ardından Çıralı’dan da benzer bir görüntü çevreye duyarlı vatandaşlar tarafından gazetemize ulaştırıldı. Fotoğraflarda Ulupınar Mahallesi Çıralı Karaburun Mevkiinde bulunan top sahası diye biline alanın hemen yanında geçmişte Milli Parklar Müdürlüğü ve Ulupınar Muhtarlığı tarafından yapılan tuvaletlerin görüntüsü vardı.

Ulupınar’ın köy statüsü ortadan kalktıktan sonra mahalle olmasıyla birlikte Kemer Belediyesi sorumluluğuna giren alandaki tuvaletlerin kırık ve pislik içinde olması bu kadarına da pes dedirtti.

Konu ile ilgili Ulupınar Muhtarı Habib Altınkaya’ya ulaştık. Altınkaya’ya genellikle karavancıların konakladığı alanda tuvaletlerin neden bu halde olduğunu sorduğumuzda, o da Kemer Belediyesi’nde görevli zabıtanın da ‘burayı biz ne yapacağız’ dediğini söyledi.

Ben de buradan soruyorum zabıta görevlisi arkadaşa; madem böyle bir durum var, muhtara soracağına belediyenin ilgili birimlerine, o da olmadı yöneticilere neden bildirmiyorsun?

Bu hal yakışıyor mu Kemer’e? Sayın Başkana soruyorum bu hal sizlere yakışıyor mu?

Yurt dışı seyahatimden sonra gelir gelmez bu konular gündeme geldiğini görünce inanın çok üzüldüm. Şu da var bu konular bilinçli olarak gündeme getiriliyor olabilir. Ancak gerçekten Kemer vizyonuna hiç yakışmıyor. Yurt dışında da tüm gazeteci dostlarımızla konuştuğumuzda Kemer adını duyunca çok güzel harika yer denildiğinde Kemer’in dışı onları yakıyor içi bizleri yakıyor.

Yine birçok kez Kemer’de halkın gazetemizi aramasıyla gündeme getirdiğimiz Ayışığı Parkı sahilinde bulunan köprü konusunun kurumlar arasında yazışmalara takıldığını ifade eden Necati Topaloğlu’nun bu davranışları bizi çok üzüyor. İyi de kardeşim burayı sökenler belli savcılığa bildirdim diyorsun, çok mu zor oraya bir köprü yapmak. Kıyı kullanımı herkese açık. Birileri istedi diye niye susuyorsun. Sizi oraya halk seçti. Siz birilerinin başkanı değil, Kemer halkının belediye başkanısınız ve gereğini yapmanız lazım.

Biliyorsunuz, gazetemiz tarafından gündeme getirdiği bir av köşkü var. Selçuklu av köşkü, tarihçilerin bildirdiği kadarıyla 950 yıllık bir köşk. Bize ifade edildiği kadarıyla Milli Parklar ve Müze Müdürlüğü tarafından burası Kemer Belediyesi’ne tahsis edildi. Ancak bu alan değerlendirilmesi gerekirken, ilgili belediyenin hiçbir şey yapmadığı bu konuda ve diğer konularda neler yapılacağını bekliyoruz. Geçmişte olduğu gibi duyduğumuz gördüğümüz her konuda sizleri bilgilendireceğiz. Kemer’i hep birlikte korumak için sevgiyle kalın…

Ahmet Duran YENİGÜN

Araştırmacı Gazeteci