SAĞLIK
Giriş Tarihi : 03-04-2020 16:24   Güncelleme : 05-04-2020 10:14

‘Kaygılarınızı kontrol edip. çocuklarınıza açıklayın’

Psikolog / Aile Danışmanı Dilan Naz Öcalan, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsünün (Kovid 19) insanlardaki psikolojik etkisini değerlendirerek, vatandaşı bilinçlendirmek adına açıklamalarda bulundu.

‘Kaygılarınızı kontrol edip. çocuklarınıza açıklayın’

Şüheda PARTAL

Çin'in Vuhan kentinde Aralık ayında ortaya çıkan koronavirüs (Kovid 19), tüm dünyayı etkisi altına aldı. Ülkeler de çeşitli önlemler alarak koronavirüsle mücadele için çalışmalar başlattı. Türkiye'de de görülen koronavirüs vakalarının ardından alınan tedbirlerle vatandaşlar evlerinde kaldı. Bu zor geçen günlerde insanlar psikolojik olarak olumsuz yönde etkilendi. Psikolog/Aile Danışmanı Dilan Naz Öcalan, koronavirüsünün (Kovid 19) insanlardaki psikolojik etkisini değerlendirerek, vatandaşı bilinçlendirmek adına açıklamalarda bulundu. Öcalan açıklamalarında kaygının; sürekli belli düşüncelere odaklanıp kalma, başka şeyleri düşünememe, endişe, panik, baş ağrısı, mide bulantısı vb. belirtilerle kendini gösteren bir etken olduğunu söyleyerek, “Kaygı durumundaki kişi genelde çok fazla endişeli olur ve tüm kötülüklerin ve felaketlerin ona geleceğini düşünür. Ancak böyle bir düşünce ve endişeye girmek kişiyi kötülüklerden korumayacaktır. Aksine bu durum kişinin vücut bağışıklığını düşürerek hayatını olumsuz yönde etkileyecektir.”

‘KAYGILARIMIZLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?’

“Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kendini gösteren “corona virüs” problemi ile karşı karşıyayız. İnsan bilmediği durumlarda çok fazla kaygılanır. Bu yüzden diyebiliriz ki ülkemize corona virüsü yayılmadan önce kaygı ve korku yayılmaya başladı. Aslında yoğun korkularınız ve kaygılarınız ile nasıl baş edebileceğinize odaklanırsanız problemin büyük, çözümün ise basit olduğunu görebilirsiniz.

‘ADIM ADIM KAYGILARIMIZLA BAŞ EDEBİLİRİZ?’

“İlk adım olarak yaşadığınız olay karşısından ruhsal durumunuzu koruyabilmek için bilmediğiniz şeyi bilinir hale getirmelisiniz. Bunu yaparken de doğru kaynaklardan doğru bilgileri alıp dikkat etmeniz gereken durumları yerine getirmelisiniz. Bu bilgilere ulaşırken çok fazla haberlere maruz kalmamaya ve belirli zamanlarda, belirli saatlerde kaynaklara ulaşım sağlamaya çalışın. Bu sayede kaygınızın artmasını önleyebilirsiniz.

İkinci adım, yaşadığınız kaygı durumunu ve duygularınızı paylaşmak istediğiniz kişi veya kişilere anlatabilirsiniz. Ancak duygularınızı paylaşırken kaygınızın duygularınızın önüne geçmesine izin vermeyin.

Üçüncü adım, kaygınızı, stresinizi kağıda yazarak zihninizi boşaltabilirsiniz. Mutlaka bunun yanında “ben negatif duygularımla nasıl başa çıkıyorum?” sorusunu kendinize sorup içinizden geçenleri kağıda not düşerseniz yoğun kaygı yaşadığınız durumlarda tekrar yazdıklarınıza geri dönüp bakmak sizi rahatlatacaktır.

Dördüncü adım, kaygılanacağınız zaman dilimini belirleyin ve bunu en fazla 15-30 dakika ile sınırlandırmaya dikkat edin. Eğer gün içinde belirlediğiniz zaman dilimi dışında kaygılanırsanız “şu anda işime odaklanmalıyım, kendime ayırdığım zamanda olumsuz duygularımı düşüneceğim” diyerek kendinize bunu hatırlatın.

Beşinci adım, anda kalmaya çalışın. Gelecekteki olumsuz duygularınıza odaklanarak şu anda yaşayabileceğiniz güzellikleri kaçırdığınızı her zaman kendinize hatırlatın.

Altıncı adım, gün içerisinde kendinize kısa bir zaman bile olsa vakit ayırarak öncesinde olumlu duygularınıza odaklanıp, nefes egzersizinizi tamamlayın. Bunun yanında spor yapmakta kaygınızı kontrol altına almanızı sağlayacaktır.

Unutmayın, geçmiş geride kaldı, geleceği ise şimdi yaşayacaklarınız belirleyecek. An’da kalın, şimdiyi güzel yaşarsanız geleceği dilediğiniz gibi şekillendirirsiniz.”

‘ÇOCUKLARA CORONA VİRÜSÜ NASIL ANLATILMALIDIR?’

“Çocuklar, ebeveynlerinin hissettiği olumlu ve olumsuz duyguları hissederler. Bu yüzden sizler ne kadar kaygılı ve olursanız çocuğunuzda bu durumdan etkilenecektir. Bu yüzden sizler kaygınızı kontrol altına aldıktan sonra çocuğunuzun yaş dönemlerini göz önünde bulundurarak virüsü açıklayabilirsiniz. Örneğin; küçük yaş dönemi çocuklarınız için hikaye oluşturarak, kitap okuyarak, resim çizerek bu durumu anlatabilir, okul çağı dönemi çocuklarınız içinde karşılıklı oturarak ve göz teması kurarak içerisinde yaşadığımız durumu anlatabilirsiniz. Bunların yanında mutlaka çocuklarınıza karşı samimi olmaya çalışın. Emin olmadığınız bilgileri çocuğunuz ile paylaşmayın. Evinizde sürekli haber kanallarının açık olmamasına dikkat edin. Bu durum hem sizin kaygınızı kontrol altına tutacak hem de çocuğunuzun sürekli bu bilgilerle etkileşim altında olmasını engellemiş olacaksınız. Bu süreçte çocuğunuz ile birlikte her zamankinden daha fazla vakit geçireceğinizi göz önünde bulundurarak yapacağınız etkinlikleri haftalık olarak birlikte planlayabilirsiniz. (Örneğin; ders çalışacağı, oyun oynayacağı, birlikte zaman geçireceğiniz, spor yapacağınız vakit vb. etkinlikler olabilir.) Çocuğunuz sosyal medya kullanıyorsa her bilgiye inanmaması gerektiğini, doğru bilgiyi nasıl seçeceğini anlatmaya çalışın. Bunları anlatırken daha basit, yalın ve anlaşılır bil dil kullanmaya özen gösterin. En önemlisi de çocuğunuzla iletişim halinde olun. Aldığınız önlemleri çocuğunuzla paylaşmaya özen gösterin, aile içerisinde yaşadığınız duyguları birbirinizle paylaşmaya özen gösterin. Çocuğunuzun ne hissettiğini ve onun bu duruma olan bakış açısını sorarak var olan kaygısını, duygularını ve virüs hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunu anlamış olacaksınız.” dedi.

Psikolog / Aile Danışmanı Dilan Naz Öcalan

Kemer’de doğdum ve doğduğumdan bu yana Kemer’de yaşıyorum. İlkokul ve ortaokul 7. Sınıfa kadar Kemer Merkez İlköğretim okulunda öğretim gördüm. Ortaokul 8. Sınıf ve liseyi Özel Bilce Kemer Koleji’nde bitirdim.

İstanbul Bilim Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldum. Öğrenciliğim sırasında çeşitli yerlerde staj yapma imkanım oldu. Mezun olduktan sonra Antalya'da Aile Danışma Merkezinde 1 sene aktif olarak danışan gördüm. Aynı zamanda çalışırken gerekli eğitimlerimi tamamladım. Çalıştığım kurumdan ayrıldıktan sonra başka bir kurumda oda kiralama olarak danışanlarımı görmeye devam etmekteyim. Halen İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisansımı yapmaktayım.

Aile, genç, yetişkin, çift ve cinsel danışmanlık kapsamında danışanlarımı kabul ediyorum.