SAĞLIK
Giriş Tarihi : 24-01-2020 09:23

‘HPV direkt temas yoluyla bulaşabilir’

Son yıllarda sıkça gündeme gelen HPV (Human Papilloma Virus) hakkında önemli açıklamalarda bulunan Opera Yaşam Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlter Güvendik, “Bu virüs grubu çoğunlukla deride ve vücudun değişik bölgelerinde siğil oluşturur; elde, ayaklarda oluşan siğiller de HPV'dir. Toplumda çok yaygın olarak görülmektedir, temelde yayılım yolu direkt temas halidir. Son yıllarda gündeme çok sık gelmesinin nedeni, bazı tiplerinin kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olduğunun kesinleşmiş olmasıdır” dedi.

‘HPV direkt temas yoluyla bulaşabilir’

Şüheda PARTAL

Opera Yaşam Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlter Güvendik, son yıllarda sıkça gündeme gelen HPV (Human Papilloma Virus) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. HPV’nin bazı tiplerinin kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olduğunun kesinleşmesi sonucu son yılarda sıklıkla gündeme geldiğini belirten Güvendik, “HPV, Human Papilloma Virus ‘insan siğil virüsü’nün kısaltmasıdır. Yüz civarında birbirine çok benzeyen tipi bulunmaktadır. Ancak insanlarda hastalık yapan kırka yakın tip mevcuttur. Bu virüs grubu çoğunlukla deride ve vücudun değişik bölgelerinde siğil oluşturur; elde, ayaklarda oluşan siğiller de HPV'dir. Toplumda çok yaygın olarak görülmektedir, temelde yayılım yolu direkt temas halidir. Son yıllarda gündeme çok sık gelmesinin nedeni, bazı tiplerinin kadınlarda rahim ağzı kanserine neden olduğunun kesinleşmiş olmasıdır” dedi.

‘KANSERE NEDEN OLDUĞU KESİNLEŞMİŞ BİR VİRÜS HASTALIĞIDIR’

Virüslerin mikroskobik olmanın ötesinde çok küçük olduğuna değinen Op. Dr. Güvendik, “HPV virüsü milimetreden on bin kat daha küçüktür ve kendi başına üreyebilen canlılar değildirler. Metabolizmaları yoktur, ancak bir canlı hücrenin içine girerek çoğalabilir ve hastalık yapabilirler; AIDS, kuduz, grip ve diğer virüs hastalıkları gibidirler. Antibiyotikler HPV'ye etki edemezler ve bu nedenle tedavileri çok güçtür. HPV kansere neden olduğu kesinleşmiş bir virüs hastalığıdır. Belli bölgelere yerleşen HPV virüsü, başka bölgelerde bulunmamaktadır, örneğin: HPV tip 2 ve 7 genel deri siğillerini, tip 1, 2, 4, 63 ayaktaki siğilleri, tip 6, 7, 11, 16, 32 ağızdaki siğilleri, tip 6, 11 gırtlakta, ses telleri bölgesindeki siğilleri oluşturmaktadır. Tip 16, 18, 31, 33, 45 rahim ağzı kanserine yol açan tiplerdir. Daha seyrek görülmekle beraber Tip35, 39, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73 de rahim ağzı kanserine neden olmaktadır. Cinsel bölgede dış tarafta deride siğil yapan HPV yüzde 90 oranında Tip6 veya tip11'dir. Yani kanser yapan tiplerden değildir, bu nedenle derideki siğillerin rahim ağzı kanseri ile ilgisi neredeyse yoktur” diye konuştu.

‘DİREKT TEMAS YOLUYLA BULAŞABİLİR’

Cinsel bölgede enfeksiyon oluşturan virüslerin cinsel temas yoluyla bulaştığına dikkat çeken Op. Dr. Güvendik, “Nadir olarak da efekte elin veya eşyanın cinsel bölgeye teması ile olur. HPV ile bir şekilde teması olmuş birey oranı toplumda yüzde 70'leri bulmaktadır. Ancak böylesi yüksek orana rağmen rahim ağzı kanseri görülme oranı çok düşüktür. Bunun nedeni, enfeksiyon oluşturan HPV tiplerinin çoğunlukla kanser oluşturan tiplerden olmamasıdır, bununla birlikte HPV bulaştıktan sonra bağışıklık sisteminin bu enfeksiyonu kendiliğinden yenebilmesidir. Yani bağışıklık sisteminin rolü büyüktür. Bu amaçla virüsün bazı parçacıklarını içeren aşı mevcuttur. Ancak aşı, pek çok tipi bulunan HPV'nin tüm tiplerini kapsamamaktadır. Henüz HPV bulaşmadan, cinsel aktivite başlamadan önce aşının yapılması önemlidir. Korunmada prezervatifin (kondom) rolü kısıtlıdır, çünkü tüm cinsel bölgeyi kaplamaz. HPV erkeklerde sıklıkla penis, scrotum (torba) ve anüs (makat) bölgesinde bulunur; doğum esnasında annenin doğum kanalından bebeğe geçiş mümkündür” dedi.

‘HÜCRESEL DEĞİŞİKLİK SMEAR TESTİ İLE ANLAŞILABİLİR’

Rahim ağzı hücrelerine yerleşen HPV'nin bağışıklık sistemi tarafından yok edilemediği durumda hücrelerin yapısında deformasyon meydana geldiğini ve hızlı bir çoğalmanın söz konusu olduğunu anlatan Op. Dr. Güvendik, “Bu hücresel değişiklik smear testi ile anlaşılabilir. Hücrelerde meydana gelen anormalleşmeye tıp dilinde CIN denilmektedir. 1,2,3 şeklinde aşamaları vardır, CIN3 kansere en yakın dönemdir, ancak bu safhaya ulaşana kadar yıllar geçmektedir ve herhangi bir belirti vermemektedir. Bu belirtisiz dönemde smear testinin önemi çok büyüktür, 3 yıl geçmeden test yapılması önerilir. Ayrıca hangi HPV tiplerinin rahim ağzında bulunduğunu gösteren HPV Genotipleme testi de mevcuttur. Böylece yüksek riskli HPV tiplerinin olup olmadığı anlaşılır. Yüksek riskli HPV taşıyan kadınlar yakın takip programına alınır. 30 yaş altında HPV taraması yaptırmaya gerek yoktur. HPV bulunsa bile bağışıklık sisteminin yok etmesine şans vermek gerekir. HPV'nin rahim ağzı hücrelerinde hücresel bir anormallik yaratıp yaratmadığı smear testi ile tespit edilebilir. Test sonucunda şüpheli bir durum görülürse biyopsi yapılır. Biyopsi sonucu CIN1 olanlar hiçbir tedavi olmadan 1 yıl içinde yüzde 70; 2 yıl içinde yüzde 90 kendiliğinden iyileşir, ancak yüzde 10'u CIN2'ye ve yüzde 1'i kansere neden olur” şeklinde konuştu.