GÜNDEM
Giriş Tarihi : 18-06-2021 14:29   Güncelleme : 18-06-2021 14:31

Güneş enerjisiyle müsilaj temizliği

Antalya’da bulunan OPSİS Kompost Sistemleri ve Çevre Teknolojileri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Makine Müh. Taner Mirzabey, geliştirdikleri ‘Opsis Rock Resif Oluşum Sistemi’ ile güneş enerjisinden elde edilen düşük voltajda elektrik akımının sualtına verilerek oksijen miktarının arttırıldığını ve bu sayede müsilaj gibi oluşumların engellendiğini bildirdi. Sistemin yapay bir mercan resifi yaratmak için geliştirilen resif oluşturma teknolojisi olduğunu belirten Mirzabey, “Buda mercan resiflerini önemli bir turizm kaynağı haline getirir. Su kalitesini gelişecek ve ekosistem yenilenecektir. Oluşturulan yapılar ile gerçekleşen iyileşme sayesinde denizler doğal tabiatına kavuşacaktır” dedi.

Güneş enerjisiyle müsilaj temizliği

Maksut TEMİZEL

Son günlerde Marmara Denizi'ni etkisi altına alan müsilaj sorunu, denize kıyısı olan tüm kentlerde de sorun olmaya başlarken, müsilaj temizliği için yoğun çaba sarf ediliyor. Merkezi Antalya’da bulunan OPSİS Kompost Teknolojileri A.Ş. geliştirdikleri ‘Opsis Rock Resif Oluşum Sistemi’ ile güneş enerjisinden elde edilen düşük voltajda elektrik akımının sualtına verilerek oksijen miktarının arttırıldığını ve bu sayede müsilaj gibi oluşumların engellendiğini bildirdi.

OPSİS Kompost Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Makine Mühendisi Taner Mirzabey, çevre kirliliği, tarımsal ve işlenmemiş kanalizasyon akışı, deniz kazaları, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği gibi nedenler ile “Deniz Salyası” bilimsel adıyla “Müsilaj” salgılayan phitoplankton popülasyonlarında bir patlama meydana geldiğini söyledi. Kalın ve yapışkan bir dokuya sahip olan müsilajın balıkçıların ağlarını tıkamakla kalmayıp suyun yüzeyini kaplayan bir katman oluşturduğunda, deniz altındaki oksijen seviyesini düşüreceğinden toplu balık ölümlerine neden olduğunu bildiren Mirzabey, “Aşırı kirlenmenin sonucu olarak deniz yüzeyini sarı-beyaz peltemsi bir tabakanın kapladığı ve deniz salyasının, dipteki canlıların yaşam alanlarını nasıl tahrip ettiği tespit edilmiştir. Son dönemde her gün dalışlar yaparak müsilajın yayılımındaki değişimleri inceleyen uzmanlar, oluşan müsilaj örtüsünün denizin dibinde sabit yaşayan canlıları, organizmaları öldürmeye başladığını, sünger topluluklarının üzerini kaplayarak öldürdüğünü tespit ettiler” dedi.

Denizdeki biyolojik hayatın verimliliği ve sürekliliği suda oksijen ve ısı miktarı ile su ısısına bağlı olduğunu anlatan Mirzabey, “Bu üç fiziki kısmı belirleyen en kritik kısım ise yüzeyin ilk milimetreleridir. Bu bölgenin önemini şu şekilde açıklayabiliriz; Suda oksijenin büyük çoğunluğu direkt olarak atmosferden gelir. Atmosferdeki oksijen miktarının sudan daha fazla olması nedeni ile yavaş yavaş atmosferdeki oksijen deniz suyu içinde çözülür ve akıntılar sayesinde denizin farklı derinliklerine dağılır. Bu atmosfer ile deniz arasındaki oksijen değişimi ise deniz yüzeyinde gerçekleşir. Sudaki besin zincirinin en alt tabakası olan zooplanktonlar ve phitoplanktonlar fotosentez ile beslenir. Fotosentez için en gerekli öğelerden birisi ise güneş ışığıdır. Denize giren güneş ışığının önüne ne kadar az bariyer çıkarsa, güneş ışığı daha derine inebilir. Yani deniz yüzeyi ne kadar berrak ve temiz ise güneş ışığı da o kadar derin bölgeye ulaşabilir” diye konuştu.

‘DOĞAL TABİATINA KAVUŞTURMAK MÜMKÜN’

Deniz suyu sıcaklığının da eko-denge açısından çok önemli bir unsur olduğuna dikkat çeken Mirzabey, “Deniz suyu ısısını hem güneş ışığından hem de atmosferden alır. Atmosferle temas eden deniz yüzeyi atmosferin ısısını emer. Bu ısı alışverişinin miktarı ise deniz yüzeyinin ilk milimetrelerindeki temizliğe bağlıdır. Denizlerdeki kirlenme en yoğun deniz yüzeyinde görülür. Yukarıda açıklanan nedenlerle bu bölgede görülen aşırı kirlenme denizlerin soğuma kapasitesini zayıflatmakta, hava ve güneş ile temas etmeyen denizde eko-denge bozulmaktadır. Böylece denizlerin gelecekteki potansiyeli yitirilmektedir. Opsis Rock Resif Oluşum Sistemi ile su kalitesini geliştirme ve ekosistemi yenileme ve doğal bir iyileşmenin gerçekleşmediği alanlarda hızlı bir şekilde doğal tabiatına kavuşturmak mümkündür” şeklinde konuştu.

‘MÜSİLAJ GİBİ OLUŞUMLARI ENGELLER’

Opsis Rock’ın yapay bir mercan resifi yaratmak için geliştirilen resif oluşturma teknolojisi olduğunu aktaran Mirzabey, sözlerine şöyle devam etti:

“İklim değişikliği, mercan ağartması ve artan fırtına aktivitesi nedeniyle mercanların hızlandırılmış büyümesini sağlamak için oluşturularak denizin içine yerleştirilen yapılarımızda takip ettiğimiz süreç özet ile şu şekildedir; oluşturulan yapıya güneş enerjisinden elde ettiğimiz düşük voltajda elektrik akımı verilir. Deniz suyundaki mineraller elektroliz ile çelik yapılar üzerinde beyaz kireç taşı benzeri kalkerli yapının oluşarak birikmesine yol açacaktır. Oluşan kalkerli yapıda mercan resifleri 5 kat daha hızlı büyürken, çevresel streslere karşı 50 kat güçlü ve dayanıklı olacaktır. Yapay resif iskeletleri mercan resiflerinin restorasyonu sağlayan iyi bir alt yapıya dönüşür. Mercan resifleri denizlerde yaşayan canlıların yüzde 25’ini üzerinde bulundurur. Balıklar, denizyıldızları, denizkestaneleri, süngerler, tüplükurtlar, ıstakozlar, karidesler, ahtapotlar, kabuklu hayvanlar, deniz çayırları ve deniz yosunları gibi birçok türe ev sahipliği yapar. Sistemin içinde yer alan pompalar sayesinde oksijen üretilir, bu sayede deniz oksijen seviyesi artmaya başlar, müsilaj gibi oluşumları engeller.”

‘ÖNEMLİ BİR TURİZM KAYNAĞI HALİNE GETİRİR’

Resifler girintili çıkıntılı yapıları ve bol besin içermeleri nedeniyle küçük omurgasızlara ve onlarla beslenen balıklara iyi bir sığınak, üreme ve yaşam alanı sağladığını belirten Mirzabey, “Sonuç olarak; sistem sayesinde, su kalitesini gelişecek ve ekosistem yenilenecektir. Oluşturulan yapılar ile gerçekleşen iyileşme sayesinde denizler doğal tabiatına kavuşacaktır. Mercan resiflerinin bu kadar çok canlıya ev sahipliği yapması, güzel renklere sahip olması ve dalış sporuna uygun olması nedeniyle dünyanın birçok yerinden dalgıçları dalmak için kendine çeker. Buda mercan resiflerini önemli bir turizm kaynağı haline getirir. Mercan resifleri ve deniz otu, tuzlu bataklık, mangrov ve istiridye resifleri gibi diğer deniz ekosistemlerinin yaşamasını ve aşırı besin, iklim değişikliği ve fiziksel yıkımın neden olduğu hasardan yerleşmeyi, büyümeyi büyük ölçüde artırarak iyileşmesini sağlayan benzersiz bir yöntemdir. Tüm deniz organizmalarının hayatta kalması ve yüksek sıcaklık ve kirlilik dahil olmak üzere streslere karşı dirençli olmasını sağlar” dedi.