GÜNDEM
Giriş Tarihi : 12-10-2020 16:46   Güncelleme : 12-10-2020 16:48

'Eğitim bizim namusumuzdur'

Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun talimatları sonrası mart ayında düzenlenerek eğitime açılan Ahmet Erkal Destek Eğitim Kurs Merkezi, çalışmalarıyla göz dolduruyor. Web tabanlı otomasyon sistemiyle yoklamadan, ders programına, anlık sınav sonuçlarından velilerle iletişime kadar özel bir kurum gibi eğitim veren merkezde öğrencilerin ilgi alanlarına göre sınıflar oluşturuldu. Gazetemize açıklamada bulunan Merkezin Müdürü Suat Göv, “Bazı özel kurumların yapamadıklarından çok daha fazlasını yapıyoruz. Şu an bizim toplamda sayımız 140 ve çok kısa bir zamanda maksimuma geldik. Ekside olan hiçbir öğrenci yok. Eksi nette olan öğrencilerimizin tamamı artı nette, hatta 100 net ile zirveyi gören öğrencilerimiz de oldu. Burada her şey çocuklar için. Sonuç olarak biz bu işleri laf olsun diye yapmadık. Başarılı bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

'Eğitim bizim namusumuzdur'

Şüheda PARTAL

Kemer Merkez Mahallesi 175. Sokak’ta Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun talimatları sonrası üniversiteye hazırlanan öğrenciler için eğitim yuvasına dönüştürülen Ahmet Erkal Destek Eğitim Kurs Merkezi göz dolduruyor. Mart ayında açılan ve içerisinde kütüphane, fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarı, 2 Türkçe, 2 matematik, 2 fizik 2 kimya ve coğrafya bilim dersliği, kız ve erkek tuvaletler, engelli tuvaletleri, kantin ve çay bahçesi bulunan merkezde yaklaşık 140 öğrenci eğitim görüyor.

WEB TABANLI SİSTEMLE YOKLAMA

Ahmet Erkal Destek Eğitim Kurs Merkezi Müdürü Suat Göv, gazetemize yaptıkları çalışmalar ve merkez hakkında bilgiler verdi. Merkezde eğitimle ilgili akla ilk gelen ve eğitimde ‘şu da olmadır’ diyebilinecek her şeyi uyguladıklarını ifade eden Göv, “Ben aslında psikolojik danışmanım ve eğitimde 18’nci yılım. Farklı illerde çalıştım. İlk göreve başladığımda 1600 kişilik sınıflarla başladım. Eskiden biliyorsunuz çok yoğundu bu işler. Daha sonra burada Asım Yıldırım hocamızla birlikte önce bir sistem çalışması gerçekleştirdik. Bir web tabanlı bir otomasyon sistemi kurduk. Bunun içerisine öğrencileri velileri ile birlikte kaydettik ve aynı zamanda bu sistemin telefon uygulamaları var. Öğrenciler sınıfa girdiği andan itibaren yoklama sistemini açıyor, var yok diye işaretleyip kaydediyor. Yoklamayı mobilden yapmış oluyor ve sisteme düşüyor, veliler de bu kaydı görüyor. Veliler mesela çocuklarının gelemeyeceğini söyledikleri zaman onları izin yazıyorum ve neden gelemeyeceğini soruyorum” dedi.

‘MESAJLAR ANLIK GİDİYOR’

Otomasyon sistemi sayesinde velilerle anlık mesajlarla iletişim kurabildiklerini aktaran Göv, “Sistem sayesinde mesajlar anlık gidiyor. Çocuğunuz bugün şu derslere katılmamıştır diye yine aynı şekilde. Biliyorsunuz öğrencilerin 3-4 saat kaçmasını önlemek için de yine her ders bunlar rutin bir şekilde yapılıyor. Olmayanlar tekrar düşüyor sisteme. Şu ana kadar böyle bir durumla karşılaşmadık. Aynı zamanda derse girerken dikkatleri dağılmasın diye çocuklardan telefonlarını topluyorum, ders bitiminde ise geri veriliyor. Otomatikman arada kaçma olmuyor. Bu sayede de çocuklar derslere dikkatini daha rahat vermiş oluyor” diye konuştu.

‘SINAV SONUÇLARI ANLIK PAYLAŞILIYOR’

Merkezde gerçekleşen sınavların sonuçlarını anlık olarak hem öğrenciler hem de velilerle paylaştıklarına dikkat çeken Suat Göv, sözlerine şöyle devam etti:

“Merkezimizde sınıf öğretmeni sistemi var. Bu sayede sınıf öğretmenleri öğrencilerle ve kendi sınıfıyla birebir ilgileniyor. Ders programları ve şablonları sistemden hazırlayıp sınıf öğretmenleri ile paylaşıyorum, sınıf öğretmeni de öğrencilerle paylaşıyor. Bu şekilde öğretmenler sınıfı daha iyi kontrol etmiş oluyor. Sınıf öğretmeni her şeye hakim olduktan sonra çözemediği problemleri bana aktarıyor, ben de onu çözmek için uğraşıyorum. Yine aynı şekilde burada optik cihazlarımız var. Bu cihaz ile çocuğa sınav yaptığımız andan itibaren sınav bitimine yaklaşık 15 dakika kala bütün velilerin cep telefonlarına sınav sonuçları ile ilgili mesaj gönderiyoruz ve çocuklar otomasyondan sistemini açtıkları zaman sınavın ve kendilerinin bütün detaylarını görüyorlar. Yine aynı şekilde öğretmenlerimiz sistem üzerinden çocuklara ödev ve soruları veriyor, öğrenci görüşlerini dile getiriyor. Öğrenci oradan öğretmenin sayfasından kendisine birebir etüt saatleri de alabiliyor. Veli öğretmenden direkt randevu alabiliyor.”

‘HEPSİNİ AYRI AYRI ELE ALIYORUZ’

Öğrencilerin ilgi alanlarına göre ayrı ayrı sınıf oluşturduklarına değinen Göv, “Başkanımızdan ben soru bankası istedim. Konu anlatımlı kitaplar, yaprak testler, deneme sınavları gibi her bir öğrenci için ayrı ayrı bunların tamamını istedim. Toplamda 50 tane deneme yapacağız. 50 deneme normal yapılanın üzerinde. 50 deneme ile çocuğu her yönüyle ölçmeye çalışıyoruz. Çocuklar soru şıklarına göre eksik olduğu konularda öğretmenler tarafından etüte gönderiliyor. Pandemi döneminden dolayı şu anda bütün sınıflarda çocuklar tek tek oturuyor. Sabah gelen 3 sayısal sınıfımız, 3 Türkçe matematik sınıfımız, bir tane dil sınıfımız bir tane de TYT sınıfımız var. Toplamda 6 Sayısal, 6 Türkçe-Matematik, 2 dil, 2 tane de TYT sınıflarımız var” diye konuştu.

‘EKSİDE OLAN HİÇBİR ÖĞRENCİ YOK’

Merkez açıldığında 25-30 öğrenciyle eğitime başladıklarını belirten Göv, “Bu çocukların tamamını 30 öğrenci diye baz aldık. 20 tanesi eksi netlerle başladı. Şu an bizim toplamda sayımız 140 ve çok kısa bir zamanda maksimuma geldik. Şuan ekside olan hiçbir öğrenci yok. Eksi nette olan öğrencilerimizin tamamı artı nette, hatta 100 net ile zirveyi gören öğrencilerimiz de oldu” dedi.

‘HİJYENE MAKSİMUM ÖZEN GÖSTERİYORUZ’

Ahmet Erkal Destek Eğitim Kurs Merkezi’nde sosyal mesafeden hijyen ve maskeye kadar her şeye dikkat ettiklerini belirten Göv, sözlerine şöyle devam etti:

“Öğretmenlerimiz çok özverili çalışıyor. Sabah saat 09'dan akşam 17:30’a kadar bir fiil herkes çalışıyor. Buradaki öğretmenlerimiz belediyemizin kendi öğretmenleri, yani öğretmenler sürekli burada. İstediğimiz gibi soru bankaları denemeler her şey çok fazla. Zil sistemimizi otomatik kurduk, giriş çıkışlarla uğraşmıyoruz, bu bir artıdır. Haftanın üç günü pazartesi çarşamba ve cuma günleri kurumumuzu belediye komple dezenfekte ediyor. Öğrencilerin hijyenine maksimum özen gösteriyoruz. Çocukların maskelerini ücretsiz veriyoruz. Her katta dezenfekten var.”

‘TEK DİL SINIFI OLAN KURUM BİZİZ’

Tüm branşlarda ders verdiklerine dikkat çeken Göv, “Bunu çocukların gelecekleri için yapıyoruz. Tıp gibi hukuk gibi savcılık, psikoloji, yabancı dil öğretmenliği isteyen birçok öğrencimiz var. Şu anda Kemer'de en büyük farkımız bizim devlet okulları da dahil tek dil sınıfı olan kurum olmamız. Bu bir başarıdır. İlk başladığımızda bir taneydi şu anda 10 tane dil öğrencimiz var. Burada bir İngilizce öğretmenimiz de var. Haftalık öğrencilere 40 saat ders veriyoruz. Bu yoğun bir ders programı demektir. Zaten herkes ortalama haftanın 2 günü ders veriyor, yaklaşık 8 saat ediyor. Haftada 8 saat 10 saat görüyor. Biz haftada 40 saat ders veriyoruz. Bunu yapmamızın en büyük nedeni bu pandemi dönemindeki çalışmadığımız o dönemi hızlı bir şekilde kapatmak. Başka farklı illerde bu şekilde yoğun programlar var mı? Çok nadir. Burada etkili olan başkanımızın ve Asım beyin öğretmen kökenli olmasıdır” şeklinde konuştu.

‘BİZ BURADA ÇOCUKLARIN HER ŞEYİZ’

“Bazı özel kurumların yapamadıklarından çok daha fazlasını yapıyoruz” diyen Ahmet Erkal Destek Eğitim Kurs Merkezi Müdürü Suat Göv, sözlerine şöyle devam etti:

“Mesela ben optik sınav kağıtlarına Kemer Belediyesi Ahmet Erkal Destek Eğitim Merkezi yazdırdım. Böylece çocuk optik kâğıdı da bizim diyerek benimsiyor. Burayı bir aile olarak görüyor. Çok büyük bir şeydir, bu emeğimizin sonucudur. Bakanlıklarımız izin vermişti 12. sınıflar için zorunluluk yoktu, buraya geldiler gördüler çok farklı. Biz onların ailesiyiz, velisiyiz, arkadaşıyız. Biz burada çocukların her şeyiz. Çocuklarla derslerin dışında sosyal kültürel aktiviteler de yapıyoruz. Haftanın 1 günü halı saha maçları yapıyoruz. Mesela sabahçı grup öğleden sonra gelip burada ders çalışabiliyor, öğleden sonraki grup sabah geliyor. Ders çalışmaya yerimiz var. Bu aynı zamanda başarısını da artırır. Sadece ders değil dersin dışındaki sosyal faaliyetlerde de biz çocukların yanındayız. Sabah kahvaltıları organize etme öğle yemeği çocuklarla grup grup dışarıya yemeklere gitme gibi şeyler çok önemli şeylerdir. Çocukların ruhuna dokunmaktır. O yüzden çocuklar bizi bir abi abla anne baba arkadaş olarak görüyor. Yani burada sadece monoton bir öğretme pozisyonumuz yok. Burada her şey çocuklar için. Amaç onlara daha iyi verim sağlayabilmek, daha iyi sonuçlar elde edebilmek. Bu çarşamba yerli malı havasında her çocuk evden yaptığı bir şeyleri yiyecek içecekleri getirecekler. Dışarıya 150 tane masa sandalye gelecek. Her öğrenciye bir masa düşüyor. Çocuklara böyle bir etkinlik yapacağız. Dediğim gibi çocukların dersten ziyade hayatına da dokunuyoruz. Bu da bizi çok güçlü kılıyor. Kurumlarda bu tür şeyler yapılmaz. Biz bunu yapıyoruz ki çocuk her şeye hakim olsun. Çocuk eve gidip ‘Ben çok mutluyum’ diyor. Farklılığımız çocuklara yansıyor. Çocuklarda arkadaşlarına yazıyor ‘belediyenin kursu çok iyi gelin de görün’ diyorlar. Yani biz özverili başlamasaydık eğer sonuç böyle olmazdı. Her gün kayıt geliyor, beni de yazın beni de yazın diyorlar. Bizde para yok tamamen ücretsiz. Bizim tek isteğimiz çocuğun çalışması.”

‘BİZ BU İŞLERİ LAF OLSUN DİYE YAPMADIK’

Merkez olarak velilerden memnuniyet konusunda çok iyi dönüşler aldıklarını ifade eden Göv, “Mesela iki gün bir çocuk gelmezse mesajın dışında önce çocuğu arıyorum, sonra annesi ve babasını arıyorum; ‘Çocuğunuz gelmedi. Nedenini öğrenebilir miyim?’ diye. Veliler bile şaşırıyor. Bir gün bir velimiz çok şaşırdı ‘Allah Allah, hayatımda hiç kimse çocuğumla ilgili beni böyle aramadı’ dedi. ‘Hiç kimse sormadı’ dedi. Sırf bunun için benimle gelip konuşanlar oldu. Bir tanesi tanışmaya geldi; ‘Allah razı olsun bizim çocuğu bile biz bu kadar aramıyoruz’ dedi. Belli dönemlerde çocukların birebir takip edilmesi çok değerli. Geliyorlar teşekkür ediyorlar. ‘Burası ücretsiz ne yapalım’ diyemeyiz. Bir iş yapıyorsak emek vermemiz lazım ve bu emeğimizin de bir karşılığı olması lazım. Yani bu insanı gerçekten mutlu ediyor. Mesela bir tane kız öğrencimiz vardı, yıllarca lise eğitimi sırasında çalışmış, burada da çalışması gerektiğini söyledi. Ailesi ile de görüştük, eğitimine düzenli devam etmesi için gerekli destekleri verip eğitime çalışmadan devam etmesini sağladık. Şu an merkezimize geliyor. Annesi geldi biz ikna edemedik çocuğu ne yaptınız dedi. Siz annesiniz belli bir yere kadar müdahale edebilirsiniz, biz bu çocuğun öğretmeniyiz. Yani çocuklara dokunmak veliye dokunmak çok güzel bir sonuç verdi. Farklılık olsun diye çocukların doğum günlerinde SMS sistemi ile çocuklara o gün ile ilgili doğum günü mesajı atılıyor. Artı ders çıkışında o çocuğun adını düzenlenmiş bir doğum günü şarkısını çalıyoruz. Yani bu muhteşem bir şey. Çocuklar geliyor teşekkür ediyor. Biz çocuklar adına her şeyi yapıyoruz. Biz de çocuklardan var güçleriyle çalışmalarını istiyoruz. Dışarıda çocukların oturulması için banklar getirildi. Çocuklar için bunları yaptık. Onların mutlu olması insanın hoşuna gidiyor. Sonuç olarak biz bu işleri laf olsun diye yapmadık. Sonuçlarını sınavda göreceğiz. Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürümüz Asım Yıldırım denetiminde başarılı bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Eğitim bizim namusumuzdur” dedi.