SAĞLIK
Giriş Tarihi : 03-04-2020 09:07

'Çocukların ruh sağlığını koruyabilmek için kendi ruh sağlığımızı korumalıyız'

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, koronavirüs salgını nedeniyle evlerinde kalan ebeveynlere çocuklarının ruh sağlığını korumanın yollarıyla ilgili bilgi verdi. Çocukların ruh sağlığını koruyabilmek için öncelikle ebeveynlerin ruh sağlıklarını korumanın önemini vurgulayan Doç. Dr. Nasıroğlu, bu dönemde aşırı obsesyon, endişe, kaygı, panik atak ve depresyon gelişebileceğine dikkat çekerek bunları yaşayan ebeveynlere mutlaka bir hekimden yardım almalarını önerdi.

'Çocukların ruh sağlığını koruyabilmek için kendi ruh sağlığımızı korumalıyız'

Koronavirüs salgını nedeniyle aileleriyle birlikte evde kalan 0- 3 yaş, 3- 6 yaş, 6- 12 yaş ve 12- 18 yaş aralığındaki çocuklara yaklaşımların farklı olduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, 0- 3 yaş arasındaki çocuklar için en önemli şeyin dokunmak ve konuşmak olduğunu söyledi. Doç. Dr. Nasıroğlu, "Eğer bu dönemde çok televizyon izleyip çocuğu ihmal ederseniz, aşırı endişeniz sizi çocuktan uzaklaştırırsa çocuk ihmal edilmiş olur. Bir çocuk ihmale uğrarsa da tüm hayatı boyunca zihninde bir iz kalır. Özellikle 0- 3 yaş arasındaki çocuklarla dokunma ve konuşma sıklığını arttırın" dedi.

3- 6 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLARA YAKLAŞIM

Okul öncesi dönemde 3- 6 yaş arasındaki çocuklara anlayabilecekleri dille yaşananların biraz riskli olduğunun anlatılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, "Her detayı vermeniz gerekmiyor ama gerçekçi olmanız gerekir. Ellerini nasıl yıkamaları, nasıl hapşırması gerektiğini anlatmak gerekir" diye konuştu.

İLKOKUL ÇOĞUNDAKİ ÇOCUKLARA YAKLAŞIM

İlkokul çağındaki çocukların rutinin dışında bir şeyler yaşandığını anladıklarını ifade eden Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, "Tabii çocuklar okula gitmiyorlar bu dönemde. Okula gitmiyorlar, öğretmenlerini, arkadaşlarını göremiyorlar. Aileler dışarı da çıkarmıyor. O zaman çocuklar ‘Ne oldu?’ diyorlar. İşte burada felaket senaryoları çizmemelisiniz. ‘Tüm dünya insanları öldük bittik’ gibi şeyler söylememelisiniz" şeklinde konuştu.

12- 18 YAŞ ARASINDAKİLERE YAKLAŞIM

Ergenlerin dönemsel olarak bir güçlülüğü olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, ergenlerin ‘Virüs bana bir şey yapmaz. Kim bana zarar verebilir ki?’ gibi düşünerek riskli davranışlar içinde yer alabileceğini vurguladı. Nasıroğlu, "Bu kurallara uyan ergenler de var. Uymayanlar da olabilir. Eğer bu ergenlerin yakınlarından biri virüs kaparsa kendilerini suçlayabilirler. Bu suçluluk duygusu onların çok daha riskli eylemlerini beraberinde getirebilir. Bu anlamda ergenlere daha özel ve özenle yaklaşılması gerekir. Eğer ergenlerin, riskli davranışlarda bulunduğunu hissederseniz mutlaka bir destek alınması gerekir" dedi.

'TÜM HAYATI KAYGIYLA GEÇİRMEYİN'

Evde tüm hayatı koronavirüs kaygısı ile geçirmenin yaşam kalitesini çok düşüreceğine dikkati çeken Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, şunları söyledi:

"Tüm uğraşınız haberleri ya da sosyal medyadaki koronavirüs paylaşımlarını takip etmek olmamalı. Krizi fırsata çevirmek diye bir durum var. Evet durum kötü. Eve kapandık. Bazılarımız işe gidemiyor. İleri yaş grubumuz evden çıkamıyor. Ama biz bu krizi fırsata çevirelim. Çocuklarımızla daha çok vakit geçirelim. Ev içinde sadece ekrana bağlı kalmayın. Ailenize sevginizi gösterin. Bu, onları şu zor günlerde koruyacak en önemli sosyal destek olacaktır. Onların size sizin de onlara ihtiyacınız var."

(DHA)