EKONOMİ
Giriş Tarihi : 30-07-2020 04:21   Güncelleme : 30-07-2020 04:21

Çetin: Pandemi destekleri il ve sektör bazında verilmeli

Elektronik ortamda gerçekleştirilen Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda oda faaliyetlerinin yanı sıra, kent ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya'nın pandemiden en fazla etkilenen il olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte desteklerin il ve sektör bazında verilmesi gerektiğini kaydetti.

Çetin: Pandemi destekleri il ve sektör bazında verilmeli

ATSO Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Süleyman Özer başkanlığında elektronik ortamda gerçekleşti. ATSO Başkanı Davut Çetin, oda faaliyetlerinin yanı sıra, kent ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya'nın pandemiden en fazla etkilenen il olduğunu söyleyen Başkan Çetin, bundan sonraki süreçte desteklerin il ve sektör bazında verilmesi gerektiğini kaydetti.

Konuşmasında koronavirüs pandemisinin yaşamı etkilemeye devam ettiğine dikkat çeken Davut Çetin, pandemide ikinci hatta üçüncü dalgalar olabileceğini belirterek, yeni normal denen süreçte rehavete kapılmanın yanlış olduğunu belirtti.

Başkan Çetin pandemi sürecinde çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini belirterek, “ATSO olarak bu süreçte de sektörlerin gelişmesi için, yatırım ve ihracat için çalışıyoruz, İhracata destek olmak için ATSO Global ekibimiz dünyanın dört bir yanında Ticaret ve Sanayi Odaları ile yoğun bir mesai harcıyor ve üyelerimizi yurt dışındaki muhataplarıyla buluşturuyor. ATSO Akademi eğitim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Dijital Hafıza Haritası gibi kent tanıtımına değer katacak projelerimizi tamamlanma noktasına getirdik. Üyelerimizin sorunlarını ve çözüm önerilerini ilgili bakanlıklara ulaştırmak için güçlü bir iletişim köprüsü kurduk. Hazırladığımız raporlarla da taleplerimizi bilimsel temellere dayalı olarak iletiyoruz" dedi.

Dünyada birçok ülkenin ikinci dalga riskine karşı önlem aldığını belirten Davut Çetin, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Dünya ekonomisinin haziran ve temmuzda toparlanmaya başladığını görüyoruz. Bu para borsalara, altına gitmeye devam ediyor. ABD'de başkanlık seçimi dönemine girilmiş olması, Çin gerilimi, pandeminin devam etmesi doları diğer para birimleri karşısında zayıflatmaktadır. Önümüzdeki dönemde piyasalarda sert hareketler görülebilir. Türkiye ekonomisinde bazı sektörler toparlanırken, diğer sektörlerde sıkıntılar devam ediyor. Hükümet çaba harcadı, önemli bir kredi ve istihdam desteği sağlandı. Mart sonundan bu yana 380 milyar kadar kredi artışı oldu. İstihdam destekleri konusunda kısa çalışma ödeneğinin belirli sektörlerde devam etmesini bekliyoruz. Ayrıca normal çalışmaya geçiş için de SGK prim ödeme desteği getirildi. Bu konuda Cumhurbaşkanlığına yetki verildi. Kredi destekleriyle ekonomi Hazirandan itibaren toparlanıyor. Bu toparlanmanın devam edip etmeyeceği belli değil. Bu nedenle bu ay verilere biraz daha yakından bakmakta fayda var. Haziran ayında konut satışı, otomobil satışı, sanayi üretimi baz etkisinin de katkısıyla hızlı bir yükseliş gösterdi."

HAZİRANDA EKONOMİ HIZLI TOPARLANDI

"Haziranda konut satışı ve otomobil satışı rekoru kırıldı. Bütün dünyada pandemi koşulları ve faiz düşüşü borsa yatırımlarını ve gayrimenkul talebini artırdı. Pandemi ikinci el otomobil satışını da artırdı. Çünkü metroya, trene, uçağa binmek istemeyen otomobile yöneldi. Bunun sonucunda hem Türkiye'de hem de Antalya'da konut ve otomobil fiyatları uçuşa geçti. Konut fiyatları Türkiye'de bir yılda yüzde 23 arttı. Sıfır otomobil fiyatları yüzde 30-40 civarında artış gösterdi. Bu nedenle yeni konut ve sıfır otomobil talebinde artış daha sınırlı kaldı. Haziran ve Temmuz satışlarına bakıp, piyasayı yanlış okuma hatasına düşmemeliyiz."

"Burada önemli konu önümüzdeki aylarda durumun nasıl gelişeceğidir. Bunun için bir gösterge tüketici güvenidir. Tüketici güveni nisanda dip yaptı, haziranda 62'ye yükseldi, temmuzda yeniden düşüş oldu. Tüketici güveni ekonominin iyi zamanlarında 80 civarındadır. Piyasa iyi gidiyor demek için en azından 70'leri görmeliyiz. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda piyasa daha yavaş gidecektir. Ben uzun zamandır ekonomide asıl durum Ekim sonrasında görülecek diyorum. Gelişmeler de bu yöndedir. Piyasada bu canlanma uzun süre devam edemez. Bugüne kadar kredi artışını Merkez Bankası destekledi, fakat artık frene basmaya başladı. Çünkü enflasyon ve cari açık riskleri artmaktadır. Bütçe açığımız 6 ayda 100 milyarı geçti. Dolayısıyla ekonomide manevra alanı daralmaya başladı."

ANTALYA'NIN DURUMU

"Antalya verilerini Türkiye ile karşılaştırırsak durum daha iyi anlaşılmaktadır. Önce en iyi veriden başlayayım. Bu yıl bir tesellimiz yaş meyve ve sebze ihracatımızın artmış olmasıdır. Toplam ihracat Türkiye toplamında yüzde 15 düşerken, bizim ihracatımız yüzde 3 düşmüştür.

Kredi artışında Türkiye genelinden daha öndeyiz. Kredi artışı bir taraftan finansman ihtiyacı demektir, diğer yandan kredi alma gücüdür. Antalya fazla kredi alsın diye çok uğraştık. Biraz faydası olduğunu görüyoruz. Fakat diğer veriler böyle olumlu değil maalesef. Son zamana kadar Antalya Türkiye verilerini karşılaştırdığımızda Antalya daha iyi oluyordu. Artık veriler Antalya aleyhinde gelişmeye başladı. Biz bu durumu mayıs ayında öngörmüş ve uyarı yapmaya başlamıştık. Şimdi güncel veriler bizim 3 ay önce söylediklerimizi teyit etmektedir."

NİSAN AYINDA ANTALYA'DA ÇALIŞAN SGK'LI 5 KİŞİDEN 1'İ İŞSİZ KALDI

"Şimdi daha kötü verilere gelelim. Hükümetin istihdam desteklerine rağmen Türkiye genelinde Nisan ayında 378 bin SGK'lı çalışan işini kaybetmiştir. Antalya'da istihdam 113 bin azalmıştır. İstanbul'da bile istihdam kaybı 51 bin düzeyindedir. Yani Antalya'da çalışan SGK'lı 5 kişiden 1'i işsiz kalmıştır. Antalya, çalışan sayısının en fazla azaldığı il olmuştur. İstihdam kaybı özellikle konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri sektörü kaynaklıdır. Konaklama sektörü istihdamı nisan ayı itibariyle bir önceki yıla göre yüzde 33 oranında azalmıştır."

"Turizmde 6 aylık dönemdeki kaybımız yüzde 92'dir. Son günlerde bir miktar artış olmuştur, ancak halen eksi 90'lardayız. Önümüzdeki günlerde Rusya ve Almanya uçuşları artacaktır. Turist sayısı da artacaktır, ama yine de durumu değiştirecek kadar bir turist girişi bekleyemeyiz. Çünkü mesele sadece Almanya'nın kapı açması, karantina uygulamaları değildir. Almanya'nın iç turizminde bile yüzde 40-50 oranında düşüş görülmektedir. İspanya, Yunanistan, İtalya'da da turizm canlanamamıştır. Avrupa turizmi bu yılı pas geçip 2021, 2022 için çalışmaya başlamıştır."

(DHA)