GÜNDEM
Giriş Tarihi : 09-06-2022 01:30   Güncelleme : 09-06-2022 01:32

Buraya da mı göz diktiniz?

2018 yılında işletmeci firmadan geri alınarak tekrar Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne geçen Kındılçeşme Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı’nda belirsizlik sürüyor. Doğası katledilerek yapılan ve Danıştay’ın yıkılması yönündeki karara rağmen yıkılmayan yapıların Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün başvurusuyla resmiyet kazandığı Kındılçeşme’de yetkililerin artık ne bahane bulacağı da merak konusu oldu. Gazetemizin çağrısı üzerine Kındılçeşme Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı önünde bir araya gelen Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Turizmci ve İş Adamları Derneği (KEMİAD) Başkanı Rıza Sönmez, KEMİAD eksi Başkanı Ali Nail Kılıç, Yeni Mahalle Muhtarı Münevver Erkal ve vatandaşlar, alandaki belirsizliğin artık son bulmasını ve tekrar eski haline getirilerek halka açılmasını istedi.

Buraya da mı göz diktiniz?

Maksut TEMİZEL

Kemer Gözcü Gazetesi olarak Kındılçeşme Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı’nın neden hala halka açılmadığını sorgulamaya devam ediyoruz. Kamuoyu adına ilk günden bugüne konunun ısrarla takipçisi olan Kemer Gözcü Gazetesi, davaların kazanılmasının ardından sayısız habere imza atmış ancak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, kendi bildiğini okumaya devam etmişti.

KAÇAK YAPILAR RESMİYET KAZANDI

2004 yılından bu yana bir çok kez plan değişikliği yapılan alanda Danıştay, tüm yapılan planları iptal etmiş ve alanın eski haline getirilerek halkın kullanımına açılmasına karar vermişti. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, alan içerisinde doğası katledilerek kaçak bir şekilde yapılan yapılar için imar affından yararlanarak yapılara resmiyet kazandırdı.

HUKUKİ SÜREÇ SONA ERDİ

2018 yılından bu yana konuya hakim yetkililer ise işletmeci firma ile Milli Parklar arasındaki mahkeme sürecinin devam ettiğini ifade ederek hukuki sürecin sona ermesini beklediklerini açıklamıştı. Ancak mahkemenin Kındılçeşme ile bir ilgisinin bulunmadığı, hukuki sürecin çoktan sona erdiği ve sadece firma ile Milli Parklar arasındaki alacak-verecek davası olduğu öğrenildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uhdesinde olan Kındılçeşme için yetkililerin şimdi ne bahane bulacağı da merak konusu oldu.

Gazetemizin çağrısı üzerine Kındılçeşme Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı önünde bir araya gelen Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Kemer Turizmci ve İş Adamları Derneği (KEMİAD) Başkanı Rıza Sönmez, KEMİAD eksi Başkanı Ali Nail Kılıç, Yeni Mahalle Muhtarı Münevver Erkal ve vatandaşlar, alandaki belirsizliğin artık son bulmasını ve tekrar eski haline getirilerek halka açılmasını istedi.

YIKIMA BAKANLIK ENGELİ

Kındılçeşme’nin Kemer’in akciğerleri olduğunun altını çizen Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, “Ben 1985 yılında Göynük’e öğretmen olarak geldiğim zaman Kındılçeşme’de çadırı ve karavanı ile insanlar buraya geliyorlardı, çocuklarıyla birlikte aile olarak denize giriyorlardı. Bir de burası için otelden rezervasyon yaptırır gibi bir yıl önceden rezervasyon yaptırıyorlardı. Buraya gelenler, ilçede konaklayanlar, Kemer halkı ve işletmeciler de memnundu. Ama nedense 2004 yılında bir düzenleme yapsın diye 29 yıllığına Gökhan Turizm diye bir şirkete verilmiş, sonra düzenlemeye uymayan binalar yapılınca plan değişikliği olmuş. Fakat Danıştay bütün bunların hepsini iptal etmiş. Kemer Belediyesi 2017 yılında bunlara encümenle bir ceza yıkım kararı almış ve hemen akabinde Tarım ve Orman Bakanlığı; biz bunu yasal hale getirdik, eğer siz bunları yıkarsanız bunun nakit olarak parasını tanzim ederiz deyince onlarda geri adım atmış” dedi.

KİMSE GÖSTERMELİK BİR HAREKET YAPMASIN

Kındılçeşme’de tüm hukuki sürecin bittiğini ve alanın boşta olduğunu bildiren Başkan Topaloğlu, “Orman Bakanlığı ve Gökhan Turizm arasındaki alacak verecek meselesi bizi ilgilendirmiyor. Ana fikir olarak artık Kemer’de yeteri kadar turistik tesis var. Zaten burası tekrar halkın kullanımına eskisi gibi açılması lazım. 2 yıl önce yan tarafı açtılar ama 3 gün sonra yine tekrar kapattılar. Kimse göstermelik bir hareket yapmasın. Ben Kemerliyim ve iktidar partisinin temsilcisiyim diyen arkadaşlar buranın Kemer halkının kullanımına açmak istiyorsa buyursun. Bizde destek olalım” diye konuştu.

EN UFAK BİR KIVILCIMDA BURASI BİTER

Kındılçeşme’nin Kemer Belediyesi’ne devri için resmi olarak başvuruda bulunacaklarını ifade eden Başkan Topaloğlu, “Biz burayı bakanlıktan isteyeceğiz ve kişisel olarak da birebir bakan beye kendimde gideceğim. Artı ben burayı kendim gezdiğim zaman yıkılmış ve kurumuş çam ağaçları olduğunu gördüm. Burada kuru otlar var ve her an için yangın tehlikesi olan bir yer. En ufak bir kıvılcımda burası biter. Onun için bir an önce halkın kullanımına açılsın. Burasının eski haline dönmesini istiyoruz. Tekrar eski haline dönmesini tüm Kemerli istiyor ve Kemer’in temsilcisi olarak bizde istiyoruz. Mücadele veren herkesten teşekkür ediyoruz ve üstümüze düşecek olan her şeye hazırız” dedi.

SÖNMEZ: NE HİKMETSE BİR TÜRLÜ GELİŞME OLMUYOR

KEMİAD Başkanı Rıza Sönmez de, Kındılçeşme’nin eski haline döndürülmesi noktasında sayısız karar alındığını ancak uygulamada hiçbir gelişme yaşanmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Kemer Gözcü Gazetesi’nin çağrısı üzerine bugün buradayız. Kındılçeşme konusunda KEMİAD olarak her zaman hassasız. Bu bölge halkındır. Bu işe ilk başlanılan andan önceki halkın kullandığı döneme gelmesi de sınırımızdır. Burada yasal düzenleme yapılmış olabilir, ancak bunun geri alınması da yasal düzenlemedir. Alanın esas halka kazandırılması önemlidir. Bu konuda yapılan her türlü etkinliğe katılırız ve KEMİAD olarak da bu işlerde görev almak bizim için onurdur. Bu bölge halkın sahiplendiği bir alandır ve bu işi artık halka mal edelim, bunu hep beraber uyumla işbirliği içerisinde devam ettirelim. KEMİAD olarak geçmiş yıllarda biz avukat Tuncay Koç vekaleti ile bu konuda davalı taraf olduk. Bu konuda dava kazanıldı ve Danıştay’a gitti. Danıştay’da da kazanıldı ve yapılan proje değişikliğinin de eskiye döndürülmesiyle ilgili karar alındı ama, uygulama noktasında ne hikmetse bir türlü gelişme olmuyor. O yüzden Kındılçeşme, Kemer açısından ve tüm sivil toplum kuruluşları açısından halka kazandırılması gereken bir alandır. İnşallah artık müjdeli haberler almak istiyoruz, başka hikayeler duymak istemiyoruz.”

KILIÇ: HALA ISRAR ETMENİN NEDENİ NEDİR?

Kındılçeşme süreci içerinde yer alan KEMİAD eski başkanlarından Ali Nail Kılıç ise, Kındılçeşme için yıllardır mücadele verdiklerini belirterek, “Tabi ki bu sorunun başından beri biz içindeyiz. Sadece Kındılçeşme değil Çalış, Alacasu ve Phaselis’de de STK’lar ve halk olarak mücadele verdik. Artık bir yerde durulması lazım. Her yeri otel yapmanın ve halka ait olan yerlerin ele geçirilmesinden artık gına geldi. Burası halkın tek soluk aldığı yerdi. Yerel halkın hafta sonu piknik alanıydı. Yani buraya otel yapmanın ya da bir takım şeyler yapmanın ne anlamı var? Burası için büyük miting yaptık ve Antalya’nın önemli mitinglerden biriydi. Halk söyleyeceğini söyledi. Yani hala ısrar etmenin nedeni nedir? Mahkemelerde uğraştırmanın ve kurumlar arası bir takım şeylerin zamanı artık geçti. Burası halka bir an önce açılsın. Artık Kındılçeşme, Çalış Tepesi ve Phaselis turizmin çok önemli argümanları. Bunlara dokunmayalım. Her yere otel yapmakla olmuyor. Yani turizmin çeşitliliği bakımından nefes alacak yerler lazım. Son yıllarda halka ait sit alanı olan yerlere pervasızca bir taarruz var. Vatandaşa da gına geldi. Yeter artık. Yani devletin itibarı burada zedeleniyor. O dönem 8 kere devletin mührü kırıldı burada. Ya böyle bir şey olur mu? Biz, bir an önce buranın halka açılmasını istiyoruz” dedi.

ERKAL: KEMERLİLERE BU CEZA NEDEN?

Doğma büyüme Kemerli olan Yeni Mahalle Muhtarı Münevver Erkal da, çocukluk zamanından piknik ya da denize girmek için Kındılçeşme’ye geldiğini ve halka kapanmasıyla artık gidecek başka yerleri kalmadığını ifade ederek, “Kındılçeşme’den başka gidecek bir yerimiz yok. Sadece ben değil halk olarak yok. Zaten otel sahaları belli. Ben Yeni Mahalle Muhtarıyım ama benim mahallemde denize girilebilecek yer bir Kındılçeşme’nin yan tarafındaki belediyenin yeri var. Benim çocuklarım Kındılçeşme’ye giremiyor. Önceden çamların altında eğlencemizi, pikniğimizi yapardık. Misafirlerimiz olduğu zaman burada kamp yaptırırdık. Yani Kındılçeşme Kemerliler için ayrı bir yerdi. Ama maalesef yaklaşık 20 yıldan beri burası kapalı ve biz buraya giremiyoruz. Halk olarak biz neden buraya giremiyoruz? Kemerlilere neden bu ceza? sormak lazım. Boş bulunan yerler tahsis edilip neden başkaları konuyor? Küçüklüğümüzde biz Ayışığı parkına giderdik, şimdi para vermeden bir şezlong bile kullanamıyoruz. Kındılçeşme’nin artık halka mal olması lazım, halka açılması lazım, halkın girebileceği bir şekilde düzenlenmesi gerekli. Neden bu kapılar kilitli? Neden burası böyle boş? Kemer’in en gözde yeri burası. Ben bunu her zaman yetkili ya da başka birimlere sorduğumda hukuki süreçte, konuşamayız, bir şey yapamayız diyorlar. Muhtar olarak ben bile buranın şuan hangi konumda olduğunu bilmiyorum. Daha önceki giden bir Kaymakamımız buranın hukuki sürecinin bittiğini söyledi, e bittiyse neden açmıyorsunuz? Halka açılmasını istiyordu ama onunda zamanı yetmedi. Maalesef yani bütün kaymakamların zamanı yetmiyor burayı açmaya. Ben bir devlet ve bu mahallenin yetkilisi olarak buranın halka açılmasını istiyorum” diye konuştu.

KARAHAN: YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ

Kemer sakinleri adına konuşan CHP Kemer İlçe Yönetiminden Mustafa Karahan ise, Kındılçeşme konusunun yılan hikayesine döndüğünü söyledi. Karahan, “Belediye başkanımız ve STK başkanlarımız burada. Ne yapılacaksa halka ne düşecekse biz buradayız. Yıllardır bunun peşindeyiz. Kaç defa geldik buraya kapıya dayandık ama bir türlü açılmıyor. Dava diyorlardı, davalar bitti ama hala açılmıyor. Biz yerimizi istiyoruz. Kemer’in nefes aldığı tek yer burası ve halka açılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

ÜNSAL: BURASI DA HALKIN OLSUN

Kemer Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bolat Ünsal da konu ile ilgili gazetemize yaptığı açıklamada, “Ben halka açılmasından yanayım. Eskiden oraya Türkiye’nin her yerinden insanlar akıyordu. Tatil dostlukları oluşuyordu. Kemer’e artı bir katkısı oluyordu. Zaten sahillerin her yerlerini kapattılar, bırakın bazı yerler de halka kalsın, yani yerli turiste kalsın. Gelip gidenlerin çadır kurabileceği, günübirlik denize girip çıkabileceği alanlar olsun. Zaten bütün kıyılar otellere kapatıldı ve tahsis edildi. Bırakın burası da halkın olsun. Kemer halkına verilsin” dedi.

AKDAĞ: ARTIK HALKA AÇILMALI

Türk Kadınlar Birliği Kemer Şube Başkanı Hacer Akdağ ise, “Eskiden Kemer halkının ve Türkiye’nin bir çok yerinden gelen insanların çadır ve karavanlarıyla gelip kamp alanı olarak kullandığı, nefes aldığı ve Kemer’e nefes olan Kındılçeşme artık halka açılmalı. Yıllardır halka kapalı. İnsanların faydalanması adına buranın açılmasını istiyorum. Kemer’de her geçen gün halkın kullanabileceği alanların azaltmak yerine çoğaltılması gerekiyor. Çünkü halkın gidecek yeri kalmadı” diye konuştu.

 

KINDILÇEŞME’DE NELER YAŞANDI?

Kemer’de bulunan ve Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan Kındılçeşme Kamp Alanı ve Günübirlik Kullanım Alanı, giriş ücreti tahsili, büfe, fırın, plaj faaliyetleri ve saha temizliği işletmeciliği 24 Şubat 2004 yılında ihale edilmiş, ihaleyi kazanan firma ile 24 Mart 2004 yılında sözleşme imzalanarak 29 yıllığına kiraya verilmişti. Kındılçeşme Kamp Alanı ve Günübirlik Kullanım Alanı da kapsayan 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 05 Mayıs 2006 yılında onaylanmış ve Beydağları Sahil Milli Parkı’nın Genel Müdürlüğünce onaylanan 05 Ocak 2009 tarihli Uzun Devreli Gelişme Planı’nın (UDGP) Birinci Revizyonu ile “Kındılçeşme Çadırlı Kamp Alanı, Kındılçeşme Kamp Alanı ve Günübirlik Kullanım Alanı” olarak değiştirilmişti.

Buna bağlı olarak, işletmeci tarafından hazırlanan Kındılçeşme Kamp Alanı ve Günübirlik Kullanım Alanının Vaziyet Planı 13 Mart 2009 tarihinde Milli Parklar Genel Müdürlüğünce onaylanmış, Çevre ve Orman Bakanlığınca 05 Şubat 2009 tarihinde onaylanan Beydağları Sahil Milli Parkı UDGP revizyonu ve buna bağlı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığınca onanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı da kabul edilerek, söz konusu plan hükümleri uyarınca Kındılçeşme Çadırlı Kamp Alanındaki 1370 parsele ilişkin 15 Ekim 2009 tarih ve 2009-57, 58, 59, 60, 61, 62 ve 63 sayılı yapı ruhsatlarının ve buna ilişkin 05 Ekim 2009 yılında vaziyet planı düzenlenmişti.

‘YÜRÜTMENİN DURDURULMASI’ YÖNÜNDE KARAR VERİLDİ

Kemer Belediye Başkanlığı’ndan alınan 15 Ekim 2009 tarih ve 2009/63 nolu Yapı Ruhsatı kapsamında ilgili firma inşaat çalışmalarına başlanmış, ancak inşaat çalışmaları devam ederken Kemer Belediye Başkanlığı, Antalya Barosu Başkanlığı, TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi ile Aynur Korkmaz, Hüseyin Ekici, Mehmet Aksan, Kemal Yılmaz, Hayrettin Şahin, Nevzat Dilek, Mustafa Kendüzler, Ahmet Cantürk ve Akın Eralp tarafından Kındılçeşme'nin kiralanmasına olanak sağlayan Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı revizyonu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca onanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile Vaziyet Planının iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile bakanlıklar aleyhine Danıştay Altıncı Dairesi’ne dava açılmış, Danıştay Altıncı Dairesi tarafından "Yürütmenin Durdurulması" yönünde karar vermişti.

DANIŞTAY 6. DAİRESİ TARAFINDAN ALINAN KARAR;

Karar metninde, Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı'nda, önceki plandan farklı olarak Kındılçeşme Kamp Alanı için 0.08 emsal değeri verilmiş olmasının şehircilik ve planlama ilkelerine, Milli Parklar Kanunu'nun doğanın korunmasını öngören 14. maddesine ve kamu yararına uygun bulunmadığı söylemişti. Oy çokluğuyla alınan kararda, "Bilirkişi raporunda yer alan görüşler doğrultusunda dava konusu planlar, 2872 sayılı Milli Parklar Kanunu'na, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına aykırı uygulamalar ve kullanımlar getirmesi nedeniyle hukuka uygun bulunmamıştır" denilerek iptal edilmişti.

'DOĞAL YAŞAM ORTADAN KALKTI'

Plan ve onu izleyen kiralama sürecinde çevrecilerin yoğun eylemlerine sahne olan Kındılçeşme'de Prof. Dr. Ali Türel, Prof. Dr. Duran Taraklı ve Yrd. Doç. Dr. Ela Babalık Sutcliffe'den oluşan bilirkişi heyeti yaptığı incelemede, bölgede doğal yaşamın ortadan kalktığını ifade etti. Bilirkişi raporunda doğal yaşamı bitiren inşaat çalışmalarının dökümü yer aldı. Heyetin belirlemelerine göre alanda birçoğu tamamlanma aşamasına gelmiş 57 bungalov bulunuyordu. Bu bungalovların ve diğer inşaatların dökümü ise raporda şöyle sıralandı: "26 tanesi 76 metrekare, 1 tanesi 29 metrekare, 109 metrekare büyüklüğünde 27 ve 196 metrekare büyüklüğünde 3 bungalov, taban alanı 210 metrekare olan ve bodrumu bulunan kamping girişi, 200'er metrekare taban alana oturacak 2 kafeterya, 158'er metrekare büyüklüğünde 2 tuvalet ve soyunma kabinleri ve büyükleri 16'şar metrekare ile sınırlı büfe, giriş ve güvenlik kapısı."

'DOĞAL DOKU KALMAMIŞ'

Genişliği 81 bin 189 metrekare olan Kındılçeşme'de 6 bin 494 metrekare kapalı alanı olan bina yapımının planlandığını hesaplayan bilirkişi heyeti, mahkemeye sundukları raporda "Bir tatil köyü inşa etme yaklaşımıyla yapılan bu inşaatlar alanın doğal dokusunu ortadan kaldırmıştır" dedi. Kurul, inşaatları 'bu sahanın özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek müdahale' olarak değerlendirdi. Davalı tarafların itirazlarının Danıştay'ca itibar edilmediği bilirkişi raporunda, Çevre ve Orman Bakanlığı'nca 29 yıllığına özel bir şirkete kiralanan Kındılçeşme'de doğal yaşamın inşaat nedeniyle neredeyse tümüyle ortadan kalktığı ve doğal sürecin yok edildiği belirtildi.

7 BUNGALOV YERİNE 57 TANE YAPILDI

Bilirkişi raporunda ayrıca, alanda çadırlı kamp yeri olarak 38 çadır yeri gösterildiğini ve Turizm Tesis Yönetmeliği'nin ilgili maddesi uyarınca bu sayının ancak yüzde 20'si kadar, 7-8 bungalov yapılabilecek olmasına karşın, inşa edilen bungalov sayısının 57 olduğunun altı çizildi. Firma tarafından Kındılçeşme'nin plan notlarında hektarda 30 çadıra göre kapasitenin belirlenebileceği, buna göre alanda 243 çadır yer alabileceği ve yüzde 20 hesabıyla 48 bungalov yapılabileceğinin savunulduğunun belirtildiği bilirkişi raporunda "Böyle olsa dahi inşa edilen 57 bungalov bu sayıdan 9 fazladır. Zaten böyle bir hesabın da kabul edilmesi olanaklı değildir" ifadelerine yer verildi.

TEMYİZ TALEBİNE ‘RED’

20 Mayıs 2013 tarihinde Danıştay 6. Dairesi tarafından dava konusu işlemin iptal kararına Milli Parklar Genel Müdürlüğünce karar temyiz edilmiş ancak temyiz talebi reddedilmişti. Ardından Mili Parklar, ilgili firmaya Danıştay 6. Dairesi’nin 2009/5136 sayılı kararı ile yeniden bir karar verilinceye kadar Kındılçeşme Kamp Alanındaki inşaat faaliyetlerinin durdurulması yönünde tebligat yapmıştı.

YAPI RUHSATLARI DA İPTAL EDİLDİ

Kındılçeşme için ayrıca Antalya Barosu ve bir kısım vatandaş tarafından Antalya 3. İdare Mahkemesi’nde 1370 parsel için 15 Ekim 2009 tarih ve 2009/57, 58, 59, 60, 61, 62 ve 63 sayılı yapı ruhsatlarının iptali için dava açılmış, açılan davada; Antalya 3. İdare Mahkemesinin 2010/1318 esas, 2012/159 karar ve 08 Şubat 2012 tarihli kararı ile yapı ruhsatlarının iptaline karar verildi.

YIKIMA MİLLİ PARKLAR ENGELİ

Danıştay 6'ncı Dairesi’nin iptal kararının Kemer Belediyesi'ne ulaşmasının ardından belediye encümeni, 25 Kasım 2013 tarihinde, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6'ıncı Bölge Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda, Kındılçeşme kamp alanındaki yapıların 30 gün içerisinde Bölge Müdürlüğünce kaldırılmasını istemişti.

Milli Parklar Bölge Müdürlüğü 'ivedi' notu ile 18 Aralık 2013'te belediyeye gönderdiği yazıda şu görüşlere yer verdi, "Söz konusu alandaki yıkımı istenilen yapı ve tesislerin Genel Müdürlüğümüzce onaylı Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Revize Gelişme Planı ve Uygulama Projeleri kapsamında, idare adına sözleşme hükümleri kapsamında işletmecisi tarafından yapıldığı ve sözleşme süresinin bitiminde söz konusu yapı ve tesislerin kamu malı olarak idaremizde kalacak olması. Söz konusu alandaki yapı ve tesislere yönelik belediyelerce verilen yapı ruhsatların iptali ve söz konusu alandaki yapı ve tesislerin yıkımı yönündeki kararın uygulanması durumunda, taraflar arasında ileriki süreçte maddi ve manevi hukuki yeni süreçlerin doğmasına yol açmasının kaçınılmaz olacağı” ifadesi kullanılarak, revize çalışmalarının sonuçlarının beklenilmesi gerektiği kaydedildi.

4 KAÇAK YER YIKILDI

Kemer Belediyesi Danıştay kararına uyarak bölgede yıkım yaptı. Kemer Belediyesi zabıta ekipleri ve Kemer İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile birlikte gittiği Kındılçeşme’de mini kepçe ve balyozlarla yarı betonarme olan 4 bungalovu yıktı.

İNŞAATA KAÇAK ŞEKİLDE DEVAM ETTİ

Davanın sahipleri kiralamanın iptal edilip bölgenin yeniden halka açılmasını beklerken Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6'ncı Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü 25 Ocak 2012 tarihli 603 sayılı, 14 Haziran 2012 tarihli 603 sayılı, 27 Eylül 2012 tarihli 985 sayılı, 15 Aralık 2014 tarih ve 258932 sayılı yazıları ile ilgili firmanın Kındılçeşme’de inşaata kaçak şekilde devam ettiği tespit etmiş ve Kemer Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştu. Suç duyurusu, davanın avukatlarından Tuncay Koç'un, Kemer Kaymakamlığı'na mahkeme kararının neden uygulanmadığını sorduğu dilekçesinin ardından ortaya çıktı. Koç'un dilekçesine cevap veren Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6'ncı Bölge Müdürlüğü, söz konusu firmaya herhangi bir inşaat faaliyetinde bulunmaması için tebligat yapıldığını, fakat işletmecinin 'yapılan tüm uyarılara rağmen izinsiz olarak inşaat faaliyetine devam etmesi nedeniyle muhtelif tarihlerde Kemer Cumhuriyet Savcılığı'na konuyla ilgili bilgi verildiğini' bildirdi. Yazının ekinde yer alan 13 Ocak 2015 tarihli Kemer Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan suç duyurusunda, 12 Ocak 2015 günü Kındılçeşme'de yapılan incelemede 2 adet bungalov içinde ahşap dolap ve televizyon ünitesinin monte edildiği, denizle kamp alanı arasındaki istinat duvarının yükseltildiği, projede kafeterya olarak gösterilen binanın sundurma bölümünde bir adet planya makinesi ve bir adet gönye kesme makinesiyle çalışma yapıldığı, kafeteryanın demir çatı işlerinin yapıldığı ve kullanılmak üzere demir profillerin bulunduğu tutanak altına alındı.

SÖZLEŞME 3 YIL UZATILDI

İhaleyi alan firmanın 2013 yılında 9 yıl 9 ay 7 gün geçmesinin ardından Kındılçeşme’yi 29 yıllığına sözleşme uzatma istemesi ile birlikte, devam eden mahkeme süreci göz önüne alınarak 3 yıllık geçici uzatma yapılmış ve bu 3 yılın mahkemelerden dolayı izleme süreci olarak görülmekte olduğu bildirilmişti. Ancak firmanın 29 yıllığına uzatma talebine uygun olabilmesi için gerekli olan şartlardan en önemli iki tanesi alanın 5 katı kadar ağaçlandırma yapmış olması ve kira bedelini de yüzde 30 oranında artırması gerekmekteydi.

Söz konusu ek sözleşmenin E-5. maddesinde; "İşletme süresinin bitiş tarihi 31.12.2016 olup, 01.01.2014 tarihinden itibaren 3 yıllık süreç içerisinde sözleşmeye konu işletmecilik faaliyetleri ile ilgili yargı kararları ve İdare’nin yargı kararları doğrultusunda alacağı her türlü karara uymayı, idare tarafından onaylı plan ve projelere uygun olarak yapılmış yapı ve tesislerin inşaat maliyet bedelleri dışında idareden herhangi bir maddi tazminat talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder. Aksi halde ilk etapta verilen 3 yıllık sürenin bitişi beklenmeksizin Ek Sözleşme ile birlikte Ana Sözleşme feshedilecektir" denildi.

EK SÖZLEŞMEDEN SONRA DA İNŞAATA DEVAM ETTİ

Ancak ilgili firma, Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü’nün yazılı uyarılarına rağmen, ek sözleşme imzalandıktan sonra da alanda inşaat faaliyetlerine devam ettiği, gerçekleştirilen rutin kontrollerde tespit edildi. Bunun üzerine Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü, 13 Ocak 2015 ve 27 Mart 2015 tarihlerinde Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı’na inşaat çalışmalarının devam ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

SÖZLEŞMELER FESHEDİLDİ, SONRA GERİ ÇEKİLDİ

Edindiğimiz bilgiye göre Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü 24 Mart 2004 tarihinde imzalanan Ana İşletmecilik Sözleşmesini ve 09 Ocak 2015 tarihinde imzalanan Ek İşletmecilik Sözleşmesini feshetti. Ancak Milli Parklar Genel Müdürlüğü 27 Haziran 2015 tarihinde Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü’ne yazı göndererek ilgili firmaya fesihten önce aykırılıkların giderilmesi için süre verilmediği gerekçesiyle sözleşmenin feshine ilişkin işlerin geri çekilmesi talimatı verdi.

EK SÜRE VERİLMEDİ, İŞLETME SÜRESİ DE BİTTİ

Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü sözleşmenin feshine ilişkin yapılan işlemleri geri çekerken, ilgili aykırılıklar için ise Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olması ve ayrıca yürütmenin durdurma kararı olması sebebiyle ilgili firmaya aykırılıkları giderilmesi yönünde süre vermedi. Firmanın işletme süresi de 31 Aralık 2016 tarihinde doldu.

KAÇAKLAR RESMİYET KAZANDI

Rantın büyük olduğu Kemer’de, Ralli Alanı, Tekirova, Çamyuva ve Göynük’te sahile yakın arazilerde imar değişikliği yapılarak ‘Otel Alanı’na çevrilmesine tepki gösterilirken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden beklenmedik bir hareket gelmişti. Kındılçeşme Kamp ve Günübirlik Kullanım Alanı’nda doğası katledilerek kaçak bir şekilde yapılan tesisler, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından imar affından yararlanarak resmiyet kazandırılmıştı.

AdminAdmin