SAĞLIK
Giriş Tarihi : 31-10-2021 20:49   Güncelleme : 31-10-2021 20:49

"Avrupa'da da kabul gören balanslama tekniği gebeliği yüzde 45 arttırıyor"

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof.Dr. Timur Gürgan, balanslama tekniği ile birlikte uygulanan yeni yöntemlerle, çiftte gebelik oranlarında yüzde 45 oranında bir artış yaşandığını kaydetti. Gürgan, tekniğin Avrupa'da kabul gördüğünün altını çizdi.

8. Üreme Tıbbi ve Cerrahisi Derneği Kongresi'ne katılan Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof.Dr. Timur Gürgan, geliştirdiği ve Avrupa'da da kabul gören bir tedavi yöntemi olan balanslama ile ilgili bilgiler verdi. Gürgan, balanslamanın bir çeşit dengeleme olduğunun altını çizdi. Belirli yönde geliştirilen ve dünyada ve Avrupa’da destek gören dengeleme tekniğini tüp bebek tedavilerinde uyguladıklarını ifade eden Gürgan, “Evvelden beri tüp bebek tedavilerini, çift, yada kişi istediği zaman, ‘gelin hemen tedaviye iğnelere başlayalım’ ona göre aynı prosedür herkes için aynı yol izlenerek, sonuçlar iyi olsun diye düşünülürdü. Böyle bir şeyi, biz kabul etmiyoruz. Her çift, her kişi, çocuk elde edemiyorsa sebeplerinin ayrı olduğuna inanarak, 6 tane değişik bölgeyi veya parametreyi bir yönde bilmek, teşhis etmek ve dengelemeyi düşündük. Böylece balanslama, denge teorisini ve konseptini geliştirdik” diye konuştu.

"HİÇ SPERMİ OLMAYAN KİŞİYE UYGULANIYOR"

Bu yöntemle kişilere özel gebelik oranlarını arttırma şansını yakaladıklarını kaydeden Gürgan,“ Burada birincisi erkek spermiyle ilgili problemlerin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Bundan dolayı, eğer çocuk olmuyorsa erkeğe ait faktörlerin de yüzde 50 oranında sebep olduğu şuanda bilinmektedir. Ona uygun testler yapıyoruz. Son yıllarda sperm sayısı iyi olsa da özellikle genetik olarak dölleme kapasitesi düşük mü değil mi diye bakıyoruz. Buna göre daha iyilerini seçerek tüp bebek oranlarını arttırıyoruz. Hiç spermi olmayan bir kişiye bu teknolojiyi uyguluyoruz. Bu teknoloji yeni gelişti. Sperm olmayan kişiler de ya var, ya yok diye yapılıyor. Bir kere işlem yapılıyor, teknolojinin iyi uygulanmadığı merkezde. Sizi de ‘çocuğu olmaz’ diye gönderiyorlar. Yada sonradan bir daha işlem yapılıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

"HİÇ ŞANSI OLMAYAN KİŞİLERE ŞANS"

Gürgan, kendilerinin önce teşhis, sonra teknolojiyi uyguladıklarını işaret ederek, “ Burada bir sperm bulunuyor yayma tekniğiyle uygun olarak, o yoksa ikincisi ise yuvarlak kafalı spermler buluyor ve yumurta içine konuyor. Oda yoksa Rosı tekniğiyle yüzde 15 ile 18, daha evvelden hiç şansı olmayan kişilere bu şansı veriyoruz” dedi.

Balanslama tekniğinin ikinci bölümünde ise kullanılan ilaçlar ve yumurta kalitesinin önemine dikkat çeken Timur Gürgan, “ Yumurta kalitesinin çeşitli nedenlerle yaşa bağımsız olarak azaldığını görüyoruz. Bunları tespit edersek, yumurtaların kalitesini arttırıcı bazı işlemler uyguluyoruz. PRP ile kandan elde ettiğimizi bazı hücrelerin aktivasyonu ile plazmaların, yumurtanın içine uygulanması, kişiye özel hale getirilmesiyle, kök hücre tedavisiyle artık umudunu iyice kaybetmiş kişilerde, yumurta sayısını ve kalitesini arttırarak iyi döllenmeyle, tüp bebek tedavisinde başarıyı arttırma ve kendi kendine gebelik arttırma yoluna gidiyoruz. Hatta bu durumlarda gelişen embriyolarda genetik olarak dengeleme yaparak, çocuk olacak embriyoların seçimi yoluyla da hastalıksız embriyoları seçerek gebeliği arttırıyoruz” dedi.

"RAHİM İÇİ DENGE"

Gürgan, balanslamanın üçüncü bölümünde ise genellikle ihmal edilen rahim içi zarın dengelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları, obezite, rahim içi anomaliler, polikistik over hastalığı veya endometriozis hastalarının, rahim içinin, iyi olan döllenmiş hücreleri alma şansının düşük olduğunu belirtti.

Bunu önlemek için 4 yıl önce gebelik aşısı tekniğini geliştirdiklerini hatırlatan Gürgan, “Bu tekniği dünyaca kabul edildiğini ve yapılan çalışmaların olumlu olduğunu gördük. Burada kadının kök hücrelerini kullanarak onu kültür ediyoruz. Elde edilen sıvıyı embriyo transferinden önce rahim içi gömülgenliği az olan kadınlara veriyoruz. Embriyoda iyiyse oraya koyduğumuzda gebelik oranları artıyor. Düşük olanları düşüyor” diye konuştu.

"İNANMALARINI SAĞLIYORUZ”

Balanslamada, sperm, yumurta, embriyo, rahim içi zarının ardından geriye iki önemli noktanın daha kaldığına değinen Gürgan, “Bunlardan biri insanların gebeliğe olan inancını, ekonomik durumunu, psikolojini ayarlamadan yani vücut dengesini, ruh beden ve düşünce dengesi iyi değilse gebelik oranı yüzde 30 düşüyor. Biz psikolojik danışmanlık, gevşeme teknikleri meditasyon ve akupunkturla çiftleri düzelterek, tedaviye daha olumlu ve inançlı bakmalarını sağlıyoruz. Son olarak kişiye özel bilgileri elde ettikleri, yapay zekayı da kullanarak onlara yapılan işlemlerin ne olduğunu görmelerini, eğitimli teknolojiyi bilimi kullanarak, hastaya ümitlerini, paralarını harcamayacak doğruyu söyleyen merkez olarak, merkezin balansı oluyoruz” dedi.

"YÜZDE 45'LİK ARTIŞ"

Gürgan, balanslama tekniğinin iyi yapıldığı bir çiftte gebelik oranlarının en aşağı yüzde 45 oranında bir artış yaşandığını kaydetti. Bu yöntemin başarısının Japonya ve İngiltere’deki çalışmalarla ispat edildiğini aktaran Timur Gürgan, “Hemen tüp bebek tedavisine girmeyin, her şey iyi gidiyor denildiği halde başarısız olunduğunda ümidinizi kesmeyin. Çünkü her şeyin bir nedeni var. Bunun nedenini biz buluruz veya bilimsel ışıkta düzelterek sizi bebeğinize kavuşturmak için önemli bir rol alırız” diye konuştu.

"TEDAVİ SÜRECİNDE KENDİLİĞİNDEN GEBE KALANLAR OLUYOR"

Tedavi sürecinde hastaların kendiliğinden de hamile kalabildiğine değinen Gürgan, “Sperm veya yumurtada çok şiddetli problem olmadıkça, her şeyiniz iyi denilen bir kişi ama hepsinin morali bozuk. Sebepsiz 'çocuğunuz olmuyor deniliyor' bu kişilere. O zamanda kişiler çok üzülüyor. Kişilere eğer, bu tekniği uygularsanız ya tüp bebekle şansları artıyor, yada PRP gibi, rahim içinin dengelenmesi gibi, nadas tekniğiyle, sperm seçimleri gibi ve destek tedavileriyle belirli işlemlerin ardından beklenirse, kendiliğinden huzurlu olarak gebelik elde edebiliyor. Bizim görevimiz onların gebe kalması ve sağlıklı çocuklara ulaşmasıdır” dedi.

"ÖNEMLİ OLAN KİŞİYE ÖZEL, EKSİKLİĞE UYGUN OLARAK YAPILAN TEDAVİDİR"

Çiftlerin illaki para harcayıp, stresli bazı tedavileri yapmalarının gerekli olmadığının altını çizen Gürgan, “Önemli olan ekonomidir, parayı güzel harcamak lazım. Hastalarımız gebeliği arttırarak ekonomiyi de düşünerek çocuklarına ulaşsınlar. Güven çok önemli, güveni kaybedersek sonuç alınamaz. Nadas ile 500, PRP ile 400, doğurganlık aşısı ise 500’ün üzerinde vakamız var. Tekniklerin hepsiyle kişiye özel binlerce vakamız var. Kime ne uygulanır. Çok dikkatli uygulanması gerekir. Hepsi paraya dayalıdır. Gereksiz tedavi ve teşhisi yaparsanız, başarı yerine başarısızlıkta gelebilir. Önemli olan kişiye özel ve eksikliğe göre tedavidir. Destekleyeceksiniz veya vücudu çalıştıracaksınız. Kime ne uygulanacağını bileceksiniz yoksa çabalar boşa gider” açıklamalarında bulundu.

(İHA)