EKONOMİ
Giriş Tarihi : 30-07-2020 04:18   Güncelleme : 30-07-2020 04:18

‘Antalya afet bölgesi ilan edilmeli’

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz ayı Meclisi online toplandı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, resmi verilere göre ülkedeki istihdam kaybının yüzde 30’undan fazlasının tek başına Antalya’da yaşandığını belirterek, “Aslında bu gerçekleşme bile kentimizin bir afet bölgesi ilan edilmesi için yeterlidir. Çünkü Rusya ile yaşadığımız uçak krizinden çok daha vahim bir ekonomik darboğazla karşı karşıyayız. Unutmayalım ve unutturmayalım ki Antalya durursa Türkiye durur. Direncimizin ve umudumuzun sürdürülebilirliği kentimizle ilgili doğru ve gerçekçi tespitlerin yapılmasına bağlıdır” dedi.

‘Antalya afet bölgesi ilan edilmeli’

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz ayı Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında online toplandı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, koronavirüs önlemleri kapsamında Temmuz Meclisi’ni online yaptıklarını belirtirken, aşının bir an önce bulunmasını, insanların da iş yerleri ve sosyal hayatta maske, mesafe ve hijyen kuralarına daha fazla uymasını diledi. Yılın ilk yarısını beklentiler, tahminler ve planların tamamen dışında tamamladıklarını dile getiren Çandır, “Sebepleri hepimizin malumudur ama sonuçları hepimiz için yıpratıcı, hatta yıkıcıdır. Yaşadığımız zorlukların bir kısmını öteledik, ancak ortadan kaldırdığımızı söylemek pek mümkün değil. Yani yakın bir gelecekte birikimli olarak bu zorluklarla tekrar yüzleşme durumumuz vardır ve hazırlıklarımızı buna göre yapmalıyız" dedi.

Krediye erişimin kolaylaştırılması, maliyetinin reel olarak ucuzlatılması, bazı kamu ödemelerinin ertelenmesi, kısa çalışma ve işsizlik ödemelerinin mart-haziran arası kapanmış ekonominin maliyetini azaltmaya yaramış önlemler olduğunu belirten Çandır, “Bu önlemler, ekonomiyi yeniden hareketlendirmeye çalıştığımız bu dönemde bize bir başlangıç yapma fırsatı vermiştir" dedi.

TARIM KÜÇÜLMEYİ FRENLEDİ

Yılın ilk üç ayının yüzde 4.5’lik büyümeyle kapatıldığını belirten Çandır, şunları söyledi:

“Beklentilerin ve dünya ortalamasının çok üzerinde umut verici bir büyüme oldu. Fakat geçmiş 10 yıllık aynı dönem ortalama büyümesinin ancak yarısı kadar büyüyebildik. Tarım ise yüzde 3 ile ortalama büyümenin altında kalmıştır. Ancak biz geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz ki özellikle genel ekonomik koşullar zorlaştığında ve küçülme yaşandığında tarım sektörü, bu zorluğu aşmada ve küçülmeyi frenlemede her zaman olumlu katkı yapmış ve kurtarıcı rol üstlenmiştir."

YIL SONU UYARISI

İş dünyasının üzerimizdeki yüklerle salgına yakalandığını ve derinden hırpalandığını söyleyen Çandır, “Buna rağmen insanlarımız ve şirketlerimiz nispi olarak zorluğa dayanma direnci ve geleceğe umutla bakma konusunda AB ortalamasına göre iyimser durumda" dedi. Kapanan kurulan şirket sayılarında dikkat çekici bir olumsuzluk olmadığına dikkat çeken Çandır, “Hatta kapanan şirket sayısı son on yılın ortalamasının altında seyrederken kurulan şirket sayısında ise Haziran rekoru kırılmıştır. Bu rekor, hem ülkemiz için hem de kentimiz için geçerlidir. Diğer taraftan ibrazında ödenen çek tutarında da son 6 yılın Haziran rekoru kırılmıştır. Yine karşılıksız çek ve protestolu senet tutarlarında da son 6 yıl ortalaması söz konusu" diye konuştu.

Kişilerin öz kaynaklarını kullanmaları, devletin bazı ödemleri ertelemesi ve kişilere sağlanan ilave kredi olanaklarının belirli bir dönemdeki direncini artırdığını ve gelecek umudunu canlı tuttuğunu dile getiren Çandır, “Bu dönemin vadesi de ortalama olarak yılsonudur. Yani yılsonuna kadar işlerin gelir getirici hale dönmesi hayati derecede önemlidir. Aksi halde sağlanmış olan bu dayanaklar, hepimizin sırtındaki ilave yük olacaktır. Bizler öz kaynaklarımızı tüketmeye devam ederiz ama unutmayalım ki bu sonlu bir kaynaktır. Hayatın normale dönme süresi uzadıkça kamuya olan vergi ve prim gibi ödemelerimizin birikimli olarak yapılması imkansızlaşacaktır. Ayrıca ertelenmiş ya da ötelenmiş kredi ödemelerimizin de vadeleri hızla yaklaşmaktadır" diye konuştu.

KREDİ YÜKÜ ALTINA GİRDİK

Salgından önce de gerek hane halkı gerekse işletmelerin borç yükünün kamu borç yüküne göre çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken ATB Başkanı Ali Çandır, şunları kaydetti:

“Salgın dolayısıyla sağlanan ilave kredi yükleriyle toplam durum daha riskli hale gelmiş durumdadır. Bu riski gören özel bankacılık kesimi kredi verme konusunda tüm zorlamalara rağmen isteksiz ve pahalı davranmaya devam etmektedir. Bu dönemde, özel bankalar kredilerini ülkemize genelinde yüzde 11 artırmışken kentimizde yüzde 13 artırmışlardır. Kamu bankaları ise tarihlerinde görülmemiş oranlardaki artışla kentimizde yüzde 53 ve ülkemizde ise yüzde 47’lik kredi büyümesi sağlamışlardır. Gördüğünüz gibi bu dönemde de kentimiz iş dünyası ilave kredi yükleri altına girmek durumunda kalmıştır."

ANTALYA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ

Salgın döneminin en önemli ve kalıcı tahribatının istihdamda yaşandığını söyleyen Çandır, “Bir tarafta gelirleri sıfırlanmış işletmeler, diğer tarafta yetersiz hibe destekleri istihdamı hızla eritmeye başlamıştır. İşten çıkarma yasağının getirilmesi, sorunu çözmeye yönelik değil ötelemeye yöneliktir" dedi. Resmi verilere göre ülkedeki istihdam kaybının yüzde 30’undan fazlasının tek başına Antalya’da yaşandığını kaydeden Çandır, “Aslında bu gerçekleşme bile kentimizin bir afet bölgesi ilan edilmesi için yeterlidir. Çünkü Rusya ile yaşadığımız uçak krizinden çok daha vahim bir ekonomik darboğazla karşı karşıyayız" diye konuştu.

Antalya ekonomisinin en az yüzde 80’inin çöktüğünü, bu çöküşün sebebinin de bireysel kararlar ya da tercihler olmadığını vurgulayan Çandır, şu değerlendirmede bulundu:

“Tamamen beklenmedik doğal bir salgın afetinin, ülke ortalamasının çok üzerinde bir şiddetle kentimiz ekonomisini vurmasıdır. Antalya, ülkemizin dünyaya açılan penceresidir. Unutmayalım ve unutturmayalım ki Antalya durursa Türkiye durur. Direncimizin ve umudumuzun sürdürülebilirliği kentimizle ilgili doğru ve gerçekçi tespitlerin yapılmasına bağlıdır. Son 17 yılda gübre fiyatları 8.5 katına, mazot ve dolar 5.5 katına, tüketici enflasyonu 4.5 katına ve aralarında bizlerin de bulunduğu tarımsal üretici enflasyonu ise 3 katına yükselmiştir. Yani bu kadar senenin sonunda biz en altta bulunmaya devam etmekteyiz."

İHRACATIMIZ ARTTI

Meclis’te ihracat rakamlarını değerlendiren Ali Çandır, geçen yıla oranla ihracatın yüzde 3 artışla 690 milyar olarak gerçekleştiğini, bu artışı sağlayan temel sektörün yaş meyve sebze sektörü olduğunu vurguladı. Yılın ilk altı ayında yaş meyve ve sebze ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 280 milyon dolar seviyesine yükseldiğini bildiren Çandır. Antalya’nın yaş meyve ve sebze ihracatında lider konumda olduğunu, narenciye ihracatında ise 5'inci sırada yer aldığını belirtti.

ÜRETİCİYE TEŞEKKÜR

En zor dönemlerde üretimden elini çekmeyen üreticilere teşekkür eden Ali Çandır, “Elde edilen gelirin kentimizin en ücra köşesine kadar ulaşmasında Ata’mızın da ifade ettiği gibi milletimizin emeğini ve üretimini kıymetlendiren her iki sektördeki; ihracatçılarımız, tüccarımız, komisyoncularımız ve pandemi döneminde dahi üretimin devamlılığını sağlayan tüm üreticilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Antalya Valiliği’nden Diyarbakır Valiliği’ne atanan Münir Karaloğlu’na kente yaptığı başarılı çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Çandır, Antalya Valiliği’ne atanan Ersin Yazıcı’ya başarılar diledi. Çandır, Kurban Bayramı’nı kutlarken, bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diledi.

(DHA)