ANTALYA
Giriş Tarihi : 06-08-2021 22:37   Güncelleme : 06-08-2021 22:37

Alevler arasında kalıp arazözünü terk etmeyen operatör: “85 milyonun hakkı var”

Manavgat ilçesinde orman yangınına müdahale ederken alevler içerisinde kalan ve telsiz konuşmalarında aracı terk etmesi gerektiğinin bildirilmesine karşın, son dakikaya kadar aracını terk etmeyeceğini bildiren arazöz operatörü Özgür Şimşek (42), yaşadıklarını anlattı. 14 yıldır mesleğini severek yaptığını dile getiren Şimşek, “Bu araç benim çocuğum, arkadaşım, dostum gibi. 85 milyonun hakkı var bu araçta. Bugün olsa yine yaparım” dedi.

Alevler arasında kalıp arazözünü terk etmeyen operatör: “85 milyonun hakkı var”

Manavgat’taki 28 Temmuz günü çıkan orman yangınının 10’uncu gününde söndürme çalışmaları kısmi noktalarda devam ediyor. Yangına müdahale eden bir arazöz ise geçtiğimiz gün alevlerin arasında kaldı. Komuta merkezinden telsizle arazöz operatörü Özgür Şimşek’e, aracı terk etmesi gerektiği ve havadan söndürme yapılacağı bildirildi. Şimşek, buna karşın aracını ve arkadaşlarını terk etmeyeceği yanıtını vererek aracını terk etmedi. Havadan müdahale sonucu Şimşek, arkadaşları ve S30 numaralı arazöz aracı, alevlerden zarar görmezken, cesur arazöz operatörünün bu davranışı sosyal medyada herkesin takdirini kazandı.

“85 MİLYONUN HAKKI VAR”

Antalya'daki Duacı Yangın Merkezi'nde görevli Özgür Şimşek, yangının ilk çıktığı günden bu yana sahada çalıştıklarını, o gün ise yangın başlangıcına müdahale ederken bit kütük yuvarlandığını ve aracıyla kendisini yangının içerisinde bulduğunu söyledi. Şimşek, o anları şu sözlerle anlatmaya devam etti:

“Yollar da kapalıydı ve ateşin içerisinde kaldık. Hava gücünden destek istedim. Aracı bırakın diye anons geçtiler. Ateş bize sirayet etmeye başladı. Arabanın etrafındaki yanıcı maddeleri çekmeye başladık. Hava gücü gelene kadar en azından arabayı kurtarmak istedik. Bu araba 85 milyonun kişinin vergisi, yetim hakkıyla alınan bir araç. Ben bırakamadım. 14 yıldır bu işi severek yapıyorum. Bu araç benim çocuğum, arkadaşım, dostum gibi. S30 ile Özgür Şimşek bir bütündür. İş arkadaşlarımı da bırakamazdım. Biz hepimiz omuz omuza mücadele veriyoruz.”

“BU DA BİZİM SAVAŞIMIZ, BİZİM KALEMİZ VE BİZİM CEPHEMİZ”

Bugün başına tekrar böyle bir olay gelse, yine aynı şeyi yapacağını ifade eden Şimşek, “Biz de bir söz vardır. ‘Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez. Mücadelemizi veririz, sonunda baktık olmuyor, savaşta her şey mubah deriz. Sonuçta bu da bir savaş. Bu da bizim savaşımız, kalemiz, cephemiz. Ormanlarımızı, orada yaşayan köylerimizin emniyetimizi sağlamak bizim görevimiz” diye konuştu.

“EŞİM VE ÇOCUKLARIM TELEVİZYONDAN İZLEYİNCE HABERİ OLDU”

Şimşek, eşi ve çocuklarının olayı televizyondan 1 gün sonrası öğrendiğini de sözlerine ekleyerek, “Morali bozulmasın diye eşime bahsetmemiştim. Sosyal medyaya düşüp bu kadar büyüyeceğini hiç düşünmemiştim. İstirahate çekildiğimde sabah eşimin telefondaki hıçkırık sesiyle uyandım. Televizyondan görmüş. O evde ben işyerinde olunca tepki de gösterdi. Evde herkes ağlıyordu. 'Ağlamayın dik durun, bugün olmazsa yarın olabilir. Olmayacak diye bir kaide yok' dedim” şeklinde konuştu.

“BİRBİRİMİZE BAĞLILIĞIMIZ VAR”

Şimşek’in mesai arkadaşı Zülküf Murat Koçan da (39), telsiz anonsu sırasında aracın etrafındaki pürleri temizlediğini ve aracı kurtarmak için çaba harcadıklarını anlattı. Hava desteği sayesinde aracı ve canlarını kurtardıklarını belirten Koçan, “Bir ekip çalışmamız var. Birbirimize bağlılığımız var. Araba tutuştuktan sonra zaten bir şey yapamazsınız” dedi. (İHA)