bursa escort Şüheda YOL
Reklamı Geç
Advert
Advert
YOL
Şüheda

YOL

Bu içerik 2330 kez okundu.
Advert

            Bekleyen de beklenen de aynı yolda revan iken akıp giden seneler beyhude geçmiş gibi gelir ta ki o sancılı yolda her şeye ve herkese rağmen yoldan çıkmadan sabırla ve ümitle yürümeye devam ettiğinde gördüğün hakiki güzellikleri idrak edene kadar... Ne su gibi akıp giden seneler ne de çekilen acılar boşuna değildir. En güzel yol insanın özüne giden yol, en güzel yolculuk da insanın özüne yaptığı yolculuktur; tabii ki görmesini ve anlamasını bilenlere…

            İnsanın gerçek kişiliğini ve karakterini yolda karşılaştığı kişilere, olaylara ve durumlara verdiği tepkisi, düşüncesi ve duygusu gösterir. Özümüze ulaşmamıza engel olan düşüncelerimizden ve ruhumuzu esir alan duygularımızdan arınabildiğimiz kadardır insanlığımız. İncinsek de incitmemeye gayret ediyorsak, hırsla kibirle yolumuzu kirletmiyorsak işte o zaman imtihanlarla dolu olan yol gittikçe güzelleşmeye başlar. 

           Öyle bir devirdeyiz ki duyarsızlık, duygusuzluk, bencillik ve hırs almış başını gidiyor. Bu gidişat insanların çoğunu yoldan çıkarmak üzere, hatta çıkarmış bile… Rayından çıkan bir tren gibi devrilip gitmek üzere insanlık… İnsanlığın gidişatını kendine dert edinenler ise özüne daha bir sıkı sarılma gayreti içindeyken bir yandan da insanlık için neler yapabilirim diye derin derin düşünmekte… Böyle bir düşünce içinde olmak anlamlı ve güzel, bu yola baş koymak daha da güzel. İşe önce kendimizden başladıysak doğru yoldayızdır, zira kendimizi doğrultamadığımız sürece değil insanlığı bir tek insanı bile doğrultamayız. En zor olanı insanın kendi eksiklerinin farkına varması, hatalarını görmesidir. Çünkü dünyaya açılan penceremiz olan gözlerimiz kendi özünü doğrudan görememektedir. Özümüzü görmemize vesile olan ise kimi zaman insanlardır, kimi zaman da olaylar ve durumlardır. Tabii yine görmesini ve duymasını bilene… Bunu birkaç misalle açıklamak isterim. Mesela bir kimsenin kaba mı yoksa nazik mi olduğu çevresindeki ya da karşısındaki insanların kibar olduğu zamanlarda anlaşılmaz. Bir insan gerçekten nazik bir yapıya sahipse bu karşısındaki kaba olduğunda, hoş olmayan bir üslupla konuştuğunda belli olur. Bir insan böyle bir durumda efendiliğini bozacak sözlerle ve davranışlarla karşılık vermiyorsa işte o insan kaba insanın aynasında kendi özünün nezaketi görür. Bunun tam aksi söz konusuysa yani karşısındaki kabalaşınca kişi kendi de kabalaşıyorsa aslında özünde sandığı kadar nazik olmadığını yine karşısındaki kişinin aynasında görür. Bir insanın bolluk zamanındaki şükrü güzeldir güzel olmasına lâkin darlık vaktindeki şükrü daha da güzeldir. Her istediği olan, dileklerine bir bir kavuşan insanın ümitli olması hoştur, ancak hayalleri kuş misali ellerinden kayıp gittiğinde de, duaları seneler geçse de beklediği gibi kabul olmadığında da Yaradan’dan ümidi kesmemek çok daha güzel ve anlamlıdır. Ummaktan bıkmayan, umduğuna kavuşamasa da ummana karışır. Bu öyle bir ummandır ki gönlün en derinlerine alır götürür insanı. Gün gelir anlar ki umduğu, sabırla beklediği, vaktinde bin bir emekle kalbine nakşettiği aslında gönül ummanına varmaya sadece bir vesile imiş… 

           Ey yol; sana revan olanın gönlünde varsa Aşk ve Sevgi, tökezlese de yılsa da yıkılsa da düşse de kaybolsa da acı çekse de ne senden vazgeçer ne de ümidini keser, ‘’Allah büyük’’ der yola devam eder. Bu yol öyle bir yol ki nefes alıp verdiğimiz müddet devam eder. Mühim olanı yolda olduğumuzu da yolcu olduğumuzu da unutmamaktır. Yoksa şu dünya hayatında beyhude oyalanıp durmuş oluruz. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X