bursa escort Şüheda GÜNEŞ
Reklamı Geç
Advert
Advert
GÜNEŞ
Şüheda

GÜNEŞ

Bu içerik 2971 kez okundu.
Advert

             Güneşe dönün yüzünüzü… Gerçeği görmek ve aydınlık yepyeni bir çağ için dönün yüzünüzü Güneşe… Öyle bir çağ ki adaletin, aşkın, sevginin, saygının, hoşgörünün ve mantığın dile gelip harekete geçtiği ve dillere destan olup sonraki çağlara ışık tutacağı bir çağ…

            Bu söylemimin çok hayalî olduğunu düşünüyorsanız eğer, siz Türk’ün Tarihini hakkıyla öğrenmemişsiniz demektir. Şayet Türk’ün Tarihini lâyıkıyla bilenler ne demek istediğimi anlamışlardır. Her an her şeyin olabilirliğini, kötü hesapların mucizevî bir biçimde altüst edildiğini, temiz ve iyi niyetin daima kazandığını geçmişte gördük, yarınlarda da göreceğiz. Yeter ki biz, bizi biz yapan öz değerlerimizden, karakteristik özelliklerimizden, aşktan, sevgiden, doğruluktan ve adaletten ayrılmayalım. 

            Adalet ve adil olmak öyle bir erdemdir ki, onun olmadığı yerde ne doğruluk kalır ne hak ne de hukuk. Halk adil olmazsa, yönetim adaletli davranmazsa o toplumda bütün değerler yerli yerine oturmaz ve işlemez hâle gelir. Adaletin olmadığı yerde güven olmaz, güvenin olmadığı yerde huzur olmaz, huzurun olmadığı yerde aşk, sevgi, saygı, hoşgörü, mutluluk gibi hayatı anlamlı ve özel kılan güzel duygular gelişemez, yeşeremez, güçlenemez.

            Adalet er ya da geç tecelli eder. Gecenin karanlığında biz Güneş’in kaybolmadığını, elbet sabah bizi aydınlatacağını ve ısıtacağını biliriz. Adalet de Güneş misali, elbet doğacaktır. Yeter ki inancımızı, ümidimizi kaybetmeyelim. Bugünün tablosuna bakıp içi kararanlar ve ümidini yitirenler, şunu sakın unutmayınız ki biz umudumuzu kestiğimizde ve hayal kurmayı bıraktığımızda kaybetmiş oluruz. Adalet er ya da geç tecelli eder derken ki ‘’geç’’kavramı bizi yanıltmasın. Çünkü adalet tam vaktinde tecelli edecektir. Nasıl ki insanların tekâmül süreçlerini tamamlamaları için gerekli olan bir süre varsa toplumların, milletlerin de tekâmül süreçleri için gerekli olan bir süreç vardır. Bugün hatalarımızı görüp düzeltmez ve gerekli dersleri tam olarak alamazsak yarınlarımızda nasıl ayakta kalacağız ve dimdik duracağız. Millet ve toplum olarak yanlışlarımızı, hatalarımızı fark edip göreceğiz ki süreç tamamlansın. Biz adil davranıp doğruluktan ayrılmayacağız, çevremize güven vereceğiz, yanlışlara göz yummayıp sesimizi çıkaracağız ki adalet tecelli etsin. 

             Ben bir Türk genci olarak umudumu asla kaybetmiyorum. Çünkü milletimin tarihini biliyor ve doğru okuyorum; Türk’ün gizemli Tarihi boyunca ezberleri nasıl bozduğunu, kurulan tuzakları ve oynanan oyunları nasıl yerle bir ettiğini de biliyorum. Ve görüyorum ki yalnız değilim. Tek derdi, tek davası, tek gayreti milletimizin aydınlık yarınlara kavuşması olan ve bu uğurda canla başla çalışan, her türlü engele, zorbalığa karşı dimdik yoluna devam eden, yeni bir nefes gibi, yeni bir seda gibi beklediğimiz, özlediğimiz idealistlikle yeniden ezberleri bozmaya gelen yurtseverlerden oluşan güçlü ve yeni bir akım Güneş gibi doğmakta. 

             İyilik ve iyi olanlar her zaman kazanır. Niyetimiz iyi olursa, düşüncemiz iyi olursa, doğruluğu ve iyiliği yaymak, yaşatmak, büyütmekse gayemiz elbet daha aydınlık yarınlar bizi bekliyor demektir. İçimizdeki Güneşi söndürmeyelim ki dışımızdaki Güneşi görebilelim. Biz Güneşe dönmüyorsak yüzümüzü ve görmüyorsak onu, bu sadece ne kadar kör olduğumuzu gösterir. Okumazsak, araştırmazsak, düşünmezsek, idrak etmezsek hem kör oluruz hem de sağır. Öyle görme engelliler vardır ki onlar Güneşi kalp gözleriyle görürler. Yeter ki kalbimizle aklımız kör ve sağır olmasın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X