Advert
Advert
Farkındalık mı? Birlikte yaşamak mı?
Yılmaz KARAÖZ

Farkındalık mı? Birlikte yaşamak mı?

Bu içerik 5 kez okundu.
Advert

            Yarenler, şimdilerde her konuda farkındalık oluşturma çabaları yapılıyor. Çok da güzel oluyor. Bunun devam etmesi toplumumuza büyük faydalar sağlayacaktır elbette. Ama ben bunun yeterli olmadığı kanısındayım. Bir konuda farkındalık oluşturduk diyelim, bu nedir? Bu hastalığı teşhis etmektir. Bir hastalığı teşhis etmek, onu tedavi etmek anlamına geliyor mu? Hayır, kesinlikle tedavi anlamına gelmiyor. Yani bir adım ötesi, daha bir adım ötesi gerekiyor. Elimizi taşın altına koyup, tedavi sürecine girmemiz lazım.

          Mesela bu günlerde otizm konusunda farkındalık çalışmaları var. Her yıl olduğu gibi… Hiç araştırdık mı acaba, geçen yıldan bugüne otizmli bireylerimiz için neler yapıldı? Devlet bu konuda adımlar atıyor ama toplum olarak sadece farkındalıkta mı kaldık? Hiç merak ettik mi otizmli bir birey olan evde neler oluyor? Bizim bu evde olanlara bir katkımız olabilir mi? O ailelerin kalabalıklar içindeki yalnızlığını paylaşabiliyor muyuz? Acaba hiç onlarla dertleştiniz mi?

            Otistik bir bireyin olduğu aile modern bir hapishanede yaşarmış gibi olur. Her dakikaları o bireyle doludur. Serbest zamanları yoktur. Onların saati otistik bireye göre kurulmuştur. Özel hayatı yoktur. Hep duygusal yönden vermeye odaklanmıştır. Neden? Çünkü otistik veya benzeri sendromları taşıyan bireyler sevgi ister ilgi ister birlikte yaşamak ister. Onlar küçük şeylerden mutlu olurlar, sitem etmezler, sorgulamazlar, ’Neden yapmadın?’ Demezler.

             Hayatı normal insanlarla paylaşmak onarın en büyük gurur kaynağıdır. Bu duygu onları toplumun içinde tutar. Kendilerinin işe yaradığını ve faydalı olduklarını sezdikçe hayata daha bir şevkle bağlanırlar. Mutlu olurlar. Gelecek kaygısı yaşamazlar. Toplumun her basamağında varlıklarını güçleri nispetinde devam ettirirler. İşte bu yüzden diyorum ki farkındalık oluşturmak yeter mi? O aileler bizden sadece farkındalık oluşturmamızı mı beklerler? Yoksa vermekle tükenmeyen sevgilerini, şefkatlerini, zamanlarını destekleyecek, o anları ara ara da olsa birlikte paylaşacak dost gönülleri mi beklerler?

           İnanıyorum ki onlar bizden farkındalığın yanında birlikte yaşama ve o cennet güllerini birlikte koklamamızı da isterler. O sevgi ve şefkat yükünü paylaşmamızı, o küçük dünyalarına sevgi pencereleri açmamızı isterler. Aldıkları büyük sorumluluk yükünü paylaşacak gülen yüzler isterler. Bazen sorumluluktan bunalan dünyalarını serin meltem rüzgarlarıyla serinletecek dost eller isteler. Bazen imkansızlıktan daralan gönüllerini çiçek bahçesine çevirecek sıcacık bakan gözler isterler. İsterler ama söyleyemezler. Şikayet olur diye korkarlar. Kıyamazlar o bireylere, koruma duygusuyla dertlerini söylemezler. Yanlarındaki cennet kuşlarının bir gülümsemesi onlara dünyaları bağışlar. İşte bu ailelerle ve o ailelerin otistik veya benzeri sendromlarla doğan bireyleriyle kurulacak iletişimler çok önem kazanır bu yüzden. O zaman farkındalığımız işe yarar. Onların hayatının içinde olmamız o ailelere nefes olur, can olur. Anlatamadıkları veya anlatmaya cesaret edemedikleri bütün sıkıntıları çare bulur. O bireyler bu yolla vatanına ve milletine faydalı, sosyal hayatın içinde sırıtmayan, kimseyi rahatsız etmeyen gönül gözlü, sağlam insanlar olurlar.

           Elhasıl sevgili yarenler; farkında olmanın ötesine geçmemiz lazım. Bu eksikliğimizi giderecek yöntemler belirlememiz, bunları da acilen uygulamamız gerekir. Çünkü bu tür vakalar çok yaşanmaya başlandı. İleride daha da çok yaşanmayacağını bilmiyoruz. Bu bireyler yaşadıkları toplumun emanetleridir. Emaneti en iyi şekilde korumak ve kollamak bizim görevimizdir. Bu bireylerden biri gibi olmadığımıza şükrederek, onların hayatını mutluluklarına katkıda bulunacak şekilde birlikte yaşamamız görevimizi yapma açısından yeterlidir. Onların ailelerini rahatlatacak projelerle, incitmeden, minnet duygusu oluşturmadan beraber yaşama ortamlarını sevgi ve şefkatle oluşturmak gereklidir. Hiç bir dert çaresiz değildir dostlar, çare sizsiniz!

Muhabbetle kalın….

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X