Advert
Başını vermeyen şehitler
Yılmaz KARAÖZ

Başını vermeyen şehitler

Bu içerik 259 kez okundu.
Advert

Yarenler, Ömer Seyfettin’in severek okuduğum bir hikayesidir’’ Başını Vermeyen Şehit’’. Yıllar sonra beni o hikâyeye götüren günümüzün hadiseleridir. Yine hesaplar yapılıyor ülkemin pırıl pırıl semalarını karartmak için. Yine yalanlarla süslenmiş dostluklar zarar veriyor bizlere. Yine güzel vatanımızın eşsiz güzelliklerinde gözleri kaldı bazılarının. Bin yıldır bizim olan bu topraklara başka sahipler bulmaya çalışıyorlar. Yine olmazların peşindeler. Hüsrana adım adım ilerliyorlar. Bu ülkede en uzun kalan, bu topraklarla bütünleşen milletimizi tarihte de yok sayacaklar nerdeyse. Bizden önce hiçbir kavim veya millet bu kadar uzun yaşamamıştır bu güzel ülkemde. Her karışında izimiz, toz zerresinde gözümüz vardır. Ne tarihi çarpıtmakla ne de suni meseleler çıkararak bu gerçek değişmez.

Değişmez çünkü: Her çakıl taşı için bu vatanın başını fedaya hazır yiğitlerimiz var bizim.  Kasırga olup, her göz koyanın gözünü çıkaracak bahadırlarımız var bizim. Bilmediği mazluma, görmediği zalime diş bileyen, bunların kökünü kazımaya hazır Alplerimiz var bizim. Her zorlukta görülen, milletinin emrinde isimsiz efelerimiz, dadaşlarımız, gakkoşlarımız, seymenlerimiz, er oğlu erlerimiz var bizim. Zalime tunçtan daha sert, mazluma kadifeden yumuşak, şehitliğe aşık, adalete sarılmış kanatlı akıncılarımız var bizim.

Değişmez çünkü: Vatanın her köşesini evi gibi kutsal bilen ve korumaya and içen ninnileri bebelerin kulaklarına fısıldayan pak yüzlü analarımız var bizim. Yetiştirdiği yiğidini kurbanlık koç gibi kınalayıp, vatan hizmetine dualarla yollayan, şehit anası olmaktan gurur duyan kadınlarımız var bizim. Eri yokken er olan, yeri gelince asker olan, yurdunu ve onurunu korumaya yeminli bacılarımız var bizim. Önce vatan diyen kadınlarımız var bizim.

Değişmez çünkü: Yetimi koruyan, komşuyu kayıran, o açken tok yatmayan atalarımız var bizim. Elindekini paylaşmada aceleci, veren el olmayı adet edinmiş, ak sakallı kocalarımız var bizim. Ulu bir çınar gibi duran, evladını, malını, makamını vatan için göz kıpmadan verebilen dev yürekli ulularımız var bizim. Allah’tan başkasına boynunu eğmeyen, esareti hiç sevmeyen, zulme rıza göstermeyen, tarih öncesinde var olan, sonrası da var olacak, her bir sözü destan olan ihtiyarlarımız var bizim.

Değişmez çünkü: Sevdasını ilmik ilmik işleyen, çeyizini bayrağıyla süsleyen gelinlik kızlarımız var bizim. Nişanlısı asker ise yanık türkülerde hasretini söyleyen, her anında sevgisini ünleyen, vatan aşkıyla dolu kınalı elli, selvi boylu Asenalarımız var bizim. Başka zaman kırılacak dal gibi, tehlikede dağlar yakan kor gibi kızlarımız var bizim.

Değişmez çünkü: Küçükten büyüğe bu milletin evladı, bu vatanı para verip almadı. Kimseden hediye de gelmedi. Yedi göbek atasında binlerce şehit kanı pahasına miras bırakıldı. Elbette atasından aldığı mirası aldığı fiata verir bu millet. O miras uğruna gök katına çıkmış gibi şehit olur bu millet. Ölüm ötesine yelken açar, cennet bağlarında hürmet görür bu millet. Gazilikle onurlanır, şanlanır. Düşmana silleyi vurur bu millet. Aşılmaz denilen nice engeli, önüne çıkarılan çapulcu ve aptalı cehennem çukuruna sürür bu millet.

Elhasıl yarenler; vatan aşkına şahadet şerbetini içenlere selam olsun. Şahadetini dosta düşmana tasdik ettirenlere selam olsun. Ölümü öldürüp ölümsüzlüğe uçanlara selam olsun. Ana sütü içer gibi şahadete koşanlara selam olsun. Başkası rahat etsin diye kara toprağa razı olan gönül erlerine selam olsun. Vatan sağ olsun diye körpe canını gülerek verenlere selam olsun. Canını verip başını vermeyen kahraman şehitlere selam olsun. Muhabbetle kalın….

Not: Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X