Advert
Vesile...
Şuheda

Vesile...

Bu içerik 416 kez okundu.
Advert

          Bazen bir insan, bir olay, kimi zaman da bir film yahut bir kitap vesile olur hayatın içinde koşuştururken unutulan değerleri ve özümüzü hatırlamamıza. Bu sebeptendir ki insanları, doğayı, rüzgârı, denizi, olayları, durumları gönül gözümüzle görmeye, kalp kulağımızla duyup anlamaya çalışmalıyız. Kimin veya neyin nelere vesile olabileceğini bilemeyiz; ancak iyi niyetliysek ve özümüzden kopmamışsak her şeyin hayırlara ve güzelliklere vesile olacağını bilmeliyiz.

 

         İnsanın en büyük yalnızlığı, özünden ayrı düşmesidir. İnsan kendine yabancıysa kimseyi yeterince tanıyamaz; ne kendine bir hayrı olur ne de başkalarına bir hayrı dokunur. Ruhumuzun sesine kulak vermeliyiz, o ötelerden, derinlerden bize seslenirken ve bakarken, biz ona sırtımızı dönmemeliyiz. Ne garip, bu devirde insanların çoğu ruhunun sesine karşı sağırdır. Millet olarak bizi biz yapan, özlediğimiz değerlerimiz ellerimizden kayıp gitmeden silkelenip kendimize gelmeliyiz. Artık kulaklarımızın pasını silmenin, gözlerimizi örten mili temizlemenin zamanı geldi de geçiyor bile. Zaman daralıyor… Tarih boyunca milletimize Yaradan tarafından bahşedilen özelliklerin, güzelliklerin kıymetini bilmeli ve korumalıyız ki sahip olduğumuz imtiyazlar bizden alınmasın. Bu imtiyazlar adaletli, merhametli, mert olduğumuz için bize verilmiştir. Eğer bizi biz yapan bu değerlerimizi kaybedersek elbet bunun bedelini ödemek zorunda kalırız. Lütfen karamsarlığa kapılmayın. Fazla değil elli altmış yıl önce her şeye rağmen kahramanlığımızla, merhametimizle, cesaretimizle, vicdanımızla, adaletimizle ve insanlığımızla örnek bir millet idik. Günümüzdeki hâlimizi anlatmaya gerek yok. Ben merkezli, kapitalist düzene hizmet eden, insani değerlerin yeterince önemsenmediği, adaletin yıpratıldığı, adalet duygusunun zedelendiği, özüne yabancı, merhametin git gide azalıp umursamazlığın hızla arttı bir görüntü içindeyiz. Elbette içimizde her şeye ve herkese rağmen bozulmamayı başaran çok güzel insanlarımız var. Böyle güzel insanlarımızın sayısının artmasını ve huzurlu, mutlu, barış içinde bir dünya için çalışmamızı diliyorum canı gönülden. İnsanlığımızla örnek olup, iyiliğin ve güzelliklerin artmasına yeniden vesile olabilelim. Adaleti, hoşgörüyü, merhameti, iyiliği yayma görevi binlerce yıldır Türk Milletine verilmiş idi. Bu kutsal görevi kaybetmemek için kaybetmeye ramak kalmış değerlerimize canı gönülden dört elle sarılmalı, yeşertmeli ve büyütmeliyiz. Sadece kendi çıkarlarımızı düşünmenin, haktan, doğrudan, adaletten, merhametten uzaklaşmanın, vicdanımızın sesini susturmanın bedelini yaşıyoruz milletçe, halkça… Tabiri uygun düşer mi bilemiyorum ama tünelden önceki son çıkışa yaklaşmışız gibi geliyor. Binlerce yıldır Tarihin sayfalarına altın kalemle yazılan adımızın sanımızın silinmemesi için aklımızı başımıza almalı ve düşünmeliyiz. İşe önce kendimizi sorgulamakla başlamalıyız. Sonra gündemde yaşananlara körü körüne inanmayıp aslını astarını araştırıp, çıkarlarımıza ters düşse bile doğruyu yanlışı ayırt ederek, haktan, adaletten yana durmalıyız. Adalet öyle kıymetli bir kavramdır ki varlığı her derde deva, her soruna çözüm, her karanlığa aydınlıktır. Eğer adaletle yönetilmiyorsak biliniz ki milletimiz ve halkımız yeterince adaletli değildir. Adil olmamanın bir bedelidir bu. Eğer önce kendi içimizde yeniden adil olur, her koşulda ve hâlde adaletle davranırsak emin olun ki yine yeniden Türk’ün şahlanışı bütün dünyaya örnek olur. Bir Türk şahlandı mı bu zalimlere ders, mazlumlara umut olur. Tarihi doğru anlayıp yorumlayanlar bilirler ki bu bir hakikattir. Bu duruma verilebilecek öyle çok örnek vardır ki Tarihimizde…

 

      Gün Tarihten dersler çıkararak özümüze dönme günüdür, gün adaletin ve insanlığın yeniden kazanması gereken gündür, gün bize bahşedilen güzelliklerin ve özelliklerin kıymetini bilerek onlara sahip çıkma günüdür.   Haydi, Milletim ve Halkım; yeniden el ele, omuz omuza verip şahlanalım. Öyle bir şahlanalım ki hem milletimiz, halkımız adına hem de bütün insanlık adına iyiliklere ve güzelliklere vesile olabilelim. Alparslan’la, Osman Gazi’yle, Fatih Sultan Mehmet Han’la ve Mustafa Kemal Atatürk’le şahlanan milletim, Tarih senin kahramanlıklarını ve insanlığını ak sayfalarına altın harflerle yazmış iken bu yazının ilelebet kalıcı olması için mücadele etmeye değmez mi?... Değer hem de öyle bir değer ki tek yapmamız gereken Tarihteki bütün Büyüklerimizin ilmini, zekâsını, gücünü damarlarındaki asil kanda hisseden ve barındıran Büyük Önderimiz, Türk Milleti’nin gururu Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmektir. Atamız’ın ilke ve inkılâpları üstün bir zekânın ürünü olarak her çağda yolumuzu aydınlatacak niteliktedir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
maltepe escort alanya escort kartal escort antalya escort