Cansuyumuzun kesilmesine izin vermeyelim


Bu makale 2017-11-20 00:26:24 eklenmiş ve 228 kez görüntülenmiştir.
Şuheda

          Uyanmanın zamanı geldi de geçiyor bile… Uyandırmak ve uyanmak için geç kalmamak adına atılan her adımın değeri paha biçilmezdir. Bizi biz yapan değerlerden ödün verilmeye başlandığında işte o zaman kırılır kanadımız, geleceğe özgürce uçamayız…

          Biz öyle bir millettik ki Türk’ün Töresinde yoktu esaret altına girmek; berrak bir dimağ ve temiz bir vicdan vardı mayamızda. Cansuyumuz dürüstlüğümüzden, mertliğimizden, Hakk’a ve adalete olan inancımızdan gelirdi. Vatanımız, milletimiz söz konusu olunca içimizde uyutulmuş ve uyuşturulmuş her duygu uyanır ve şaha kalkardı, yeter ki cansuyumuz kesilmesin… Peki, nedir cansuyumuz? Cansuyumuzu kesen kimdir? Bize ne oldu da adaletten, haktan, hukuktan ve özümüzden bu kadar ayrı düştük?

            Cansuyumuz bize bahşedilmiş bir cevherdir. Dünya tarihine baktığımızda esaret altına girmemek, sömürge altında yaşamamak için gözünü bile kırpmadan hayatından vazgeçebilecek kadar özgür ruha sahip kaç millet vardır? Vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı söz konusu olunca akan sular duruyor ve tek yürek olarak bütün dünyayla baş edebilecek gücü kendimizde bulabiliyoruz. Çelik siperlere dönen kalemizi dışarıdan yıkmanın mümkün olmadığını bilenler, kaleyi içten yıkmak için her seferinde cansuyu ve insanlıktan nasibi kesilmiş hainlerle bizi alt etmeye çalışıyorlar. Tarih sahnesinde bu oyun her seferinde farklı oyuncularla farklı kostümlerle defalarca oynandı. İnsanlıktan nasibini yitirmiş, gözü doymak bilmeyen zalimlerin oyuncağı olan özünden ayrı düşmüş zavallı insanların oyunlarına gelmemek, tuzaklarına düşmemek için uyanık olmalıyız.

            Cansuyumuzun kesilmesini istemiyorsak her zaman, her durumda ve her koşulda adaletten asla vazgeçmemeliyiz. Çünkü adil olmadığımızda cansuyumuzun kesilmesine biz sebep oluruz. Adil olmak en önemli erdemdir. Adına ister kul hakkı deyin ister insan hakları, her kim ki bu haklara saygı duyar ve hürmet ederse işte o zaman adaletin ve âdil olmanın gereğini yerine getirmiş olur. Adaletin olmadığı yerde huzurdan, mutluluktan, sevgiden ve barıştan söz etmek mümkün değildir. Adalet ve adil olmak hem birey olarak insana hem de topluma her türlü zorluğa karşı dayanabilme gücü, her türlü düşmanla savaşabilme cesareti verir. Çünkü Yaradan, adil olanın yanındadır ve yardımcısıdır. Yeter ki biz adaletten ve adil olmaktan vazgeçmeyelim…

        

          Biz ki Millî Mücadele yıllarında kurtuluşumuz ve istiklâlimiz için savaşırken esir düşen düşman askerlerine adaletle ve insanlığımıza yaraşır şekilde davrandığımız için dünyanın imrenerek baktığı bir millet olduk. Biz ki Anadolu’ya geldiğimizde de İstanbul’u fethederken de Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşımızda da adil olduğumuz ve adalete verdiğimiz değer ve hassasiyet sebebiyle ilâhi yardıma mahzar olduk. Milletimizin karakteristik özelliklerinden en belirgin olanlarından biri özgürlüğümüze ve bağımsızlığımıza düşkün olmamız diğeri de adil olmamızdır.

         Tarihi okur, doğru anlar ve yorumlarsak açık ve net bir şekilde görürüz ki ne zaman adaletten uzaklaşmışız işte o zaman dağılmaya, yıkılmaya başlamışız. Ne zaman adalete dört elle ve canla başla tutunmuşsak yeniden dirilmiş, canlanmış ve şahlanmışızdır. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinin ve devrimlerinin temeli adalete ve adil olmaya dayanır. Halkın kadınıyla erkeğinin eşit haklara sahip olması, kadının toplum içinde hak ettiği yere gelmesi adaletin yeniden sağlanmasıyla mümkün olmuştur.  Yasama, yürütme ve yargı organlarının ayrı olmasının temelinde de adaletin korunması vardır. Laiklik, Devletçilik, Halkçılık, Cumhuriyetçilik ilkelerinin özünde de adalet ve adalete verilen değer vardır.

           Peki, günümüzdeki ahvalimizi bir sorgulayalım ne dersiniz? Ne kadar adiliz ve adalete olan inancımız, saygımız ne hâlde? Emin olun ki eğer bir toplumda güvensizlik, karmaşa, bencillik ve hırs artmışsa, haksızlıklar, eşitsizlikler ayyuka çıkmışsa, kurallara uymak enayilik sayılırken kural tanımamak uyanıklık sayılır olmuşsa, sevgisizlik ve mutsuzluk virüs gibi insanları sarmışsa, saygıya, vefaya, hürmete hasret kalınmışsa bilin ki o toplum adaletten uzaklaşmış ve adil olmak erdemini kaybetmeye başlamıştır. Elbette bütün insanlarımızı zan altında tutmuyorum, mutlaka içimizde her şeye ve herkese rağmen adalete olan inancını, saygısını yitirmemiş adil olan güzel insanlarımız var; ancak bu insanlarımızın sayısı her geçen gün azaldığı için toplumumuz giderek yozlaşmakta ve özünden ayrı düşmektedir.

           Sokağa çıksak ve insanlarımıza ‘’Adil misiniz ve adalete değer veriyor musunuz?’’ diye sorsak inanın ki büyük çoğunlu evet der. Ancak, keşke evet demeyle adil olunsaydı. Maalesef ki insanın sözleriyle eylemleri birbiriyle örtüşmeyince sözlerin pek de bir önemi kalmıyor. Ben adilim diyenlere ‘’Aracınızı hiç yaya geçidine park ettiniz mi? Park edilmesi yasak olan yerlere park ettiniz mi arabanızı? Yere hiç çöp attınız mı? Bir ağaca, doğaya zarar verdiniz mi? Durakta otobüs veya minibüs beklerken başkalarının sırasını aldınız mı? Verginizi tam ödüyor musunuz? İşyeri sahibi olanlar, çalışanlarınızın sigortalarını maaşları üzerinden mi yoksa asgari ücrete göre mi yatırıyorsunuz? Çalışanlarınızın çalışma saatlerine dikkat ediyor musunuz? Çalışanlarınınız fazla mesailerini dakikası dakikasına hesaplayıp veriyor musunuz? Çalıştığınız iş yerinde elinizden gelenin en iyisini yapmak için uğraşıyor musunuz? Ürettiğiniz gıdalarda insanlara zarar verecek maddeler var mı? ’’ diye sormak isterdim. İnanın bana eğer adil misiniz yoksa değil misiniz bunu anlamak için trafikteki hâlinizi ve tavırlarınızı incelemeniz bile yeter. Günümüzde insanlarımız trafikte araç kullanırken öyle çok kul hakkına giriyorlar ki… Bir de çevre ve temizlik bilinç düzeyiniz de sizin ne kadar adil ve ne kadar insan olduğunuzu gösteriyor. Eğer yerlere çöp atıyor, uyarıldığınızda utanmıyorsanız, doğaya zarar veriyorsanız, denizleri kirletiyorsanız bilin ki sadece insanların hakkını çiğnemekle kalmıyor aynı zamanda da dünyamızı paylaştığımız diğer canlılara da hayvanlara, bitkilere de çok büyük haksızlık yapmış oluyorsunuz. Eğer siz bir üretici iseniz; ister tarımda ister hayvancılıkta ister fabrikada olsun fark etmez, GDO’lu ve hormonlu sebze ve meyve yetiştiriyorsanız, hayvanlarınızı da doğal değil de yine GDO’lu yemlerle besliyorsanız, tarımda kullandığınız zirai ilaçlar sağlığa zararlıysa, fabrikalarınızda ürettiğiniz ürünler insan sağlığına zarar veren kalitesiz ürünlerse, verginizi tam ödemiyorsanız, sadece siz değil size izin veren, yaptıklarınızı görmezlikten gelen yöneticiler, müfettişler de adil değildir. Rüşvet alıyor ya da veriyorsanız adaletten söz edemezsiniz.

          Adil insan her yerde, her koşulda, dünyanın neresinde olursa olsun dürüstlükten, doğruluktan, haktan, adaletten ödün vermeden yaşayan insandır. Kendine yapılan haksızlığa boyun eğmediği gibi başkasına haksızlık yapmayan ve yapılan haksızlıklara göz yummayan insan içindeki cevheri öldürmemiş demektir.

           Halka hizmet etmekle görevli olan kamu kurum ve kuruluşlarına hak etmediği hâlde kendi çıkarları doğrultusunda insanların yerleştirilmesi adaleti derinden sarsan, ülkemize ve toplumumuza büyük zararlar veren, çok büyük bir yanlıştı. Bu yanlışın bedelini milletçe ödedik ve maalesef ki ödemeye de devam ediyoruz.

           Bizim, tabiri caizse milletçe fabrika ayarlarımıza dönebilmemiz için adil olmamız ve yeniden adalete dört elle canı gönülden sarılmamız gerekir. Kendimiz için istediğimizi başkaları için de istemediğimiz sürece, bencillikle ve ben merkezli bir bakışla yürüdüğümüz, bir olamadığımız müddetçe yeniden şahlanıp ayağa kalkamayız. Adalet sadece mülkün değil, insanlığın da temelidir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
e-sgk.co e-anindakredi hizlipro dizi izle Antalya escort
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi