Advert
Şüheda
Şüheda
Giriş Tarihi : 20-11-2017 00:26

Cansuyumuzun kesilmesine izin vermeyelim

          Uyanmanın zamanı geldi de geçiyor bile… Uyandırmak ve uyanmak için geç kalmamak adına atılan her adımın değeri paha biçilmezdir. Bizi biz yapan değerlerden ödün verilmeye başlandığında işte o zaman kırılır kanadımız, geleceğe özgürce uçamayız…

          Biz öyle bir millettik ki Türk’ün Töresinde yoktu esaret altına girmek; berrak bir dimağ ve temiz bir vicdan vardı mayamızda. Cansuyumuz dürüstlüğümüzden, mertliğimizden, Hakk’a ve adalete olan inancımızdan gelirdi. Vatanımız, milletimiz söz konusu olunca içimizde uyutulmuş ve uyuşturulmuş her duygu uyanır ve şaha kalkardı, yeter ki cansuyumuz kesilmesin… Peki, nedir cansuyumuz? Cansuyumuzu kesen kimdir? Bize ne oldu da adaletten, haktan, hukuktan ve özümüzden bu kadar ayrı düştük?

            Cansuyumuz bize bahşedilmiş bir cevherdir. Dünya tarihine baktığımızda esaret altına girmemek, sömürge altında yaşamamak için gözünü bile kırpmadan hayatından vazgeçebilecek kadar özgür ruha sahip kaç millet vardır? Vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı söz konusu olunca akan sular duruyor ve tek yürek olarak bütün dünyayla baş edebilecek gücü kendimizde bulabiliyoruz. Çelik siperlere dönen kalemizi dışarıdan yıkmanın mümkün olmadığını bilenler, kaleyi içten yıkmak için her seferinde cansuyu ve insanlıktan nasibi kesilmiş hainlerle bizi alt etmeye çalışıyorlar. Tarih sahnesinde bu oyun her seferinde farklı oyuncularla farklı kostümlerle defalarca oynandı. İnsanlıktan nasibini yitirmiş, gözü doymak bilmeyen zalimlerin oyuncağı olan özünden ayrı düşmüş zavallı insanların oyunlarına gelmemek, tuzaklarına düşmemek için uyanık olmalıyız.

            Cansuyumuzun kesilmesini istemiyorsak her zaman, her durumda ve her koşulda adaletten asla vazgeçmemeliyiz. Çünkü adil olmadığımızda cansuyumuzun kesilmesine biz sebep oluruz. Adil olmak en önemli erdemdir. Adına ister kul hakkı deyin ister insan hakları, her kim ki bu haklara saygı duyar ve hürmet ederse işte o zaman adaletin ve âdil olmanın gereğini yerine getirmiş olur. Adaletin olmadığı yerde huzurdan, mutluluktan, sevgiden ve barıştan söz etmek mümkün değildir. Adalet ve adil olmak hem birey olarak insana hem de topluma her türlü zorluğa karşı dayanabilme gücü, her türlü düşmanla savaşabilme cesareti verir. Çünkü Yaradan, adil olanın yanındadır ve yardımcısıdır. Yeter ki biz adaletten ve adil olmaktan vazgeçmeyelim…

        

          Biz ki Millî Mücadele yıllarında kurtuluşumuz ve istiklâlimiz için savaşırken esir düşen düşman askerlerine adaletle ve insanlığımıza yaraşır şekilde davrandığımız için dünyanın imrenerek baktığı bir millet olduk. Biz ki Anadolu’ya geldiğimizde de İstanbul’u fethederken de Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşımızda da adil olduğumuz ve adalete verdiğimiz değer ve hassasiyet sebebiyle ilâhi yardıma mahzar olduk. Milletimizin karakteristik özelliklerinden en belirgin olanlarından biri özgürlüğümüze ve bağımsızlığımıza düşkün olmamız diğeri de adil olmamızdır.

         Tarihi okur, doğru anlar ve yorumlarsak açık ve net bir şekilde görürüz ki ne zaman adaletten uzaklaşmışız işte o zaman dağılmaya, yıkılmaya başlamışız. Ne zaman adalete dört elle ve canla başla tutunmuşsak yeniden dirilmiş, canlanmış ve şahlanmışızdır. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinin ve devrimlerinin temeli adalete ve adil olmaya dayanır. Halkın kadınıyla erkeğinin eşit haklara sahip olması, kadının toplum içinde hak ettiği yere gelmesi adaletin yeniden sağlanmasıyla mümkün olmuştur.  Yasama, yürütme ve yargı organlarının ayrı olmasının temelinde de adaletin korunması vardır. Laiklik, Devletçilik, Halkçılık, Cumhuriyetçilik ilkelerinin özünde de adalet ve adalete verilen değer vardır.

           Peki, günümüzdeki ahvalimizi bir sorgulayalım ne dersiniz? Ne kadar adiliz ve adalete olan inancımız, saygımız ne hâlde? Emin olun ki eğer bir toplumda güvensizlik, karmaşa, bencillik ve hırs artmışsa, haksızlıklar, eşitsizlikler ayyuka çıkmışsa, kurallara uymak enayilik sayılırken kural tanımamak uyanıklık sayılır olmuşsa, sevgisizlik ve mutsuzluk virüs gibi insanları sarmışsa, saygıya, vefaya, hürmete hasret kalınmışsa bilin ki o toplum adaletten uzaklaşmış ve adil olmak erdemini kaybetmeye başlamıştır. Elbette bütün insanlarımızı zan altında tutmuyorum, mutlaka içimizde her şeye ve herkese rağmen adalete olan inancını, saygısını yitirmemiş adil olan güzel insanlarımız var; ancak bu insanlarımızın sayısı her geçen gün azaldığı için toplumumuz giderek yozlaşmakta ve özünden ayrı düşmektedir.

           Sokağa çıksak ve insanlarımıza ‘’Adil misiniz ve adalete değer veriyor musunuz?’’ diye sorsak inanın ki büyük çoğunlu evet der. Ancak, keşke evet demeyle adil olunsaydı. Maalesef ki insanın sözleriyle eylemleri birbiriyle örtüşmeyince sözlerin pek de bir önemi kalmıyor. Ben adilim diyenlere ‘’Aracınızı hiç yaya geçidine park ettiniz mi? Park edilmesi yasak olan yerlere park ettiniz mi arabanızı? Yere hiç çöp attınız mı? Bir ağaca, doğaya zarar verdiniz mi? Durakta otobüs veya minibüs beklerken başkalarının sırasını aldınız mı? Verginizi tam ödüyor musunuz? İşyeri sahibi olanlar, çalışanlarınızın sigortalarını maaşları üzerinden mi yoksa asgari ücrete göre mi yatırıyorsunuz? Çalışanlarınızın çalışma saatlerine dikkat ediyor musunuz? Çalışanlarınınız fazla mesailerini dakikası dakikasına hesaplayıp veriyor musunuz? Çalıştığınız iş yerinde elinizden gelenin en iyisini yapmak için uğraşıyor musunuz? Ürettiğiniz gıdalarda insanlara zarar verecek maddeler var mı? ’’ diye sormak isterdim. İnanın bana eğer adil misiniz yoksa değil misiniz bunu anlamak için trafikteki hâlinizi ve tavırlarınızı incelemeniz bile yeter. Günümüzde insanlarımız trafikte araç kullanırken öyle çok kul hakkına giriyorlar ki… Bir de çevre ve temizlik bilinç düzeyiniz de sizin ne kadar adil ve ne kadar insan olduğunuzu gösteriyor. Eğer yerlere çöp atıyor, uyarıldığınızda utanmıyorsanız, doğaya zarar veriyorsanız, denizleri kirletiyorsanız bilin ki sadece insanların hakkını çiğnemekle kalmıyor aynı zamanda da dünyamızı paylaştığımız diğer canlılara da hayvanlara, bitkilere de çok büyük haksızlık yapmış oluyorsunuz. Eğer siz bir üretici iseniz; ister tarımda ister hayvancılıkta ister fabrikada olsun fark etmez, GDO’lu ve hormonlu sebze ve meyve yetiştiriyorsanız, hayvanlarınızı da doğal değil de yine GDO’lu yemlerle besliyorsanız, tarımda kullandığınız zirai ilaçlar sağlığa zararlıysa, fabrikalarınızda ürettiğiniz ürünler insan sağlığına zarar veren kalitesiz ürünlerse, verginizi tam ödemiyorsanız, sadece siz değil size izin veren, yaptıklarınızı görmezlikten gelen yöneticiler, müfettişler de adil değildir. Rüşvet alıyor ya da veriyorsanız adaletten söz edemezsiniz.

          Adil insan her yerde, her koşulda, dünyanın neresinde olursa olsun dürüstlükten, doğruluktan, haktan, adaletten ödün vermeden yaşayan insandır. Kendine yapılan haksızlığa boyun eğmediği gibi başkasına haksızlık yapmayan ve yapılan haksızlıklara göz yummayan insan içindeki cevheri öldürmemiş demektir.

           Halka hizmet etmekle görevli olan kamu kurum ve kuruluşlarına hak etmediği hâlde kendi çıkarları doğrultusunda insanların yerleştirilmesi adaleti derinden sarsan, ülkemize ve toplumumuza büyük zararlar veren, çok büyük bir yanlıştı. Bu yanlışın bedelini milletçe ödedik ve maalesef ki ödemeye de devam ediyoruz.

           Bizim, tabiri caizse milletçe fabrika ayarlarımıza dönebilmemiz için adil olmamız ve yeniden adalete dört elle canı gönülden sarılmamız gerekir. Kendimiz için istediğimizi başkaları için de istemediğimiz sürece, bencillikle ve ben merkezli bir bakışla yürüdüğümüz, bir olamadığımız müddetçe yeniden şahlanıp ayağa kalkamayız. Adalet sadece mülkün değil, insanlığın da temelidir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Şüheda

Şüheda

DİĞER YAZILARI Tarihi Oturum 13-09-2019 17:23 Marka nedir? 10-09-2019 09:47 YÜZÜNCÜ YIL 20-05-2019 05:21 Gün milletin günüdür… 15-04-2019 01:08 DİL 29-03-2019 01:01 Türk Ocağı... 06-03-2019 23:54 ANKARA 31-12-2018 08:53 CEPHE 10-12-2018 08:45 Ne Mutlu Türk’üm Diyene 29-10-2018 10:56 YOL 23-10-2018 01:26 Türk Milleti’nin destanı 30 Ağustos Zafer Bayramı 30-08-2018 04:40 GÜNEŞ 27-08-2018 10:59 UMUT 18-07-2018 03:38 TURAN 04-07-2018 06:07 MEHMET 14-05-2018 16:27 KILIÇ 23-04-2018 08:51 CAN 23-03-2018 07:03 Akıncılar 26-02-2018 02:25 TÜRK 12-02-2018 05:43 Tarih 15-01-2018 01:27 Elbet hesap günü gelecek 05-01-2018 00:18 Vesile... 22-12-2017 02:21 Görünürün ardındaki gerçekler 12-12-2017 23:36 Cansuyumuzun kesilmesine izin vermeyelim 20-11-2017 00:26 Kâinatın en güzel eylemi 08-11-2017 01:57 Gerçekler ortada, yeter ki biz görmesini bilelim 06-11-2017 03:34 Kentsel dönüşüm değil, Betonsal Dönüşüm 23-10-2017 03:58 Tutarsızlıklar kumpanyası 16-10-2017 02:51 SORGULAYALIM 05-10-2017 17:22 Haddini bilmez şuursuzlara cevap 28-09-2017 00:25 Önyargı iki ucu keskin bıçaktır 25-09-2017 01:00 Giden gider, geriye vatanın gerçek evlatları kalır 16-09-2017 02:50 Saygı ve hürmet 11-09-2017 21:13 İnsanlık adına… 05-09-2017 02:16 TÜRK MİLLETİ’NİN DESTANI 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI 29-08-2017 18:39 Kadın 27-08-2017 19:07 Müstakbellik 21-08-2017 17:38 Elif’im 15-08-2017 19:09 Liyakat 13-08-2017 18:24 Olmaz Olsun 10-08-2017 18:55 Harmandalı 06-08-2017 19:11 Balın ince tefsiri 28-07-2017 01:04 AŞK 25-07-2017 23:00 Yarınların çığlığı 23-07-2017 23:09 İnsanlığın sesi 22-07-2017 03:12 Ay yüzlüm 20-07-2017 03:24 Var olma telaşı… 12-07-2017 03:37 REİS 07-07-2017 06:09 TEKERLEME 06-07-2017 03:19 MİLAT 05-07-2017 05:17 Reklam denildiği an... 04-07-2017 03:11 Kullanım Tarihi Geçmiş 04-07-2017 03:10
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 12 4
  • 2 Çaykur Rizespor 8 4
  • 3 Fenerbahçe 7 4
  • 4 Yukatel Denizlispor 7 4
  • 5 Galatasaray 7 4
  • 6 Gazişehir Gaziantep 7 4
  • 7 Yeni Malatyaspor 6 4
  • 8 Trabzonspor 6 4
  • 9 Konyaspor 6 4
  • 10 Sivasspor 5 4
  • 11 Antalyaspor 5 4
  • 12 MKE Ankaragücü 5 4
  • 13 Beşiktaş 4 4
  • 14 Medipol Başakşehir 4 4
  • 15 Kayserispor 2 4
  • 16 Göztepe 2 4
  • 17 Gençlerbirliği 1 4
  • 18 Kasımpaşa 1 4
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA