Kâinatın en güzel eylemi


Bu makale 2017-11-08 01:57:47 eklenmiş ve 205 kez görüntülenmiştir.
Şuheda

         Kâinatın en güzel eylemi sevmektir. Koşulsuzca, can-ı gönülden sevebilmektir. Her güzel şeyin temelinde, özünde, kaynağında sevgi vardır. Yaradan’a duyulan sevgi, vatan sevgisi, insan sevgisi, millet sevgisi, aile sevgisi, yâre duyulan sevgi, doğaya ve hayvanlara duyulan sevgi. Sevginin olmadığı yerde güzellik, huzur, güven, mutluluk ve barış olmaz, olamaz. Dünyaya baktığımızda açlıktan ölen insanlar, savaşın ortasında kalan çocuklar, bitmeyen bir kargaşa, terör varsa hepsi sevgisizlikten. Ülkemizde şiddet gören kadınlar, istismara uğrayan çocuklar, haksızlıklar, adaletsizlikler, yoksulluk, yolsuzluklar varsa bunlar da sevgisizlikten. Düşüncelere vurulmak istenen zincirler de sevgisizlikten. Kalbinde sevgi olan kimse hiçbir kimseye zarar veremez. Kimi cahilliğiyle, kimi zalimliğiyle, kimi kalbinin katılığıyla çevresine, ailesine, topluma, milletine ve vatanına zarar verir. Kalp katılığı, zalimlik, acımasızlık, hainlik, ihanet, cahillik, yobazlık… Bütün bu olumsuz hâller hep sevgisizlikten.

           Sevmek asil ruhların eylemidir. Sevmek asalettendir. Asalet ne malla mülkle ne de makamla mevkiiyle ilgilidir. Asalet, insanın insan olarak kalabilmesiyle ilgilidir. Erdemli, dürüst, adil, merhametli, iyi ve kalbi sevgiyle dolu insan asil insandır. Bizim sözümüz, hitabımız ve davranışlarımız asaletimizin aynasıdır. Bizim gibi düşünmeyen insanların düşünme özgürlüğüne ne kadar saygı duyduğumuz da yine aynasıdır asaletimizin. Özü de sözü de davranışı da birdir asil insanın.

         Vatan ve millet sevgisi sözde değil de özde olsaydı Anayasamızın 2. Maddesindeki -‘’Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.’’- ifadesine sadık kalınarak devletimiz yönetilirdi. Maalesef ki bu maddedeki ifadeleri devletin başındakilerin uygulama durumlarına baktığımızda sözlerle davranışların örtüşmediğini apaçık görmekteyiz. ‘’Toplumun huzurunu’’ kendisi gibi düşünmeyenleri ötekileştirerek kaçıran, ‘’millî dayanışmayı’’ halkın kutuplaşmasına sebep olacak söylemlerle bozan, ‘’adalet anlayışı içinde’’ ifadesini de bağımsız olması gereken mahkemeleri kendine bağlı ve bağımlı hâle getirerek, bir gecede alınan kanun hükmünde kararnamelerle, ben yaptım oldu anlayışıyla toplumun adalete olan inancını ve güvenini bertaraf eden, ‘’insan haklarına saygılı’’ ifadesini de insanın temel haklarından olan düşünce özgürlüğü hakkına müdahale eden, kendisi gibi düşünmeyen ve gerçekleri ortaya çıkaran gazetecileri hapishanelere kapatan, ‘’Atatürk milliyetçiliğine bağlı’’ ifadesine tezat ümmetçi bir anlayışla politikalar üreten, Türk’üm demenin toplumu ayrıştırdığına inanan, Atatürk’ü anlayamayan, Atatürk’ten ve onun aydınlık ilke ve inkılâplarından rahatsızlık duyan, Atatürk’e hakaret eden yobazlara gereken cevabı vermeyen, ‘’demokratik’’ anlayışına yakışmayan antidemokratik uygulamalarıyla ülkeyi yöneten, ‘’lâik’’ ifadesinin özünü ve önemini kavrayamayan, lâikliği dinsizlikmiş gibi yorumlayan, din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılmaması gerekirken oy toplayabilmek için insanların manevi duyguları ve inançları üzerinden siyaset yapan, ‘’sosyal bir hukuk devletidir’’ ifadesinin çok uzağında alınan kararlar ve uygulamalarla hukuksuzluğu hukukun üstüne çıkaran, yoksulluğun ve yolsuzluğun giderek artmasına sebep olan, zenginle dar gelirli arasındaki farkı uçuruma dönüştüren politikalar uygulayan, halkın can, sağlık ve mal güvenliğini sağlayamayan bir yönetim ve bu yönetimin başındakilerin vatan ve millet sevgisi ne kadar gerçektir bir düşünün. Yetmiş yaşındaki bir hanımefendi çöpten topladığı çürük sebze ve meyvelerle yaşamaya çalışırken nerede kaldı sosyal devlet anlayışı. Adi suç işleyenlerin mahkemeye kravatla geldiği için iyi hâlden(!) cezasının indirildiği, kadın cinayetlerinin, çocuk istismarcılarının, hırsızlığın, rüşvetin, yolsuzluğun her geçen gün hızla arttığı, bu çirkinliklerin önlenemediği bir ülkede sosyal devlet anlayışından bahsetmek mümkün mü sizce? Madenlerimizin devletimiz tarafından işlenerek ülkemizin zenginleştirilmesi gerekirken bizi dışarıya bağlı ve bağımlı duruma düşüren özelleştirmeler yapılırken sosyal devletten nasıl bahsedebiliriz. Tarım ve hayvancılığımızı bitme noktasına getiren, GDO’lu tohumların ülkemize girmesine izin vererek topraklarımızda kimyasal kirliliğe sebep olan ve insanlarımızın sağlığını tehlikeye atan, hibrit tohumlarla tarımda dışarıya bağımlı hâle getiren, hayvancılığı bitme noktasına getirerek dışarıya bağlı hâle getiren, hayvanların özgürce otlanacağı meraları, yeşil alanları yok ederek zararlı yemlerle besleyerek insanların sağlığını hiçe sayanların sizce vatan ve millet sevgisi söylemleri ne kadar gerçektir?

           Hâl bu ki gerçekten sosyal hukuk devleti olarak kalabilseydik, Atatürk’ün ilkelerinden hiç taviz verilmeseydi güzelim ülkemizin bereketli topraklarında insanımız ne aç kalırdı ne de açıkta… Allah’a hamd olsun ki topraklarımızın altı da üstü de bereketli ve değerli; lâkin devleti yönetebilmek ve başa geçebilmek için her türlü yolu mubah görerek adaletten, eşitlikten ve birçok değerden ödün verenler yüzünden Türk milleti hak ettiği çağdaş düzeye, rahatlığa, bolluğa, huzura, güvene, mutlu ve huzurlu bir yaşama kavuşamıyor.

          Yukarıda ifade etmeye çalıştığım bütün durumlar sevgisizlikten. Sevginin olduğu yerde bencillik, ben merkezli düşünce, hainlik, ihanet, haksızlık, adaletsizlik barınamaz. Her kim ki ruhunu sevgiyle besler ise bütün bu kötü özelliklerden, hâllerden, durumlardan kurtulur.

         Ey güzel milletim, aç artık gözünü ve düşün… Kendi içindeki vatan, millet ve insan sevgisini düşün; sonra da ülkemizi yönetenlerin vatan, millet ve insan sevgisini düşün… Söze değil, öze bak… Umutsuzluğa kapılma, elbet bu adaletsiz devran değişecek, yeter ki sen, ben, biz yani hepimiz içimizdeki sevgiyi besleyip büyütelim. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi