Advert
Giden gider, geriye vatanın gerçek evlatları kalır
Şuheda

Giden gider, geriye vatanın gerçek evlatları kalır

Bu içerik 89 kez okundu.
Advert

            Dinlemek, sessiz bir eylem olmasına rağmen eğer dinlediklerinizi akıl süzgecinden geçirip düşünüyorsanız sükûtunuz çok değerli bir hâl almış olur. Bazen dinlerken duyduklarımız bizi üzer. Son yıllarda sıkça duyduğum sözlerden biri beni derinden üzüyor. Bu söz şudur: ‘’Eğer imkânım olsa Avrupa’daki bir ülkeye gider, oraya yerleşir ve o ülkenin vatandaşı olurdum. Çocuğumu gelecek kaygısı olmadan konforlu biçimde büyütürdüm.’’ İşte bu sözleri duyduğumda bunları hiç duymamış olmayı isterdim, daha doğrusu şehitlerimizin kanıyla sulanmış vatanımızda bu sözleri söyleyecek kadar şuursuz kimsenin olmamasını dilerdim. Evet, günümüzde maalesef ki çoğu şey göründüğü gibi değil; içeride dışarıda öyle çok hain var ki vatanımıza, milletimize zarar vermek isteyen, yolunda gitmeyen onca durumun yanında denetim de çok zayıf bunun da farkındayız hepimiz… Her ne olursa olsun biz bu vatanın evlatlarıyız. Bizler Oğuz Kağan’dan bu yana anlı şanlı tarihimizin bizi bugünlere taşıdığı asil bir milletiz. Asaletimiz bizi biz yapan değerlerimizden, tarih boyunca mertliğimizden, yardımseverliğimizden, vatan ve millet aşkımızdan geliyor. Nasıl oluyor da yukarıda üzülerek yazdığım bu şuursuz sözleri söyleyebilecek kadar bencil ve duyarsız insanlarımız var içimizde. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yaptığımız Kurtuluş Savaşımızın üzerinden sadece 95 yıl geçmişken şehitlerimizin kanıyla canıyla müdafaa ettiği bu güzelim vatanımızda aydınlık yarınlarımız için çekilen onca çile, yaşanan onca acı ne çabuk unutuldu. Şehitlerimiz canlarını vatanımız için feda ederken bir an bile düşünmemiş ve korkmamışken zor günlerde ülkeyi terk etmeyi düşünmek ancak zavallı ve düşünme engelli insanlara yaraşır bir tutum olur. Asırlar öncesinde ne güzel söylemiş kutlu Bilge Kağan Han’ımız ‘’ Ey Türk, titre ve kendine dön.’’ Evet, bu öyle anlamlı bir söz ki, bugün fırsatı olsa yurdumuzdaki zorluklar karşısında daha konforlu bir hayat sürme hayaliyle kaçacak kadar özüne yabancılaşmış insanlarımıza söylenmesi gerekir. Vatanını ve milletini canı gönülden seven bir Türk olarak, Türklük özelliğinden uzaklaşmış insanlarımıza ‘’Titre ve özüne dön; dönemiyorsan giden gider, geriye vatanın gerçek evlatları kalır’’ diyorum.

 

           Biz bugünlerimizi sömürgeci ve işgalci devletlerin üzerine çullandığı topraklarımızı terk etmeyen, esareti kabul etmeyerek canlarını feda eden şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz. Başta büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, bütün silah arkadaşlarının, şehitlerimizin, gazilerimizin, vatanımız için mücadele eden milletimizin üzerimizde hakları var. Bu hakkı ödemek için her ne iş yaparsak yapalım sadece kendimizi değil, vatanımızı ve milletimizi de düşünmeliyiz. Vatanını ve milletini en çok seven, işini en iyi yapandır. Eğer bugün ülkemizde her yurttaşımız yaptığı işin hakkını vererek en iyi, en güzel şekilde yapsaydı bugün çok daha huzurlu, mutlu olurduk; eğitimde, hukukta, sağlıkta, üretimde, sanatta, ilimde ve bilimde çok daha ileri seviyelerde olabilirdik.

 

         Her ne olursa olsun kaçarak değil; vatanımıza, milletimize, öz değerlerimize, tarihimize sahip çıkarak, üzerimize düşen görevleri hakkıyla ve hakkaniyetle yerine getirerek, adil olarak, dürüstlükten asla taviz vermeyerek bize yakışan şekilde davranarak yarınlarımızın daha güzel ve aydınlık olmasına vesile olabiliriz.

 

         Sevmekle başlar her güzel iş; vatan, millet, bayrak ve insan sevgisi bizim özümüze dönmemizin anahtarıdır ve o anahtar içimizde derinlerde bir yerdedir. O anahtarı bulmamız ve yarınlarımıza bugünden güzel kapılar açmamız dileğiyle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X