İnsanlık adına…


Bu makale 2017-09-05 02:16:38 eklenmiş ve 232 kez görüntülenmiştir.
Şuheda

İnsanlık, tarih boyunca horst ve grabenler misali inişler çıkışlar yaşamış, medcezir misali ani değişikler göstermiştir. Duru bir dimağla insanlık tarihini incelersek çöküşleri, yükselişleri, bitişleri doğuşları görebiliriz. Aslında bunları sebepleri ve sonuçlarıyla analiz ederek ve günümüzle bir bağ kurarak düşündüğümüzde insanlık adına da özümüz adına hayırlı bir iş yapmış oluruz. Hayat süresince insanların çoğu bir hengâme içinde koştururken; Yaradan tarafından bahşedilen aklını sadece dünyalık menfaatler kazanmak, iş güç yahut da zevk sefa için yoruyor. Hayata geliş gayemiz, dünyanın ve daha da ötelerin gizemi, insanlığın tarih içinde nereden nereye ve nasıl geldiği, en önemlisi de kendi özlerine ulaşmak için gidilmesi gereken yol üzerine yeterince düşünmüyorlar. İnsanlık tarihinde çöküşlerin, bitişlerin sebebi insanoğlunun bitmek bilmeyen hırslarıdır; mal hırsı, mevkii hırsı, şan şöhret hırsı… Bu olumsuz duygular adım adım, basamak basamak tırmanıyor ve zehirli bir sarmaşık gibi insanoğlunun içini sarıyor; kalp gözünü kör ediyor, gönül kulağını sağır… Öyle güzel insanlar vardır ki gözleri a’madır, lâkin gönül gözleriyle görüşleri öyle keskin ve derindir ki… Yeter ki insanın kalbi kör ve sağır olmasın. Peki, nedir zehirli sarmaşık misali içimizi karartan duygular ve nasıl büyüyüp gelişiyor içimizde bu menfi hisler? İnsanı için için kemiren benlik ve gösteriş merakı git gide büyüyor kıskançlık, hırs ve kibir gibi ben hislere bürünüyor. Maalesef ki benim evim, benim hayatım, ben yaptım, ben ben ben’le başlayan cümleler bize bahşedilen nimetlerin sahibi unutarak içimizdeki benlik duygusunu büyütüp besliyor. İçimizde gitgide büyüyen benlik, başkalarına kendimizi daha farklı gösterme çabasıyla gösterişe dönüşüyor. Gösteriş zamanla öyle bir hâl alıyor ki insanlar artık hayatı ve an’ı dolu dolu ve doya doya yaşayamaz hâle geliyorlar. Günümüzde gösteriş merakı maalesef zehirli bir sarmaşık gibi toplumun büyük bir kesimini sarmış durumdadır. İnsanların adına sosyal ağlar dedikleri aslında insanı asosyal kılan ağlar gösteriş merakının yarışa dönüştüğü ortamlardır. İnsanlar gezdikleri yerleri, yediklerini, ailesini, evladını, mesleğini, hobilerini ve hatta sevdiğini, sevgilisini neredeyse hayatındaki her şeyi gösterme merakı ve telaşıyla farkında bile olmadan anlamsız bir yarışın içinde olduklarının bile farkında değiller. İnsanların çoğu artık doğal güzelliklere, sanat eserlerine ve tarihi eserlere hayranlıkla bakıp incelemek, onların güzelliğini içine işleyerek seyretmek yerine alelacele fotoğrafını çekip sözde sosyal ortamlarda paylaşıp arkasını dönüp gidiyor. Manzaralara artık seyretmek için değil, fotoğraf çekip paylaşmak için bakılıyor. Bundan on beş yıl kadar önce arkadaşlar bir araya geldiklerinde birbirlerinin gözlerinin içine bakarak derin sohbetler edebiliyor, candan iletişim kurabiliyorlardı; ama sözde akıllı telefonlar çıktı çıkalı insanlar arkadaşlarıyla bir araya geldiklerinde telefonlarından gözlerini kaldırıp da arkadaşının gözlerine bakarak konuşamıyorlar bile.  İletişim teknolojisi gelişti gelişmesine ama insanların iletişimi karanlık çağını yaşamakta bu devirde. Günümüz insan manzaralarından buna benzer öyle çok örnek verilebilir ki… Gösteriş merakı çığ gibi büyüyünce insanın içinde kendini beğenme ve beğendirme hâli kendini başkalarından farklı ve üstün görme ve gösterme davranışları kibir denilen insanın maneviyatına büyük zararlar veren bir duyguya dönüşüyor.

Lütfen sadece bir gün kendinizi gözlemleyin siz neler yapıyorsunuz, zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz, sizin öncelikleriniz neler, hayattaki gayeniz nedir; sonraki gün de çevrenizdeki insanları, halkı gözlemleyin. İnsanlar neler yapıyor, neler konuşuyor, nelerle meşgul oluyor, nelerle ilgileniyor… Neyi niçin yaptığımız yani bir şeyi yaparken ki niyetimiz öyle önemlidir ki, yaptıklarımızın değeri niyetlerimizle ölçülür. Kendimize soru sorabiliyorsak ve sorularımızın cevabını arıyorsak biz hakikat yolunun yolcusuyuzdur. Yolcu aynı zamanda öğrencidir, yola çıkanın öğreneceği öyle çok şey vardır ki; yeter ki yol yordam bilsin.

Maalesef insanlık günümüzde can çekişmektedir de bundan dahi haberdar değildir. Yaşadıklarını sanıyorlar, lâkin aldanıyorlar. Bir gösteriş merakı almış başını gidiyor. Zaman hayattaki en önemli sermayemiz, her anımız bir daha dünyaları versek de geri alamayacağımız zenginliğimizken, öyle har vurup harman savuruyoruz ki zamanı. İnsanların çoğu esir günümüzde; kimi akıllı telefonun(!)  esiri, kimi bilgisayarın yahut tabletin, kimi televizyonun esiri… Yazık ediyoruz bugünümüze ve yarınlarımıza. Öyle çok şeyi kaçırıyoruz ki hayatta. Hayat akıp giderken biz yaşıyormuşuz gibi yapıyoruz aslında.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi