Advert
Küllerinden doğan bir ordunun Büyük Zaferi…
Dilek Figen YILDIRIM

Küllerinden doğan bir ordunun Büyük Zaferi…

Bu içerik 90 kez okundu.
Advert

Bu ülkenin ne şartlarda kurtarıldığını, senin şu an özgürce, rahat rahat bu ülkede dolaştığını ve bunu kime borçlu olduğunu unutma….

 

   Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı…

Yüce Türk milletinin parçalara bölündüğü ve topraklarımızın parsel parsel satıldığı işgal kuvvetleri tarafından her türlü eziyete maruz kaldığımız bir dönemde başlatılan Büyük Taaruzdan zaferle ayrılmamızın simgesidir bu bayram.

   Tarihte görülmemiş bir zaferdir 30 Ağustos, her saniyesinde Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yüce milletimizin cesaret, fedakârlık ve kahramanlıklarının destanıdır.

Bir başka deyişle de ile yıllarca küçük beylikler halinde yerleştiğimiz Anadolu’dan Türkleri kazımak isteyen düşmanlarımıza derslerini verdiğimiz gündür.

   Ulusumuzun bütün egemenliğinin elinden alındığı, her türlü yoksulluk ve eziyetin var olduğu ve kutsal değerlerimize saldırıldığı işgal günlerinin yaşandığı günlerde Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının önderliğinde, ulusun bütün inancı ve fedakarlığı ile birlikte yürüyerek elde ettikleri bir zaferdir 30 Ağustos.

   Zaferimizin büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ile anıyor ve hepinizin Zafer Bayramı’nı kutluyorum.

   Bu arada bu kadar vefa borcumuz olan önderimizin adını duymaktan neden bu kadar rahatsız olunuyor, buna bir türlü anlam veremiyorum. Aslında veriyorum ama dile getirmek istemiyorum.

 

   1988 yılı Nisan ayı, ilk iş günüm, Atatürk Hava Alanını koridorlarında Türk hava yolları personeli olmanın gururunu yaşayarak yürüyorum, ceketimin yakasında takılı olan ve Türk Bayrağını simgeleyen THY brövesi olan ilk üniformam ile.

İlk anonsumu yaptım ben o gün, “TÜRK HAVA YOLLARI” diye başlayan anonsum “ATATÜRK HAVA ALANI” diye devam ediyordu. Gurur ile yaptığımız bu anonslar artık masal oluyor ne yazık ki.

   Ulaştırma bakanının kararı ile, yapılacak yeni hava alanının adının RTE olmasına karar verildi. Yapılan açıklamalardaki 3. Havaalanı ifadesinin bir kandırmaca olduğunun anlaşılması çok uzun sürmedi. Burada yatan asıl hedefin ATATÜRK HAVAALANI isminin değiştirilmesi olduğunu, uzmanlar yaptıkları açıklamalar ile aynı sahada 2 hava alanı olamayacağını belirterek ispatladılar zaten.

   Bir site yapılırken bile yollarına kadar düşünülerek projesi hazırlanırken, 3. Hava alanı çalışmaları yapılırken hesap edememişler sanırım hava trafiğini. Bir başka görüşte de 1953 de ilk hava trafiğine açılmış olan bu meydanın 50 sene sonrasının hesap edilmediğini söylüyorlar. Ama atladıkları bir başka konu var ki, sonradan ilave edilen dış hatlar terminali 1997 de açıldı. Yani söylenildiği gibi 50 senelik değil.

Bir örnek vermek istiyorum sıradan bir vatandaş olarak. Her karışını bildiğim iki hava alanı var. Biri Londra’nın ilk ve en büyük hava alanı olan Heathrow, diğeri ise ATATÜRK HAVA ALANI. Heathrow 1930 yılında inşa edilmiş. Şu anda aynı şehirde 4 hava alanı daha var. Nedense bunların hava sahaları hiç birbirine karışmıyor. Bu arada bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum ki Londra’nın yüzölçümü 1706 km. iken İstanbul’un yüzölçümü 5343 km. Ama buna da verilecek çok sayıda cevap vardır elbette. “Yüzölçümümüz fazla olabilir ama biz yeşili koruyoruz.”

 İstanbul’a tepeden bakınca anlarsınız, bir dairesinin milyon dolarlara satıldığı sitelerin yapılışında ormanların nasıl katledildiğini.

Bölgedeki hava sahasının darlığından dolayı, RTE hava alanının ilk fazı bitirildiğinde ATATÜRK HAVA ALANI tarifeli uçuşlara kapatılacakmış. Yani en geç 2020 yılında yalnızca iki hava alanımız olacak. Sabiha Gökçen ve RTE. Daha açık olarak izah etmemiz gerekirse ATATÜRK HAVA ALANI tamamen ortadan kaldırılacak.

   Aynı T.C. lerin ve andımızın kaldırıldığı gibi. Üniversitelerde “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” dersi kaldırıldı, ortaöğretim kurumları yönetmeliğinde “Atatürk ilkelerine bağlılık” çıkarıldı. Cumhuriyetimizin kurucusunun adından bu kadar rahatsız olmak niye?

   Lütfen Cumhuriyetimize sahip çıkalım. İranlı bir yazarın çok sevdiğim bir sözü vardır. “Her şey küçük fedakarlıklar yapmakla başladı” der bir kitabında. Bu kadar seyirci olmayalım yaşadıklarımıza, tüm özgürlüklerimiz elimizden alındığında, uyanmak için çok geç olabilir…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X