Ay yüzlüm


Bu makale 2017-07-20 03:24:53 eklenmiş ve 287 kez görüntülenmiştir.
Şuheda

Selam sana, Ey Güzel Ay Yüzlüm!

Hâlin nicedir diye sorup gelemedim. Her vakit yanında bulunamadım. Bulunduklarımda sana doyup sarılamadım, saramadım kendime...

Öyle kolay olmasa elbet, bugün sana varamayan, yarının varılamayanında olandır. Kolay olan, bugünü yarına bağlayandaki sevdiklerimiz olandır. Sevdiğimizdir, bugünün yarını... Sevilenindir, sevdiği günü, bugünü yarını...        Alın yazısı, kader sayısı bilinir mi yaşanmadan?  Sayısız güzellikler, soysuz çirkinlikler. Eden bulmuş, edilen yanmış.

Bir hayatın yaşana gelindiklerinde bakılınca, her şeyin manası,  bir bir dökülüverir ortaya. Seninki sana dokunmaz, benimki bana dokunur, onunki ondadır, sizinkinin bizimkiyle de çok farkı olmayandadır. Hayat dedik ya, her katrede bize çektirdiklerinden öte, çekemediklerimiz değil midir?

Öyledir lakin, buram buram kokan, yaşanmamışlıkların yaşama düşlediklerinde, elimizde kalmayan, olmayan, varmayan, yetmeyen, gitmeyen, gelmeyen, düşünmeyen, sormayanlar kümesi oluşturan bu durumun, nasıl çekilir ile çekişmelerin yapıldığı, günümüz insanlar arasındaki kargaşalıklarla birlikte, kavgaların geçimsizliklerin gün yüzünden eksik olmadığı ve her geçen günde de çoğalarak arttığı, herkesçe bilinenler olsadır…

Sayılamayan güzellikleri yaşamak uğruna çekilen her ne varsa, insanın kendinden başka, başka bir mahlukata dönüşen çıkışlarındaki yaptıkları çirkinlikler, her güzele, her yakışıklıya uğramakla kalmıyor canda alıyor.

Hayatı güzelleştiremeyen biz insanlar, yarınlardan hangi beceri içerikli konu kavramı düzeneğinde, bulunacaklarıyla hep çelişkili ifadeden öte, yaptıklarının doğruluğunu kendilerince hep tasdik ederek, yanlışlıklarını asla ne kabul görürler nede bahsederler. Bu durumun en vahim tarafı ise, artık günümüz insanların, doğalarına aykırı yaptıkları davranışların, giderek normalleştirme çabalarından vazgeçmedikleri kadar vazgeçecek oldukları sevdikleridir.

Onlar için, sevginin sevgiliye akıttığı göz yaşlarını silmek düşer ama çoğu insanın silmek yerine vurmasıdır sevgisi, sevgi damgası…

Sevgili, can bekler, saracak kucak bekler, şefkatin kucağında yanan yürek bekler, yardım bekler, anlayış bekler, zor zamanın kolay zamana çekilmesini bekler, bekler bekler durur... Hiç bitirilemeyen bu beklerlik, beterliliği getirir sevgili sevgiye...

Zor zamandan sıyrılamayan, sevdiğine sarılamayan her kim varsa;

Sevgili, sevgi bekler, oda emek ister... Kim istemez sevgilinin sevgisini?  İsteyen çok, veren yok... Nerden bilinir verilmeyen sevginin yokluğu? Atılan can yürek ister kana kana içmek ister yürekten sevmek ister... Severde, hem de çok sever...

Ya sonra, sonrası ne olur...

“Kendi kendine sevmiş olur, seven aldanır sevmeyen kandırır “ cümlesi yerine;

Hayatın zor, sıkıntılı, buhranlı anların tek kurtarıcısı sevgi olsa dır.

Sevginin ölçeri mi olur da?  Terazi tutulur. Tezgâha mı gelmiş sevgi?  Yoksa Sevgi mi tezgâhtan çıkmış?

Sevgi en büyük nimetimiz olmalı, çıkmamalı yürekten, tek kurtarıcımız sevgi oda sevgili...

Sen ben onu, o bizi sizi, severse sevilir... Sevemeyen, yetemeyen, yüzüne bakamayan, ay yüzlüler selam olsun sizlere…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi