Kullanım Tarihi Geçmiş


Bu makale 2017-07-04 03:10:30 eklenmiş ve 244 kez görüntülenmiştir.
Şuheda

Kemer’de 9 yıldır yaşamaktayım. Kemer halkından biri olarak,  her yıl açılması öngörülen  yaz spor okullarının bir bölümünün açılamaması sebebiyle, bir vatandaşlık görevi ve hakkı olarak, sadece kendi çocuğum için değil, tüm kemer ve mahallelerindeki çocuklar adına da, neden yaz okulları seçenek olarak özellikle çocuğumun ve arkadaşlarının talebi olan basketbol voleybol konusunda bugüne kadar söz konusu branşlarda yaz okulu kursları oluşmaması sebebiyle kapısını çaldığım Halk Eğitim Müdürlüğü  niçin bir hoca bulamıyor? sorularına ve sorununa çözüm bulma adına  geldiğim kapı Kemer Gözcü Gazetesi oldu.. Burada  Gazete sahibi  Ahmet Duran Yenigün’le tanışarak, sorun olan konuyla ilgili  beni dinleyerek,  sorunun yetkili makamlarca da duyulması adına röportaj da bulundum. 22 Haziran 2017 Tarihinde “Hoca yok. İsterseniz özele gönderin” gazete manşetiyle  haber gazetede yayınlandı . Bu devrede Ahmet Bey’le yapmış olduğum sohbetlerde iyi bir gözlem ve araştırmada bulunduğumu dile getirerek, yazmak isterseniz gazetemde bir köşe de yer verebilirim teklifiyle karşılaştım. Tabiî ki de hayatımda aldığım en güzel, en can alıcı, bir teklif oldu çünkü; yazmayı özellikle insan portresi , insancıl davranışlar yönünden insanı anlatabilen tarafsız bir gözle bakıp  paylaşmada,  gerçek özümle,  özgürce,  sevgiyle, severek yapmak istediğim tek şey yazmak olsa dır. Ahmet Duran Yenigün  Kemer Gözcü Gazetesinde bana sunmuş olduğu bu imkan ve olanak için teşekkür az kalır, inşallah onun yönlendirdiği bu köşede yazıların ibresi hep insanlık adına kalıcı etkiler bırakır temennisiyle Kemer Gözcü Gazetesinin kapısından içeri girmiş bulunmaktayım, bu vesile ile ilk köşe yazım.

 

Günümüz zaman diliminde insanlar çıkarları doğrultusunda uygulamaya geldiği zaman kullan at davranışıyla oluşan polemiklerle sıkça karşılaştığımız bir durum olasıdır...

Dünde kapındaydı sürekli hiç çıkmazdı, bugün başka kapılardan çıkmaz olmuş..

Yarın hangi başka kapılarda olur bilinmez...

Esasta kapı sahibi böyle kapı değiştirip duran insan modelini zaten bilmekte hep bilmiş lakin günün hiç birinde kapısını kapatmak gibi bir eyleme başvurmamış. Başvurmamış çünkü, kapıyı açanda insan, kapıya gelende insan..

İnsanın karakteristik yapısıyla alakalı davranış bozukluklarından kaynaklı yaşanmakta olan hadiseler zincirinin uzayıp gitmesi ve her geçen günde de artık oturulup konuşulacak bir insan kalmadı söylemlerini duymaktan öte kendimiz sıkça söylemde bulunuyoruz..

İnsan modeli, motifli çiçekli özene bezene çizilecek bir model olmaktan çıkalı tarih mi olmuş dersiniz ?  Model insan, günümüz de aranılan mı?  Yoksa kaybedilen mi?

İnsan modelini işlerken, model insan kavramıyla, karşı karşıya kalıyoruz...

insanın çizgileri, modernizme dayalı bir gelişim sürdürürken, olması gereken gelişimi yakalayan insanlık, bir ara gelişim çağı bunalımında, kendini kaybetti, insanlığını unuttu..

İnsanlık zamana yenik düştü.. Tekrardan insanlar insanlığına kavuşabilmeli.

Kapı kapı dolaşır ya, aradığını bulabildi mi dersiniz?

Bence bulamadı, çünkü onun aradığı gelişen zaman içinde, kendine giydirmeye çalıştığı model insan olma elbisesinin içinde kaybolup gittiği gerçeğidir.

İnsanlık vasfıyla tek başına kalsaydı bile kendi koca bir kapıydı, kapı kapı dolaştı da ne yaptı?  Tabiî ki de insanlığı kullandı, kullan at, geri dönüşümsüz yolla...

Peki böyle mi olmalı insanlık? Elbette böyle değil bizlerin bildiği insanlık.

Kullanım tarihi bitmiş insan modeli yaratılıyor her geçen gün. Yaratan insan, şikayet eden insan..  nereye kadar böyle devam eder ki..

İnsanlığın, kullanım tarihi bitmiş insan modeline atacak olduğu bir makas, mutlak modelde değişiklik yapacaktır.

İnsanlık adına, insanca yaşayabilmek uğruna, insanlığından asla ödün vermemeli insan..

İnsanın insandan üstünlüğü insanlığıdır..

Öyleyse, insanca yaşam ünitelerini içimizde yeniden var edebilelim ki, insanlığın kullan at mantalitesindeki oluşan izler silinebilsin, yerine insanlığın adı kalsın...

İnsan insanlığıyla kapıları açık tutar. Bir gün kapıda kalan insan, insanlığının kurbanı olmuştur.  İnsanlığıyla övünürken insandan dövünür.  Ne hâl işte, insanlık hâli işte..

Zaman insan seliyle çalkandıkça salınan insanlık olsun adımlarıyla bugünün yokluğunda kaybolanda insan..

Hani nerde o insanlık diyenlere duyurulur ilan edilir kimin eli kimin gözü kimin kulağı kiminin de yüreğidir insanlığın can bulduğu yer... Korkmak ürkmek yeni nesil insanlıkta var olma telaşı sunsa da bu telaşın insanlığı öldürüp yok etmedeki etkenliği içimizdeki insanlığın değeriyle özleşen bizlerdeki yapı taşlarını oluşturan ana temadaki asıllardır...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Tebrikler ...
Dilek Ersağ 2017-07-04 16:26:56
:)Merhaba ...
Harikasınnn, yüreğinin güzelliği yüzüne yansıyan güzelimmm.
Yine döktürmüşsün.
Sen gittiğin yere ışığınla gidersin .
Yolun güzelliklerle çevrili her daim açık olsun dileğimdir.
Yüce Rabbimize Emanetsiniz .

Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi