İsrafın Büyüğü…


Bu makale 2017-05-26 06:55:02 eklenmiş ve 752 kez görüntülenmiştir.
Yılmaz KARAÖZ

Yarenlerim, bugünün dünyasında bir insanın yeri nokta kadardır. Uzayın ve galaksilerin yanında, Dünya nokta kadardır. Ama uzayda en kıymetli yer Dünya’dır. Dünya’da en kıymetli nesne veya varlık insandır. İnsan için en kıymetli olan ise rızkıdır. Her gün israf edilen ekmekler, yemekler, meyveler ve diğer yiyecekler toplanabilse açlık diye bir kavram kalmaz. Kullanmadığımız elbise ve eşyalarla kaç fakirin yuvası şenlenir, sırtı yenilenir tahmin bile edemeyiz.

Elhasıl yarenlerim, israf ettiğimiz doğal kaynaklarımız bizi yıllarca idare edecek boyutlara varmıştır. Böyle devam ederse ne olur? Kıyamete kadar yetecek şekilde hazırlanmış olan varlıklar, kıyametten önce biter. Kim bilir aç ve açıkta kalarak o güne ulaşılır. O güne ulaşanlar, duyup ta göremedikleri her şey için ‘’Tuh geçmişteki düşüncesizlere!’’ derler kim bilir? İsrafın çeşitlerini ve boyutlarını bilerek israf ediyoruz. İşte burası çok tuhaf… Kaynakların bir gün biteceğini cümle alem biliyor, ama hoyratça tüketiyor. İşte bu durum çok garip… İsraf kelimesi duyulduğu anda herkes bir müsrif arıyor suçlamak için. Fakat kendine hiç bakmıyor, toz kondurmuyor… İşte burası hayret edilecek durum…

Torunumuz ve onların torunları ve diğer torunlar her yıl daha az canlı çeşidi görecekler. Her yıl daha çok fabrika ve laboratuar üretimi ürün yiyecekler. Lezzet duyguları kalmayacak. Damak tadı masal olacak. Topraktan yaratılan, suyla beslenip canlanan insanoğlu, toprağın ve suyun lezzetini unutursa duyguları da bozulacak. Allah korusun canlı bir varlık gibi değil, hissiz bir robot gibi davranacak belki de.

Gelin bunun bir de iyi yanından bakalım. İnsanoğlu teknoloji yoluyla belki beklenmedik bir geri kazanım ve dönüşüm yapabilir. DNA çalışmaları yoluyla canlı ve cansız bize gerekli, görmekten mutluluk duyduğumuz her şeyi önümüze koyabilir. Tabii ki de bu mümkündür ama çok uzun zaman alacak meşakkatli bir yoldur. Zor da olsa bunlar da yüreğimizi serinletiyor.

Sevgili dostlarım ve yarenlerim: Bir şey var ki israf edildikten sonra geri gelmesi imkansıza yakındır. Ehil (kalifite) insan! Sudan sebeplerle ehil insanları işlerinden etmek ve uzaklaştırmak çoğaldı. Geldiği, çalıştığı, oturduğu yeri gülistana çeviren insanlar artık sevilmiyor. Eline aldığı işi veya işyerini bir zanaat ehli gibi işleyip, bakanları imrendiren insanlar sanki yok ediliyor. Cennete gitmeden bulunduğu çevreyi cennet gibi yapan insanlar, küçücük, kimseyi ilgilendirmeyen, gayrıya zararı olamayan kusurları yüzünden hor görülüyor. Görüldüğü yetmiyormuş gibi bu durumun bazılarına kötü örnek olmasından dolayı, yenileri yetişmiyor böyle insanların. Bir boş vermişlik havası sarıyor etrafı ne yazık ki….

Yarenlerim benim en çok yüreğimi burkan nedir? Biliyor musunuz? Çocukların eğitim esnasında köreltilen yetenekleri! Bizi yaratan, vücudumuza bildiğimizden daha çok gelişmeye hazır yetenekler koymuştur. Bu yetenekler ancak eğitilerek ortaya çıkabilecek şekildedir. Onları yanlış uygulamalarla, zamanında ortaya çıkarıp eğitemezseniz artık bir daha uyandıramazsınız. Bunu sadece okuldaki öğretmenlerine yüklemeyin sakın... İnsanın ilk ve en önemli öğretmeni annesi ve ailesidir. İnsanoğlunun karakterinin yüzde yetmişi sıfır yedi yaş aralığında oluşur. Diğer kısmı eğitim ve öğretimle gelişir. Bazen yeteneklerimiz aşağılanmayla körelir. Bazen ise baskıyla körelir. Bir başka zaman yeteneğimiz dayatmalarla körelir. Mutlaka her olumsuz örnek, her kötü örnek, her lüzumsuz iş, var olan bir yeteneğimizi alır götürür.

Dostlarım, yeteneklerin köreltilmesi en büyük israftır. Köreltilen her yetenek bize bir Koca Sinan kaybettirebilir. Belki bir Aşık Yunus kaybettirir. Tarihimizde yetişen övünçle andığımız nice insanın bu asırdaki takipçileri yok edilebilir. Yeteneklerin bilinçsizce yok edilmesi sonucunda yeni icatları kaybederiz. Yüz yıla damga vuracak doktorları, mühendisleri, şairleri, romancıları, ziraatçıları, veterinerleri, ressamları, sporcuları ve nihayet adam gibi adam olacakları kaybederiz. İşte bu yetenek israfı içimi yakıyor, söz boğazıma, kelime kalemime sıkışıyor.

Yeter artık bu kadar israf! Yeni nesilleri yetiştirirken, yeni şeyler söyleyelim. Aklın yolu birdir. Hakikate çok yoldan gidilir ama HAKİKAT birdir. Ülkemizde bu israfı önleyecek çok beyin vardır. Bırakalım artık yöntem dilenmeyi! Şatafatlı İngilizce kısaltmalarla insanların beyniyle oynamayı! Bize has, bize özel, bizi anlatan, milletimizi ana karakteriyle eğitecek yöntemleri acil bulmalıyız. Taklitten tahkike(araştırmaya) geçmeliyiz artık. Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun. Size ve milletimize huzur ve hayırlara vesile olsun. Muhabbetle kalın……

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi