antalya escort

Doğru varsa, ona mutlaka gidilir!

Bugün bizler anne ve babalar olarak başarılı, ruh sağlığı yerinde, sosyal hayatında iyi ilişkileri olan bireyler yetiştirelim ki onlarda ayni bilinçle geleceğin sağlıklı, güçlü ve başarılı aileleri olsun.
Bu makale 2017-04-17 13:43:05 eklenmiş ve 1516 kez görüntülenmiştir.
Yılmaz KARAÖZ

Yarenlerim, insan bazen kendiyle söyleşirken durum değerlendirmesi yapar. Mesela, çocuk olmak beraberinde neleri getirir? Sağlıklı, başarılı bireyler nasıl yetiştirilir? Anne ve baba olarak çocuğumuzun üzerindeki etkilerimiz nelerdir? gibi sorular eminim zaman zaman anne ve babaların akıllarına gelmiştir. Aynı zamanda kendine ve topluma faydası olan, ruh sağlığı yerinde, kaliteli ve başarılı evlatlar yetiştirmek tüm anne ve babaların tek isteğidir.

Öyleyse her şeyi güzelleştirmeye öncelikle kendimizden başlayalım. Unutmayalım ki; çocuklarımız dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren dünyayı algılamaya başlar. Bu süreç başladığı anda yanında olanlar biz anne babalardır. Öyle ki; dünyaya merhaba demiş bir bebeğin ilk şansı doğru bireyler arasında doğmuş olmasıdır. Bu nedenle anne babalar olarak çocuğumuzla geçireceğimiz zamanın kalitesi ve ona verebileceklerimiz önemlidir. Onlarla beraberken bizi üzen ve meşgul eden düşünceleri bir kenara bırakmalıyız. Sevgili anneler, çocuklarımız bizimle zaman geçirmek istiyorlarsa işlerimizi bir süre için bırakabilir, evimizi bir kaç saat sonra da temizleyebiliriz. Değerli babalar, sizlerde işinizle ilgili düşüncelerinizi, görüşmelerinizi bir süreliğine erteleyebilirsiniz.

Her şeyi yeniden yakalayabiliriz ancak çocuğumuzla geçiremediğimiz, kaçırdığımız bir dakikayı dahi yakalayamayız. Anne ve baba diyerek bizimle zaman geçirmek isteyen çocuklarımızla ilgilenelim. Öyle ki ilgilenir gibi yapar, gerçek anlamda dikkatimizi kendilerine vermezsek bunu hemen hissederler. Çocuklarımız; dünyayı henüz öğrenmeye başladıkları için bir yetişkinden daha meraklıdırlar. Sürekli bir şeyler yapmak, kurcalamak, incelemek isterler. Yetişkin insanlar olarak bizim yorgun ve düşünceli beyinlerimizin tersine çocukların beyinleri öğrenmeye açtır. Adeta bir süngere benzetiyorum. İyi şekilde verdiğimiz her şeyi eksiksiz alırlar. Dahası durmadan soru sorarlar. Çünkü, çocuklarımızın sordukları her soru aslında onların dünyayı öğrenmeleri için açılan bir kapıdır.

Çocuklarımızın sordukları soruları boş bırakmak ya da uygun bir cevap vermeden sonraya bırakmak gibi bir hakkımızın olmadığını bilelim. Boş bırakılan ya da sonraya bırakılan her soru küçük bedenlerin öğrenme özgürlüklerini ellerinden almamız demektir. Bugün anne ve babalar olarak asıl önemsenmesi gerekenin çocuklarımız olduğunu unutursak, onların duygu ve düşüncelerine önem vermezsek; bizimle iletişim kurmak istediğinde dikkate almazsak, ilerleyen yaşlarda karşımıza sosyal sorunlar yaşayan, öğrenme sorunları yaşayan ve öz güvenini kaybetmiş bireyler olarak çıkabileceklerini unutmayalım. İlk eğitimin biz ailelerde başladığını; çocuğumuzla geçirdiğimiz her dakikanın kıymetli olduğunu, araştırmacı kimliğini doğru yöntemlerle yaklaştığımızda ilk bizden kazandığının lütfen bilincinde olalım. Bizimle konuşmak istediklerinde kendilerini dikkatle ve özveriyle dinleyelim.

Çocuklarımızın göz hizasına inerek gözlerine bakarak konuşalım. Bu onlara kendilerini gerçekten anlamaya çalıştığımız mesajını ayni zamanda güven duygusunu verir. Önemsendiğini hisseder. Ayrıca çocuklarımızın ileride verimli, ruh sağlığı yerinde ve başarılı insanlar olmalarını istiyorsak sevgimizin koşulsuz olduğunu hissettirmeliyiz. Koşulsuz sevildiğini bilen çocuk kedinin değerli olduğunu hisseder.

Başka bir konu da şudur ki; çocuklarımız için neler yaptığımıza onlara neleri öğrettiğimize dikkat etmeliyiz. Çocuklarımız için asıl önemli olan onlar için yaptıklarımızdan çok onlara neleri nasıl öğrettiğimizdir. Tam da bu nokta da neleri nasıl öğretmek demişken; Doğru anne ve babalar olmanın önemini bana bir kez daha hatırlatan, genç bir doktordan bahsetmek istiyorum.

Emre ile bir kafede bir kahve içimi kadar kısa ama sıcak ve kaliteli bir sohbette eğitim, ekonomi, toplum yapımız gibi konulardan konuşurken söz bir an gençler ve iş hayatı gibi konulara geldi. Ben her zaman başarılı ya da hayatı şanssızlıklarla dolu insanların hayatlarını merak eden ve sebeplerini araştırmaya çalışan birisi olarak Emre’nin de başarılı hayatındaki sırrın ne olduğunu büyük bir merakla sordum. “ Emre; çok gençsin ama çok başarılısın. Birçok konuda çok donanımlısın. ‘’Bunu neye borçlusun? “ diye sordum. Emre, bana gururla; Okuma yazma bilmeyen bir anne ile inşaat mühendisi bir babanın çocuğu olduğunu söyledi ve hiç tereddüt etmeden, “Benim en büyük şansım annem ve babamdı” dedi. Yine farklı aile yapıları ve çocuklar gibi konularla yakından ilgilendiğim için anlatacaklarını merak içinde dinledim. Öyle ki söyleyeceği şeyler benim için çok değerliydi. Emre bana biz annemle büyüdük, annem de bizimle büyüdü. Babam Mühendis kimliğinin yanında iyi bir öğreticiydi dediğinde neler anlatacak acaba diye şaşkın gözlerle baktım. “Araştırmayı babamdan öğrendim” dedi. Annemle oturur ders çalışırdık, birlikte okuma yazma öğrenirdik. Aklımıza takılan her şeyi babama sorardık. Babam her sorumuzu illaki cevaplardı dedi. Bu durumu küçük bir örnekle açıklayan Emre’nin anne babasından çok şey öğrendiği belliydi.

”Anneme ve babama ne zaman soru sorsam bir çok şeyi bilseler dahi kardeşim ve bana iyi örnek olmak adına ezberden konuşmazlardı dedi. Mesela, babama araba nasıl çalışıyor? diye sorduğumda oğlum ben biliyorum ancak sana net bilgi verebilmem için yarın araştırayım ya da birlikte araştıralım bakalım araba nasıl çalışıyormuş der. Kitap, dergi, ansiklopedi sorduğum herhangi bir soruyla ilgili ne bulursa getirir. Kardeşim ve bana okur, gösterir ve anlatırdı. Bu şekilde babamda bildiği konuların detayına inmiş bilmediği konuları da bizimle öğrenmiş oluyordu. Annemin ve babamın bu yöntemle küçük yaşlarda bize araştırma ve okuma kimliğini kazandırması sonucu; ben aklıma takılan her şeyi araştırmayı ve sıkılmadan okumayı öğrendim” dediğinde, çocuklarının hayatlarında bir numaralı oyuncu olduklarını bilen ailelerin var olduğunu öğrenmiş olmakla içimdeki mutluluğu size kelimelerle anlatamam. Güzel, bilinçli ve farkındalıklı bir ailenin araştırmacı kimlikte; sağlıklı bir ruh haliyle yetiştirmiş olduğu insanların mucize kahramanlara ihtiyacı yoktur. Çocuğumuzun asıl kahramanlarının bizler olduğumuzu unutmayalım!

İşte bu yüzdendir ki saygıdeğer yarenlerim, çocuğumuza vereceklerimizden çok ona öğreteceklerimiz kıymetlidir. Çocuklarımızın önüne her şeyi her zaman hazır sunmayalım. Doğruya hangi yollar izlenerek gidilir, onu öğretelim. Lütfen çocuk eğitimi ve gelişiminin ilk aşamada kilit noktasının biz aileler olduğunuzu bilerek, dokunalım çocuklarımızın hayatlarına.

Bugün bizler anne ve babalar olarak başarılı, ruh sağlığı yerinde, sosyal hayatında iyi ilişkileri olan bireyler yetiştirelim ki onlarda ayni bilinçle geleceğin sağlıklı, güçlü ve başarılı aileleri olsun. Muhabbetle kalın….

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi