İŞ KAZASI


Bu makale 2016-09-26 13:01:36 eklenmiş ve 8354 kez görüntülenmiştir.
Av. Ertuğrul Yalçın

1- İş Kazasının Tanımı ve Kapsamı

5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde iş kazası;
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalının;
a) İşyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, 
c) Görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatına tabi olup olmadığına bakılmaksızın yine bu mevzuatta belirtilen sürelerde çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışan sigortalının ise;
a) İşyerinde bulunduğu sırada,
b) Yürütmekte olduğu iş nedeniyle işyeri dışında,
Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan "bedenen" veya "ruhen" özüre uğratan "olay" olarak tanımlanmıştır.Madde metninden de anlaşılacağı gibi, bir olayın, iş kazası sayılabilmesi için yukarıda belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen yada ruhen özüre uğratması gerekmektedir.Buna göre, bir olayın iş kazası olup olmadığı SGK ca değerlendirilebilmesi için öncelikle İş kazası geçiren kişinin,
-Sigortalı olması,
-Mutlaka bir olay ile karşılaşmış olması,
-Meydana gelen olay nedeniyle bedenen veya ruhen özre uğraması,
hallerinin bir arada bulunması gerekmektedir. Bu hal ve durumlardan bir tanesinin bulunmaması durumunda meydana gelen bir olayın iş kazası olarak nitelenmesi mümkün bulunmamaktadır.Ayrıca, bir olayın iş kazası olup olmadığının tespiti sırasında öncelikle ortaya çıkmış bir olayın mevcut olması ve olay ile netice arasında mutlaka bir ilişkinin bulunması, diğer bir deyimle ortaya çıkan olayın nedeni ile sonucu arasında bir ilişkinin kurulması gerekmektedir.Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen bir olay, yapılan işle ilgili olup olmadığı aranmaksızın iş kazası sayılmaktadır.Buna göre, iş kazası adından da anlaşılacağı gibi sigortalının yaptığı işle ilgili olarak, işin yürütümü sırasında meydana gelen olayı ifade etmekte ise de, kanun koyucu bu konuda sigortalıların lehine olmak üzere, yapılan işle ilgisi olmayan bazı hal ve durumlarda ortaya çıkan olayları aşağıda açıklandığı şekilde, iş kazası kapsamına almış bulunmaktadır.Bu nedenle, öncelikle yürütülen işle ilgisi olmayan hal ve durumların Kanunun 11 inci maddesinde yer verilen işyeri tanımında yer alan, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler olarak tanımlandığı dikkate alınarak işyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da meydana gelen bir olayın bu çerçevede iş kazası yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.Buna göre, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada avluda yürürken düşmesi, dinlenme saatinde top oynarken ayağının burkulması, bahçedeki meyve ağacından meyve toplarken düşmesi, bahçedeki köpeğin ısırması, yemek yerken elini kesmesi, dinlenme odasında dinlenirken sobadan zehirlenmesi, işyerinde intihar etmesi, işyeri sınırları içinde bulunan havuz gibi yerlerde boğularak ölmesi, ücretli izinli bulunduğu sırada çalıştığı işyerindeki arkadaşlarını ziyaret için geldiğinde kaza geçiren sigortalının işyeri ile olan hukuki ilişkisi yani hizmet akdi devam ettiğinden sigortalılık vasfı yitirilmemiş olması nedeniyle bu kazanın da iş kazası sayılması,Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanlardan; tarlada bulunduğu sırada yıldırım düşmesi sonucu ölümü veya yaralanması, seyyar satıcının müşteri ile tartışması sonucu yaralanması, taksicinin takside yaralanması vb. olayların iş kazası olarak kabul edilmesi,Bir hizmet akdine istinaden kamyon, at arabası, sandal gibi taşıtlarda çalışan sigortalılar ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanlardan işleri dolayısıyla bu araçlarla çalışanların bu araçlarda geçirecekleri kazaların da iş kazası sayılması,gerekmektedir.

-Kanunun 4 üncü maddesinin (a) ve (b) fıkrası kapsamında çalışan sigortalıların işyerinde bulunduğu sırada, meydana gelen herhangi bir olayın yapmakta oldukları işle ilgili olup olmadığına aranmaksızın iş kazası sayılmaktadır.

ÖRNEĞİN;
1: Bir inşaat işyerinde çalışan sigortalının işyerine ait yemekhane olarak kullanılan barakada öğle yemeği için bulunduğu sırada çıkan fırtına sebebiyle yemekhanenin çatısının çökmesi sonucu, enkaz altında kalarak uğradığı kazanın,
2: Sigortalının, işyeri yatakhanesinde yattığı sırada yatakhanede bulunan sobadan zehirlenmesi olayının, 
3: Bir otel sahibi sigortalının ve otelin yemekhanesinde çalışan sigortalının serinlemek amacıyla girdiği otelin havuzunda boğulması olayının, 
4: Bir fabrika işyerinde çalışan sigortalının, ücretli izinli bulunduğu sırada, (izinli olduğu süre içerisinde işyeriyle olan hukuki ilişkisi, yani hizmet akdi devam ettiği dolayısıyla sigortalılık niteliğini kaybetmemiş olması nedeniyle) aynı fabrikada bulunan arkadaşlarını ziyaret amacıyla geldiği işyerinde ayağının kayarak düşmesi sonucu bacağının kırılması olayının, 
5: Kendisine ait tarlada traktörü ile çalışmakta iken traktörün devrilmesi, tarlasında bulunan ağacın altında dinlenme esnasında yılan sokması, yıldırım düşmesi, akaryakıt istasyonunda bulunduğu sırada meydana gelen soygun sırasında yaralanması olayının, 
İş kazası sayılması gerekir.

Öte yandan, kamyon, otobüs, motosiklet, at arabası, kamyonet, uçak, gemi, vapur, yat ve sandal gibi taşıtlarda hizmet akdi ile veya kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıların işyeri sayılan bu araçlarda meydana gelecek olayların iş kazası sayılması gerekmektedir.

Ancak, Kanunun 11 inci maddesindeki maddi olan veya olmayan unsurları ile birlikte işlerini yaptıkları yer ibaresinden sigortalıların fiilen çalıştığı diğer bir ifadeyle esas işini gördüğü yerin anlaşılması gerektiği ve aynı maddenin ikinci bendine göre de işin niteliği ve yürütümü bakımından iş yerine bağlı bulunan yerlerle diğer eklentilerde iş yerinden sayılması gerektiğinden (Maden İşletmeleri, Kara yolları, Devlet Demir Yolları gibi) sınırları çok geniş alan kapsayan işyerlerinde çalışan sigortalının esas işini gördüğü yerden tamamen ayrı bir yerde ve işin yürütümü ile ilgili olmaksızın bulunduğu bir sırada uğradığı kazanın, olayın sadece işyeri sınırları içinde meydana gelmesinden dolayı iş kazası sayılmasına imkân görülememektedir. 

Diğer taraftan, herhangi bir olayla ilgili olmaksızın işyerinde geçirdiği bir kalp krizi veya başka bir hastalık nedeniyle vefat eden sigortalının ölümünün iş kazası olarak kabulüne imkan bulunmamaktadır. 
Yukarıda açıklandığı üzere, Kanunun 13 üncü maddesinde sayılan hal ve durumlardan birinde meydana gelen herhangi bir olay sonucu 4 üncü maddenin (a) ve (b) fıkrası kapsamında çalışan sigortalıların bedenen veya ruhen arızaya uğraması hali iş kazası sayıldığından, burada göz önünde bulundurulması gereken husus, öncelikle bir olayın var olması ve bu olay ile sonuç arasında bir ilişki bulunması, diğer bir deyimle "neden" ile "sonuç" arasında bir bağlantının olmasıdır.

Kanunun 4 üncü maddesinin (a) ve (b) fıkrası kapsamında çalışan sigortalıların işyerinde bulundukları sırada geçirdikleri kalp krizi olaylarının hangi hallerde iş kazası sayılacağı;

Çağımızın artık yaşa bağlı olmaktan çıkan ve önemli ölüm nedenlerinden olan kalp krizi çalışma hayatında da sıkça görülmeye başlanıldığı, günümüzdeki tıp teknolojisi gelişmesine rağmen kalp krizlerinin nedeni doyurucu olarak açıklanamadığı, bu yüzden kalp krizinin iş kazası niteliği belirlenirken, sosyal güvenlik hukuku düzenlemelerine hakim olan sosyal hukukun çalışanları koruyucu ilkeleri ile sigorta düşüncesine öncelikle önem verilmesi gerektiği, kalp krizinin iş kazası sayılabilmesi için öncelikle meydana gelen olayın kural olarak tazminat hukukuna göre kaza sayılması gerektiği, kaza ise kazaya uğrayana göre dışarıdan meydana gelen bir etki sonucu ortaya çıkmasının icap ettiği, iş kazasını doğuran dış etkenin ise, çalışma şartlarından kaynaklanıp kaynaklanmaması olayın iş kazası olarak değerlendirilmesinde önem taşımadığı, çünkü işyerinde meydana gelen bir kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu anlamında iş kazası kabul edilmesi için kazanın işyerinde ve sigortalının işverenin emrine amade iken ya da işin yürütümü sırasında olmasının yeterli ve gerekli olduğu, işyerinde işverenin emri altında olmak normal hayat şartlarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

ÖRNEĞİN;

işyerinde işin yapılmadığı zamanların buna örnek gösterilebileceği, yoksa sigortalının işverenin emrinde olmaksızın veya kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların tatil veya mesai saatleri dışında, işyerinde işle ilgisi olmayan keyfi davranışlarda bulunurken kalp krızi geçirmesi durumunda olayın iş kazası sayılamayacağı, sigortalı söz konusu davranışları ile bir bakıma mekan anlamında işyerinde bulunurken işverenin otoritesi altından farazi olarak çıkmaktadır.

İşyerinde ortaya çıkan kazanın sonucunun işyeri dışında ortaya çıkması da kazanın iş kazası olarak kabulünü, yine kazaya sebebiyet veren dış etkenin oluşumunda sigortalının iradesinin olması bu yönden kazanın iş kazası sayılmasını önleyemeyeceği, çünkü sigortalının iradesi kusur derecelerine göre bu Kanunun 21 ve 22 nci maddelerinde kasıt, suç sayılır davranış ve bağışlanmaz kusur olarak değerlendirilmiş ve sadece sigortalıya bağlanacak olan gelirlerde farklılık meydana getirdiği, yoksa sigortalının iradesi kazanın iş kazası olmasını engelleyen bir neden olarak görülmeyeceği,

Görüldüğü gibi iş kazası değerlendirilirken kaza kavramının tazminat hukukundaki irade dışında olması, öngörülememe ve kaçınılamama özellikleri ile aniden ortaya çıkma unsuru Kurumumuz düzenlemelerinde öneme alınmadığı doktrin tarafından savunulduğu, fakat dışarıdan bir etkenle olayın ortaya çıkması kazanın oluşumunda her iki hukuk dalında da kurucu unsur olduğu, Kısaca ifade etmek gerekirse sigortalı işyerinde ve işini yaparken veya iş yapmadan geçirdiği sürelerde işverenin emrine amade iken dış etkenlerden kaynaklanan bir neden sonucu kalp krizi geçirirse, kalp krizinin sonucu (ölüm veya arızalar) işyerinde veya dışında gerçekleşsin bunun bir iş kazası sayılması gerekmektedir. 

Burada göz önünde bulundurulması gereken konu, öncelikle bir olayın meydana gelmesi ve bu olay ile sonuç arasında bir ilişkinin bulunması diğer bir deyimle, "neden" ile "sonuç" arasında bir bağlantının olması gerekmektedir. 

Fıkranın (b) bendine göre; işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen olaylar tipik iş kazasını oluşturmaktadır. 

ÖRNEĞİN;
1: Marangoz atölyesinde hızar makinesinde çalışan sigortalının elini makineye kaptırması veya elektrik tamir ve bakım işyeri sahibi ve bu işyerinde çalışan sigortalının tamir için gittiği herhangi bir yerde yapmakla görevli olduğu işi sırasında elektriğe kapılmak suretiyle uğradığı kazanın,
2: Bir apartman işyerinde kapıcı olarak çalışan sigortalının kat sakinlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla markete gittiği sırada yolda uğradığı trafik kazasının,
3: PVC kapı doğrama üretimi ve montaj işinin yapıldığı işyeri sahibi ve işyerinde hizmet akdine istinaden çalışan sigortalının sipariş verilen mamulün montajını yaptığı esnada uğradığı kazanın,
4: Oto acil servisinde tamirci olarak hizmet akdine istinaden çalışan sigortalının veya servis sahibinin bir müşterinin arabasının yolda arızalanması üzerine telefonla işyerinden tamir talebinde bulunduğu karayolunda söz konusu aracı tamir ederken yoldan geçen bir aracın çarpması suretiyle uğradığı kazanın,
5: Kendisine ait konfeksiyon atölyesinde çalışan sigortalının kumaş keserken parmağını kesmesi sonucu uğradığı kazanın,
İş kazası sayılması gerekir.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi