antalya escort

İbranamenin İşçi ve İşveren Açısından Değerlendirilmesi

İş Hukuku’nda ibraname; işçinin alacaklarını tamamen aldığını ve hiçbir alacağını kalmadığını gösteren belgedir. Nitekim Borçlar Kanununda düzenlenen ibra sözleşmesi ve ibra senedi de borcun sona ermesi niteliği taşımaktadır. Buna göre; işçinin iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer alacaklarını aldığını ve işveren ile ilişkisini kestiği belge ibranamedir.
Bu makale 2016-08-29 12:29:30 eklenmiş ve 749 kez görüntülenmiştir.
Av. Ertuğrul Yalçın

İş Hukuku’nda ibraname; işçinin alacaklarını tamamen aldığını ve hiçbir alacağını kalmadığını gösteren belgedir. Nitekim Borçlar Kanununda düzenlenen ibra sözleşmesi ve ibra senedi de borcun sona ermesi niteliği taşımaktadır. Buna göre; işçinin iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer alacaklarını aldığını ve işveren ile ilişkisini kestiği belge ibranamedir.

Son yıllarda ibraname, bazı işverenler tarafından kötüye kullanılmış, işçilerin haklarından bertaraf edilme amacına hizmet etmiştir. Ekonomik olarak güçsüz olan işçi, işe girebilmek için işverenin uzattığı kağıtları imzalamak zorunda bırakılmış, işçilerin en temel hakkı ve birikimi olan tazminatları ödemekten kaçınılmıştır. İlk zamanlarda işverenler, işçilerin boş kâğıda imza atması usulünü benimsemiş olsalar da Yargıtay bu yöntemin önünü kesen kararlara imza atmıştır. Daha sonraları ise işverenler işçilerin tüm tazminat haklarını aldıklarına dair belgeler imzalatsa da bu husus da Yargıtay engeline takılmıştır. Azımsanmayacak derecede önemli olan ibraname hususu hala günümüzde İş davalarında işverenlerin savunmalarında kullanılmakta, geçerli bir ibraname ise tüm sonuçlarını doğurmaktadır.

Kıdem Tazminatı, işçilerin çalışma hayatları boyunca en büyük birikimidir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir kararında şu ifadeleri kullanmıştır : ‘ İşçi, emeği karşılığında aldığı ücret ve diğer parasal hakları ile kendisinin ve ailesinin geçimini temin etmektedir. Bu açıdan bakıldığında bir işçinin nedensiz yere işvereni ibra etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. İş Hukukunda ibra sözleşmeleri dar yorumlanmalı ve borcun asıl sona erme nedeni ifa olarak ele alınmalıdır. Borcun sona erme şekillerinden olan ibra sözleşmelerine İş Hukuku açısından sınırlı biçimde değer verilmelidir ’ diyerek ibranamenin İş Hukukundaki ve işçi yaşantısındaki yerini vurgulamıştır. Tüm bu nedenlerden ötürü İbranameyi detaylıca incelemek yerinde olacaktır :

İbranamenin Mahkemelerce Değerlendirilmesinde Kıstaslar

İbraname, işçi alacaklarına yönelik davalarda işveren ve vekillerinin temel savunma aracıdır. Nitekim tüm savunmalar bu ibraname üzerine kurulur ve işçilerin haklı alacaklarının önüne geçilme amacı taşır.İş Mahkemeleri ve Yargıtay ibranameyi nasıl değerlendirmektedir ?

Yargıtay’ın uygulamaları ve kıstasları ibraname için şunlardır :

İşe girerken veya iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibranameler geçersizdir.

Bedel içermeyen ibranameler geçersizdir.

Kısmi ödeme içeren ibranameler makbuz niteliğindedir.

İbraname ile işverenin savunması çelişiyor ise ibranameler geçersiz kabul edilmelidir.

İşçilerin temel haklarını bertaraf eden ibranameler geçersizdir.

İşverene teslim edilmeyen ibranameler geçersizdir.

Matbu olarak düzenlenen ve boşlukları sonradan doldurulan ibranameler geçersizdir.

Yukarıda saydığımız üzere bu şekillerde düzenlenmiş ibranameler İş mahkemelerinde ve Yargıtay nezdinde hüküm doğurmayacaktır. Nitekim daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere İş Mahkemeleri ve İş kanunları temelde işçiyi ve haklarını koruma amacı taşımaktadır. İşverenlerin kötüniyetli olarak işçilik haklarına saldırmalarına da mahkemelerce izin verilmemektedir.

İbraname Nasıl Düzenlenmelidir? 

İbranamenin geçersiz olmasından ziyade hangi şartlar altında geçerli bir ibranameden bahsedileceği önem taşımaktadır. Nitekim hukuki hakları konusunda yeterince bilgi sahibi olmayan işçiler için bu husus daha çok önem arzetmektedir. Yargıtay, ibraname konusunda istikrar sağlayan içtihatlara sahip değildir. Nitekim Yargıtay Daireleri arasında çelişkiler yaşanmakta, bir dairenin benimsediği görüş diğer dairece benimsenmemektedir. İşte bu noktada uygulamada her dairenin benimsediği ibraname kararlarına yer vermek yerinde olacaktır.

Geçerli bir ibranameden söz edebilmek için ; işçi, işverenini hangi konularda ibra ettiğini ibranamede açıkça belirtmeli, ibra edilen işçi alacakları da kalem kalem ibranameye yazılmalıdır. Böyle bir ibranamede miktarın belirtilmemesi ibranameyi geçersiz kılmayacaktır. Bu husus önem arzetmektedir. Nitekim miktar gösterilmeyen ibranamelerin geçersiz olacağını yukarıda belirtmiş olsak da burada bahsettiğimiz gibi düzenlenmiş bir ibraname geçerlilik arz edecektir.

Nitekim Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması ; işe girerken imzalanan ibranamenin geçersiz olduğu yönündedir. Fakat yukarıda geçerli bir ibranamenin nasıl yapılması gerektiğinden bahsetmiştik. Şayet böyle bir ibraname söz konusu ise bu ibranamenin işe giriş döneminde yapıldığının kanıtlanması gerekecektir.Yukarıda da belirttiğimiz üzere iş ilişkisi sona ermeden imzalatılmış boş kağıtlar veya ibranameler geçersizdir. İşveren, yapmış olduğu fiil ile sizin iradenizin kırılmasına sebebiyet vermiştir. İşbu nedenle bu ibraname bir hüküm doğurmayacak, haklarınıza kavuşabileceksiniz.  İbranamenin geçerlilik doğurabilmesi için sizin gerçek iradenizle bilerek ve isteyerek bu sözleşmeyi imzalamış olmanız gerekmektedir. Burada iradenizin sakatlandığı açıktır. Bu nedenle ibraname hüküm doğurmayacaktır.

İBRANAMENİN İSPAT GÜCÜ VE GEÇERLİLİĞİ?            

İşçilerin iş yerinden çeşitli nedenlerle işten ayrılmaları sırasında yasada belirlenmiş olan şekil ve şartları taşıyan ibraname düzenlenmesi ve imzalatılması zorunludur. Düzenlenen İbranamenin geçerli olması için işçinin işten ayrıldığı ayda tahakkuk ettirilen ücret, fazla,mesai gibi kazançlar dışında yapılan ek ödemeler,sosyal hakları ile kıdem ve ihbar tazminatı hak ederek işten ayrılması halinde kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin alacakları gibi tüm ödemlerin doğru hesaplanarak bordroya konması ve ibra alınması  gerekmektedir.

İşçinin işten ayrılması sırasında imzalatılan ibranamenin geçerli olması için yapılan ödemeler ibranamede detayları ve tutarları ile yer verilmesi gerekmektedir.  6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde yer verilen düzenleme şekline göre ibranın geçerli olması için ibra sözleşmesinin yazılı olması, İbra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığı ile yapılması ifadesi yer almaktadır.  Aksi durumda düzenlenen ibranın geçersiz olacağı konusuna yer verilmiştir.

Ayrıca BK. Madde 132- Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir hükmüne yer verilmiştir.

İş yerlerinde, İnsan Kaynakları veya Mali İşler birimi tarafından yapılacak ilişik kesme işlemlerinde işçinin tüm alacaklarının ve tazminatlarının doğru hesaplanması, bordro ve ibranamelerin yasada belirtilen şekil şartlarını taşımaları ve ibranamenin işçinin işten ayrıldığı tarihten 1 ay sonraki tarihte imzalatılması şartı getirilmiştir.

İbranamenin imzalatılması ile ilgili sorunlar çeşitli şekillerde bulunan yollar ile giderilmeye çalışılmaktadır. Burada önemli olan İbranamenin 1 aylık sürede imzalanması çok anlamlı bir ifade olarak düşünmediğimiz gibi şirketlere çeşitli zorluklar getirmektedir.  Bu durumun nedenine gelince işçinin işvereni ibrası 5-10 yıllık zaman aşımı süresinden sonra gerçekleşmektedir.

İbraname neden geçersiz olmaktadır?

İbra konusunda asıl üzerinde durulması gereken düzenlenen ibraname işçi tarafından imzalansa bile geçerlilik konusu her zaman tartışma konusudur. Değerlendirmemize göre yasal olarak işverenin borçtan kurtulması,İbraname’nin geçerli olması için işçi haklarının ve alacaklarının doğru hesaplanması gerekir. Yanlış yapılan uygulamalar sadece işten çıkış aşamasında değil çalışma döneminde de gerçekleşmektedir.

Yapılan bu hatalı uygulamalar sonucu ibraname düzenlense de işçiye imzalatılsa da işveren borçtan kurtulamadığı gibi açılan davalar  hatalı uygulamalar sonucu  kaybedilmekte, özenle düzenlenen ve kanundaki şekil şartlara uygun bir ibraname düzenlense de geçerli kabul edilerek borçtan kurtulma imkanı bulunmamaktadır.

İbraname hangi hallerde geçerliliğini kaybeder?

Bu durumun nedenleri incelendiğinde 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’  146 maddesi ile kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarında 10 yıl, 147 Maddesinde ise ücret ve benzeri alacaklarda zaman aşımı süresi ise 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu maddelerin getirdiği yükümlülüklere göre işverenler işçilere ödenmesi gereken herhangi bir hakkını ödemedikleri takdirde Mahkeme, Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü, SGK gibi kurumlara yapılacak başvurularda iş yerinde yanlış yapılan uygulamalar, eksik hesaplamalar nedeniyle işçi alacakları ve hakları yeniden hesaplanmaktadır. Bu durumda ibranameler geçersiz veya bir kısım hakların ödendiğini gösteren bir belge haline gelmektedir.

Eksik ödenen ücret, fazla mesai,ulusal bayram ücretleri,kıdem ve ihbar tazminatları hesabına bazı hakların konmaması,kıdem ve ihbar bedeli hak edenlere ödenmemesi, eksik hesaplamalar,ödenmeyen yıllık izin ücretleri,prim ödemelerin,in yapılamaması veya eksik ödenmesi ,  ayrıca alt işveren işçilerinin haklarının ödenmemesi veya eksik ödenmesi  hallerinde asıl işverene açılacak davalardaki ibranameler bu durumların varlığı halinde  geçerliliğini yitirdiği,ödenmeyen haklar olması halinde geçerli olmadığı gibi  borçtan kurtulmada ispat gücü bulunmayacaktır.

İbraname hangi hallerde geçerli kabul edilir?

Yukarıda kısaca açıklandığı üzere ibranamelerin geçerli ve ispat gücü olması bakımından işverenlerin yapması gereken düzenlemeler ile  verilen işçinin ha etiği tüm işçilik alacak ve haklarının çalıştığı dönemde ve işten ayrılma sırasında yasalara uygun ödeme yapılması,  bordroların yasalara  uygun olarak düzenlenmesinden sonra ilgili dönemlerde işçilere imzalatılarak zaman aşımı süresi 5-10 yıl saklanmalıdır. İşçi'nin işten ayrılan sırasında tüm belgeler ile birlikte düzenlenen ibranamenin şekil ve şartlara uygun düzenlenmesinden sonra ispat gücü olacağı gibi  ibraname  geçerli kabul edilecektir.

İbra sözleşmeleri işçinin işverenden alacağına yönelik düzenlenen ve iş ilişkisinde borcu sona erdiren sözleşmelerdir. İş akdinin sona ermesi sırasında sıklıkla başvurulan ibraname, uygulamada İş hukukunun güncel sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. İbra sözleşmelerinin uygulamada suistimal edilmiş olması öncelikle Yargıtay içtihatları ile konunun düzenlenmesini, ardından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun da özel düzenleme yapılmasını sağlamıştır.

ÖZETLE;

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ibranamenin geçerlilik şartları sayılmıştır. Yasaya göre;

- İbranamenin yazılı olması,

- İbra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması,

- İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi,

- Ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır.

Yasada belirtilen nitelikleri taşımayan ibranameler kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini göstermeyen ibranameler ise, gösterdiği tutarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir ve yine ödemenin banka aracılığıyla yapılması gerekmektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlenen ibra sözleşmeleri için yasada belirtilen koşullar aranmaktadır. 01.07.2012 tarihinden önce düzenlenen ibranameler ise Kanun yürürlükte olmadığı için Yargıtay içtihatlarında belirlenen kriterlere göre değerlendirilmektedir.

Yargıtay içtihatlarına göre, işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler ile iş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibranameler geçersizdir. İbraname fesihten sonra düzenlenmeli ve alacak kalemleri tek tek sayılmalı, içerdiği alacak miktarı tamamen ödenmiş olmalıdır. Bu şekilde düzenlenen ibranameler, irade fesadı iddiası ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece geçerli sayılacaktır. İrade fesadı halleri sözleşme yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, karşı tarafın ya da üçüncü kişilerin hile veya korkutmasına uğraması gibi hallerdir. Ayrıca çalışanın, ibra sözleşmesinde yasal haklarını saklı tuttuğuna yönelik kayıt düşmesi çalışanın iradesinin farklı olduğunu, ibra etmek yönünde hareket etmediğini göstermektedir. 

Gerek Yargıtay içtihatları gerekse Borçlar Kanunu’nun düzenlemesi ile ibranamenin hukuken geçerli sayılması için aranan nitelikler açıktır. Yapılan yasal düzenleme, işvereni kayıtlı sisteme yöneltmektedir. İş akdi süresince ve fesih sırasında hukuk kurallarına uygun davranan, ödemeleri de banka aracılığı ile yapan işveren için iş sözleşmesinin feshinden bir ay sonra ayrıca ibraname alma ihtiyacı yoktur.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi