antalya escort

Boşanma nedenleri

EN ÇOK KARŞILAŞILAN BOŞANMA NEDENLERİ NELERDİR?
Bu makale 2016-08-08 03:03:38 eklenmiş ve 971 kez görüntülenmiştir.
Av. Ertuğrul Yalçın

            Boşanma davası açılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu haklı boşanma nedenleri olması gerektiğine hükmetmektedir. Söz konusu kanun hangi nedenleri boşanma için geçerli olduğunu belirtmekte ve boşanma nedenlerini özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayırt etmektedir. Fakat temelinde boşanma gerçekleştirilebilmesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucu olabilir. Yani bireyler ister özel boşanma sebepleri ile isterlerse de genel boşanma sebepleri ile davayı açmış olsunlar, üzerinde durulan temel husus evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığıdır. Boşanma nedenleri hakkında bilgi vereceğimiz bu yazımızda öncelikle özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenlerinin neler olduğuna değineceğiz.

 

EN ÇOK KARŞILAŞILAN BOŞANMA NEDENLERİ NELERDİR?

            Bir çok tutum ve davranış evlilik birliği içerisinde boşanmayı getiren olayları ortaya çıkarabilir. Ülkemizde boşanma nedenleri incelendiğinde son yıllarda en fazla öne sürülen boşanma nedeninin ilgisizlik olduğu görülmektedir. Daha önceki yıllarda aldatma en çok görülen boşanma nedenleri arasında ilk sırada yer alsa da son iki senedir boşanma davası açan kişiler açısından en fazla öne sürülmüş olan boşanma sebebi ilgisizlik olmaktadır. İlgisizlik nedeniyle boşanma davalarını aldatma nedeniyle boşanma, terk nedeniyle boşanma ve aile içi şiddet nedeniyle boşanma davaları izlemektedir.

 

İLGİSİZLİK NEDENİYLE BOŞANMA

            Boşanma nedenleri arasında en fazla görülen durum olan ilgisizlik, evlilik içerisinde farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açan bireyler açısından, bu durum, eşlerden birisinin diğer eşe karşı ilgisizlik halini belirtebildiği gibi, eşin çocuklara karşı ilgisizliği, eşin ev işlerine ilgisizliği, eşin evin geçimine karşı ilgisizlik, eşin ailesine ve arkadaşlarına karşı ilgisizlik gibi boşanma nedenleri ile de davalar görülmektedir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin önce sürmeleri gereken hukuki sebep, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma olmalıdır. Boşanma sebepleri içerisinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunda ortak yaşam kurulması taraflardan beklenmeyeceğinden dolayı hakim boşanma yönünde karar verecektir.

            Boşanma sebepleri arasında en sık görülen durum olan ilgisizlik nedeniyle boşanma davalarında bireyler. Medeni Kanunun 166. maddesini öne sürerek boşanma dilekçesini bu yönde hazırlayabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken ilgisizlik nedeniyle boşanmalarda etkili bir savunma yaparak hakim nezdinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanaati oluşturulmasıdır.

 

ALDATMA NEDENİYLE BOŞANMA

            Aldatma kabaca tarafların birbirlerine olan sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmemesi olarak ifade edilebilir. Medeni kanunda yer alan özel boşanma sebepleri arasında yer alan aldatma, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olacağından boşanma davalarında öne sürülecek haklı boşanma nedenleri arasında yer alır. Aldatma sonucu boşanma davası açacak kişiler açısından kanun belirli şartları aramaktadır. Aldatma olayının öğrenilmesinden itibaren aldatılan kişi 6 ay içerisinde boşanma davası açmış olmalıdır. Diğer yandan aldatma eyleminin gerçekleşmesi üzerinden 5 yıl geçmiş ise aldatma nedeniyle boşanma davası açma hakkı düşer. Bu iki şartın yerine getirilmediği durumlarda bireyler aldatma nedeniyle boşanma davası açamazlar. Aldatma boşanma nedenleri arasında sıklıkla görülen haklı gerekçelerden birisidir. Burada aldatan birey boşanmayı getiren olaylar üzerinde eşinden daha fazla kusura sahip olacağı için bu eşten nafaka ve tazminat talep edilebilir. Ayrıca aldatma eyleminin gerçekleştiği 3. kişilere de manevi tazminat davası açılması mümkündür. Aldatma nedeniyle boşanma davasında kusurlu olan eş, yani aldatan eşi için ise, nafaka ödenmesi gibi bir durum sözkonusu olmamaktadır. Boşanma davalarında etkili bir savunma yapılması yasal hakların da korunmasını sağlayacağından dolayı bireylere mutlaka uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almaları önerilmektedir.

 

TERK NEDENİYLE BOŞANMA

            Terk nedeniyle boşanma da sıklıkla görülen boşanma sebepleri içerisinde yer alır ve boşanma davalarında sıklıkla konu olur. Terk nedeniyle boşanma hususunda bilinmesi gereken, terk ifadesinin ortak yaşam kurulmasını engellemek amacıyla birlikteliği sonlandırmak anlamına geldiğidir. Yani terk nedeniyle boşanmalar sadece eşin evi terk etmesi anlamına gelmez, bunun yanı sıra eşi evden kovma, eşini ailesine bırakma, eşin eve girmesini engelleme, evin kilidini değiştirme, eşten habersiz evden taşınma gibi davranışlar da terk nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilmektedir. Terk nedeniyle boşanma davasının nasıl açıldığı ve terk kapsamı içerisinde yer alan davranışların ne olduğu ile ilgili olarak boşanma sebepleri sitemizdeki “terk nedeniyle boşanma” yazımızı okuyabilirsiniz. Boşanma davası açılırken öne sürülecek boşanma sebepleri birbirinden farklı olacağı gibi bu boşanma sebeplerine bağlı olarak gereken hukuki prosedür de farklı olmaktadır. Bu noktada terk nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin terk olayının gerçekleştiği tarihten sonraki 4. ay eşine ihtar göndermesi gerekir. Eşin ortak yaşamı sürdürmeye yanaşmaması durumunda ise 2 aylık beklemeden sonra terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

 

ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK NEDENİYLE BOŞANMA

            Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından şiddetli geçimsizlik hukuki tabiri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması, genel boşanma sebepleri arasındadır. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılırken medeni kanunun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılmalıdır. Burada kanun ortak yaşam kurulmasının taraflardan beklenmeyecek şekilde sarsıldığı durumlarda boşanma davası açılabileceğine hükmetmektedir. O nedenle şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası bu zeminde yürütülmelidir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açacak bireyler, bu hususta ayrıntılı bilgiyi “şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma” yazımızda edinebilirler. Şiddetli geçimsizlik sıklıkla boşanma davalarına konu olan boşanma sebepleri arasında yer almaktadır.

 

HAYATA KAST NEDENİYLE BOŞANMA

            Evlilik içerisinde boşanmayı getiren olaylar arasında en fazla görülen boşanma sebepleri arasında yer alan şiddet unsuru ve şiddetin doğurduğu sonuçlar yer alır. Hayata kast etmek, evlilik içerisinde eşlerden birisinin diğer eşi öldürmeye teşebbüs etmesi olarak ifade edilebilir. Burada hayatına kast edilen birey bu gerekçe ile boşanma davası açabilmektedir. Hayata kast nedeniyle boşanma davası açacak bireyler açısından hakim boşanma davası içerisinde aynı durumun tekrar yaşanmaması adına boşanma davasını daha kısa sürede sonuçlandırabileceği gibi,tekrar hayata kast davranışı yaşanmasın diye, önleyici tedbirler de uygulayabilmektedir. Hayata kast nedeniyle boşanma davalarında önleyici tedbirler, koruma kararı çıkarılması, evden uzaklaştırma cezası verilmesi, hayatına kast edilen kişinin okul ev işyeri gibi yaşamını sürdürdüğü yerlere yaklaşılmasının engellenmesi, hayatına kast edilen eşin ailesi, çocukları ve sosyal çevresine yaklaşılmasının engellenmesi… gibi bir çok önleyici tedbir uygulanabilmektedir.

 

ONUR KIRICI DAVRANIŞ NEDENİYLE BOŞANMA

            Medeni Kanun’da belirtilmiş özel boşanma sebepleri arasında yer alan pek kötü ve ya onur kırıcı davranış evlilik birliğini zedeleyen unsurlardan birisidir. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılabilir. Burada onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından boşanmaya neden olacak onur kırıcı davranışlar, eşi aşağılama, eşe hakaret etme, eşepsikolojik baskı uygulama, eşi ailesinden ve sosyal ortamlardan soyutlama, eşe karşı fiziksel şiddet uygulama… gibi bir çok durumu ifade etmektedir.

 

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE BOŞANMA

            Akıl hastalığı Medeni Kanun’da yer alan boşanma sebepleri arasında yer alır. Buna göre akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilir. Eşlerden birisinin akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açabilmek için ise kanun belirli şartlar aramaktadır. Buna göre akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açmak için akıl hastalığının evlilikten sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Diğer yandan akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açabilmek için bu hastalığın evliliğin devamına engel olması ve tedavisinin de mümkün olmaması gerekir. Akıl hastalığının tedavisinin bulunmadığı durumlarda bireyler boşanma davası açabilirler. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açarken bireyler bu hususta öne sürdükleri boşanma sebebini ispat etmeleri gerekir. Bu da eşin akıl hastası olduğuna dair hastane ve ya sağlık kuruluşlarından alınacak olan raporlar ile yapılabilir. Akıl hastalığı raporunda akıl hastalığının tedavisinin mümkün olmadığı belirtilmiş olmalıdır. Akıl hastalığı pek sık karşılaşılan boşanma sebepleri arasında yer almasa da mutlak boşanma nedeni olarak sayılmaktadır.

 

BOŞANMA DAVALARINA KONU OLAN BOŞANMA SEBEPLERİ

EV İŞLERİNİ YAPMAMA NEDENİYLE BOŞANMA

Medeni kanun her ne kadar evlilik içerisinde eşlerin eşit sorumluluğu bulunmaktadır şeklinde hüküm verse de toplumumuzda ev işlerini yapmak kadının görevi olarak kabul görmektedir. Bu durumda kadının ev işlerini yapmaması boşanma nedeni olarak sayılmaktadır. Boşanma sebepleri arasında yer alan bu hususda bireyler evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilirler. Bilinmesi gereken husus ev işlerini yapmama nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için kadının meşru bir neden yokken ev işlerini yapmaktan imtina etmesi gerekir. Yani ortada meşru bir neden yokken kadın ev işlerini yapmaktan kaçınıyor ise boşanma davası açılabilir. Kadının ev işlerini yapmaması için öne sürülebilecek meşru nedenler ise, kadının hasta olması ve hastalığı nedeniyle ev işlerini yapamaması… gibi.

ERKEĞİN ÇALIŞMAMASI BOŞANMA SEBEPLERİ ARASINDADIR

            Evin geçimi toplumumuzda erkeğin görevi olduğundan dolayı her ne kadar Medeni Kanun evlilik içerisinde eşlerin eşit sorumluluğa sahip olduğu konusunda hükmü olsa bile erkeğin çalışmaması boşanma sebepleri arasında yer almaktadır. Bu tür bir davranış da hakimler, erkeğin meşru bir neden olmaksızın çalışmayı reddetmesi durumunda erkeğin çalışmaması nedeniyle boşanma kararı vermektedirler. Burada meşru neden olmaksızın erkeğin çalışmıyor olması gerekir. Yani iş arayan, askerlik hizmeti nedeniyle çalışmaya ara vermiş, malullük nedeniyle çalışamayan, işten yeni kovulmuş bireylere karşı boşanma davası açılamaz.

 

YALAN NEDENİYLE BOŞANMA

            Evlilik içerisinde güven duygusunu zedeleyecek davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olacağından dolayı bu tür tutum ve davranışlar boşanma sebepleri arasında yer almaktadır. Yalan, güven sarsıcı davranış kapsamında değerlendirilmektedir ve taraflardan birisinin evlilik içerisinde yalan söylemesi, bu evliliğin temelinden sarsılmasına ve ortak yaşam kurulamamasına neden olabilecektir. Bu durumda boşanma davası açılabilir.

 

GÜVEN SARSICI DAVRANIŞ NEDENİYLE BOŞANMA

            Güven sarsıcı davranışlar evliliklerin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlar arasında yer alır. Medeni Kanun’un 166. maddesine göre ortak yaşam kurulması taraflardan beklenmeyecek ölçüde evliliğin sarsıldığı durumlarda boşanma davası açılabilmektedir. Bu durumda güven sarsıcı davranışlar açılacak olan boşanma davası içerisinde haklı boşanma sebepleri arasında gösterilebilmektedir.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA

            Öncelikle eşler, boşanma hakkındaki görüşlerini birbirleriyle paylaşmalıdırlar. Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşmesi için ilk kural her iki eşin de boşanmayı istemesidir.

İkinci olarak, varsa çocukların hangi ebeveynde kalacağı konuşulmalıdır. Bu konuda eşler aralarındaki anlaşmazlığa neden olan olayları değil çocukların geleceği açısından doğru olanı yapmaları gerekir.

Velayete karar verildikten sonra yapılması gereken, diğer eşin çocukların geçimi için yapacağı katkıyı belirlemektir.

Bundan sonraki aşama, ihtiyacı olan eşin yaşı, ekonomik-sosyal durumu, eğitim seviyesi, tekrar evlenme ihtimali, mal varlığı, çalışıp çalışmadığı da gözönüne alınarak yoksulluk nafakası belirlenmelidir.

Son olarak evlilik içinde edinilen mal varlıkları ile ziynet eşyaları, ev eşyalarının paylaşılması ve kusuru daha az olan eşe ödenecek tazminat konusunda anlaşılmalıdır. Genel olarak kadınlar, boşanma sürecinde çok yıprandıkları için mal varlığı, tazminat ve nafaka haklarından vazgeçmekte ancak belirli bir süre geçtikten sonra pişmanlıkla yeni davalar açma imkanını araştırmaktadır. Erkeklerde de özellikle yeniden evlenmeden sonra, çocuğa-eski eşe verilen nafakanın indirilmesi için dava açma düşüncesi yaygındır. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken, bu işten anlayan, tecrübeli bir avukatın yardımı ileride çıkacak anlaşmazlıkları önlemeye yardımcı olmaktadır.

           

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR?

            Anlaşmalı boşanma davası, genellikle avukatlar tarafından takip edilmektedir. Boşanma davasının açılabilmesi için her iki tarafın da güvenebileceği bir avukat bulunabilirse eşlerden birinin avukata vekalet vermesi yeterli olur. Aksi halde, her eşin kendi avukatını seçmesini önemle tavsiye ederiz.

Anlaşmalı boşanma davası, mahkemeye yapılacak iki nüsha boşanma dava dilekçesi ve buna eklenecek anlaşmalı boşanma protokolü ile açılır.

Avukat, gerekli başvuruları yaparak, davayı açar, duruşma gününü alır, diğer bürokratik işlemleri yapar, mahkeme sürecinde taraflara yardımcı olur. Yine gerekçeli kararın yazılması ve nüfus müdürlüğüne gönderilmesi işlemlerini takip eder. Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır

Anlaşmalı boşanma davasında, boşanma protokolü mahkemeye mutlaka yazılı olarak sunulmak zorunda değildir, duruşma sırasında tutanağa geçirilmekle de bu şart yerine getirilebilir.

Boşanma protokolü, eşlerin boşanmasının yanında varsa müşterek çocukla kişisel ilişkiler ile diğer mali sonuçları da kapsamalıdır.

Eşlerin bu konulardan herhangi biri üzerinde tam olarak anlaşamamaları halinde hakim boşanma kararını anlaşmalı boşanma davası hükümlerine göre veremez. Bununla birlikte, eşlerin bir protokol üzerinde anlaşarak mahkeme önüne gelmeleri hakimin bu protokolü mutlaka onaylayacağı anlamına da gelmez. Hakimin boşanma protokolünü onaylamaması halinde boşanma protokolü geçerlilik kazanamaz.

Anlaşmalı boşanma davasında, genel olarak halk arasında bir avukat tutmaya gerek olmadığı şeklinde inanç vardır. Yürürlükteki kanunlarımıza göre, herkes kendi davasını açıp yürütebilir. Ancak, bunun hak kaybına yol açabileceği unutulmamalıdır.

Anlaşmalı boşanma davasında da eşlerin birbirlerinden talep edebilecekleri çeşitli hak ve alacaklar söz konusudur. Kusur durumuna göre, maddi, manevi tazminat alacakları, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası söz konusu olabileceği gibi, edinilmiş mallara katılma rejimi nedeniyle de katılma alacağı söz konusu olabilir.

Kadının ziynet eşyalarının satılıp kocaya işyerinin kurulması ve buradan elde edilen gelirle koca adına taşınmaz, araç ve sair malların alındığı durumlarda, anlaşmalı boşanma davası nedeniyle kadının hak kaybına uğraması ihtimali söz konusu olabilir.

Yahut, tarafların hukuki haklarını bilmemeleri nedeniyle hatalı yaptıkları anlaşmalı boşanma davası nedeniyle, velayeti kendisinde kalan çocuğun eğitim masraflarını karşılayamadıkları, yahut yoksulluk nafakasına artış oranı belirlemedikleri için üç-beş yıl sonra nafaka artırım davası açmak zorunda kaldıkları da ülkemizin gerçeğidir. Bu nedenle,hazırlanacak daqva dilekçelerinin ve içeriğinin alınacak hukuki yardımla düzenlenmesi uygun olacaktır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi