Advert
Bitmeyen kaygılar ve TEOG
Yılmaz KARAÖZ

Bitmeyen kaygılar ve TEOG

Bu içerik 204 kez okundu.
Advert

Yarenler; TEOG yaklaştı ve sınav kaygısı Psikoloji ’deki tahtına oturdu. Bir çok öğrenci bu farkındalık ile stres ve kaygı noktasında destek için başvuruyor. Bu sebeple öğrenci kardeşlerime ufak tavsiyeler yazmanın yerinde olacağına inanıyorum. Yaşanan heyecan durumları elbette dönem dönem yaşantı içerisinde karşımıza çıkacak. Heyecan güzeldir. Ancak  kontrol edilemediğinde kendimizi tam anlamıyla yansıtma durumuna engel olabiliyor.

 

Değerli öğrenci kardeşim; Kendine şu soruyu sormanı istiyorum?

Kaygı duymamın nedeni ne? Yeterince hazırlanamadığım için …(mi?)

• Hazırlandım ama sınav esnasında ya soru kaçırırsam …(mı?)

• Sınav esnasında gelecek kaygısı ile senaryolar üretiyorum. (Aileme ne derim? Onca etüt parası boşa giderse! Ya istediğim okul puanını tutturamazsam!)…mı?

 

Ayakta kabus görüyorsun yani. Üstelikte soruları bıraktın kabus senaryoları yazıyorsun. İki işi birden başarmak mümkün mü? Sorulara adapte olma sorunu oluşması kaçınılmaz oluyor bu durumda. Haydi madem senaryo yazıyoruz. Seninle bir hayal kuralım:

 

Şimdi bir sirktesin ve sen de cambazsın. İpte yürüyeceksin seyircilerin gözü sende. Aslında en iyi yaptığın ve fazlasıyla sıkı çalıştığın ipte yürümeye başlıyorsun.Tek dikkat etmen gereken ayakların ve ip..

 

Şöyle düşün; ‘Ya yapamazsam, yapamazsam, yapamazsam’ diye aklından düşünce baloncukları oluşmaya başladı. Ama gözlerin ayaklarında ve ipte nasılsa bir şey olmaz sanıyorsun. Oysa ki; beyin fonksiyonları davranış üzerinde etkili. Beyine gönderdiğin ‘yapamıyorum mesajı ’davranışa dönüşecek bu şekilde devam edersen. Önce nefesin hızlanacak sonra dizlerin titreyecek derken gerecekten yapamayacağım, özgüvensizliği seni o ipten düşürecek.

 

Olumsuz düşünce negatifi beraberinde getirir. Fikrin neyse zikrin yani davranışın ona dönüşecek. O yüzden beynimizin iplerini aman ha olumsuz düşüncelere teslim etmeyelim. Olumsuz düşünceler çürük bir dal gibidir .Beyninin iplerini nereye bağladığını sen düşün şimdi???

 

Eğer gerçekten; “Çalışmanın hakkını verdim , elimden geleni yaptım.’’ diyorsan, olumsuz düşünceler aklına düştüğünde, tam tersi olumlu cümleler ile def operasyonu yapacaksın.Tabi ki sınav esnasında ‘yapabilirim yapabilirim’ kelimelerine de odaklanma gafletine de düşmeden…Cümleleri montunla askıya as. Adapte ol. Aklından da konuşsan “Sessizlik’’ sınıf içerisinde konuşmak yok. Ancak kafandaki gürültüleri susturarak, sorulara dikkat verip odaklanabilirsin.

 

Sınav esnasında neden sıkılıyorum? Alışamadığımız bir durum var. Demek ki provasızız. Yeterince antrenman yapılmadığında sınav esnasında sorular çok uzun gelir ve sıkılmaya neden olur. Sıkılmayla birlikte kafa dağılır başka yerlere.

 

O yüzden ‘sınava hazırlık süresi’, ‘sınava gidiş hali’ ve ‘sınav anı’ olmak üzere üç temel  durum vardır. Hazırlanırken verimli ve sınav formatına provalı olunmalı(sınav ortamı, zamanı, soru sayısı, provalarını kastediyorum).

 

İkincisi; sınava gidiş hali, yani sabah öyle bir kalkıyoruz ki sınava değil sanki savaşa gidiyoruz. Aileler çocuklarını askere yolcu edercesine ruh hallerini değişiyor.

 

Aileye naçizane tavsiyem, sınava giriş hazırlıklarını bir gün öncesinden tamamladıktan sonra o sabah her gün ki gibi sınav nasihatleriyle güne başlamadan, neşeli ailece güzel bir kahvaltı yapıp rahatlamış bir şekilde evden yolcu etmek gerekli çocuklarımızı. Ailenin heyecanlı tutumları çocuğun gözünde sınavı hayat meselesine dönüştürebiliyor. Unutulmamalı ki; sunulan sınav atmosferi günün başlangıcında, çocukta motivasyon düşmesi ve stres kaygı durumunu tetiklemektedir.

 

‘’Bir gün okul ortamında iken; sınava giren ilkokul çocuklarının ailelerini gözlemledim. Anne-baba, tüm aile boyu heyecanla, nasihat ve taktik verme yarışındalar. Sınavdan çıkışı bekleyen bir tayfa... Tayfalar… Sınavın bitmesine yakın ilk çıkan çocuğun çıkışını gören tayfaların ,olay mahalline koşarcasına gidişleri…Çıkan çocuğu çembere alıp sorgulamaları… Çok üzücü geldi bana. O ÇOCUĞUN RUH HALİNİ DÜŞÜNEMİYORUM BİLE…

 

Sınavın bu kadar yüceltilmesi elbette ki ona ulaşma yolunda da kaygı engellerini oluşturması çok da şaşırtıcı değil bana göre.

O yüzden ailelere düşen en büyük görev de sanırım çocuğun sınav durumuna, korku fonu vermemeleri… Sınav anında; İnanın çocuğun beyninde’’ dı dım dı dım dı dım ‘’diye bildiğimiz heyecanlı  arka fon sesi olur yanlış uyarılar. Sınavdan çıkana kadar çocukların beyninde çirkin bir melodi olur.Fazla gürültü dikkati dağıtır Çocuklara destek için Önce aileler sakin olmalı…

 

Ailelere küçük bir tavsiyeden sonra, Değerli Öğrenci Kardeşim; Öyleyse beynimizdeki seslere de geçiş vermeyeceğiz.

 

Sınav anında sorulara çok odaklandın buna rağmen yapamadığın sorular motivasyonunu bozmasın. Çünkü her şeyi bilmen beklenemez. Bence önce yapabildiklerini kurtarmaya çalış. Yapamadıklarınla vakit kaybetme. En son onlarla uğraşman en güzeli. Yapabildiklerin motivasyonunu daha çok arttıracak.

 

Sen elinden geleni yaptın ve sonucu takdiri ilahi… İnanırsanız başarırsınız. Hiç bir emek karşılıksız kalmaz.

 

Sınavda hepinize başarılar diliyorum.

Muhabbetle kalın…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X