İçimizde çocuk mu var?

Şimdi çocuğunuza şöyle bir dönün bakın; Çocuğunuz kaç yaşında?
Bu makale 2015-11-22 13:12:04 eklenmiş ve 1374 kez görüntülenmiştir.
Yılmaz KARAÖZ

Yarenler; bir insan kendi içindeki çocuğu tanımadan, gerçekten kendini tanımış olmaz. Yine aynı şekilde bir ebeveynin çocuğunun içindeki çocuğu anlamadan, o çocuğun gündeminin ne olduğunu bilmeden çocuğunu gerçek anlamda anlayabilmesi, onun davranışlarını sağlıklı bir şekilde analiz edebilmesi, o davranışın altında yatan sebepleri, o davranışın amacını doğru tespit edebilmesi ve bu süreçleri doğru yönetebilmesi biraz güçtür.

 

Anne babalara öncelikli olarak içimizdeki çocuk kavramını anlatmalı. Öncelikli olarak içinizdeki çocuğu bir tanıyın, onun gündemini bir anlayın ve onun bir yetişkin olarak sizin davranışlarınız ve tutumlarınız üzerindeki etkisini bir fark edin diyoruz.

 

Ondan sonra içinizdeki çocuğun kendi çocuğunuzla olan ilişkisine bakın ve sonra çocuğunuzun içindeki çocuğu bir fark edin.. İşte o zaman çocuğunuzla ilgili değerlendirmeler yapabilirsiniz. Çünkü çocuğun sergilediği şımarıkça davranışlar, çocuğun sergilediği korkakça davranışlar, çocuğun sergilediği agresif, sinirli davranışların temeli de o çocuğun içindeki çocuktur.

 

Çocuğun içinde çocuk olur mu? Evet olur. Çocuğun içinde de bir çocuk var. İnsanoğlu matruşka bebekleri gibidir. Açıyorsunuz içinden bir tane çıkıyor, bir tane daha çıkıyor, bir tane daha çıkıyor, bir tane daha çıkıyor, Her çıkan çocuğun gündemi de farklı olabiliyor. Çocuklara sorun bakın içlerindeki çocuk kaç yaşında. Diyelim ki üç yaşında dedi. Araştırırsanız üç yaşında bir olay vardır. Mesela annesi işe başlamıştır. Evet işte orada bir anne yoksunluğu var. Anneden alması gereken o duyguları alamamış. Aradan geçen yıllara rağmen o duygular telefi edilmemiş. Dolayısıyla o çocuk bunu telafi etme çabası içerisinde.

 

10-11 yaşlarında dahi annesiyle yatmak ister. Normal şartlar altında bir çocuk bu yaşlarda annesiyle yatmak istemez aslında. ”Korkuyor musun?“ Diye sorun. “Hayır korkmuyorum ama annemle yatmak istiyorum” der.

 

Çünkü o içindeki çocuk 3 yaşında. Onun gündeminde annesinden alması gereken sevgiyi alması var. Çünkü annesinin çalışma hayatına atılmasıyla beraber o yaşlarda alması gereken sevgiyi ve ilgiyi almamış. Anne ve babada kızıyor çocuğa “Kocaman çocuk oldun hala annenle yatıyorsun” diye.

 

Onu anlayamıyorlar. Ama çocuğun içindeki çocuğun o sevgiye ihtiyacı var. O ihtiyacı da bir şekilde karşılama çabası içerisinde. Tabi çocuk ta bunu fark edemiyor. O da büyümesine rağmen annesiyle yatmak istemesine bir anlam veremiyor.

 

Şimdi çocuğunuza şöyle bir dönün bakın; Çocuğunuz kaç yaşında?

 

Çocuğunuz 15-16 yaşlarındaysa bir yandan ergenliği yaşıyor bir yandan da içindeki çocuğun gündemini yaşıyor. Dolayısıyla ne yetişkin olabiliyor ne de çocuk kalabiliyor. İki arada bir derede kalıyor. Bu da ergenlik buhranlarının olması gerekenden daha yoğun yaşanmasına neden olabiliyor. O ergenin içindeki çocuğu görmek dikkate almak gerekiyor. Aynı şekilde okul başarısızlıklarında da o içimizdeki çocuk çok ciddi anlamda önemli rol oynuyor.

 

Genellikle okul dönemindeki çocuklara içlerindeki çocuk sorulduğu zaman 5-6 yaşlarında olduğunu söylüyorlar. Çünkü henüz daha okula başlamamış, nispeten daha özgür, kafasına göre takılabilen, oyunlar oynayabilen o çocuğa vurgu yapıyorlar. Fakat okula başlamasıyla beraber çocuğun dünyası değişiyor, allak bullak oluyor. Hareketleri kısıtlanıyor, 40-45 dakika boyunca bir sırada oturması isteniyor, o esnada ona zor gelen bazı çizimler yapması isteniyor, soyut düşünme yeteneği gelişmediği halde soyut kavramlardan bahsediliyor vs…

 

Tabiri caizse 7 yaşındaki çocuğa toplum diyor ki; sen ilerde büyüyeceksin ve büyüdüğünde zorluk çekmemen için, başarılı olabilmen için bu büyümeye hazırlanman gerekiyor. Onun için artık çocukluk bitti sen yetişkinliğe hazırlık sürecine giriyorsun deniliyor. Ve o küçük çocuğa bir yetişkin muamelesi yapmaya başlıyoruz bizler.

 

6-7 yaşlarında çocukluk bitiyor. Niye bitirdik çocukluğu? Çünkü ileride yetişkin olacak. Şimdiden hazırlanması lazım. Rekabet var, hayat zor, ihtiyaçlar aşırı derecede arttı. Bu çocuk büyüyünce ihtiyaçları da büyüyecek.

 

Dolayısıyla biz bu aşamada bu küçük çocukların çocukluklarını yaşamasına müsaade edemeyiz. 6 yaşında çocukluk bitiyor ve onlara yetişkin muamelesi yapmaya başlıyoruz. İşte biz o çocuklara içindeki çocuğu sorduğumuzda 6 yaşını söylüyor ve o içindeki çocuk kendi gündemini takip ediyor. “7’sinde neysen 70’inde de o sun” diye boşuna demezler. Yani 7 yaşında gündemin neyse 70’inde de senin gündemin odur.

 

7’sinde senin duyarlılıkların neyse 70’inde de odur. 7’sinde korkuların neyse 70’inde de odur. İçindeki çocuğu tanıyıp, anlayıp ona yönelmeden, onun bu yoksunluklarını karşılama hususunda ona yardım etmeden onun gündeminden vazgeçmesi söz konusu değildir.

 

Çünkü genler onu zorluyor. Çocuğumuzu tanıyabilmemiz için onun içindeki çocuğu tanıyabilmemiz çok önemli. En azından anne ve baba olarak onu anlamak ve mevcut şartlar içerisinde, imkanlar dahilinde onun ihtiyaçlarını karşılama konusunda adımlar atmak bile o çocuğun içindeki gerilimi ciddi anlamda azaltacaktır.

 

Hani sosyal destek olgusundan bahsediyoruz ya sürekli olarak. Bu çok güçlü bir olgu, güçlü bir kavramdır. Birisi elini tuttuğu zaman ne oluyor? Kişinin elini tutmasıyla beraber kişinin stresinde %25’e varan ölçülerde bir azalma söz konusu. Ondan dolayı bazen otobüste, trende, uçakta öyle insanlar otururlar ki başlarlar hayat hikayelerini anlatmaya. Özel hayatlarını anlatırlar, dertlerinden sorunlarından bahsederler. ”Kardeşim elimi tut” diyor aslında anlatan. Dolayısıyla bizim de o çocuğumuzun içindeki çocuğu anlamak, onun elini tutmak demek. O çocuğun gündemini, ihtiyaçlarını karşılamak konusunda adımlar atmak gerekir.

 

İhmal etmememiz gerekiyor. Çünkü biz o çocuğumuzun içindeki çocuğu tanıyıp, ayın zamanda çocuğumuzun da onu tanımasını sağlarsak bu çocuğumuzun da kendisiyle ilgili farkındalığını otomatikman yükseltiyor. Böylelikle içindeki çocukta bulunan zaaflarının farkına varmaya başlıyor ve yavaş yavaş sizin de rehberliğinizde o zaaflarını yönetmeye başlıyor.

 

Muhabbetle kalın…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
e-sgk.co e-anindakredi hizlipro dizi izle Antalya escort
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi