antalya escort

Çocuğunuzun terbiyesini televizyona bırakmayın

Görünen o ki eskiden aile reisi ve aile büyüklerinin yer aldığı baş köşe şimdilerde televizyona ait. Aile fertleri birbirlerinden daha çok TV ekranı başında vakit geçiriyor. Neticede aile bireyleri arasında var olması gereken sohbet ve iletişim televizyonun tekeline bırakılmış durumda. Ne yazık ki bundan en çok zararı TV başına terkedilen çocuklar görüyor.
Bu makale 2015-09-16 09:25:54 eklenmiş ve 2471 kez görüntülenmiştir.
Yılmaz KARAÖZ

Yarenler; televizyon; modernleşen dünyada her yerde kolayca bulunmasıyla en yetkin ve popüler boşa zaman geçirme makinesi. Yapılan araştırmalara göre iş ve uykuyu bir kenara bırakacak olursak, insanların vaktini en fazla işgal eden meşgalenin TV izlenmesi olduğu ortaya çıktı. Ülkemizde kişi başına günlük TV seyretme süresi 4 saat. Nüfusumuzun %20’si ise 5 saatten daha fazla zamanını TV karşısında geçiriyor. Bu özelliğiyle insanımız an çok TV izleme oranına sahip olan Amerikan halkının en yakın takipçisi. Sonuçlara bakılırsa toplum olarak boş vakitlerimizi, dolu dolu TV izleyerek değerlendiriyoruz. Araştırmalara göre evlerimizin % 80’ninde iki veya daha fazla TV bulunmakta. Bunlardan birisi ortak kullanılan salonda diğeri mutfakta ya da diğer odada bulunuyor.

 

Görünen o ki eskiden aile reisi ve aile büyüklerinin yer aldığı baş köşe şimdilerde televizyona ait. Aile fertleri birbirlerinden daha çok TV ekranı başında vakit geçiriyor. Neticede aile bireyleri arasında var olması gereken sohbet ve iletişim televizyonun tekeline bırakılmış durumda. Ne yazık ki bundan en çok zararı TV başına terkedilen çocuklar görüyor.

 

Şimdiki çocukların kendilerinden birkaç nesil öncesi çocuk olanlar kadar aileleriyle yeterince vakit geçiremediği aşikar. Zira modern çağın(!) getirdiği şartlar ile beraber artık annelerde çalışmak zorunda(!) Bir de çocuğun ebeveynlerini tek görebildiği akşam vakitlerinde annenin izlenecek dizileri, babanın takip etmek mecburiyetinde(!) olduğu haberleri, maçları olunca, çocuk ebeveynlerinden tamamen mahrum kalıyor. Hal böyle olunca anne-baba ilgisinden yetim kalan bu yalnız çocukları avutmakta başta televizyon ve diğer teknoloji harikası anaç makinelere düşüyor.

 

Televizyonun verdiği zarar sadece çocuğu yalnızlığa itmekle kalmıyor, bilinen ve bilinip te görmezden gelinen birçok zararı var. Mesela çocuk etrafıyla ilişki kurarken, oyun oynarken, dokunurken dünyayı tanır ve beynindeki sinir hücreleri arsında yeni bağlantılar oluşur. Oysa TV izlerken ise tek taraflı veri akışı olduğu için bu yeni bağlantılar yeterince oluşamaz ve çocuğun beyin hacmi normale göre % 20-30 oranında küçük kalır. Ayrıca çok TV izleyen çocuklarda sözlü ifade kabiliyeti ve matematik becerisi daha geride kalıyor.

 

Çağımız çocuklarının başına musallat olan en ciddi problemlerden birisi de erken ergenlik. Öyle ki daha çocukluklarını yaşayamadan ergenliğe giriveriyorlar. Bunun birçok sebebi varsa da en önemli sebeplerinden birisi TV. Gerek yaydığı ışınların hormonal dengeyi bozması, gerek ekranlardan eksik olmayan cinsel içerikli mesajlara ve uyarılara maruz kalma (kontrolümüzün tamamen dışında kalan sesli ve görsel subliminal cinsel içerikli mesajlar da dahil) erken ergenliğe sebep oluyor.

 

Elhasıl yarenler, insandaki kişilik, karakter ve zeka gelişiminin yanında, manevi dinamiklerinin de temeli çocukluk döneminde atılır. Bu dönemde verilen eğitim ve terbiye kişinin hem dünyasını hem sonsuz hayatını şekillendirir. Bu paha biçilemez sermaye televizyonun ve teknolojinin tekelinden alınmalı, insan hayatının en kıymetli devri olan, çocukluk devrini bunlarla harcanmasına izin verilmemelidir. Bunda ise en önemli görev anne babalara düşmektedir.

 

İmam Gazali’nin: ”Çocuk, anne ve babanın yanında ilahi bir emanettir. Onun kalbi safi bir cevherdir. Her türlü nakış ve suretten boş, nakşedilen her şeyi kabule musaid, her şeye meyl eder vaziyettedir. Kendisine iyilik telkin edilir ve iyi işler yaptırılırsa, çocuk iyi bir insan olarak yetişir, dünya ve ahirette sevaba ulaşır.Bunun için daha ilk günlerinde çocuğun terbiyesine ehemmiyet vermeli… Mühim olan, daha ilk anlarında çocuğu ele alıp yaşına ve başına göre terbiyesiyle meşgul olmaktır. Çünkü onun bir safi cevher olarak yaratılan kalbi hayrı da şerri de kabüle müsaittir. Ancak anne ve babası onu istedikleri tarafa çevirir.’’

 

MUHABBETLE KALIN...

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi