Advert
‘El-Âlem Ne Der’ diye çocuk terbiyesi olmaz...
Yılmaz KARAÖZ

‘El-Âlem Ne Der’ diye çocuk terbiyesi olmaz...

Bu içerik 187 kez okundu.
Advert

           Yarenler, ebeveynlerde karşılaştığımız en büyük problemlerden birisi de bu yaklaşımlardır :- Kayınvalidesi ya da annesi demiş ki “Bu çocuk çok zayıf sen doyuramıyorsun bu çocuğu.”– Halası demiş ki “Öksürüyor bu çocuk hastamı ettin yoksa? Beceremiyor musun bir tane çocuğa bakmaya, biz 5 tane büyüttük.”– Komşusu demiş ki “Senin kızın hiç konuşmuyor, bunda konuşma geriliği var doktora götür sen bunu.”– Eve gelen misafir demiş ki “Çok yaramaz bu yoksa hiperaktif mi?”Vs vs…

 

 

          Maalesef günümüz genç annelerini yabancı birisinin gelip çıldırtmasına gerek yok, yakınındakiler anneyi annelikten çıkartmaya yetiyor. Genç annemizin ilk bebeği dünyaya geliyor, ne olduğunu anlamadan hemen kayınvalide el atıyor ilk ben yıkayacağım. Kendi öz annesi geri mi kalır o da diyor 40’ı çıkana kadar ben bakacağım kimseye vermem. Anne aşı’ya gidiyor, bebek kucağında olması gerekirken garibim sadece yavrusunun çantasını taşıyabiliyor. Çünkü anneler bırakmıyor; sen tutamazsın şimdi ver biz taşıyalım. Sanki bunlar analarının karnından çocuk yetiştirme ihtisası alarak dünyaya gelmişler. Şimdi kendi evlatlarının anneliğine saygı göstermiyorlar.

        Yahu nereye gidiyoruz? Ne yapıyoruz biz? Bir çocuğu annesi cahil diye itham ederek, annesi beceremez diye etiketleyerek iyilik mi yapmış oluyoruz? Velev ki anne bilgi konusunda eksik bile olsa bu ithamlar ile neyi düzeltebiliriz ki; kırılan kalp olduktan sonra!

        Çocuğun 0-4 yaş arası his edinim dönemidir. 0-4 yaş arasında Allah(c.c)’ın büyük bir nimetidir ki çocuk ne yapsa hatırlamaz. Kimse annesinden emerken ki halini hatırlamaz. Kimse emekleme halini hatırlamaz. 0-4 yaş arası bir perde çekilir ve kimse o yaşta olup biteni hatırlamaz. Ama o dönemde ne yaşarsa çocukta HİSS olarak kalır.

         Çocuk en iyi hissi kendi öz annesinden alır. Bu his emme döneminde anneden süt emerken sekine olarak ona geri döner. Güven duygusu olarak ona geri döner. Huzur olarak ona geri döner. Anne, yavrusunu süt kanalları ile buluştururken aslında yavrusunun içine bir pompa salar. O pompadan çocuk süt emerken aslında az önce saydığımız güveni, sekineyi, huzuru, kaygıdan arınmayı çeker içine.

         Anne yerine bir başkası bunu –anne kadar- veremez çocuğa. Hatta doğduğu andan itibaren cami avlusuna bırakılan ve resmi kurumlarda büyütülmeye çalışılan çocuklar ile yokluk içinde derme çatma barakalarda ama annesi ile birlikte olan çocuklar arasında bilimsel olarak yapılan karşılaştırmalarda görülmüştür ki; şartlar ne kadar kötü olursa olsun çocuk annesi ile birlikteyken mutlu, huzurlu ve sağlıklıdır.

        O yüzden çocuk esirgeme kurumlarında bir eli yağda bir eli balda ama annesiz büyümeye çalışan bebeklerin hastalıklara karşı duyarlılığı daha fazladır. Yani daha çabuk hastalanmakta, ruhsal olarak da daha çabuk psikolojik rahatsızlığa düşmektedirler. Hâlbuki devletimiz sağ olsun onlara elinden gelen tüm imkânları seferber ediyor. Ama dünya bir araya gelse bir bebeğin annesinin yerini kimse alamıyor.

       Sevgili genç anneler; tüm bunlar gösteriyor ki ister akraba olsun ister yabancı, ne olur onun bunun dediği ile değil kendi hisleriniz ile çocuğunuza yaklaşın. Sizde ya da çocukta gerginlik oluşturan hiçbir tavsiyeye kulak vermeyin. Duyarsızca gülün ve geçin. Sizin yavrunuzu sizden başka kimse hissedemez!

Muhabbetle...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X