Advert
GÜNDEM
Giriş Tarihi : 26-01-2020 16:07

Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’u andık

Hain bir saldırıyla katledilen gazeteci Uğur Mumcu, ölümünün 27'nci yıl dönümünde ve evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden hukukçu, siyaset adamı ve yazar Muammer Aksoy ölümünün 30'ncu yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kemer İlçe Başkanlığınca düzenlenen etkinlikle anıldı. Etkinlikte konuşan siyasetçi, ekonomist, akademisyen ve gazeteci-yazar Halis Uluç Gürkan, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı ve onlarca Atatürkçü aydının, rasgele katledilmediğini, özellikle hedef seçildiğini söyleyerek, “Ancak ne Uğur Mumcu’yu ne Muammer Aksoy’u ne de diğerlerini mezara sığdıramadılar. Onlar bizimle varlar ve hep var olacaklar” dedi.

Uğur Mumcu ve Muammer Aksoy’u andık

Ahmet Duran YENİGÜN

Ankara’da 24 Ocak 1993 tarihinde evinin önünde otomobiline konulan bombanın infilak ettirilmesi sonucu öldürülen Uğur Mumcu için CHP Kemer İlçe Başkanlığınca anma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Ufuk Üniversitesi Öğretim Görevlisi, ekonomist, 19., 20. ve 21. dönem Ankara Milletvekili, eski TBMM Başkanvekili gazeteci-yazar, Halis Uluç Gürkan, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, CHP Kemer İlçe Başkanı Hüsnü Ünal ile ilçe yönetimi ve çok sayıda vatandaş katıldı.

‘ONLARA NEFES VERİYORUZ’

Etkinlikte konuşan Halis Uluç Gürkan, “Uğur Mumcu bundan 27 yıl önce 24 Ocak 1993’te, bu haftaya ismini veren Muammer Aksoy 30 yıl önce 01 Ocak 1990’da kahpece ve korkakça katledildi. Uğur Mumcu arkadaşım olur, Muammer Aksoy ise hocam. Muammer Aksoy’dan öğrendiklerimi anlatmaya kalkarsam sabahı zor buluruz, ama ondan okulda derslerinde değil yaşamından bir şey öğrendim; inancın cesaretine sahip olmak, kuru kuruya inanmak değil inancının gereğini koşullar ne olursa olsun yılmadan eğilmeden bükülmeden yapabilmek. Uğur Mumcu arkadaşımdı. 1969 yılında gazeteciliğe Doğan Avcıoğlu’nun Devrim Gazetesi’nde birlikte başladık. Uğur yazdı ben yazı işleri müdürü olarak yanındaydım. Ben yazdım o bir hukukçu olarak yanımdaydı. Birlikte 12 Eylül cuntası tarafından gözaltına alındık, hapiste tutulduk. Ankara Garnizon Komutanlığı’nda aynı ranzada yan yana yatmak durumunda kaldık. İşte o günlerde 1971 Nisan ayından başlayıp Mayıs ayına kadar süren gözaltı günlerimizde Uğur Mumcu’nun ünlü bir şairimizin dediği gibi ‘Acıyı bal eyleme’ yani hüznü coşkuya çevirme konusundaki o eşsiz mizah anlayışına bizzat tanık oldum” dedi.

‘MEZARA SIĞDIRAMADILAR’

Her yıl Türkiye’nin her bir yanında bir araya gelerek onları sadece anmıyoruz, onlara nefes veriyoruz, onların nefesleri oluyoruz ve onlarda düşünceleri öngörüleriyle gerçekleştirdikleriyle birer kutup yıldızı gibi Türkiye’nin aydınlık geleceğini Atatürk’ün izinde bize gösteriyorlar takibimizi bekliyorlar” diyen Gürkan, “Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu yaşamlarını Atatürk’ün laik ve demokratik cumhuriyetinde simgeleşen Türk Devrimine adamışlardı. Yarıda bıraktırılmış, yolundan saptırılmış Kemalist devrimi yeniden başlatmak ve tamamlamak hedeflerindeydi. Bunu gerçekleştirmek için Muammer Aksoy’un öncülüğünde inançlarının cesaretine de sahiplerdi. Bu mücadeleyi verirken ve inançlarının gereğini yaparken de ne kazanacaklarının hesabını hiç yapmadılar, onların bir ölçüsü vardı; gerekirse dışarda sözde özgürlük ortamında tutsak olmaktansa ağızlarını kapayıp susup içeride özgür olmak vardı. Bu anlayışları katledilmelerine yol açtı ama kabirlerinde özgürler ve kutup yıldızı gibi bize yol gösteriyorlar. Ne Uğur Mumcu’yu ne Muammer Aksoy’u ne de diğerlerini mezara sığdıramadılar. Onlar bizimle varlar ve hep var olacaklar.”

‘BUGÜNE CANLI OLARAK TAŞIMAK ZORUNDAYIZ’

Gürkan, “Uğruna adadıkları feda ettikleri bu sancağı 21. Yüzyılda da bütün görkemiyle dalgalandırmak görevimizdir, ödevimizdir, bir hafta boyunca arkasından ağıt yakıp içimizi rahatlatıp evlerimizde köşelerimize çekilemeyeceğimiz mücadelesini her dakika her saniye sürdürmemiz gereken bir konumdur. Onun için gerçekten bizim hep birlikte Uğur Mumcu’yu sadece sevmek sadece anmak Muammer Aksoy başta Ahmet Taner Kışlalı ve diğer devrim şehitleriyle bir geçmiş zaman nostaljisi olmaktan çıkarıp bugüne canlı olarak taşımak zorundayız. Bunun yolu hepimizin artık bundan sonra birer ikinci Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı olabilmemizden geçiyor. Çünkü bakın onlar ikinci Mustafa Kemal Atatürk’tü. İkinci Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı ne demektir? Atatürk bunun cevabını vermiş; bu uydurma bir anekdot değildir, birçok kitap ve kaynakta bulunmaktadır. 1930’lu yıllarda bir grup genç Atatürk’ü ziyaret etmiş, biraz sohbetten sonra gençlerden biri ‘Paşam bize Mustafa Kemal’i anlatır mısınız’ demiş, Atatürk biran duraksamış ve demiş ki, ‘iki tane Mustafa Kemal vardır. Birinci Mustafa Kemal ben ölümlü fani, ikinci Mustafa Kemal onu ben tarif edemem çünkü o ben değilimdir, o Mustafa Kemal Türkiye’dir. Çağdaş uygarlığı düşünen, Türkiye’nin geleceğini planlayan, onun için mücadele eden aydınlık bir kitledir. Ben onların rüyasını temsil ediyorum. O Mustafa Kemal ölümsüzdür ve başarısı mutlaktır kaçınılmazdır. O Mustafa Kemal sizsiniz hepinizsiniz’ der. Burada Kemer’de günümüzün ikinci Mustafa Kemalleri olarak tekrar saygıyla selamlıyor sevgiyle kucaklıyorum iyi ki varsınız” diye konuştu.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Halis Uluç Gürkan, etkinlik sonunda açılan stantta kitabını imzaladı.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
kemergozcu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA