Advert
GÜNDEM
Giriş Tarihi : 09-02-2020 18:25

‘Ne yerim ne de yediririm’

Kemer’de bulunan Yerli Kuyum’dan farklı zamanlarda Kemer Belediyesi adına aldığı iddia edilen 640 bin liralık altın ile Kemer Belediyesi’nin ödül olarak verilmek üzere satın aldığı 35 tam altını bozdurarak internette kumar oynayan Belediye Satın Alma Birimi’nde görevli A.Ş., dolandırıcılık suçlamasıyla gözaltına alındı. Olayın ardından gazetemize açıklamada bulunan Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, bazı haber ve sosyal medyadan kendisini ve Kemer Belediyesi hakkında yapılan asılsız eleştirilere cevap verdi. Topaloğlu, “Toplamda 710 bin liradan bahsediyoruz. Tabi burada Kemer Belediyesi’ne yüklenilmeye çalışılacaktır. Ancak suçu işleyen bellidir ve kendisi de kabul etmiştir. Ne demiştim: ‘Ne yerim ne de yediririm. Çalgı yeme içme devri kapanmıştır.’ Buda onun içindedir. Ben Necati Hocayım ve en ufak bir şeyi de affetmem. Benim Kemer halkına hizmet ve vefa borcum var. Aslanlar gibi de Kemer halkı bize güvenmeye devam etsin. Necati Hocanın bu işlerle hiç işi olmaz” dedi.

‘Ne yerim ne de yediririm’

Ahmet Duran YENİGÜN – Şüheda PARTAL

Kemer Belediyesi Satın Alma Birimi’nde görevli A.Ş., Kemer’de bulunan Yerli Kuyum’dan iddiaya göre belediye adına geçtiğimiz yıl Nisan ayından itibaren farklı zamanlarda toplamda 640 bin liralık altın alarak bozdurup internette oynan oyun sitelerinde kaybetti. A.Ş., ayrıca belediyenin fatura üzerinden satın aldığı ve aynı kuyumcuya emanet olarak bıraktığı 35 tam altını da alarak yine aynı şekilde bozdurarak internette oynadığı oyunda kaybetti. Yerli Kuyum İşletme Sahibi Osman Akdoğan, A.Ş.’nin belediyenin satın alma biriminde görev yapması nedeniyle durumdan şüphe etmedi. Ancak Kemer Belediye Meclis’inde alınan kararla başarılı sporcular için verilecek 35 tam altının ortandan kaybolmasıyla durum ortaya çıktı. Meclis toplantısının yapılacağı gün kuyumcuya giderek altınları alması istenen A.Ş., olayı itiraf etti. Kemer Belediyesi görevlileri tarafından Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı’na götürülen A.Ş., suçunu kabul ederek gözaltına alındı.

‘CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA BİLDİRDİK’

Olayın ardından Kemer Gözcü Gazetesi’ni ziyaret eden Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, bazı haber ve sosyal medyadan kendisini ve Kemer Belediyesi hakkında yapılan asılsız eleştirilere cevap verdi. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/b maddesine göre ilçede başarılı olan sporculara meclis kararı ile ödül verildiğine değinen Başkan Topaloğlu, “Bizde belediye meclis üyelerimizle Dünya Şampiyonu olan kızımız Müşerref Özdemir için 50 tam altın ödül verilmesi konusunda karar aldık. Biz bu altınları alırken de tekliflere göre değerlendirerek en az teklifi kim verirse ondan aldık. Osman Akdoğan’ın sahibi olduğu Yerli Kuyum’un en az teklifi vermesi üzerine 50 tam altın için fatura kestirildi ve parası ödendi. O 50 tam altında Osman beyin kasasında emanet olarak duruyor, çünkü biz 1 ay sonraki meclis toplantısında alacağımız için kaybolmasın diye ve altınları 1 ay sonra meclis toplantısında da kızımıza taktık. Ondan sonra yine Elmalı Güreşleri’nde üçüncü olan Kemerli güreşçimiz İsmail Erkal için 5 tam altın içinde aynı şekilde Yerli Kuyum’dan faturası kesilip parası yatırılarak aldık ve güreşçimize taktık. Ama son alınan meclis kararında Çamyuva’da yaşayan kızımız 51 kiloda Avrupa şampiyonu olan muay thai sporcusu Dilara Sultan Arpacı için 25 tam altın, dünya şampiyonu olan Müşerref Özdemir’in antrenörü Emin Akar için de 10 tam altın ödülü verilmesi konusunda meclis karar aldı. Yine teklifler alınmış ve en düşük teklifi yine Osman abi vermiş. Faturayı kestirmişler paralarını vermişler ve toplam 35 tam altını emanete bırakmışlar ki şubat meclisinde getirelim diye. Fakat Şubat Meclisi günü altınları getirecek olan belediye personeli A.Ş.’ye bu altınları getir denildiği zaman ‘ben altınları oradan aldım, bozdurup harcadım’ demiş. Olay da bize intikal etti. Ben hemen 2 arkadaşımızı görevlendirdim Osman abinin yanına Yerli Kuyum’a gönderdim olayın aslı nedir diye. Arkadaşlarımızda bana, olayın doğru olduğunu 35 tam altının gittiğini ve de A.Ş.’nin Osman abiden belirli dönemlerde belediye adına yaklaşık 640 bin TL’lik daha altın aldığını söylediler. Ancak belediyeye hiçbir evrak gidip gelmemiş. Biz hemen ifadesi aldık ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdik ve arkadaşlarımızda hemen A.Ş.’yi savcılığa teslim etti. Adli taraftan işlemler başladı” dedi.

‘BORCU VAR DİYE YİNE SÖYLEMEMİŞ’

Olayın ardından Yerli Kuyum’a giderek Osman Akdoğan ile görüştüğünü aktaran Başkan Topaloğlu, “Osman abi bana A.Ş.’nin gidip geldiğini ve altın aldığını ara sıra ödeme yaptığını söyledi. Ödeme yaptığında fatura istedi mi? Yok. Ben de ‘Osman abi siz iyi bir insan ve iyi bir esnafsınız. Biz sizden hiç veresiye altın aldık mı? Almadık. Belediye gibi bir kurum para ödediği zaman fatura almaz mı? Alır. Fatura var mı? Yok. O zaman siz neden beni bu konuda aramadınız?’ dedim. O da ‘ben size çok güveniyorum, dürüst olduğunuzu biliyorum ödersiniz’ dedi. Olur mu dedim burası bir devlet dairesi sonuçta. Ondan öncede bizim bu işleri takip eden arkadaşlarımız 3 defa altınlar Yerli Kuyum’dan alınınca acaba bir şey mi var diye tekrar hem Ümit Kuyum’dan hem de Yerli Kuyum’dan fiyat teklifi almışlar ve gerçekten Osman abinin ki düşük. Ama Osman abi arkadaşlar teklif alırken belediyenin şu kadar borcu var diye yine söylememiş.”

‘HİÇ EVRAK OLMADAN NASIL VEREBİLİYOR?’

35 tam altın ödülü için ocak ayı meclisinde karar aldıklarını hatırlatan Başkan Topaloğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Şubat meclisinde takılacaktı. Önceki altınları zaten teslim ettik. Osman abini kendisine de söyledim; Belediye sizden veresiye altın aldı mı? Almadı. Tamam bitti dedim. Şimdi o da çok mağdur. Arkadaşı zaten Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim ettik. Benim Kemer halkına otelcilere bile hep verdiğim mesajlar şudur; ‘eğer sizden biri benim adıma bir şeyler talep ediyorsa bilin ki kesinlikle yalandır, çünkü ben kendim ararım.’ Neden? Böyle olaylarla karşılaşmayalım diye. Yani benim adıma kimse bir şey isteyemez, istenecek olursa ben kendim isterim. Yani şimdi 640 bin liralık altını hiç evrak olmadan nasıl verebiliyor? Tamam bana güvenebilir, Necati hocada kimsenin bir şeyi kalmaz, biz herkesin önceki borçlarını bile ödüyoruz. Bir de Osman abiyle telefonlarım var, kendisini de çok severim.”

‘NE YERİM NE DE YEDİRİRİM’

Olayın ardından meclis üyeleriyle tek tek konuşarak konu ile ilgili bilgi verdiğini de ifade eden Topaloğlu, “Burada ne bizim ne de meclis üyelerinin kimsenin bir şeyi yok. Meclis kararını almıştır, açık ve nettir. Altınların parası verilmiş kuyumcunun kasasında bekliyordu. Bahsedilen 10 lira 20 lira değil, 640 bin lira Osman abiden, 70 bin lira da bizim altınlar toplamda 710 bin liradan bahsediyoruz. Tabi burada Kemer Belediyesi’ne yüklenilmeye çalışılacaktır. Ancak suçu işleyen bellidir ve kendisi de kabul etmiştir. Ama nedir, biz bundan sonra geriye dönüp tekrar bakmamız lazım. Alışveriş yaptığımız esnaflara tekrar resmi yazı gönderip bir daha uyarmamız lazım. Ne demiştim: ‘Ne yerim ne de yediririm. Çalgı yeme içme devri kapanmıştır.’ Buda onun içindedir. Ben Necati Hocayım ve en ufak bir şeyi de affetmem. Benim Kemer halkına hizmet ve vefa borcum var. Ben 65 yaşındayım. Yaptıklarımızı göreceksiniz, zaten görüyorsunuz. Hiç yapılmayanları yapıyoruz ve aslanlar gibi de Kemer halkı bize güvenmeye devam etsin. Necati Hocanın bu işlerle hiç işi olmaz. Asdem Otel’in kiralanmasında bile belediyeyi 6 milyon liralık kara geçirdim. Bu uygulamalar aynen devam edecek. Necati Hocanın ne bir gram altınla işi olur ne de çuvalında olur. Bizim halkımıza vefa borcumuz var ve halkımız bizi izlemeye devam etsin. Zaten bu olayla ilgili adli işlemler başlamıştır, bundan sonrası adliyenin görevidir. Yapacak da hiçbir şey yoktur” diye konuştu.

AKDOĞAN: İNANDIRICI SÖZLER SÖYLEYEREK BİZİ OYALADI

Yerli Kuyumculuk İşletme Sahibi Osman Akdoğan da olayla ilgili basın açıklamasında bulundu. Ticari teamüller içeresinde alışveriş realitesine uygun olarak 2019 yılının Nisan ayından itibaren Kemer Belediyesi Kurumu ile yapmış oldukları alışverişlerde sistemin alışveriş realitesine uygun olarak işlemekte olduklarını bildiren Akdoğan, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bu alışverişleri kurumun tayin ettiği satın alma elemanı A.Ş. yapıyordu. 2019 yılının Aralık ayı ve 2020 yılının Ocak ayında alının bir kısım malların; Belediye satın alma elemanı A.Ş. tarafından Belediye kurumuna intikal ettirilmediğini 04 Şubat 2020 tarihinde öğrendik. Biz Yerli Kuyumculuk olarak, Belediyenin görevlendirerek devamlı bizden altın satın aldırdığı A.Ş. isimli şahsa muhataptık. Belediyenin borcu çoğalıp ödemeler aksayınca, bu şahsa ‘paraya çok sıkıştığımızı, borç alarak dükkan döndürdüğümüzü, çok zorlanmaya başladığımız' söyledik. Belediyenin ödeme yapması için defalarca ısrarlı söylemlerimiz karşısında bu şahıs bize çok mantıklı ve inandırıcı sözler söyleyerek bizi bir müddet daha oyaladı.”

‘ZARAR GÖREN VE MAĞDUR OLAN BENİM’

“En sonunda 04/02/2020 tarihinde bizden aldığı malların bir kısmını Belediyeye intikal ettirmeyip kendi zimmetine geçirdiğini söyledi ve bizde bunu öğrendik. Bilahare şahsın babası ve Belediye'nin bürokratlarıyla belediyenin nezdinde bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda ben kendimi ve kurumumu savunarak; piyasa alışveriş kuralları doğrultusunda, muhtelif zamanlarda, bu şahıs vasıtasıyla kuruma veresiye mal satıp para aldığımı, son zamanlarda sattığım bazı malların parasını alamadığımı, son derece mağdur olduğumu, kimseyi suçlayamadığımı, hele dürüstlüğünden ve iyi niyetinden zerre kadar şüphemin olmadığı Sayın Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu'nu bu olaydan tamamen tenzih ettiğimi, Belediye Kurumu’nun personel olarak çalıştırmış olduğu bu elemanın eylem, olay, icraatlarından ve vukuatlarından sorumlu olduğunu toplantıda hazır bulunan Belediye bürokratlarına söyledim. Bu olayda en çok zarar gören ve mağdur olan Yerli Kuyumculuk olduğunu yani benim olduğumu defalarca vurguladım ve ekonomik olarak çok zor duruma düştüğümü ifade ettim. Belediye kurumu tarafından benim mağduriyetimin en acil ve en kısa zamanda giderilmesini ısrarla talep ettim.”

‘CARİ HESAP SİSTEMİYLE ÇALIŞMAYA BAŞLADILAR’

“Belediye bürokratlarından konuya daha yakın ve hakim olan bir beyefendi, ‘Biz sizden yaptığımız alımları teklif usulü ile yapıyoruz’ dedi. Bende dedim ki; ‘satıcının (tedarikçinin) sizin gibi alıcıya verdiği teklif mektubu, yani sizin satıcıdan aldığınız teklif mektubu satıcının fiyat taahhüt belgesidir. Hiçbir zaman satın alma belgesi değildir. Başlangıçta ki bazı mal alımlarınızda; bu satın alma elemanı A.Ş. vasıtasıyla bizden fiyat teklifi aldınız bilahare; bizim fiyatımızı uygun görerek, bizden malları A.Ş. alıp, faturasını kestirip, Belediye’ye götürüp teslim etti. Daha sonra ya aynı gün ya da birkaç gün sonra banka hesabıma havale yaptınız. Hemen hemen bu prosedür iki ve üç alışverişlerinizde uyguladınız. Bu işlemlerde aynı satın alma elemanı A.Ş. ile gerçekleştirdiniz. Bilahare satın alma elemanınız A.Ş.’i göndererek muhtelif tarihlerde birer, ikişer, üçer beşer adetlik alımlar yapıp, biriktirip, fiyat tekliflerine bağlayıp, fatura kestirdiniz ve cari hesap sistemiyle çalışmaya başladınız. Daha sonra bazen nakit, bazen havale yoluyla, bazen gününde, bazen fatura tarihinden birkaç gün sonra ödeme yaptınız’ diye konuya vakıf olan bürokrata gerekli açıklamayı yaptım.

‘PROSEDÜR DOĞRULTUSUNDA A.Ş.’YE TESLİM ETTİK’

Toplantıda hazır bulunan bürokratlardan birisi dedi ki; ‘Biz sizden en son 35 adet sporculara takmak için tam altın aldık, parasını ödedik. Hatta altınları alan elemanımıza dedik ki; bizim kasamız güvenli olmayabilir, merasim gününe kadar bu altınlar Yerli Kuyumun kasasında emanette kalsın dedik. Günü geldiğinde bu altınları elemanımız A.Ş.’den istedik. A.Ş. bu altınları Yerli Kuyumcudan alarak zimmetime geçirdim dedi. Bu durumdan bizde mağduruz’ dedi. Bende dedim ki; ‘Sayın Beyefendi madem ki aldığınız altını bizim kasamızda emanette tutmak istiyordunuz da neden bizi telefonla arayıp veya bizzat gelip bizden böyle bir talepte bulunmadınız. Biz altınları, her zaman ki prosedür doğrultusunda satın alma personeliniz A.Ş.’ye teslim ettik. Bu satışın görüntüleri kamera kayıtlarımızda mevcuttur’ dedim ve benim durumumun çok kötü olduğunu, borçlarımın çok arttığını ve çok zorlandığımı, bana olan borcunuzu en kısa zamanda ödemenizi rica ediyorum dedim. Yetkili bürokrat Beyefendi dedi ki; ‘bizde mağduruz bizim size başka borcumuz yok, biz size herhangi bir şey ödeyemeyiz dediler, hukuk yoluyla yasal hakkınızı arayabilirsiniz’ dediler ve toplantı dağıldı. Bilahare elemanları A.Ş. hakkında suç duyurusunda bulundular. Bizde aynı doğrultuda hem şahıstan hem Belediye kurumundan müşteki olduğumuz hakkında emniyet müdürlüğüne ifade verdik.”

‘BU SIKINTILARI ÇABUK AŞACAĞIMIZA İNANIYORUZ’

Sayın gazeteci arkadaşlar biz hiç kimseye suçu sabit olmadığı sürece, suçludur demiyoruz ve diyemeyiz. Ben mağdurum Sayın Belediye Başkanımız Necati Topaloğlu'nu tenzih ederek konuşuyorum. Belediye kurumu beni mağdur etmiştir. Çalıştırdığı elemanın sorumluluğu işverene aittir. Dolayısıyla benim muhatabım Belediyedir. Basın bütün Dünyada en kutsal görev olan halkı bilgilendirme görevini yapar. Sayın basın mensupları sizden ricam, bu kutsal göreve leke sürmeden; gerçek haberi kaynağından öğrenip dürüst ve kutsal habercilik yapın. Dedikoduya dayanan haber, abartılı haber, yanlış haber, yalan haber, yaparak ne Belediye kurumunun nede Yerli Kuyumculuk Ltd. Şti.nin itibarını zedelemeyin. Biz bir darbe yedik. Yanlış haber, dedikoduya dayalı haber, abartılı haber ve yorum yaparak bizim ticari itibarımıza leke sürmeyin. Biz 16 senedir dürüstlüğümüzden asla taviz vermeden; az kar, çok dost prensibi ile Kemer halkına ve sizlere hizmet verdik. İyi niyetimiz ve herkesin, kendimiz gibi dürüst olduğunu zannederek; Böyle bir menfur olayla karşı karşıya kaldık. Bu olaydan dolayı ekonomik sarsıntı geçiriyoruz. Kemer halkı ve siz basın mensupları bizim yanımızda olursa ve desteğini bizden esirgemezse; biz bu sıkıntıları çabuk aşacağımıza inanıyoruz. Lütfen haberlerinizi rencide etmeden yapmanızı rica ediyoruz.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
kemergozcu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA